Arkanı Dön ve Çık, İstenmiyorsun Artık!

KMÜ’de Deprem Fay Hattı

Her konuda olaylara ilkesel yaklaşırım. Kişisel tavırlarım yazılarıma sos olmaz. Belediye başkanlarını, valiyi, bir kurum müdürünü veya bir STÖ’yü, kuruluşu eleştirirken de yaklaşımım aynıdır. KMÜ hakkında yazdıklarımın aynı düzlemde değerlendirilmesini beklerim. Tavrım, tepkim ve karşı çıkışlarım, KMÜ müdürünün şahsına değil, onun uhdesindeki makamın idare edilişi ve kullanılış biçiminedir.

Namık Ak’ın KMÜ’ye rektör olarak atanmasının üzerinden bir yıl geçti. Rektör atamalarının altındaki imza Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aittir. Dolayısıyla atamayı yapan Cumhurbaşkanı, daha önce Boğaziçi Üniversitesi’nde olduğu gibi, rektörü bir gece yarısı görevden alabilir. Bu konuda ciddi girişimler olduğunu sağır sultan bile duydu. Sürpriz sayılmaz. Veya beklenen almaz, rektörün göreve devamını uygun görür. Takdir Cumhurbaşkanınındır.

Ajda Pekkan’ı Dinlemenin Vaktidir

Ak Parti’nin bir dönem il başkanlığını yapan Süleyman Atik’in sosyal medya hesabından paylaştığı ifade yenilir, yutulur cinsinden değil. Atik, Ak Partili Belediye Meclis üyeleri gibi geri adım atmadı, lafının arkasında durdu.

Süleyman Atik, Namık Ak’a, Ajda Pekkan’ın şarkısındaki gibi “Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık” dedi. Yıllar öncesinin şarkısında en beğendiğim cümle “Başım yukarda meydan okuyorum hayata ve sana”dır. Özetle, Süleyman Atik, “Bırak, git” diye yüksek sesle bağıran ilk kişi oldu.

Sendikalar Sahnede

Karaman Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen, “Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörlüğünün usulsüz ve kanunsuz uygulamaları konusunda bir basın açıklaması yaptı” cümleleriyle gecikmeli de olsa sahneye çıktı.

Basın açıklamasının başlığı çok manidar, Yunus Emre’den alıntı yapılmış: İLİM KENDİNİ BİLMEKTİR! Demek ki kendini bilmeyenler var. Bu cümlenin amacı buna vurgu yapmaktır.

Usta bir kalemden çıktığı belli olan açıklama zehir zemberek… Son bölüme lütfen dikkat:

“Akademik çalışmalarıyla gündeme gelmesini beklediğimiz üniversitemiz maalesef adına ve kimliğine hiç yakışmayacak şekilde üzücü hadiselerle gündeme gelmektedir. Bu da bizi, hem Karaman’ımız hem de eğitim camiamız adına derinden üzmektedir.
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde olan her türlü yolsuzluk, usulsüzlük, adaletsizlik ve yasa tanımazlığın karşısındayız. Yapılan hukuksuzluklara karşı üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Bunun için de her türlü yasal hakkımızı kullanacağımızı beyan ediyoruz. Bu itibarla konuyla ilgili resmî makamlara gereken başvuruları yaptık. Bu işin sonuna kadar takipçisi olacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Tez Koop İş Sendikası’nın, KMÜ Rektörlüğüne yazdığı yazıyı daha önce sizlere duyurdum. Sendikadan aradılar, “Ahmet bey, bizim bu konular hakkında Rektörlük makamına yazdığımız hiç bir yazıya bu güne kadar olumlu ya da olumsuz cevap verilmedi” dediler.

Bu nasıl bir tavır? Türkiye’nin en büyük sendikalarından biri, üyelerinin maruz kaldığı uygulamalardan şikayet ediyor, rektörlük yanıt vermeye tenezzül etmiyor. Yahut nasıl yanıt vermeleri gerektiğini kara kara düşünüyorlar…

Fahrettin Altun Gelse!

