Aşı Olanların Boynuzu Çıkıyormuş!

Başlıktaki sözü, Londra’da aşı karşıtları söylemiş. Devamı da var. Aşı olanlarda inek gibi meme oluşuyormuş. Okurken hayretler içinde kaldım. Aklın ve mantığın almayacağı iddialar…

Fikir ayrılıkları insanlığın gelişiminin dinamiklerindendir. Fikir ayrılıklarına hoşgörüyle yaklaşmak gerekir. Fikirlerle, komplo teorisi olarak adlandırılan kabul biçimi aynı şey değildir. Fikir, düşünce ve bilim bir ırmaktır, birlikte akar. Komplo denilen şey ise bir kabuldür. Akmaz, hareket etmez. Bir çukurdaki birikintidir. Kokuşur, mikrop üretir.

Korona salgınından bu yana, hem hastalığı ciddiye almayan hem aşıyı reddeden gruplar ortaya çıktı. Aşı karşıtlarının eylem ve söylemlerine ilişkin haberleri her gün duyuyoruz.

Kovit pozitif tanısı konulmadan önce çok ilginç bir kitap okuyordum. Bazı bilim insanlarının sıra dışı özelliklerini anlatan bir araştırma kitabı. Birçok kitap yayınlamış, dizilerde yazarlık yapmış tv ve radyo programlarıyla tanınan iki İngiliz’in eseri…

Güncel olduğu için, kitapta ilk karşıma çıkan konulardan biri olan aşı karşıtlığının günümüze özgü bir eylem biçimi olmadığını okumak ilginç geldi. Çiçek aşısının bulunduğu 1800’lü yıllarda da aşı karşıtlarının olduğunu duymak gerçekten şaşırtıcı oldu.

Edward Jenner, 1749-1823 yılları arasında yaşamış İngiliz doktordur. Çiçek aşısını geliştirmiş. Dünyanın aşı memuru olarak adlandırılmış. Dünyanın ilk aşı tapınağını (!) kurmuş.

Edward Jenner, altı yaşına varmadan anne ve babasını kaybetmiş, dokuz çocuklu ailenin sekizinci çocuğuymuş. Edward’a ablası sahip çıkmış. Henüz 13 yaşında iken köylerine yakın bir yerde, bir doktorun yanına çırak olarak verilmiş.

İçe kapanık olan Edward, meraklı bir çocuktur. Doğa tarihine merakı saplantı derecesindedir. Fosil aramak en büyük zevklerindendir. Dokuz yaşındayken fındık faresi yuvalarından oluşan bir koleksiyonu vardır. Gözlemlerini kaydetmek için her zaman yanında defter taşır. Kasap dükkanının önünden geçerken, camekandaki çeşitli organları uzun uzun seyreder. Bu meraklı hali ölünceye kadar sürer.

Edward, yaşlı bir adamken evinin yakınında bir su dinozorunun fosilleşmiş kemiklerini bulur ve bu türü ilk keşfeden kişi olur. Onun gözünde fosiller, tozlu ufak taş parçaları değil, “geçmişte kalan dünyaya ait anıtlar”dır.

“Şöhret dediğin nedir ki?” diye sorup, “Kötülük oklarıyla delik deşik olmaya aday yaldızlı bir nişan” yanıtını veren Edward Jenner, bir dönemin şöhretli isimlerinin başında yer almıştır.

Edward, yirmi bir yaşında iken Londra’ya gitti, ünlü bir cerrahın yanında anatomi, fizyoloji ve doğum uzmanlığı eğitimi aldı. 1789’da Guguk Kuşları ile ilgili bir gözlemi nedeniyle Kraliyet Derneği üyeliğine seçildi.

Nüktedan bir hikayeci, şair ve kemancı olarak büyük itibar gördü. Zarif giyimiyle meşhurdu. Kafa dengi insanlarla muhabbetten hoşlanırdı. İki kulüp kurdu: Şenlik Tıp Derneği ve Tıp Şenlik Derneği. Edward Jenner’in hobilerinden biri de balonculuktu.

