Karaman’dan Umudu Kesmek

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi bünyesindeki TÖMER’de sözleşmeli personel olarak çalışan ve yeni yıla işsiz giren genç kızın Namık Ak hakkındaki şikayetini yazdım. Aylık 2 bin 300 lira ücret ödenmesine rağmen sözleşmesi yenilenmeyen genç kızın yaşadığını öne sürdüğü olayı anlattım.

Konuya ilişkin yazdığım makalenin üzerinden bir hafta geçti. Bugüne kadar umutluydum. Binlerce kişi ses verir beklentisinde değildim. Koskoca bir şehrin topyekun susacağı da hiç aklıma gelmemişti.

KMÜ’de başta akademik personel olmak üzere genç kızın Namık Ak hakkındaki şikayetini duymayan ve işsiz kaldığını bilmeyen yok. Karaman’ın ikisi Ak Partili biri CHP’li üç milletvekili var. Bunlar da olaydan haberdar. İki milletvekili hukukçu. Siyasi partilerin il ve ilçe örgütleri var, sivil toplum örgütleri, kadın hakları savunucuları var. Kanaat önderleri var. İş insanları var. Tarikatlar, cemaatlar var. Aklıma gelenler bunlar. Bunlar bu olayı duymamış olabilirler mi?

250 bin nüfuslu, ekonomisi güçlü, halkı yardımsever olarak bilinen bir şehirde, haksızlığa uğradığını öne süren, “gururum, onurum ve namusum zedelendi” iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran genç kıza, “üzülme, yanındayız, seni çaresiz bırakmayız” diyen biri çıkmaz mı?

“İş istersen işin hazır” diyen iş insanı da çıkmadı. Hiçbir özel okuldan “bizimle çalışır mısın” çağrısı almadı. Hukukçu milletvekilleri, “bu olayın takipçisiyiz” demedi. Karaman’da medya, genç kızı görmezden geldi, haberine yer vermedi.

İslama göre, cenaze namazı farzı kifayedir. Ölen kişinin cenazesinin kılınması farzdır. Eğer namaz kılınmazsa günahı herkesedir. Ancak cenaze namazını bir kişi dahi kılsa farz yapılmış olur.

Mağdur edildiğini iddia edip “bana yardım edin” diye sessizce göz yaşı döken bir gence sahip çıkmamanın hükmü nedir? Ölünün ortada bırakılmasına izin vermeyen bir din, bu konuda yaptırımsız olabilir mi? Destan yazdığını iddia eden bir iktidar, bu ağıdı görmezden gelebilir mi?

Türkçenin ve cömertliğin başkenti olduğu iddia edilen bir şehirde, Yunus Emre başta olmak üzere onlarca kıymetli şahsiyetin öz yurdu olan bir şehirde böyle bir olay karşısında bir tek kişinin sesinin çıkmaması yüzüme tokat gibi indi ve hüsrana uğrattı.

“Yunus miskin çiğ idik” Pişiyoruz elhamdulillah demek istiyorum. Olmuyor. Bunlarla pişmiyor, yanıyoruz, yandıkça eksiliyoruz. Bu olayın benzeri bir başka şehrin üniversitesinde yaşanabilir mi? Yaşanmış olsa bu kadar sessiz kalınır mı?

Topyekun bir şehirden umut kesilir mi? Kesilmez demek istiyorum, inanarak, içtenlikle. Ne dersiniz? Ümitvar olmaya devam mı?

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Fiyatlar neden sürekli yükseliyor?