Harp Tarihi Açısından Grup Yapılanmasının Önemi

Ali Güler
Ali Güler

Askeri strateji ve harp tarihi uzmanı Emekli Kurmay Albay Dr. Abdullah Cüneyt Küsmez’in bir sempozyum bildirisinde yer alan değerlendirmelerine göre Türk ordusunun Kolordu seviyesinde, “Grup Yapılanması”na geçmesi pek çok bakımdan önemli idi ve savunma muharebesi açısından ciddi bir yenilik getiriyordu:

“(…) Teşkilatlanma olarak Batı cephesi, öncelikle tek bir komuta altına alınarak Batı Cephesi Komutanlığı adı altında doğrudan Erkan-ı Harbiye-yi Umumiye Riyasetine bağlanmıştır. Cephede emir komuta birliği sağlanmış ve birlikler arasındaki harekâtın tasarlanması ve icrasında sadelik ve sürat hedeflenmiştir. Teşkilatlanmada en önemli diğer bir husus da tümenlerin grup teşkiline geçmesidir. Tümenler bu döneme kadar kolordu teşkilleri altında sevk ve idare edilirken grup komutanlıkları halinde 2/3 tümenlik birlikler halinde grup komutanlarına bağlanması ve grup komutanlarının da doğrudan batı cephesi komutanına bağlanması yeni bir uygulamadır. Ayrıca Batı cephesinin birleştirilmesinden sonra tümenleri doğrudan sevk ve idare etmek zorlaşacağından, yapılan yeni grup teşkilleri kolaylık sağlayacaktır. Bu uygulamanın savunma harekâtına daha elverişli olması ve geniş bir cephede yapılacak olan savunmanın bütünlüğünü sağlayarak birlikleri daha esnek bir yapıda kullanmak maksadına yönelik olmasıdır. Çünkü ordunun henüz yeniden taarruz harekâtı icra etme imkân ve kabiliyeti yeterli değildir. Diğer taraftan savunma mevzilerinin derinlikte tertiplenmesi, Yunan birliklerini yıpratma ve yeniden taarruz gücüne ulaşana kadar zaman kazanmanın bir gereğidir.
Bu uygulama, Birinci Dünya Harbi’nde Avrupa cephelerinde olduğu gibi bir savunma hattı boyunca değil derinlikte ve grup komutanlıkları inisiyatifinde yapılabilmesini kolaylaştıran bir düzenlemedir. Derinlikte savunma harekâtına karar vermekle bir bakıma Yunan birliklerini cephe hattında yıpratmak değil, Anadolu’nun içlerine kadar çekerek savaşma azim ve iradesini de kırmaktır. Bu taktik ve operatif düzenlemede en önemli husus gerektiğinde geri çekilmek ve kesinlikle kuvvet kaptırmamaktır. Ayrıca grup komutanlıkları bünyesine topçu alaylarını tahsis etmekle, ateşte esneklik sağlandığı gibi zayıflayan cephe bölgelerine ateş kaydırmalarına da imkân verilmiştir.
Bu değişikliklerin uygulaması Kütahya-Eskişehir muharebelerinde görülecektir. Dönemin talimnamelerinde belirtilmeyen ancak Birinci Dünya Harbi’nin sonlarında düşünülmesine rağmen uygulanamayan derinlikte savunma anlayışına, tümenlerin gruplar halinde kullanılması ve cephe bütünlüğü bozulmadan geri çekilme harekâtının icra edilmesi yeni bir taktik değişikliktir.”

Yunan Ordusunun Kuruluşu, Konuşu ve Birlik Komutanları

Yunan Kara Kuvvetleri 16 tümenden oluşan beş kolordu ve bir süvari tugayından kurulmuş bulunuyordu. Bunlardan iki kolordu (beş tümen) Rumeli ve Yunanistan'da, üç kolordu (11 tümen ve bir süvari tugayı) Anadolu'da bulunmaktaydı. Yunan ordusunun konuş ve kuruluşu şöyleydi:

Başkomutan: Kral Konstantin. Genelkurmay Başkanı; Korgeneral Victor Dusmanis.

Başkomutanlık karargâhı ve bağlı birlikleri İzmir ve civarındadır. Küçük Asya Ordusu; Korgeneral Papulas'ın emrinde ve karargâhı Eskişehir'dedir.

General Papulas (Anastasios), Yunan generali (1857-7935): 1897 yılında Türk-Yunan Savaşı’nda görev aldı. Balkan Savaşları’nda general, sonra Epir’de 5’inci

Tümen Komutanı oldu. Daha sonra Anadolu Savaşı’na katıldı. 1922’de bu görevden alındı.

Güney Tümenler Grubu: 4’üncü ve 9’uncu Tümenler, Afyon ve İscehisar dolaylarındadır. Ancak geçici olarak kurulmuş ve sonradan kaldırılmıştır.

- Karamandan.com, Ali Güler tarafından kaleme alındı
https://www.karamandan.com/makale/7742178/ali-guler/harp-tarihi-acisindan-grup-yapilanmasinin-onemi