Projesiz Şehir ve KMÜ’de Değişim Rüzgarları

Ahmet Tek
Ahmet Tek

İftar yakındı. Ankara baharın ve nisan yağmurlarının altında derin derin soluyordu. Yağmurun minik damlaları, bir dostun camı tıklatarak geldiğini haber verişi gibi içime bir ferahlık veriyordu.

Pencereden yağmuru izliyor, çıkardığı sese kulak veriyordum. Karşımda orman vardı. Ormanın yeşili iyice koyulaşan karaçamları ve yeni açmaya başlayan bademleri, yağmurun şifasını kana kana içiyordu.

Telefonum çaldı. Uzun süredir görüşmediğim bir dostumdu. Benim en naif arkadaşımdı. Ses tonu, el kol hareketleri, yürüyüşü, bakışı, tepkisi iş birliği yaparak naifliğini ve nezaketini bütünleyen kişilerdendi.

Bir tekkenin şeyhindeki edep ve üslup onda hayat bulmuştu. Oysa o tekkede şeyh değil, yıllarca üniversitelerde hocalık yapmıştı. Görev yaptığı son üniversite bir siyasi rekabet sonucu kapatıldı.

Kadim dostumu o kötü günlerinde aramadım. Biliyorum ki, telefon trafiği çok yoğundu. Çünkü arkalarında inanılmaz derecede destekçileri vardı. Birlikte görev yaptığı hocaları da benim dostum gibi hocalıklarında ve insani ilişkilerinde ermiş tavırlarıyla bilinen insanlardı. Yetkin bilim adamlığı ve güzel ahlak... Ne çok ihtiyacımız var.

Önce selam dedik, sonra kelama geçtik. Dostum sitem etti, arayıp sormam gerekirdi. Arayıp soramadım. Oysa ortak arkadaşlarımızla her sohbette ondan söz ederdim. Yazarlık yaptığı dönemde de sıkı takipçisiydim. Son görüşmemizde yeni siyasi oluşumlar filizleniyordu. Onun da adı geçiyordu ve ben de sormuştum. Oysa Ankara’dan ayrılırken, siyasetin derin dehlizlerine bir daha girmemek üzere İstanbul’a döndüğünü biliyordum. Siyaset orucu tuttuğunu söyledi. Her şeyin aşırısı zararlıdır, oruç için de aynı ölçü geçerli demiştim.

Meğer ne güzel işler yapmış. Siyasetten ayrıldıktan sonra beş kitap yazmış. Dostum siyasetin en tepe isimlerinden biriydi. Bir dönem adı manşetlerden inmeyen kişiydi. Türkiye’nin kronik hastalıklardan muzdarip, obez bürokrasisine neşter atacak cerrah olarak işe başladı. Ama ameliyata izin verilmedi. Dostumun bürokraside yapacağı iş, kamuoyunda “Kamu Reformu” olarak adlandırıldı.

Maalesef Türkiye’de yapılamayan işlerden biri de reformdur. Kamu reformu da yapılamadı. Dostum daha sonra bakan oldu. İki ayrı bakanlık yaptı. Sonra siyaseti ve Ankara’yı bıraktı. Oysa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Ankara’ya gelen çekirdek kadronun ağabeyiydi. Eski Başbakanlık binasında en çok sabahlayan kişiydi. Şimdi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne adım atmamış bile olabilir.

Siyaset, kardeşi kardeşe düşman edermiş. İktidar gücünü kimseyle paylaşmak istemezmiş. Bunlar siyaset biliminin giriş konularıdır.

Özetle, dostum siyasetten koptu, bilim yuvasına döndü. Bilim yuvaları, siyasete göre daha güvenli sığınaklardır. Bilim adamına laf etmek her insanoğlunun harcı değildir. Siyasetçiye önüne gelen taş atar, ileri geri konuşur. Bilim adamının çevresi ışıl ışıldır. Yarasalar, baykuşlar yaklaşamaz.

Dostum, İsmail Hacı Tekkesi ile ilgili yazımı okumuş. “Bilmeni istedim, İsmail Hacı Tekkesi’ni viraneden kurtaran benim” dedi.

