KARALGAZİ’NİN HUKUK ZAFERİNİN MİMARLARI

Karalgazi köyü, mermer ocağına karşı başlattığı hukuk mücadelesini kazandı.

Karaman’da tarım alanlarına sahip çıkmak için ayağa kalkan ilk köy olarak Karagazi’yi gördüm. Karalgazi’nin çevre duyarlılığı konusundaki mücadelesi ve birlikteliği olumlu sonuç verdi. Karalgazi köyünde yapılmak istenen mermer ocağına karşı açılan davada 'ÇED Olumlu' raporu iptal edildi.

Karalgazi’nin “Birinci Mermer Zaferi” olarak adlandırılabilecek mücadelede ulaşılan sonucu, diğer mermer ocaklarına karşı emsal gösterilecek olması açısından da önemli bir hukuki karar olarak değerlendirmek gerekir.

Karalgazi’nin, köy sınırları içinde açılmak istenen mermer ocağına karşı olduğuna ilişkin ilk haberi, 22 Eylül 2019 tarihinde, Karaman’dan.com sitesinde okudum. Muhtar Ali Küçük’ün adını da bu haber vesilesiyle duydum. Haberde Karalgazili vatandaşların köy meydanında toplandığı vurgulanarak, Muhtar Ali Küçük’ün konuşmasına yer verilmiş.

Muhtar Ali Küçük, konuşmasında bölgenin, Karaman’ın Çukurovası olduğuna dikkati çekerek, verimli tarım arazilerinin açılacak mermer ocağıyla yok olacağını söylüyordu. Küçük, “Bölgemizde binlerce dekar tarım arazisi var. Bizimle birlikte çevremizdeki 6 köyde bin 500 insan geçimini buradan sağlıyor. Ülkemiz ve ilimiz ekonomisine ciddi katkımız var" diyordu.

Açılacak mermer ocağının hayatı olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Ali Küçük şunları söylemişti: “Bin 500 kişi mi çok, ocağı çalıştıracak 2 kişi mi? İnanıyorum ki bizim ekonomiye, ihracata katkımız mermer ocağından elde edilecek katkıdan fazladır. Mermer ocaklarının çevreye, doğal ortama zararları bilimsel olarak açıklanmıştır. Burada şimdi şantiye çalışmaları başladı. Suyumuz, toprağımız kirlenecek, mermer tozu soluyacağız. Bu faaliyetin bir an önce son bulmasını istiyoruz."

Köy meydanındaki toplantı katılımcılara yemek ikramıyla sona ermişti. Haberi okurken heyecanlandım, Karalgazi’nin çevre duyarlılığı konusundaki hassasiyetinden gurur duydum. Daha sonra konuya ilişkin gelişmeleri takip etmekten geri kalmadım.

Karaman’dan.com sitesinde 8 Mayıs 2021’de okuduğum haber, Karalgazi köyünün, Muhtar Ali Küçük ve azalarının mermer ocağının yakasını bırakmayacaklarına olan inancımı pekiştirdi. Haber, “Karaman Karalgazi Köyü Muhtarı Ali Küçük, köyde daha önce de birçok kez tartışma konusu olan mermer ocağı işletmesi için, ‘Anayasa’ya, hukuka ve bilimsel gerçeklere aykırı’ gerekçesiyle iptali için dava açtı.” cümlesiyle başlıyordu.

Habere göre, Karalgazi Köyü Muhtarlığı, mermer ocağı işletmesi için, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı"nın Anayasa’ya, çevre hukuku ve planlama ilkelerine, usule, hukuka ve bilimsel gerçekler ile kamu düzeni ve kamu yararına aykırılıkların olması nedeniyle iptal edilmesi için dava açmıştı.

Köy muhtarlığından konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:

"Karaman İli, Kazımkarabekir İlçesi, Karalgazi Köyü N30A4 paftasında bulunan 20199011336 ve 201901337 Ruhsat numaralı sahalarda “RN: 20199011336, 201901337 ve ER:3383173, 3383182 Numaralı Mermer Ocağı İşletmeciliği projesiyle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı’nın Anayasa’ya, çevre hukuku ve planlama ilkelerine, usule, hukuka ve bilimsel gerçekler ile kamu düzeni ve kamu yararına aykırılıkların olması nedeniyle İPTALİNE, idari işlemin uygulanmasından telafisi güç ve imkânsız zararlar doğacağından ve işlemde açık hukuka aykırılık bulunmasından davalı idarenin savunması alınmadan, teminatsız olarak YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA ve YARGILAMANIN DURUŞMALI YAPILMASINA karar verilmesi talepli olarak Karaman Köy Tüzel Kişiliği Vekili Av. Esra Akkoç Yaren tarafından Konya 1. İdare Mahkemesi'nin 2021/555 E. sayılı dosyasında dava açılmıştır.”

