Reklamı Kapat

İdris Nebi UYSAL  |  Röportaj  |

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerinden, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi konularındaki çalışmaları ile tanıdığımız ayrıca Yunus Emre konusunda ciddi birikime sahip olan Prof. Dr. İdris Nebi UYSAL ile birlikteyiz.

+8
Haber albümü için resme tıklayın

Değerli Hocam ile KMÜ kütüphanesinde bir söyleşi gerçekleştirdik.

Âdem Kocatürk: Hocam teşekkür ederiz, röportaj isteğimizi geri çevirmediniz.

Prof. Dr. İdris Nebi UYSAL: Ben de teşekkür ederim efendim. Lütfettiniz, gazetenizin sayfalarını bize açtınız. Dersler, projeler arasında soluklanma fırsatı verdiniz. Sağ olun, var olun.

Kocatürk: Evvela sizi tanımak isteriz. İdris Nebi UYSAL Kimdir?

UYSAL: 1978 Karaman doğumluyum. Tahsilimin liseye kadar olan dönemi Karaman’da geçti. Liseyi Konya’da tamamladım. 2000 yılında Pamukkale Üniversitesinden mezun oldum. Yüksek lisans ve doktorayı aynı üniversitede bitirdim. 2010 yılında Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde çalışmaya başladım. 2015’te doçent unvanını almak nasip oldu. 23 Temmuz 2020’de profesör oldum. Hâlen Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde bölüm başkanı ve öğretim üyesi olarak çalışıyorum.

Ayrıca Üniversite’nin Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürlüğü görevini yürütmekteyim. Karaman İli Ağızları, Yunus Emre Divanı Karaman Nüshası, Üss-i İnkılap (Ahmet Mithat Efendi), Zübdetü’l-Hakayık (Ahmet Mithat Efendi, Baskıda) Batı Kökenli Kelimeler İçin El Sözlüğü, Yunus Emre Divanı’ndan Seçmeler, Karaman Kitabı (Editörlük ve Bölüm Yazarlığı: Karaman ve Dil, Karaman ve Edebiyat, Karaman ve Tarih) adında telif, tercüme ve seçki niteliğinde eserlerim; Türkçe, Yunus Emre, şehir ve dil konularında yayımlanmış makalelerim, yazılarım var.

Kocatürk: Akademisyenlik haricinde neler yaparsınız?

UYSAL: Akademi bizim hayatımızın her alanına, her anına girmiş durumda. Bundan da çok mutluyum, bunu bir meslek olarak görmüyorum. İlimle meşgul olmaktan büyük keyif alıyorum. Okudukça, daha çok okumamız gerektiğini anlıyorum. Akademi dışında gezilere, kültürel programlara zaman ayırıyorum. Belgesel seyretmeyi de seviyorum.

Kocatürk: Kitapla başlayalım, sizin öncülüğünüzde bir Karaman Kitabı yayımlandı. Karaman Belediyesi yayınları arasında çıkan bu 3 ciltlik kitap hakkında bilgi verir misiniz?

UYSAL: Efendim, kadim medeniyetimizin bir parçası olan her şehrin; anlatılması, yazılması, bilim dünyasına ve yeni nesillere tanıtılması gereken pek çok yönü, değeri var. Konya, Sivas, Kayseri, Bursa, Aksaray, Erzurum gibi şehirler çok köklü geçmişe, zengin kültürel birikime sahip. Karaman da öyle. Kitaba başlarken hareket noktamız bu oldu. Başlangıç olarak üç alanı seçtik: dil, edebiyat, tarih. Bu konularda Karaman’dan ve Türkiye’den akademisyenlere, araştırmacılara yazılar kaleme aldırdık. Kitaptaki yazıların hepsinin iki özelliği var: Bütün yazılar Karaman’la ilgili ve hepsi ilk kez yazıldı. Karaman ve Dil başlıklı birinci ciltte 9 yazı var. Karaman ve Edebiyat başlıklı ciltte 5 yazı 3 röportaj, Karaman ve Tarih cildinde ise 10 yazı var. Projenin öncelikli hedef kitlesi akademi.

Bununla birlikte yazıların çoğu genel okur kesimine de hitap ediyor. Karamanoğlu Mehmet Bey, şair Karamanlı Ayni, divan şairi Figani, Yunus Emre, Bekir Sıtkı Erdoğan, Mehmet Çınarlı, Talat Duru, Kâzım Karabekir yer verdiğimiz isimlerden bir kısmı. Karadağ araştırmaları, Karaman’da önceki yüzyıllarda eğitim kurumları ve vakıflar gibi birçok konu ele alındı. Merhum Bekir Sıtkı Erdoğan ile Ahmet Talat Duru’nun daha önce hiçbir yerde yayımlanmayan son röportajları da kitaba eklendi.

