Bu Soruların Yanıtlarını Kim Verecek?

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’ne şimdilik veda etme vakti geldi. Ramazan ayı nedeniyle farklı konuları yazmak niyetindeyim. Yönetime yaranmak, yerini sağlamlaştırmak, yeni bir koltuk kapmak veya kızına, oğluna iş kapısı olur umuduyla birileri “cee” diye boy göstermezse kararım kesin.

KMÜ hakkında yazdıklarımı anlamamakta zorlanan veya direnen “Modellere” bir iyiliğim dokunsun istiyorum. Onlar ki, yetersizliklerinin farkına varamayan vasatlar. Onlar ki, çıkarlarının götürdüğü yere ulaşmak için yapmayacakları iş olmayanlar.

Onlar şu sorulara çalışsın ki; “Biz bu konuları işlemedik veya biz bunlardan muafız” diyemesinler. Bunların yanıtlarını vermeden meydana çıkmasınlar. Yoksa mahcup olurlar, mahcup olduklarının farkına varmasalar da.

Bir daha tekrar ediyorum: Aşağıdaki soruların yanıtlarını vermeden sakın kahramanlığa (!) soyunmayın. Soytarı konumuna düşmeyin. Cahil cesareti sergileyip taşıdığınız kimliğe halel getirmeyin. “Oğluma, kızıma iş bulurum” rüyasından uyanın. O kapı sizler için açılmaz. Bunu görmekten aciz misiniz?

  • 1- Makamlar, sadece kişiye değil ailesine ve yakın çevresine de veriliyor mu?
  • 2- Makama tahsis edilen imkanlar, aile boyu kullanıma uygun mu?
  • 3- Müdürün eşi ve kızının beraberlerinde bir akademisyenle İçişleri Bakanını ziyareti normal mi? Üniversitede güvenlik zaafı mı var? Karaman Valisini ve Emniyet Müdürünü ziyaret etmeyi de düşünüyorlar mı?
  • 4- Müdürün eşi ve kızının bir akademisyenle birlikte bakanlıklarda KMÜ adına promosyon dağıtması, Ak Parti Kadın Kolları ile görüşmesi teamül mü?
  • 5- Ankara’ya, müdürün içinde olmadığı makam aracını göndermek yasal mı, etik mi?
  • 6- Üniversite personeline özel konutta özel işler yaptırmak normal mi? Özel işlerin neler olduğunu duymadınız mı?
  • 7- Bir kadın çalışanın medeni durumunu merak etmek, onun bir erkekle oturup oturmadığını sormak bir yöneticinin görevi mi, hakkı mı?
  • 8- Bir personeli, cep telefonunun içeriğine bakmak için dekanlığa çağırmanın gerekçesi nedir, böyle bir şey olabilir mi?
  • 9- Genel Sekreterlikte bir yılda dört değişiklik prosedür gereği mi?
  • 10- Sendikaların sorularına hala yanıt vermemek ihmal mi, dikkate almamak mı?
  • 11- Siyasetçi ve Karaman protokolünün mesafeli duruşları KMÜ’ye mi, yönetime mi, kişiye mi? Namık Ak, Vali Mehmet Alpaslan Işık’la en son ne zaman görüştü?
  • 12- Bir kitap için düzenlenen kokteyle katılım niye öyle güdük kaldı? Milletvekilleri niçin üniversitenin etkinliklerine katılmıyor?
  • 13- Kokteylin ardından kitabın mimarına neden güle güle denildi?
  • 14- Gazeteci Muammer Şen’in sorduğu ve Namık Ak’ın yanıtlayamadığı soruyu tekrarlıyorum: KMÜ’de 1 yılda gerçekleştirilen üç proje nedir?
  • 15- KMÜ’nün hedefi ve vizyonu nedir?
  • 16- Ak Partili Belediye Meclis üyelerinin açıklamasını şifa niyetine kim yuttu?
  • 17- Ak Partili bir eski yöneticinin “yetti artık” mealindeki çığlığı hala yankılanırken, kulaklarınızdaki tıkacı çıkarmak aklınıza gelmedi mi?
  • 18- Karaman’daki Ak Partililerle KMÜ müdürü arasında ipler neden koptu? Üniversiteyle bağını devam ettiren tek Ak Partili kalmış. Onun da bir niyeti varmış. O kişi kimdir, niyeti nedir?
  • 19- Üniversite yönetimine sendika dışında başka kimlerden “talep listeleri” geliyor?
  • 20- Namık Ak’ın üniversiteye alacağını vaat ettiği kişiler kimlerdir? Bunların anne ve babalarının isimlerini merak etmiyor musunuz? Bu isimleri kim açıklayacak?
  • 21- TOKİ projesi niye sekteye uğradı? Müsebbibi kim?
  • 22- Havuz probleminin sonucunu kim açıklayacak?
  • 23- Yedi danışman yeterli mi? Danışman sayısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Danışmanlara neler danışılıyor, bilginiz var mı?