Bu iş rayından çıktı. Farkına varılmış olmalı ki, Kurumsal İletişim Koordinatörü değiştirildi. Adres yine değişmedi. Yeni koordinatör de Konya’dan getirildi. KMÜ’ye Fahrettin Altun da gelse bu haliyle çaresiz kalır, çözüm üretemez. Bu konuyu ayrıca yazacağım.

Namık Ak’la birlikte üniversitenin tüm birimlerinde değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler kimlerin yönlendirilmesiyle olmuşsa bir süre sonra o isimleri de öğreniriz. Bir dönem ODTÜ Rektörlüğü de yapmış olan rahmetli Erdal İnönü’ye ait “Gerçeklerin er geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır” sözünü bilmeyen akademisyen olmasa gerek.

Okur Mektupları

Okurlardan güzel eleştiriler alıyorum. Farklı bakış açısı getiren, öneride bulunan ve konuya hakim olan okurların iletilerinden çok yararlanıyorum.
KMÜ ve müdürü hakkında yazdığım yazılar üzerine bir değerli okur ileti göndermiş. Öyle önemli bir konuya dikkat çekmiş ki, şaştım kaldım. KMÜ’nün yakın gelecekte düşeceği tehlikeli gidişi hatırlatıyor. Korkuyla ürperdim.
Adı bende saklı okur, Namık Ak’ın yanında 3-5 kişilik bir ekip olduğunu belirterek, “Bu ekip yöneteni öyle bir yönlendiriyor ki, üniversitede birbirini kıran kırana, üzen üzene” iddiasında bulunuyor. Aynı okur, rektör değişikliğinin ardından, hatta rektör değişikliği gündeme gelir gelmez bu ekibin KMÜ’den ayrılacağını öne sürüyor.
Geride birbirini kıran, üzen bir akademik kadro kalacağına işaret ediliyor. Haklılık payı var. KMÜ’de akademik kadro ikiye ayrılmış durumda. Yönetimin yanında yer alanlar, yönetimin karşısında veya yönetimin uzağında kalmayı tercih edenler. Bu yapı, deprem fay hattına benziyor. Fay kırılırsa, akademik kadrolar arasında ayrılıklar belirgin şekil alırsa kim kaybeder? Sonuçları KMÜ ve Karaman için vahim olmaz mı?

Başrolde Hep Sen Varsın

Bir de KMÜ haberlerinde dikkatimi çeken nokta, akademisyenlerin müsamere çocuğu yerine konulmasıdır. Üniversitenin yüzünü ağartacak güzel bir iş ortaya koyan başarılı akademisyenler, Namık Ak’ın makamına çağrılarak, fotoğraflar çektiriliyor. Başrol, akademisyenden alınarak, Namık Ak’a veriliyor. İlkokul müsameresine benzettiğim nokta bu. Uzun konu…

Bir okur ise farklı bir konuyu iletmiş. Okurun ve bölümün adını vermiyorum. İ. Ç. adlı bir hoca varmış, sistemden 2 ders açmış. Bu kişi 3 yıldır okula uğramıyormuş. Öğrenciler kendisini hiç görmemiş. Üstelik bu kişi bilgisayar kullanmayı bilmiyormuş. Okurun iddiası, “Kronik rahatsızlığı olduğunu duydukları bu kişiye, profesörlükten emekli olarak yüksek maaş bağlanması için” yönetim tarafından göz yumulduğu yönünde. Okur “Durumu bölüm başkanına ilettik. Gülüyor, idare etmemizi söylüyor. Şikayetlerimiz de dikkate alınmıyor” diyerek, soruna işaret ediyor.

