KMÜ Notları ve Ak’lamak İsterken…

Ben yazılarımın yan etkilerini bilmez miyim? “KMÜ’de Fırtınalar Kopuyor” başlıklı yazımın girişinde uyarıda bulunmuş ve şöyle yazmıştım:

“ÖNEMLİ UYARI: Bu makale yandaşlar, fırsatçılar, ikiyüzlüler ve IQ düzeyi düşükler için zararlıdır. Alerjik belirti hissedenlerin okumaması önerilir.”

Makalenin girişindeki uyarıyı göremeyip yazıyı okuyanlar olmuş. Tahmin ettiğim gibi; yazı hemen yan etkisini göstermiş. Eskilerin ‘cehl-i mürekkep’ dedikleri bir kavram vardır. Çok yönlü cehalet veya bilmediğini bilmeme hali…Bu kategoride yer alan öyle çok kişi var ki, merdiven altı imalat benzeri, her yerdeler. Basmakalıp model oluşları ve aynı tornadan çıkmaları ortak özellikleri. Aramanıza, aranmanıza gerek yok, çıkıverirler her köşeden. Öylesine çoklar…

Basmakalıp model kategorisinden olduğunu tahmin ettiğim birileri "KMÜ’nün müdüründen, müdürün de KMÜ’den memnun olduğunu" söylüyorlar. İleti gönderenler, yazı döşeyenler eksik olmuyor. Onlara göre, her şey süt liman, iddialar ve anlatılanlar düzmece… Onlara göre, KMÜ kötüleniyor, KMÜ itibarsızlaştırılıyor.

Nesnelere bakarken onları durduğumuz yere göre ve durduğumuz yerden görürüz. Sevdiğimize yakın, sevmediğimize uzağız. Bakış açımız, eşyayı algılayışımızı farklılaştırır. Onun gibi. Keşke KMÜ’de her şey süt liman olsa, sevinmeyeceğimi mi düşünüyorsunuz? KMÜ’de harikalar yaratılıyor, herkesin ağzı kulaklarında. Kampüste sabahtan akşama Yunus Emre ilahileri okunuyor (!) Böylesine de inanabilirsiniz. Kim neye inanırsa inansın, bana ne? Yeter ki benden kendiniz gibi inanmamı beklemeyin. Mübarekler doğru yolu bulmuşlar, beni yanlış yoldan döndürmenin peşindeler. Ne yaparsın, dur diyecek değiliz ya.

“İncelik göstermeden, duyarlı olmadan yaşamayı nasıl beceriyorsunuz, belki de bu sizin yaşamak sandığınız şeydir! Aman etliye sütlüye karışmayalım, aman kimsenin tavuğuna kışt demeyelim, kurbağaları ürkütmeyelim! Yerin kulağı var...”
(Haydar Ergülen)

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi defterini kapatmıştım. Yeterince yazmıştım. Biraz da Karaman’dakiler topa girsin diyerek bir kenara çekilmiştim. Son yazılarım bu düşüncemin ürünüdür. Niyetim yine değişmedi. “KMÜ’yü yazmaktan yoruldum, bıktım” demek istemiyorum ama içimden gelmez oldu. Bakalım, uzak kalabilecek miyim, yoksa birileri beni KMÜ’ye yeniden ve zorla çağırmaya yeltenecekler mi?

Ak’lamak İsterken…

"Ak’lamak isterken" diye başlayan bir deyimimiz var. Devamındaki eylemi yazmak istemiyorum. Bunun bir örneği Karaman’dan uç verdi. Sessiz kalsam, “susturduk” diyecekler. Meydanı boş bırakmaya gelmiyormuş.

KMÜ’nün “kendini savunma durumunda kalıp bu konular hakkında yaptığı açıklamayı” bir ilk olarak nitelemiştim. Basmakalıp modellerden biri olabilir, tanımam, etmem. Üzerine ne vazifeyse bana diklenmek istemiş. KMÜ’nün bugüne kadar yüzlerce açıklama yaptığını belirtmiş. Ne demek istediğimi anlamamış. Üstelik üniversitede görevliymiş. Vah vah… Üniversitede düzey bu değildir herhalde? Kurumların itibarı orada görev yapanların liyakat ve donanımlarıyla doğru orantılıdır.

Bir vah daha çekelim. Üniversite adına yapılan açıklamayı “bilimsel” zannetmek… Üniversiteler bilim yuvasıdır, öyle olması beklenir. Ama kamuoyuna yapılan açıklamanın bilimsellikle ilgisi yoktu. 20 bini aşkın öğrenciye, bini aşkın kadroya sahip KMÜ’nün açıklamasını en azından birkaç bin kişinin okuması beklenir. Aidiyet duygusu bunu gerektirir. KMÜ’nün açıklamasına ilgisizlik, bilimsel olduğu için değil başka nedenlerdendir. Bunun gerekçesini de müdürün yakın çevresinin araştırmasını öneririm.

(Devam Edecek)

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Fiyatlar neden sürekli yükseliyor?