Kendi Fotoğrafını Çeken Cep Telefonu

Evladını yanına alan bir aile aylık ihtiyacını karşılamak için markete girdi. Üç kişiden oluşan bu ailede baba 50’sine merdiven dayamış anne ise kocasından birkaç yaş daha küçük. Kız çocuğunun yaşı ise 7-8 civarlarında. Bu çocuk ya evin en küçüğü ya da uzun tedaviler sonucu aileye nasip olan tek çocuk. Market arabasını reyonlar arasında süren bu ailenin evladı bir vitrinin önünde durdu ve babasına “bundan alalım mı” dedi. Bu masum talebi baba duymazdan geldi, anne adımlarını hızlandırarak ailenin yürüyüş temposunu artırdı o vitrinin önünden uzaklaşmak için. Kız çocuğunun bu talebini duyan adam, birkaç adım sonra aynı çocuğun babasına şöyle dediğini işitti: “Evimizin borcu bitince alalım o zaman”. Kız çocuğunun bu ferasetli tavrı sonucu istediğinin ne olabileceğini düşünen adam o vitrinin önüne gitti. Vitrinde gördükleri susam helvası, irmik helvası, tahin ve pekmezlerden başka bir şey değildi. Yaşananlara şahit olup vitrinde bulunan ama alınamayan bu malları gördükten sonra kulaklarım hiçbir kulağın işitmediği o sesi işitmek istedi! Büyük emir gelse, İsrafil Sûr’a üflese ve kıyamet kopsa…

“Düşündü kış yakın, evde odun yok / Tenekede yağ yok, çuvalda un yok / Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok / Avrat “Bayram” dedi eğdi başını / Adam “evet” dedi, sıktı dişini” dedi, Üstad Abdurrahim KARAKOÇ.

Dünyayı zulme boğanların, insanları sömürenlerin zaman içinde taktikleri değişse de niyetleri hep aynı kalmıştır. Bir zamanlar devasa ordularla işgal ettikleri topraklarda işledikleri cürümlerin maliyetini o topraklara kukla yöneticiler atayarak düşüren zihniyet, şimdi de ömür boyu köleleştirdiği insanları insani olmayan ücretler karşılığında sahte hürriyet içinde vakitlerini kiralayarak maliyetlerini azaltma yolunda kendilerince emin adımlarla gerilemektedirler; ilerlediklerini zannederek.

Okumak için köyünden ve ailesinden ayrılan Üstad Ömer SEVİNÇGÜL bir anısını şöyle anlatır… “Hafta içi okulun bulunduğu ilçede babamın kiraladığı evde kalır hafta sonu da köye gelirdim. Pazar günü okumak için ilçenin yolunu tutarken annem yemem için bana birkaç kap yemek hazırlardı. Birkaç gün bu yemeklerle idare ederken birkaç gün de elimden geldiğince başımın çaresine bakardım. Evimden okula giderken yol üzerinde bir lokanta vardı ve oradan gelen kokular beni mest ederdi. Lakin cebimdeki harçlık miktarı o esnafın masasına oturmaya müsaade etmezdi. Bir gün yanıma gelen babam beni o lokantaya götürdü ve ustayla beni tanıştırdı. Ömer benim oğlum. Yemeğini buradan yesin. Ben her ay gelir hesabı kapatırım. Bana adeta açık çek gibi sunulan bu imkândan sonra orada bir defa yemek yedim. Çünkü ulaşabiliyor olmak bana yetmişti”.

Şımarıklığı ve gösterişi ön plana çıkaran kapitalist sistemde az sayıda birileri istediklerine ulaşırken, çok sayıda birileri de ulaşamayacakları dünyevi imkânlara ulaşabilme umuduyla ömürlerini tüketmektedir. İmkânsızlığın ve adaletsizliğin içinde üniversite sınavında birinci gelen çobanlık yapan genci, ayakkabı boyacılığından ülkenin en büyük faktöring şirketinin sahibini, inşaat ameleliğinden devasa binalar yapan işadamı hikâyeleri bu dönem insanlarına kokusu gelen ama tadı alınamayacak yeni nesil fabllardır. Ulaşılamazların ulaşılır gibi görünmesi yığınları tatmin etmek için kullanılırken, onlara olan ihtiyacı da hissettirmemektir amaç. Zira zenginler fakirlerden daha çok insanlara muhtaçtır, emeğe muhtaçtır. Gelir adaletsizliği, sermayenin belirli kesimlerde birikmesi hayatın zorlaşmasına, malların pahalanmasına sebep olduğu gibi ülke yönetiminde ciddi zaafiyetlere sebep olarak da keyfi uygulamaları, kişiye özel kuralları had safhaya çıkarır.

“Kapitalist ekonomik sistem üretimde başarılı iken bölüşüm konusunda başarısızdır. Yani gelir dağılımı adaletsizliği kapitalist sistemlerde ortaya çıkan en büyük sorunlardan birisidir. İslam dini iktisadi alanda koyduğu ilke ve hükümlerle özellikle refahın tüm topluma yayılmasını hedefler. Zenginliğin belli ellerde toplanmasını kesinlikle onaylamaz. Toplumda para ve sermaye gittikçe az sayıdaki bir kesimde yoğunlaşır. Bu güç sayesinde sermayedarlar iktidarlara isteklerini kabul ettirmekte güçlük çekmezler. Medyada ve politikada menfaatlerini savunan elemanlar bulundururlar. Birçok sebeple, zenginler daha da zenginleşmeye devam ederler” dedi, Necmeddin GÜNEY.