Gastronomi İyi ki Varsın, Her Derde Devasın

KMÜ, yaz yaz bitecek gibi değil. Onlarca konu birikti. Namık Ak, “Siz bizim kalemimizsiniz” dediği gazeteci Muammer Şen’in sorusu üzerine verdiği yanıtta, gerçekleştirdiği projeleri sayarken, daha doğrusu sayamazken sözlerini şöyle tamamlamış:
“Gastronomi bölümümüz dünya şampiyonu.”

Gastronominin anlamını bilmeyenler için belirtmek isterim; Yemeği iyi yeme merakı, sağlığa uygun, iyi düzenlenmiş, hoş ve lezzetli mutfak, yemek düzeni ve sistemi. (TDK Sözlüğü) Dünya şampiyonluğu da ayrı bahis…

Rakamlar Gerçekleri Söyler

Bir de acı gerçeklere bakmaya ne dersiniz? Karabük Üniversitesi’nin öğrenci sayısı 55 binmiş. Bu öğrencilerin 10 bin 500’ü, 95 farklı ülkeden gelen gençlermiş. Karabük Üniversitesi ve KMÜ’nün kuruluşu aynı tarih, 2007 yılında kurulmuşlar. KMÜ’deki yabancı öğrenci sayısını öğrenince hayal kırıklığı yaşadım. 220 yabancı öğrencimiz varmış.

Türkçenin başkenti, demir çeliğin merkezinin çok gerisinde kalmış. KMÜ’nün öğrenci sayısını yazmıyorum. Merak edenler kendileri öğrensin. Karaman TÖMER’deki öğrenci sayısı ise 60 kadarmış. Bunların büyük bölümü Afgan ve Suriyelilermiş. Cep telefonuna rektör ve bir dekan tarafından zorla bakılmak istenen, ardından iş akdi yenilenmeyen sözleşmeli personelin görev yaptığı TÖMER’in düşürüldüğü durumun kim farkında? Nerede kaldı Türkçenin başkentliği?

KMÜ’de selamlama, tasarruf tedbirleri genelgesi, üniversitenin gerçekleştirilen projeleri olarak ifade edilen açıklamadaki garabet, kurumsal kimlik, kişisel kimlik, gazetecilere bakış açısı, kartal karga masalı, bu masaldan feyz alan dekan, çözülemeyen havuz problemi, elma mı elmas mı mevzu, araç takip sistemi kayıtları, Karaman protokolünün ve politikacılarının tavır koyması, hazırlanan ve Ankara’ya getirilip elden adrese teslim dosyalar, dava konusu olan bir aile içi mesele ve daha onlarca konu sırada…

Üniversite Neymiş?

Namık Ak’a göre üniversite neymiş? Cihanşümul, uluslararası bir bilim yuvasıymış! Öyle mi dersiniz? Namık Ak konuşurken görüntüye giren Rektör Yardımcısı Hüseyin Muşmal’ın bakışını ve endişesini bilmem fark ettiniz mi? Ak’ın ne söyleyeceği içine doğmuş adeta…

Gazeteci Muammer Şen’in tek sorusu ve o sorunun cevabını çektiği görüntü, KMÜ tarihinin unutulmaz belgeleri arasında yer alacaktır. YouTube’dan bulabilirsiniz. Mutlaka izleyin. Bir dakikalık çekim, vaktinizi almaz. İzledikten sonra güler misiniz, ağlar mısınız, öfkelenir misiniz, bilemem. Ama KMÜ ve müdürü hakkında derin bilgi sahibi olacağınıza eminim.

Demek ki, kalem böyle bir şeymiş. “Kalemin sahibi, kalemi tutan elin vicdanıdır.” Neymiş? “Dağıtılan kalemlerden övgü beklemek ham hayalmiş.”

Not: Bu yazıyı Ajda Pekkan’ın “Bambaşka Biri” şarkısı eşliğinde okumanızı öneririm. KMÜ çalışanlarına gelsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Fiyatlar neden sürekli yükseliyor?