Karaman’da 7 Bin Liralık Balık Faturası Dedikodusu

Karaman’da bir büyük kurumda balık faturası krizi çıkmış. Aşağıdaki yazıyı okurken “balık baştan kokar” atasözünün somutlaşmış haline tanıklık edeceksiniz. Yazıya başlarken hatırıma gelen bu atasözü yazı bittikten sonra da aklımdan çıkmadı.

O büyük kurumun başındaki şahıs, misafirleriyle yemiş içmiş. Hesap tam tamına 7 bin liraymış. Karaman’da bir balık için 7 bin lira büyük rakam diyebilirsiniz. O yöneticinin gelirine göre devede kulak… Ankara’nın meşhur balık restoranı Trilye’de mi yemişler diye sorabilirsiniz. Değil. Mekan adı vererek kurumu açık etmeyelim.

Ben paranın miktarına bakmıyorum. İster 1 lira olsun, ister 1 milyon… Ortada bir suistimal ve haksızlık varsa rakam küçük olmuş, büyük olmuş, ne önemi var?

Bana aktarıldığına göre, Karaman’da belki en yüksek maaşı alan kişi, misafirlerini yemekte ağırlamış. Keyifli bir yemek yemişler. Bulgur pilavı, peynir sıkması yiyecek değiller ya. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’dan geri mi kalsın? Önlerine gelen her yiyeceğin tadına bakmışlar. Afiyet olsun!

Buraya kadar her şey iyiymiş. Kızılca kıyamet yemek sonrası kopmuş. Ana menüsü balık olan yemeğin faturası 7 bin liraymış dedik ya…

Misafir ağırlayan, masayı donattıran, iştahına gem vuramayan yönetici, faturanın yüksekliğine itiraz etmemiş. Hesabın kurum kasasından ödenmesini istemiş. Yönetici hesap mı öder? Onun işi yönetmek. Ödemeyle vakit kaybetmek ve rahatsız edilmek istememiş anlaşılan!

Bu işten sorumlu kişi yöneticisi gibi düşünmüyormuş. Yöneticinin talebinin mümkün olmadığını ifade etmiş. “Bu yemek sizin kişisel harcamanız. Kurum adına fatura edemeyiz. Ödemeyi siz yapacaksınız” demiş. Belki biraz daha usturuplu söylemiştir. Sonuç itibariyle buna benzer diyalog yaşanmış.

Sizin anlayacağınız, yemek faturasının parasını yöneticisinden isteyen arkadaş, işi kılıfına uyduramamış veya uydurmak istememiş..

Vay sen misin kılıf bulamayan! Her yer kılıf, kılıftan bol ne var? Sorumluya hemen bir kılıf bulunmuş, görev yeri değiştirilmiş. Zaten o kurumda her gün değişiklikler oluyormuş. Bu değişiklik de o hengamede kaynayıp gitmiş. Kimsenin dikkatini çekmemiş.

Faturanın akıbetini sormayın. Bunu öğrenemedim. Bana iletildiği kadarıyla misafirlerine ikram ettiği balığın parasını, yöneticisi olduğu kurumun kasasından ödetmek isteyen kişinin cebinde akrep varmış. Belki ödeme yapmıştır, bilmiyorum. Giden arkadaşın yerine gelen kişi biliyordur. Ama bu kişinin Karaman’da para harcadığını gören yokmuş.

Vatandaş ekonomik kriz ve zamlarla boğuşurken görüyorsunuz ne dümenler dönüyor. Yöneticinin kurumdan elde ettiği gelirin yıllık 2 milyon liraya yakın olduğunu söylüyorlar. Milyarlık şirketlerin CEO’ları bu kadar kazanmaz.

Buna rağmen bizimki kişisel harcamalarını dahi kurumun sırtına yüklemeye çalışıyormuş. Çevresinde bunu anlayamayanlar çokmuş. Ne yapaydı? Başına talih kuşu konduğuna inanmış. Her şeyi kendi istediği biçimde olacak zannediyor. Olduruyor veya olduruyorlar.

