Türklerde Devlet Tahayyülü – II

Büyük Selçuklu, tarih sahnesinden çekildikten sonra gelen ve Türkler arasında birlik kurup dirliği sağlayan Türk devleti ise Osmanlı Devleti’dir. Bu noktada bir parantez açarak şundan bahsetmek gerekir: Merhum Hüseyin Nihal Atsız, yazılarında, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin aynı devletin devamı olduğunu, bunlar arasında değişenin devletin değil sadece yönetim şeklinin olduğunu mütalaa etmiştir. Orkun Dergisi’nin 15 Kasım 1962 tarihli 10. sayısının başyazısında, 1040’da Selçuklu ve Gazneli orduları arasında vuku bulan Dandanakan Savaşı ile kurulan devletin adını “Türkiye” olarak zikretmektedir.

Osmanlı’daki devlet tahayyülü de önceki Türk devletleriyle benzerlik arz etmektedir. İlk akla gelen kurumlardan biri olan “yeniçerilik”, Selçukludaki “gulâm” sisteminin; bir diğeri olan “timar” sistemi ise Selçukluda kurumsallaşan “ıktâ” sisteminin devamı niteliğindedir. Osmanlı, kendinden önceki Türk devletlerinin tecrübelerinden azami derecede faydalanarak sistemi fevkalade şekilde kurmaya gayret göstermiş ve bunu başardığını düşündüğünde de devletin sonsuza kadar yaşayacağı fikrinden hareketle “devlet-i ebed-müddet” tabirini kullanmıştır.

“Devlet-i ebed-müddet” tabirini en iyi açıklayan isimlerden birisi şüphesiz rahmetli Dündar Taşer’dir. Ziya Nur Aksun, Dündar Taşer’in Büyük Türkiyesi adlı eserinde Taşer’in devlete dair görüşlerini ifade etmekte ve onu “fena fi’d devle ve’l mille” olmuş, yani devlet ve millet kavramlarında erimiş bir devlet adamı olarak nitelemektedir. Bir dava ve gönül adamı olan Dündar Taşer kapsamlı tarih bilgisi ve belâgatı ile etrafında hayranlık uyandırırdı. Türklerde devlet anlayışını tarihi perspektiften verdiği örneklerle anlatarak zihinlerin berraklaşmasını sağlardı. Örneğin, Osmanlı’da kardeş katli, yenilik hareketleri, devlet şuuru, kadrolarda liyakat ve buna benzer birçok konu hakkında verdiği çarpıcı örnekler Osmanlıdaki devlet ve sistem yapısı hakkında zihinlerdeki birçok soru işaretini giderici mahiyetteydi.

Mesela devlette liyakatten bahsederken, Osmanlı devlet adamlarının mevkiilerini kendilerinin kazandığını ifade ediyordu. Kişilere üst makamlara geçebilmek için çok geniş bir yarışma imkânı verildiğinden bahsederken Kanunî devrinde Türkiye’ye gelen Avusturya elçisi Busbeque’nun “Padişahın etrafını ve Osmanlı ileri gelenlerini gördüm. Bunların içinde mevkiini alın terinden, yeteneğinden, zekâsından ve bilgisindenbaşka bir şeye borçlu olan tek adam yoktu.” ifadesini aktararak Osmanlının başarısındaki sırrın burada saklı olduğunu hatırlatıyordu.

Devlet şuuruna dair verdiği örneklerde ise Osmanlı tarihi boyunca öne çıkan, devletle özdeşleşen, tavırları hayranlık uyandıran “fenâ fi’d-devle ve’l-mille” olmuş devlet adamlarından bahsediyordu. Köprülüler, Merzifonlular, Sokullular gibi… Örneğin, bir muharebede yenilgiye uğraması nedeniyle Merzifonlu’nun kendisine gelen idam fermanını öpüp başına koymasını ve bu emir karşısındaki devlete teslimiyetini ve itaatini anlatıyordu. Bir başka örnekte Budin Beylerbeyi Uzun İbrahim Paşa’nın kendisini haksız yere idam ettiren veziriazam Merzifonlu hakkında padişaha yazdığı mektupta haksız yere idam edildiğini fakat veziriazama kıymamasını, çünkü devletin bekası için Merzifonluya mutlaka ihtiyaç olduğunu aktarıyordu. Yine, 8 bin kişi ile 80 bin kişilik düşman ordusuna karşı Kanije savunmasındaki başarısı karşısında Tiryaki Hasan Paşa’ya Hatt-ı Hümayun ile verilen vezirlik görevi karşısında, Paşa’nın sevinmek yerine büyük kedere uğradığını ifade ediyordu. Bunun da küçük başarılarda(Paşa kendi başarısını küçük görüyor) bile Hatt-ı Hümayun verilmesinin devlet geleneğinde bozulmaya yol açtığını düşünmesinden kaynaklandığını anlatıyordu. Osmanlı Devleti’nin, büyük ittifakla, Türklerin kurduğu en ihtişamlı devlet olmasının arkasında bunlara benzer nice hadisler olduğunu kestirmek güç olmasa gerektir.