Açıklama bir hayli uzundu, hukuki ve teknik terimler içeriyordu. Burada tekrarlamak istemiyorum. Ancak, faaliyetin yapılacağı ruhsat alanlarının toplam 131, 87 hektar olduğu belirtilerek, “Konya-Karaman Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ‘Tarım Alanı’, ‘Mera Alanı’ kullanımı kararı olduğu ve yakın çevresinde doğal, arkeolojik sit alanları, sulama havzası içerisinde yer alması ve 1.Sınıf Tarım arazileri olduğu, ÇED olumlu kararının alınmış olduğu üst ve alt ölçekli plan kararlarının incelenmesi sonucunda; alanın büyük bir bölümünün tarım alanı olarak belirlenmiş olduğu ve sanayi tesisinin yapılmasına yönelik bir karara yer verilmediği açıktır” denilerek, itirazın temel noktalarına işaret edilmişti.

Davada öne sürülen gerekçeler, çevre bilinci konusunda örnek teşkil edecek el kitabı niteliğinde. Konunun meraklılarına, dava dosyasını edinmelerini ve okumalarını öneririm.

Kaz dağlarından Artvin’in zirvelerine kadar ulaşan kazmacılar ve bunlara karşı mücadele veren çevrecileri gözünüzün önüne getirin. Tabiat tutkunları, taşına, toprağına, suyuna, ağacına sahip çıkan insanlar azınlık da olsa, onların mücadelesi sayesinde büyük kazanımlar elde ediliyor.

Yeşildere’de, Yunus Emre meşeleri konusunu günlerce yazdım. Uzun uğraşlar sonucu bu meşelerden bir bölümü anıt ağaç olarak tescil edildi. Meşeliklerin traverten ocakları yüzünden zarar gördüğüne dikkat çektim. Karaman’da ve Yeşildere’de kimse konunun üzerine gitmedi. Yunus Emre yılı olmasına rağmen, Yunus Emre meşelikleri adıyla anılan bölgeyi bile merak edip sahiplenmek isteyen çıkmadı. Kendilerini Yunus Emre uzmanı görenler, anıt ağaç olarak tescillenen meşeleri yakacak odun zannettiler. TEMA ise her şeyden habersizdi.

Karaman’da çevre konusunda ilk kez bir köy halkı topyekün mücadele veriyor ve sonuç elde ediyor. Karalgazi köylülerine ne kadar teşekkür edilse azdır. Muhtar Ali Küçük, alnından öpülecek adamdır. Bir işe öncülük etti ve emsal teşkil edecek bir kararın çıkmasına vesile oldu. Karalgazi’ye bu sevinci yaşatan kişiyi anmadan geçmek olmaz. Işıl ışıl bir avukat. Ülkesinin her karış toprağını seven bir hukukçu. İzmir Barosu’na kayıtlı, adı Esra Akkoç Yaren. Telefonla görüşüp bilgi almak istedim. Öyle sevinçliydi ki, bu sevincini bana da aktardı. Avukatlar Günü nedeniyle düzenlenen programa katılmasına ragmen, fırsat bulup, istediğim bilgileri ulaştırmaktan kaçınmadı.

Esra Akkoç Yaren, bürosunun İzmir’de olmasına rağmen Karalgazili İbrahim Küçük’le dost olduklarını ve onun ricası üzerine olaya dahil olduğunu söyledi. Yaren, “Bu karar, Avukatlar Günü’nde umudumuzu yeşertti” dedi.

Çiftçilere, “Deliler gibi ekin, dağı, taşı ekin!” denilerek, çağrı yapılan bir dönemde, bu kararın ne kadar hayati olduğunu söylemeye bilmem gerek var mı? Anadolu’da dağ, taş deliler gibi ekiliyor. Yeter ki, dağa, taşa, toprağa zulmetmeyelim. Dağın, taşın, toprağın değerini ve üzerimizdeki hakkını bilelim. (Bu konudaki yazımı daha sonra paylaşacağım.) Emeği geçenlere teşekkür borçluyuz.

Aşık Veysel’in “Kara Toprak” adlı türküsüne kulak vermenin vaktidir:

Karnın yardım kazmayınan belinen Yüzün yırttım tırnağınan elinen Yine beni karşıladı gülinen Benim sadık yarim kara topraktır.

(Bu yazının bonusu olarak Aşık Veysel’in kendi sesinden bu türküyü dinlemenizi öneririm.)

Günün Sözü: İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir. (Kızılderili Atasözü)
Toprağa merhamet hayırdır, inan, lütfetsen gül verir, zulmetsen diken. (Nizami)

AHMET TEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Fiyatlar neden sürekli yükseliyor?