Bu kitapta tarihimizin ve medeniyetimizin önemli duraklarından Karaman’ı birkaç yönüyle yazmaya çalıştık. Akademik bir bakış açısıyla şehrin bilinmeyenlerini aşikâr etmeye, bilinen kimi özelliklerini ise daha güçlü bir sesle duyurmaya gayret ettik. Bu çalışma da gösteriyor ki kültür ve medeniyetimize ait her şehrin anlatılacak pek çok yönü, kaleme alınacak birçok değeri var. Konu tarihe tanıklık etmiş bir şehir olduğu zaman kâğıda dökülecek malzeme doğal olarak artıyor. Bu hususu elinizdeki çalışmada yakinen tecrübe ettiğimizi belirtmek isterim.

Samimiyetle itiraf etmek istediğim bir husus daha var: Bu kitapta yazmayı planladığımız pek çok konuya (kavram, isim, eser vb.) yer veremedik. Hz. Mevlana, Karamanlı Türkler, Karamanlıca, divan şairi Nizami, Âşık Gufrani, Pirî Reis, Ayran Dede başlangıçta düşündüğümüz ancak çeşitli nedenlerle yazısını hazırlayamadığımız konulardan sadece birkaçı. Şehirle ilgisi olan tarihî, edebî ve kültürel değerlerin/isimlerin Karaman Ansiklopedisi çıkarmayı gerektirecek kadar çok olduğunu ifade etmem gerekiyor. Merhum Bekir Sıtkı Erdoğan’ın ifade ettiği gibi Karaman yazıl yazıla bitmiyor.

Kocatürk: Başka kitaplarınızın da olduğunu biliyoruz. Özellikle dil ve Türkçe hakkında yazıyorsunuz.

UYSAL: İfade ettiğiniz gibi dil ve Türkçe öncelikli alanlarım. Bunlara Karaman, Yunus Emre, yerel konuşma biçimleri olan ağızlarla sözlük bilimini eklemek lazım. Yunus hem medeniyetimizin hem de şehrimizin bayraktar isimlerinden. Sözlükler de ilgilendiğim konulardan biri.

Kocatürk; Türkçe neden önemli hocam?

UYSAL: En başta ana dilimiz de ondan önemli. Kendimizi en iyi ifade ettiğimiz alan. Günün her anında birlikte olduğumuz bir araç. Martin Heidegger, dili “varlığın evi” olarak takdim etmiş. Asırlar önce Hacı Bektaş Veli de “Eline, beline, diline sahip ol!” buyurmuş. Hünkârın sözünü yalnızca bir ahlaki öğüt olarak almamak lazım. “İline (yurduna), beline (nesline), diline (lisanına) sahip ol!” diyor aslında. Dil, milletin kimliğidir. Dil, yaşam belirtisidir, yaşama vasıtasıdır. Dilini kaybeden milletler, tarih sahnesinden silinmiştir.

Dünyanın en eski yazılı belgelerine sahip olan Sümerler, bugün yok olmuş bir toplumdur. Bugün yaklaşık 250 milyon insanı birleştiren yegâne araç, Türkçedir. Dil, kültürün hem yapı taşı hem taşıyıcısıdır. Dil kültürde yaşar, kültür dille hayatını sürdürür.

Kocatürk: Dil konusunda yaşadığımız şehrin hassasiyetleri var. Bunu hem kamu kurumları hem de vatandaş bazında yeterli buluyor musunuz?

UYSAL: Bu soruya “Evet!” demeyi çok isterdim. Şehirde bu hassasiyeti taşıyan insanlar, yöneticiler, iş yeri sahipleri, gazeteciler var elbette. Mesela Belediyemiz, Türkçe konulu yayınlara, araştırmalara ciddi destek veriyor. Ancak “Türkçenin Başkenti” unvanı, içi çok farklı malzemelerle doldurulması gereken bir ifade. Bu söz, hepimize önemli sorumluluklar yüklüyor aslında. Kısa bir süre önce yerel bir gazetede Türkçenin Başkenti Olmak başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Arzu edenler tekrar okuyabilirler. Şehirde kişiler, görevliler değişse dahi hiç değişmeyecek sağlam bir irade, o iradeyi her yönden bütünleyip sürdürecek politika ve icraatlar gerekiyor.  

Kocatürk: Öğrencilerinize doğru Türkçe kullanımı ile ilgili ne tavsiyede bulunuyorsunuz?

UYSAL: Türkçenin güzel örneklerini temsil eden eserleri okumalarını tavsiye ediyorum. Hatta onları zorluyorum. Bir dili en güzel kullananlar, o dille eser kaleme alan şair ve yazarlardır. Türkçe, bu noktada çok şanslı bir dil. Onu nakış nakış işleyen edipler, ozanlar, muharrirler çıkmış içimizden. Edebiyat dili, kültür ve medeniyet dili olma vasıfları her dile nasip olmamış. Yusuf Has Hacip, Yunus Emre, Fuzuli, Baki, Âşık Veysel, Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl, Sezai Karakoç gibi büyük şahsiyetlerimiz var.