Maddi güç getiren başarının putlaştırıldığı bu sistemde hedefe ulaşmak için her türlü yol mubah görülmektedir. İnsanların omzuna basmak, emeklerini sömürerek vakitlerini değersizleştirmek, yalan söylemek, tutulmayacak sözler vermek bu zamanda başarıya götüren en büyük taktikken; bir türlü yakalanamayan hayatın peşinde insanları koşturmak da ihtiyaç duyulan emeğin sürekliliğini sağlayan güçtür. Bu süreçte başarı insanı egoizme kaydırırken başarısız insanlar da kendini değersiz hisseder. Yazılıdan yüksek puan alan öğrencinin bu başarıyı kendinden, düşük puan alan öğrencinin de bu durumu hocasından bilmesi gibi; insanlarda yokluğu imtihan olarak varlığı kazanım olarak görmektedir. Sonuçta tanrılaşan insancıkların egosu ile şartların zorlamasından kaynaklanan insanın teslimiyeti arasında dünya bugünlere gelmiştir.

İnsanlar zenginleştikçe, mahallelerini, çevrelerini, dostlarını değiştirdikçe zamanla hassasiyetlerini de değiştiriyor. Dünya burası! Her değişim olumlu yönde olmayabiliyor.

Açlık sınırı ve yoksulluk sınırının altında yaşayan insanların olduğu bir ülkede asgari ücret ne kadar olmalı? Rakamlardan uzak olması gereken bu miktar insan onuruna da bir o kadar yakın olmalıdır.

Peki, asgari ücret ne kadar olmalı? Emeği ile geçinen insanları kapitalizm vasıtasıyla sömürenler ve sömürülenlere aç kalmadıkları için şükrü tavsiye edenler nimetin görülmesini değil oyunun gizlenmesini hedeflemektedirler. İman ve sağlık üzere alınan her nefeste şükür halinde bulunan insanlara, hizmete devam etmeleri için boğazlarından esirgenmeyen birkaç lokma adına şükrü tavsiye etmenin abesliğini ancak hikmetle bakan nazarlar görebilir. Azami kırk adet maaş miktarıyla orta halli bir ev, yine azami yirmi adet maaş miktarıyla da orta halli sıfır bir araba alabilecek miktar insanca yaşamaya yetecekken; evladının bir ayakkabı ya da bir kaban isterken ince hesap yaptırmayacak, boynunu büktürmeyecek ya da sigarasından daha derin çektirmeyecek miktarda bir kazanç da her insanın hakkıdır.

Namaz kılan iş adamlarının çoğaldığı bu zamanda söylemle amelin farkı daha net görülüyor!

Bir de şöyle düşünün! Toprağa bedenin şeklinden farklı düşen gölge ne hisseder?

“İslam, zenginleşme davası değildir” dedi, Prof. Dr. Ahmet TABAKOĞLU ve şöyle devam etti sözüne “kul hakkı ve ahlak davasıdır”.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şadan Sezgin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

01

Kadir Tan - doğrular ve yanlışlar yoktur,yorumlar vardır,

dedi niçe...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Aralık 02:01

Flemenkçe öğretmeni aranıyor

Karaman'da faaliyet gösteren bir yabancı dil eğitim kurumunca istihdam edilmek üzere Flemenkçe öğretmeni aranıyor. 

+90 554 753 82 87

Satılık Lokanta

Karamanın göz bebeği organize sanayi bölgesinde fabrikaların ve polis okuluna yürüme mesafesinde tüm mutfak malzemeleri ve 40 kişilik oturma alanı öze...

05352834202 MEHMET BOZOĞLU

Eleman Aranıyor

Hızla gelişen ve büyüyen şirketimizde aşağıdaki özelliklerde görevlendirilmek üzere çalışma arkadaşı arıyoruz - Makine ressamları,- Makine imalat ust...

0338 224 14 00

Cedit Mahallesinde Satılık Daire

Karaman Cedit Mahallesinde Satılık Daire Satılık daire, zemin kat +3 katlı binanın 3 ncü katında bulunmaktadır. Doğu Güney Cepheli Daire 145 m2 brüt 3...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Külhan Mahallesinde 4.Kat 120 M2 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire.Karaman Külhan Mahallesi Migros karşısı.Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire mevcut.5 katlının 4....

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Yenimahallede 2.Kat 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire.Karaman Yenimahallede YHM Market civarı.Bina 3 Katlı her katta 3 daire vardır.3 katlının 2.katı (ara kat) 85...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Gazi Dükkan Mah 3. Kat 120 m2 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire. Karaman Gazi dükkan mahallesi Parmaklı cami karşısında. Bina köşe başında doğu ve kuzey cephesi yola bakar....

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR / KARADEMİR EMLAK

Üniversite karşısında satılık arsa ve spor tesisi

Karaman'ın yatırıma en uygun bölgelerinden birisi olan üniversite bölgesindeki arsa, spor tesisi ve halı saha satılıktır. Toplam tapu alanının 48 bin...

0 546 662 03 05

Sahibinden Satılık Bahçe!

Boyalı Köyü Koroşözü mevkisi bulunan 9 dönüm ceviz behçesi ile 6 dönüm tarlamız satılıktır. İçerisinde 370 adet chandler ve fernor ceviz ile 30 adet...

0 505 691 80 19

Bay-bayan personel alınacak

YURTSEVER PETROL OTOGAR Şubesi’nde çalıştırılmak üzere bay bayan akaryakıt Satışı ve markette görev alabilecek takım arkadaşları alınacaktır. Müracaa...

0541 735 67 76 YURTSEVER PETROL

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket 2021 Yılı nasıl geçti?