Kendisini üne kavuşturacak buluşunu yaptığında kırk yedi yaşındaydı. 18. yüzyıl sonlarında çiçek hastalığı Avrupa’daki nüfusun yüzde 60’na musallat olan bir dertti. Hastalığı kapanların üçte biri ölürken, kurtulanlarda korkunç biçim bozuklukları kalmaktaydı. Dünyanın başka yerlerinde can kaybı daha da feciydi. Amerika’daki yerlilerin tahminen yüzde 95’i, İspanyol barbarların 15. yüzyılda beraberlerinde kıtaya götürdükleri çiçek yüzünden kırıldı.

Jenner, çeşitli araştırma ve uygulamalardan sonra “inek çiçeği adıyla bilinen çiçek virüsü aşısının sebepleri ve etkileri üzerine araştırma” adlı makalesini yayımladı.

Janner’in vardığı sonuç inek çiçeği aşısının variolasyondan daha güvenli olduğu ve çiçeğe karşı kalıcı koruma sağladığıydı. Dünyanın her yanında yankı uyandıran makale, iki yıl içinde Latince, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Flamanca ve İspanyolcaya çevrildi. Jenner’in yaşamı bir anda değişti. “Karşıma ne tür sıkıntılar ve güçlükler çıkarsa çıksın, bütün ömrümü dünyayı çiçekten kurtarma uğraşına adamaya karar verdim” diye duyurdu.

Bu alçakgönüllü köy doktoru ihtiyaç duyan herkese aşısını göndererek “dünyanın aşı memuru” haline geldi. Berkeley’deki bahçesinde yaptırdığı küçük bir kulübeye “Aşı Tapınağı” adını verdi ve orada yoksullara parasız aşı yaptı.

Jenner, Kral lll. George ve Kraliçe Charlotte’un huzuruna çıktı. Rusya Çarı ve Prusya kralıyla tanıştı. Londra, Dublin, Edinburgh ve Glasgow kentlerinden fahri hemşehrilik beratı aldı. Oxford ve Cambridge onursal diplomalarıyla ödüllendirildi.

Dünyanın her yanından hayranlık mesajları yağdı. Amerikan yerlileri ona boncuk işlemeli bir kemer gönderdiler. Napolyon’la, ABD devlet başkanı Jefferson’la mektuplaştı.

Çiçek aşısı konusunda herkes ikna olmuş değildi. Bazı hastalar sakıngan tutum içindeydi. İneklerden alınan salgıların zerkiyle insanda boynuz ya da meme çıkabileceği korkusu vardı. Sosyal medyanın doğuşu için daha 200 yıldan fazla beklemek gerekecekti. Ama yeniliklere karşı çıkmak her dönemde vardı. Elbette aşı karşıtları o yıllarda da olacaktı. Bazı insanlar bir buluş için ömrünü verir, gece gündüz çalışır. Hiçbir buluş tesadüf sonucu değildir. Çalışmadan elde edilmiş bilimsel buluş yoktur. Ama karşı çıkmak için okuma yazma bilmek bile gerekmez. Cehalete ihtiyaç yoktur.

Jenner, şimdi immünoloji (bağışıklıkbilim) dediğimiz disiplini kurdu. Buluşunun günümüzdeki dengi ancak yarın kanser için bir çarenin bulunması olabilir. Dünya Sağlık Örgütü çiçek hastalığının, binlerce yıl “insan soyunun en korkunç baş belası olmuş” benekli iblisin nihayet kökünün kurutulduğunu 1980’de ilan etti.

Takdire şayan olan şey Jenner’in tutumudur. Doğru yolda olduğunu biliyordu; girdiği uğraştan hiç vaz geçmedi ve buluşundan kazanç sağlamaya asla kalkışmadı. Sadece doğru zamanda doğru yerdeki doğru adam olmaktan sessizce keyif duydu.

Bilim, karşıtlıklara karşın gelişimini sürdürür. Bilimsel buluşlar, karşıtlarına bile yarar sağlar. Covit 19 aşısı olmamak için direnenleri gördükçe, 1800’lerde İngiltere’de çiçek aşısına karşı gösterilen tepki ve hurafelerden haberdar olmanızı istedim.

Bir başka yazıda ise çocuk felci aşısının öyküsünü anlatacağım. Bir süper beyin ve dünyanın en cömert insanıyla tanışacaksınız. Bilim adamlarına çok şeyler borçlu olduğumuzu unutmamak gerekir.

AHMET TEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket 2021 Yılı nasıl geçti?