Kime göre, neye göre?

Yaşadığımız sürece çok değişik olaylar veya durumlar yaşarız ya da görürüz. Bunların her birine bireyler olarak farklı farklı yorumlar ve tepkiler gösteririz. Bu da dünyanın en olağan halidir. Nasıl her birimiz fiziksel olarak farklıysak, nasıl her birimizin huyu ayrı ayrıysa; olaylara ve olgulara bakış açımız ve de yorumlarımız da değişiklik gösterecektir.

Bunun tersini istemek hem yaratılışa uymaz, hem de doğanın akışına karşı durmak olur. Ama ne hikmetse insanların hep aynı düşünmesini, aynı yorum yapmasını, aynı düşünce de olmasını, aynı tepkiyi göstermesini isteyen birileri insanlık tarihi boyunca hep var olmuştur.

Kimi tarikat adı altında, kimi cemaat görüntüsünde, kimi siyaset diyerek, kimi ideoloji maskesinde insanlara kendi fikirlerini empoze etmeye çalışmış ve çoğunlukla da başarılı olmuştur. İnsanların aynı fikir altında toplanması, nedense o fikre din gibi bağlanan kişilere hiç yaramamış; aynı düşüneceksin diyenler el üstünde taşınmıştır.

Onlar (baştakiler) yanlış yapmaz, hata yapmaz, yalan söylemez, çıkar peşinde koşmaz, dünyevi zevklerden uzak durur, sadece kendine inananları düşünür, kendi peşinde koşanlar iyi ve akıllı insanlardır. Dünyaya nadir gelirler ve nadir olduklarını bütün peşinden koşanlara inandırırlar. Onlara inanmayanlar yada onların peşinden gitmeyenler cahil, yobaz, kafir, gerici, hain, şeytan, gibi günün trend kelimeleriyle yaftalanırlar.

Çok okumaya, çok bilmeye gerek yoktur. Zaten kendine inananlara yetecek kadar bilgi şeyh, şıh, önder, lider….. ve üst tabakada ki birileri tarafından kitapçıklarla ya da toplantı ve seminerlerle anlatılacaktır.

Kutsal bir ögede mutlaka bulunmalıdır. Din, toprak, cinsiyet, tarikat gibi.

Bunları yazarken sanmayın ki insanların hiç biri bir araya gelmesin düşüncesindeyim. Ama aynı dine inananların bile yüzlerce fraksiyona bölünüp diğerlerinin yanlış kendilerinin doğru olduğunu söylemesi ve de kendinden hariç hepsinin batıl olduğunu ve düşmanlık beslemesi gerektiğini beyinlere işlemesi hatadır diyorum.

Bir kişi fikrinden dolayı bir başkasına zarar veriyorsa o fikir değil başındakinin dolduruşudur. Yunus Emre yaratılanı Yaradan’dan dolayı sevmemiş miydi?

Yalancıdan, sahtekârdan, tacizciden, hırsızdan nefret etmemiz gerekirken bunlara güler geçersek ve de aynı cemaatten değiliz diye dürüst bir kişiye nefret beslersek bu bizim insanlığımızın gereği değil birilerinin bizden öyle istediği için olmuyor mu? Hani yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar der dururuz ya.

Her kutsal inanış başlangıçta okumayı, cehaletten uzaklaşmayı, ilim sahibi olmayı, ahlaklı olmayı, herkese ve her şeye saygıyla ve sevgiyle yaklaşmayı isterken sonradan gelenler neden saygısızlık ve sevgisizlik tohumu ekerler ki? Mevlana’nın ne olursan ol yine gel dememesi mi gerekiyordu.

Okumazsak, bilmezsek, uyanık olmazsak, bilinçli davranmazsak birileri nasıl konuşacağımızı, nasıl davranacağımızı, nasıl düşüneceğimizi belirler. Biz eşref-i mahlûkatız desek ne yazar, demesek ne yazar. Artık programlanmış robottan bir farkımız maalesef kalmamış olur. Biraz kaba bir atasözü gibi görünse de tam durumu özetliyor. ‘’Biz eşek olmayı kabul ettikten sonra semer vuran çok olur’’.

Bütün yaratılmışlardan farklıyız ve özeliz. Bu farklarımızı elimizle üstün gördüğümüz birine teslim etmek insani vasıflarımızdan da vazgeçtiğimizi göstermez mi?

Eski tarihlerde insanların kutuplaştırılmasını, yönlendirilmesini, birilerine körü körüne bağlanmasını belki anlayabilirim ama bu yüzyılda, bilgi çağında insanoğlunun daha uyanık ve mantıklı konuşmasını ve davranmasını beklemekten daha doğal olan bir şey olamaz.

İnsanın yeri; bilginin, saygının, sevginin, dürüstlüğün, ahlakın, temizliğin yanı olmalı. Cehaletle, kinle, yalanla, ahlaksızlıkla, kirli işlerle en büyük savaşını vermeli ve kazanmalıdır.

Sevgi ve Saygılarımla...

Hasan Hüseyin Şanlıtürk

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Hüseyin Şanlıtürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

01

Abdulhamit Türkmen - Hocam, yazdıklarınızın çoģuna şahit oldum. Farklı düşünmekten ve sallabaş olmayı kabul etmediğimden dolayı yıllarca hizmet ettiğim bir vakıfla yolum ayrıldı. İyi ki yolum ayrılmış.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Ocak 14:14


Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamanlılar yeni belediye başkanından hangi alanda çalışma bekliyor?
Tüm anketler