Sonuç olarak; kişi, kurum ve kuruluşlarıyla görünür hale gelen devletin bu öğelerinin odağında milletin refahı, mutluluğu ve varlığının korunması vardır. Bu öğelerden kişiler yani “devlet adamları”, atanmış ve/veya seçilmişlerden teşekküldür. Ülkenin yönetim rejimine göre göreve gelme yöntemi değişebilmekle beraber millet, kendi başına gelecek, kendisini içeride ve dışarıda temsil edecek ve kendisine hizmet edecek şahısların millî ve ahlakî değerlerine samimiyetle bağlı olmasını beklemektedir. Bu kıstaslar çerçevesinde kendisini temsil ile devleti yürütenlere teslim olur ve onları ‘baş tacı’ yapar.

Devlet, bir milletin vicdanıdır. Milletin görevli kıldığı kişiler görev yaparken vicdanlarıyla başbaşadır. Devlet görevinin kutsallığı buradan kaynaklanır. Vicdan tıpkı pusula gibi hep hakkı gösterip, adaleti temsil etmelidir. Bundan dolayı bu göreve soyunanlar büyük sorumluluk taşırlar. Mülkün, yani devletin temeli adalet, adaletin devamı ise liyakatten geçer. Hal böyleyken vatandaşının derdiyle dertlenmeyen vicdan ve liyakat yoksunu makam sahiplerinden biran önce kurtulmak bir görev ve vebaldir.

Önce milletim ve devletim, sonra ben anlayışının bilaistisna bütün devlet adamlarında samimi bir itikat olması gerekmektedir. İşte, bir önceki yazının(Türklerde Devlet Tahayyülü-I) başında ifade ettiğimiz ve Abdurrahim Karakoç’un mısralarında sözcüsü olduğu halkın özlemini duyduğu devlet, bu devlettir.

“Fena fi’d devle ve’l mille” olmuş devlet adamlarıyla milletine hizmetkâr bir devlet…

Bayezid Gülcan

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bayezid Gülcan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

01

O Beni Bilir - Bak güzel kardeşim sen Osmanlıyı övmek isterken tarihi gerçekleri saptırmışın. Uzun yazmama hiç gerek yok sana sadece Ali Kemal MERAM beyin OSMANLIDA PADİŞAH ANALARI adlı kitabı okumanı tavsiye ederim. Yazıyın içinde bahsettiğin çok değerli şahsiyetler olmasa inan tamamını okumak bile istemezdim

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 20:10

Bay-bayan personel alınacak

YURTSEVER PETROL OTOGAR Şubesi’nde çalıştırılmak üzere bay bayan akaryakıt Satışı ve markette görev alabilecek takım arkadaşları alınacaktır. Müracaa...

0541 735 67 76 YURTSEVER PETROL

LÜKS VİLLA-KALİTELİ MİMARİ VE FULL AKILLI EV SİSTEMİ- ÖZEL HAVUZLU- KENDİNİZİ ŞIMARTIN..

0(533) 894 81 64 OTTAVİA KUSADASİ

Vasıflı vasıfsız personel alınacak

Karaman'da faaliyet gösteren Desobsan Elktronik Soba Sanayi'de çalıştırılmak üzere vasıflı vasıfsız personeller ve kaynakçılar alınacaktır. Müracaatl...

0 (543) 382 67 59 DESOBSAN ELKTRONİK SOBA

Kaynak Ustaları - Torna Ustaları aranıyor.

Firmamız bünyesinde çalıştırılmak üzere kaynak ve torna ustaları aranıyor.

FATİH YILDIRIM - TALARANZA TARIM MAKİNALARI VE EKİPMANLARI

Karaman Külhan Mahallesinde Ultra Lüks 3+1 Satılık Daire

Bina her katta tek daire üzerine 4 kat olarak kurulmuş, daire 4 ncü katta bulunmaktadır. 165 m2 3+1 odalı dairenin giriş kapısı çelik, oda kapılar ise...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Zembilli Mahallesinde Satılık Daire

955 m2 arsa üzerine 400 m2 (brüt) alana sahip her katta 2 daire olacak şekilde, asansörlü olarak inşa edilmiş, binada toplam 2 adet dükkan 6 adet dair...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Medreselikte Satılık Dağ Evi

Şehir hayatının yorucu temposu, artan gürültü ve çevre kirliliği gibi sorunlarından kurtulmak ister misiniz? Oksijeni bol, temiz havasıyla ve doğal gü...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Web Yazılım Uzmanı

Şirketimiz bünyesinde görevlendirilmek üzere Karamanda ikamet eden yada edebilecek (Freelance veya Remote değil); NodeJs, AdonisJs, ReactJs, teknoloji...

DİJİBİZ YAZILIM TEKNOLOJİLERİ

Karamanda Sanayi imarlı Satılık Arsa 2400 m2

Karamanda Sanayi imarlı Satılık Arsa 2400 m2 Satılık Arsa Sanayi imarlı, Depo, Sanayi dükkanı, vb inşaat alanları için uygundur. B-1 (bitişik nizam te...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret ne kadar olmalı?