İftara kısa süre kala arayan kişi Prof. Dr. Ömer Dinçer’di. Akademik unvanlarının dışında Başbakan Başdanışmanı ve Başbakanlık Müsteşarı oldu. Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptı.

Ömer Dinçer, Yeşildere’deki İsmail Hacı Tekkesi’ne, dönemin Kültür Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa İsen’le geldiklerini belirterek, “Bir viraneyle karşılaştık. Çok üzüldüm. Yanımızda o dönemin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu vardı.” dedi.

Sayın Dinçer, Vali Güzeloğlu’na sorar; Burayı Özel İdare kanalıyla yaptırabilir misiniz?

Valinin cevabı evet olur. Vali 100 bin liraya mal olacağını da ekler. Sayın Dinçer, “Siz buranın yapımına hemen başlayın” der ve kısa süre sonra 150 bin lira göndertir.

Vali Güzeloğlu’nun İsmail Hacı Tekkesi’ndeki çalışmaları bitiremediği ifade eden Dinçer, “Tamamla dedim, tamamlamadı. Sonra da Samsun’a gitti. Ondan sonraki vali değil saha sonraki vali inşaatı bitirdi” dedi.

İsmail Hacı Tekkesi’ni daha sonra yeniden ziyaret eden Ömer Dinçer, toz, toprak içinde bir mekanla karşılaşır. Üstelik tekkeye bir de müze havası verilmek istenmiştir. Bazı araç gereçler, türbenin içindeki bir bölüme yığılmıştır. Tekkeye yakışır mı, uygun olur mu? Kimin umurunda. Her şey müze olsun, maneviyata elveda!

Kadim dostum, görev yaptığı dönemlerde her siyasi parti temsilcileri ile görüştüğünü, proje getirin, parasını göndereceğim vaadinde bulunduğunu belirterek, Karaman’dan hiç proje gelmediğinden yakındı.

Ömer Dinçer, bu konudaki sohbetimizin sonunda “İsmail Hacı Tekkesi’nin yapımında fikri, manevi ve zorlama desteğim var. Gerisi boş laf. Yollarını da Lütfi Bey (Elvan) bakan olduktan sonra yaptırmıştır.” dedi.

Birikimli insanla konuşmanın bereketi bir başkadır. Bana İsmail Hacı Tekkesi’nde son bulan bir hikaye kitabından söz etti. İçinden Karaman geçen, kahramanının Karaman’dan geçtiği kitabı...Yazarının Karaman’a davet edilmesini önerdi. (İnşallah sonraki yazıya.)

KMÜ’de Değişiklikler

İsmail Hacı Tekkesi’ni anlattığım “Tekkede Zikir, Üniversitede Fikir” başlıklı yazımda şu ifade yer almıştı:

“Tekkenin tılsımı, bereketi veya bilmediğimiz başka bir esrarlı yanı var mı? Rektör ve beraberindeki heyette yer alanlar bir süre sonra hangi görevlerde olacaklar? Bekleyip göreceğiz. Sabreden derviş muradına ermiş.”

Yazının çıktığı gün İsmail Hacı Tekkesi’ndeki heyette yer alan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, Rektör Yardımcısı olarak atandı. Bu nasıl bir tesadüftür.

Bu arada Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Oktay istifa etti. Sayın Oktay, okulun ilk fidanlarını diken, yurtdışından Karaman’a öğrenci gelmesine vesile olan hocadır. Has akademisyendir, can insandır, Karaman sevdalısıdır. Kararına saygı duymakla birlikte daha sonraki günlerde Sayın Oktay’la ilgili ilginç bilgileri sizlerle paylaşacağım.

KMÜ Rektör Yardımcılığı görevine atanan Prof. Dr. Hüseyin Muşmal ve Prof. Dr. Murat Ertekin’e başarılar dilerim. Allah yardımcıları olsun.

- Karamandan.com, Ahmet Tek tarafından kaleme alındı
https://www.karamandan.com/makale/6998990/ahmet-tek/projesiz-sehir-ve-kmude-degisim-ruzgarlari