Çalışan Kadın Boşanmaya Daha Yatkın

Nurten Kılıç
Nurten Kılıç

Kadınsınız ve boşandınız. Sizin için önemli olan ilk şey; işiniz var mı? Eğer ki kendi paranızı kazanıyorsanız başınızı sokabileceğiniz bir eviniz de varsa bunlar boşanma için güvenceli sebeptir. Kadının ekonomik gücü olunca boşanma hızlanıyor. İnatla öfke ile ya da daha sudan sebeplerle…… Kadın boşanırsam bana ne olur? Diye ‘’eskisi gibi’’ sorgulamıyor kendini.

Kadın öyle her şeyi kabullenici olmuyor. Eskisi kadar da sıkıntıya gelemiyor. Sabretmiyor. Tahammül göstermiyor. İnceldiği yerden kopsun diyor. O ipler de koptu mu? Hemen çözüm boşanma oluyor. Eskiden olsaydı bir şekilde yeniden barışılır, yaşananlar sineye çekilirdi. Katlanılırdı.

Çalışan kadın evlilikte beklenti ve taleplerini daha fazla dile getiriyor.’’ Evlilikte kadın sürekli idare eden, koruyan-kollayan, alttan alan-sineye çeken, aldığı emirleri harfiyen yerine getiren bir nesne olmanın ötesinde artık bu birlikteliğin öznesi olmak istiyor. Çalışan kadınlar bu yolda da mesafe kat ediyor. Bu nedenle kadının ekonomik hayata katılmasıyla kalıplaşan erkeklerin tutum ve davranışlarında kadının lehine bir takım değişimler oluyor. Eşlerin her ikisinin de evin dışında çalışması tüm dengeleri değiştiriyor. Geleneksel kadın erkek rollerindeki değişimler, eşleri evlilikleri içerisinde yeniden bir denge arayışına sürüklüyor. Dengeleri sağlıklı kuramayan evlilikler için boşanma alternatif bir çözüm olarak gündeme geliyor. ‘’Kadın –ev’’- ‘’erkek- evin reisi’’ özdeşliği konusunda çalışan hem kadın hem erkek olduğunda esneme oluyor. Çalışan kadının veya erkeğin yükünün artmasıyla evliliği yorumlamaları farklılaşıyor. İstedikleri ideal aile, yaşadıkları düşündükleri hayal ettikleri……Olmuyor. Maalesef evliliklerinde yaşadıkları eksiklikler, zorluklar gün yüzüne çıktığında ideal eşte aradıkları eksiklikler de gün yüzüne çıkıyor.

Eskiden erkek dışarıda çalışıyor, kazandığını eve getiriyordu. Kadın da bunu ev için harcıyor, çocuklara bakıyor ev işlerini görüyordu. Böyle de birbirlerini tamamlıyorlardı. Bu onlara yetiyordu. Şimdi ise yetmiyor.

Ekonomik sorunlar şemsiyesi altında toplanan maddi yaşam güçlükleri, geçim sıkıntısı evli çiftleri boşanmaya götüren en önemli nedenler arasında yer alıyor. Hayat pahalı geçim zor. Dar gelirli aileler için daha da zor. Gelir ile gider arasındaki dengenin sağlanamaması çiftler için yaşamı güçleştiriyor. Birbirlerini anlama anlaşma zorlaşıyor. Evlilikleri içinden çıkılmaz hale dönüşüyor.

Boşanmayla sonuçlanan evliliklerde çiftlerin bir kısmı gerçekten yaşadığı yoksulluğa bağlı olarak ekonomik nedenlerle evliliklerini yürütemiyor. Bir kısmı da imkanları olmasına karşın çalışmama, hazırı tüketme, harcamalarında önceliği ihtiyaca değil özentiye, (başkasını kıskanma, imrenme) ile lüks tüketime yönelme ve güç gösterisinde bulunma gibi tutum ve davranışlar sonucu boşanmanın eşiğine geliyor. Evliliklerde, geçim sıkıntısı yaşam güçlüğü var iken, çiftlerin kendilerini olduğundan farklı göstermeleri evlilikleri etkiliyor.

