Birinci Dünya Harbi Sonunda Karaman

Tuba Gültekin Elmas
Tuba Gültekin Elmas

Birinci Dünya Harbi sonunda, milletimiz ve vatanımız varlık yokluk sınırına getirilmiştir. Bu durumun bir parçası olan İstanbul Hükümeti’nin üzerine düşen görevi yerine getirmemiştir. Bu sebeple Milli Mücadele hareketini başlatmaktan başka bir çare kalmamıştır Mustafa Kemal Paşa, o günün askeri ve siyasi şartları içinde öne çıkan ve bu milli hareketi ateşleyecek bir sembol idi. Mustafa Kemal’in kendisi de bu kanaatteydi ve “içinde bulunulan durumdan yine milletin azim ve kararı ile aşılabileceğini” her fırsatta dile getirmiştir.

İstiklal Mücadelesi’ne ne kadar zor şartlarda başlandığı; eldeki gücün azlığı, Birinci Dünya Savaşı’nın güçlü galiplerinin geniş imkânları, Türk milletinin sonu gelmez savaşlarda ne derece yorgun ve bitkin bir hale gelmiş olduğu düşünülürse, elde edilen başarının büyüklüğü daha iyi anlaşılır.

Milli Mücadele yıllarında  meydana   gelen  askerî  ve  siyasî olaylar ile coğrafi sebepler yüzünden Karaman önemli bir kaza durumunda olmuştur. Bunun ilk belirtileri de; Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra Fransızlar’ın güneydeki vilayetleri işgale başlamaları üzerine Adana’da bulunan II ve VII. Orduların bütün teçhizatları ile birlikte Konya’ya nakledilmeleridir. Bu orduların Konya’ya nakledilmesi, Karaman’ın Bağdat demiryolu hattının üzerinde olması kazanın önemini arttırmıştır.

Yunanlılar’ın 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal etmeleri üzerine memleketin birçok yerinde olduğu gibi Karaman ahalisi de bu işgale tepkisiz kalmayıp 19 Mayıs 1919’da protesto telgrafı yayınlayarak, gerekirse kanlarının son damlasına kadar mücadele edeceklerini dile getirmekten çekinmemişlerdir.

Milli Mücadele’yi yürütenlerin ne kadar ağır ve mesuliyetli işleri omuzladıkları Karamanlılar tarafından çok iyi idrak edilmiştir. Bu sebeple başlangıçta Karaman Kuva-yı Milliyesi Arif Bey’in öncülüğünde teşkilatlanıp istiklalin kazanılmasını için gayret göstermişse de Arif Bey’in Konya mebusu olarak Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne katılmasından sonra, Mersin Kuva-yı Milliye Kumandanı Arslan Bey görevi devam ettirmiştir.

Karaman halkı, Milli Mücadele’nin ilk iki yılında yani 1919 ile 1920 arasında vukuu bulan, siyasi ve askeri olaylar nedeniyle sıkıntılı günler yaşamıştır. Öyle ki halk bugünlerde “ buğday ambarı” olarak nitelendirilen ilde olmasına rağmen ekmeğini karaborsadan almak zorunda kalmıştır.

Delibaş İsyanı’nın Karaman ve havalisine de yayılması üzerine halktan isyanı destekleyenler olmuşsa da ahalinin büyük çoğunluğu isyanın karşında yer alıp, Ankara’da isyanı bastırmakla görevlendirilmiş Refet Paşa’ya gereken yardımları göstermişlerdir.

Ancak 1921 yılından itibaren, Karaman’a asayiş ve sükûnet gelmiştir. Halk bir taraftan günlük işi ve gücü ile meşgul olurken, bir taraftan da maddi ve manevi bütün kuvvetiyle Milli Mücadele’yi destekledi. Anadolu’daki bütün vatansever Türk milleti gibi Karaman Kazası ahalisi de onlardan beklenen görevi göstermiş Milli Mücadele’nin başarıyla sonuçlanmasını katkı sağlamıştır.

Kaynak: Anı Bisküvi 738. Türk Dil Bayramı Armağanı olan eserden alınmıştır.

- Karamandan.com, Tuba Gültekin Elmas tarafından kaleme alındı
https://www.karamandan.com/makale/7215233/tuba-gultekin-elmas/birinci-dunya-harbi-sonunda-karaman