Şimdilik bu sorulara çalışın. Bunlar kimine göre ciddi iddialar, kimine göre gerçekler. Sonra size gerekirse yeni tiyolar vereceğim.

Bir de okuma ödevine ne dersiniz? Alman din adamı Martin Niemöller’in Türkçede “Susma, sustukça sıra sana gelecek” diye özetlenen meşhur sözleri… Tam metni bulup okuyun. Anlamaya çalışın. Okumak dünyanın en zor işi, biliyorum. Özellikle her şeyi bilen cahiller için imkansız. Ama okumadan, okuduğunu anlamadan çapsızlıktan kurtulmak mümkün değil.

Ya da, bizden bir atasözü: Söz gümüşse sükut altındır. Danışman desteği alabilirsiniz. Her kaynaktan yararlanmak serbesttir.

“Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek: 
Sözüm odun gibi olsun hakikat olsun tek.” (M. Akif Ersoy)
“Hayatımız, tercihlerimizin toplamıdır.” (Wayne Dyer)
“İnsan iki küçük et parçasıyla ölçülür; kalbi ve dili. (İmam-ı Gazali)
“Herkes kendi kazandığının hesabını verecek" (Tûr Suresi, 21. Ayet)

Son Söz: Dağarcığında 200 kelime olan basmakalıp modeller, ortalama 2 bin kelime kullanılan metinleri anlayamazlar. Ayrıca herkes her şeyi anlamak zorunda değildir. Yazılarımın bazı kişilere alerji yaptığını ve yan etkileri olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Ayrıca tetikçilik, kalleşlik, iftira ve bel altı tarzı bana göre değil. Bu konuda yazılanları tasvip etmediğimi de belirtmek isterim.

Not: Namık Ak’ın kızı Miraç Ak’ın rektörlük makam aracıyla beraberinde annesi ve akademisyen Gizem Saygılı olduğu halde Ankara’ya gitmesini eleştirdiğim yazıda, şöyle sormuştum:

“Miraç Ak, öğretmen ve devlet memuru. Ankara’ya gitmek için Milli Eğitim’den izin almış mıdır? İzin için nasıl bir mazeret beyan etmiştir? Vali Mehmet Alpaslan Işık konuya açıklık getirebilir. KMÜ’nün makam aracıyla Ankara’ya gitmek yasalara, etiğe ve vicdana uygun mu?”

Yanıt, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan’dan geldi. Öğretmenlerin il dışına çıkmak için izin almaları gerekmiyormuş. Miraç Ak’ın il dışında olduğu gün dersi yokmuş. Öğrenmiş oldum, teşekkür ederim. Gecikmeli paylaşmak zorunda kaldım. Soruların ikinci bölümünün muhatabı Namık Ak ile üniversite yönetimi ve oradan çıt çıkmadı. Yandaşların bunlara vereceği bir yanıt yok mudur Allah aşkına.

(Son)

Ahmet Tek 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Fiyatlar neden sürekli yükseliyor?