Dedikodu diyerek ciddiye almayabilirsiniz. Dedikodu çarkı, gerçeklerin ortaya konulamadığı korku ikliminde döner. Dedikodu çarkı şeffaflık yoksa hızlanır. Bu olayın bir başka boyutu daha var ki, işte orası da utanç verici. Hatta iki boyutu var.

  • İlki, yöneticinin yardımcılarının gözü o muhteşem makam koltuğundaymış. Yöneticinin gideceğine inanmışlar. Gitmesi yakınmış. Ondan boşalacak koltuğa oturmanın hazırlıklarını yapıyorlarmış. Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar. Onların aslanları erken uyanmış. Umut ve beklenti insanoğlunun dayanağıdır. Bu iki özellik olmasa dünyada yaşam sevincinin zerresi kalmaz. Yeryüzü yaşayan ölülerle dolar.
  • İkinci boyut ise, o kurumda mertliğe yakışmayacak şekilde gelecekteki bir hesaplaşma için birileri yığınak yapıyormuş. Olay anında gösterilen tepki kişinin karakterini ortaya çıkarır. Olay bittikten sonra tavır almak, savaş sona erdikten sonra boş cepheye ateş etmekten farklı değildir. Böylesi tutumları ahlaki bulmam. Arkadan hançerleyeni yiğitten saymazlar.

Eskilerin ifadesiyle, balıklı yemeğe ait faturanın kopyası “hin-i hacette” (gerekli olduğu zamanda) kullanılmak üzere emin bir yerde korunuyormuş. Başka birçok belge gibi…

Kurumun yöneticisinin bağlı olduğu bir üst kuruma bir süre önce sunulan dosyaya konulup konulmadığını araştırmadım. Kanaatim o ki, balıklı hesap o dosyada yer almıştır. Ne dosyası? O dosya nereye verildi? Dosyayı verenler kimler? Bu sorulara şimdilik takılmayın. Onları da yazacağım.

Rızık korkusu neler yaptırıyor, ne işleri sineye çektiriyor. “Viran olası hanede evladü ıyal var” duygusu dik duruşa izin vermiyor.

Oysa rızık Allah’tandır. “Nice canlı vardır ki, kendi rızkını taşıyamaz. Onları da sizi de Allah rızıklandırır.” “Allah, kullarından dilediğine rızkı genişletir (dilediğine de) daraltır.”

Bu ayetler rızkın “Garanti Belgesi” değil mi? Bunlara inanmaz, itibar etmezsek çözüm ararken yolumuzu ve yönümüzü kaybederiz. Gözümüzün önündeki haksızlığı görmezden geliriz. Her zaman olduğu gibi…

Zannetmeyin ki haksızlık size dokunmaz. Her haksız kazanç, her haksız harcama, lüks, şatafat, har vurup harman savurma ve israf sizin kesenize uzanan arsız ve ahlaksız bir elin varlığının kanıtıdır. O kirli elleri güzel işlerden uzak tutmadığımız sürece bayat balık kokusunu duyacağız demektir. Haksızlığa dur diyemeyen haksızın işbirlikçisi, haksızlığın parçası olur.

“Hakkı söyleyin, korkmayın! İnsanların korkusu sizi hakkı söylemekten men etmesin! Hakkı söyleyin, çünkü hakkı söylemek, ecelinizi size yaklaştırmadığı gibi, rızkınızı da sizden uzaklaştırmaz.” Hz Muhammed (SAV)

Ahmet Hamdi Tanpınar, “Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun bir çaresi yoktur.” demiş.

Yazar Vehbi Vakkasoğlu, Münevver Ayaşlı’yı yaşadığı yalıda ziyaret eder. İçeri alınırken bakar ki, muhteşem salonda neredeyse her köşeye ‘Edep Yâ Hû’ levhaları asılmış.

Sorar: “Efendim, niçin bu kadar çok ‘Edep Yâ Hu!’ levhası var?”

Münevver Ayaşlı’nın cevabı, yaşadığı devre bir serzeniş ve sitemdir: “Edebin yokluğundan.”

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Doğalgaz faturanız ne kadar geliyor?