Türk klasikleri ve dünya klasikleri mutlaka okunmalı. Ayrıca günümüz şair ve yazarlarından da okumalar yapılmalı. Bir de sözlük okumayı tavsiye ediyorum. Ayrıca yazdıkları her metinde, sosyal medya ortamları dâhil, Türkçenin kurallarını uygulamalarını, dili güzel ve özenli kullanmalarını söylüyorum.

Kocatürk: Hocam biraz da üniversiteden konuşalım. Mesela Edebiyat fakültemizde kaç öğrenci var? Edebiyat fakültesinin genel durumu nedir?

UYSAL: En başta şunu söylemek isterim. Her şehirde üniversite kurmak, gerek yerel kalkınmada gerek ulusal kalkınmada doğru bir adım olmuştur. KMÜ, Karaman ve ülkemiz için büyük bir kazanımdır. Edebiyat Fakültesinin KMÜ içinde ayrı bir yeri var. Fakülte, üniversitenin stratejik hedefleri arasında özel bir konuma sahip. Hâlen Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Sosyoloji, Arkeoloji, Felsefe, Mütercim-Tercümanlık (Arapça ve Almanca) bölümleri var. Burada iki bin civarında öğrenci yükseköğrenim görüyor. Bölümlerdeki öğretim üyesi sayısı da iyi durumda. Bu bölümler, Karaman merkezli birçok araştırma yürüttü, proje gerçekleştirdi, kitap yazdı, sempozyum ve kongre düzenledi.

Kocatürk: Peki, KMÜ’lü olmanın avantajları neler, gençlerimiz burayı neden tercih etsinler?

UYSAL: KMÜ gelişime açık, fiziki imkânları iyi bir üniversite. Yönetim, öğrenci memnuniyetini temel alıyor. Bu anlayışla yerleşke, bir yaşam merkezi hâline geldi. Pek çok üniversitede olmayan bir kütüphanesi var. Öğrenci yurtlarının üniversiteye yakın yerlerde konumlanmış olması da çok güzel.

Şehrin bazı özellikleri de öğrenciyi, öğretim elemanını buraya çekebilir. Hızlı tren projesinin hayata geçmesi bu açıdan çok önemli. Hayatın kolay olduğu bir şehirde çalışmak ve başarılı olmak isteyen her öğrenci için KMÜ birçok imkân sunuyor. Daha etkili bir tanıtım, Üniversitenin marka değerine büyük katkı yapacaktır.

Kocatürk: Hocam sizi bulmuşken bir öneri kitap listesi almamız elzem. Gençlere mutlaka okuyun diyeceğiniz 10 kitap önerir misiniz?

UYSAL: O kadar çok isim/eser var ki içlerinden 10 tanesini seçmek zor olacak. Diğer fikir adamlarını, sanatçıları da haksızlık etmeden içinde farklı türlerden eserlerin bulunduğu birkaç isim vereyim. Yunus Emre’nin Divan’ı, Mehmet Akif’in Safahat’ı, Cemil Meriç’in Bu Ülke’si, Mehmet Kaplan’ın Dil ve Kültür’ü, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sı, Cengiz Aytmatov’un Gün Olur Asra Bedel adlı romanı, Mustafa Kutlu’nun Uzun Hikâye’si, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir’i, Necip Fazıl’ın Çile’si, Erol Güngör’ün Tarihte Türkler kitabı, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna romanı, Rasim Özdenören’in Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler adlı eseri mutlaka okunmalı.

Bunlar gibi insanı dert sahibi yapan, kişiye edebî zevk kazandıran, medeniyet perspektifi sunan birçok kitap. Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Peyami Safa, Tarık Buğra, Yahya Kemal, Nurettin Topçu, Osman Turan, İsmet Özel, eserleri mutlaka okunması gereken bazı isimler.

Kocatürk: Ya şiir? Şairlerden kimleri okusun edebiyatseverler?

UYSAL: Sanat ve edebiyat çevrelerinde bir yeri olan şairlerin eserlerini özellikle tavsiye ederim. Geçmişin güçlü kalemlerini burada tekrar saymaya gerek yok. Günümüz şairlerinden Arif Ay, Hüseyin Atlansoy, Ahmet Murat Özel, Haydar Ergülen, Hüseyin Akın gibi seslere de kulak vermek gerek.

Kocatürk: Güzel bir sohbet oldu Hocam. Gençler başta olmak üzere halkımızın keyifle okuyacağı bir söyleşi oldu. Son sözü söyleme vakti.

UYSAL: Doğrusu ben de çok keyif aldım. En başta düşünmeniz çok mutlu etti. Karaman basını içinde önemli bir yeriniz var. Size ve çalışma arkadaşlarınıza şükranlarımı sunuyorum. Karaman Kitabı’nın vücut bulmasında katkısı, emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum. Başkan Ertuğrul Çalışkan Bey’e, Başkan Yardımcısı Osman Ünüvar’a, dizgisini üstlenen size ve ekibinize, matbaa çalışanlarına ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Kocatürk: Hocam teşekkür ederim yaşamınızda başarılar dilerim.

16 Şub 2021 - 12:58 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.




Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?