‘’Aileler bilinçli değil, insanlar cebindeki paraya göre hareket etmiyor. Başkasına özeniyor, onda var ben de niye yok. Elinde olana kanaat etmiyor. İnsanlar yeni evli ama her şeyim olsun istiyor. Evine her şeyi almak istiyor, araba, mobilya, son model akıllı telefon. O zaman ne yapıyor yükleniyor kredi kartına. Ödeyemeyince bir de faiz de binince icra kapısına dayanıyor. O evin tadı kaçıyor. Şimdi bunun bir de tekrarlandığını farz edin. Bu sefer ne oluyor adamın evi barkı gitti. Kadın da gücü yetiyorsa çoluğu çocuğu alıyor yetmiyorsa öylece bırakıp gidiyor.’’

Boşanmaların artışında hem önemli hem de yanıltıcı bir etken de kadınların sosyal mevzuatın tanıdığı bir takım imkanlardan yararlanmak istemesidir. Örneğin boşanan kadının ölmüş babasının emekli maaşını almaya hak kazanması, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü fonlarından yardım almada öncelik tanınması boşandıktan sonra nafaka gibi bir takım kazançlar elde etmek istemesidir. Dolayısıyla bu avantajlar kadınlarda “güç gösterisi” olabiliyor. Bu durum boşanmada gelir ihtiyacını karşılayan ana malzeme, iş, para olabiliyor.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ucuz konut satın alma bakımından Karaman’ı tercih edilir bir il olma pozisyonuna getirmiştir. İstihdam ve konut imkanları; Karaman da kadına iş ve konut imkanı sunulması kadının kendi ayakları üzerinde durma aynı zaman da boşanma gücü de vermiştir.

Evli iken asgari ücretle çalışan kadın ‘’ekonomik özgürlüğümü kazandım" diyor. Bu gücüne güveniyor. Özellikle yeni işe başlayan kadının özgüveni geliyor. İçinden yeni bir kişilik çıkıyor. Kadın kendini keşfediyor. Tanıyor. Kadın çalışıyor ama evliliğe bir faydası olmuyor. Kendi kendine yeteceğini düşünerek boşanıyor. Kulağa hoş gelen ‘’özgürlük’’ özgür kalma düşüncesi kadını boşanmaya itiyor. Boşanmayı tercih ediyor.’’ Maalesef para evliliği kurtarmıyor. ‘’

Erkek; eşim çalışıyordu. Çalışsın tabii, bir kadının çalışması kendi ayakları üzerinde durmasını isterim fakat bazı kadınlar ben çalışıyorum, tamam olay bitmiştir, kimseye eyvallahım olmaz gibi düşünüyor… Yani çalışmaları güzel ama bunu tehdit gibi kullanmaları hoşuma gitmiyor. Tartışmalarımızda ayrılsa ayakları üzerinde durabileceğini söylüyor.

Kadın; çalışan kendi ayakları üzerinde durabilen ne istediğini bilen kadın eşine tahammül edemediği içkisine sigarasına dövmelerine sövmelerine katlanmadığı için evliliğini bitiriyor. Birazda suçu kendinizde arayın. Kadının çalışıp çalışmamasında değil.

O çalışmayan kadın çaresizlikten dolayı, ekonomik sıkıntıdan, çocukların daha kötü durumda olabileceğini düşünerek boşanamıyor. Boşanma dilekçesi veriyor geri vazgeçiyor. Boşanma davasını geri alıp, kendisini dayak yediği, kötü muamele gördüğü, horlandığı kocasının yanına geri dönmek zorunda hissediyor. Çalışan da tümüyle sabır göstermiyor diyemeyiz. Çalışmayanın gösterdiği sabrı göstermiyor. Çalışmayan çaresizlikten dolayı sabır göstermiş oluyor.

Nurten Kılıç

- Karamandan.com, Nurten Kılıç tarafından kaleme alındı
https://www.karamandan.com/makale/7851651/nurten-kilic/calisan-kadin-bosanmaya-daha-yatkin