Babamın Ardından... O Beni Ankara'ya, Ben Onu Ahirete Yolcu Ettim

Üniversitenin son yılıydı. Ankara'ya gitmek için eski garaja geldim. Otobüs birkaç dakika sonra hareket edecekti. Eşyam çok değildi. Annemin hazırladığı yiyeceklerin konulduğu bir koli ile giyeceklerimin bulunduğu bavul vardı.

Bagajları teslim ettim, babamın elini öpmek için uzandım. Babam elini omzuma attı. Beni kendine çekti. Alnımdan öptü. Yüzüme baktı, bir daha öptü. Avucundaki parayı cebime soktu. "Yolun açık olsun. Okulun bitiyor. İnşallah iyi bir işin olur. Çok emek verdin" dedi. Oysa asıl emek veren oydu. Kucaklaştık, elini öptüm, otobüse bindim. Otobüs uzaklaşıncaya kadar babam el salladı. Pencere kenarından karşılık verdim. Duygusal bir andı.

Eylül demek hüzün ve hazan demek. Babam beni Eylül'de Ankara'ya yolcu etti. Hava pusluydu. Yağmur umudu yoktu ve kasvetli bir gündü.

Güzel insanların yürekten duaları dünyamızı aydınlatan ışık demetleridir. Duanın kelime anlamı, çağrı, yardıma çağırma, davet ve Allah’a yakarıştır. Hz. Muhammed (sas) “Dua ibadetin kendisidir” demiş.

İbadet ise hizmet etme, kul veya köle olma, tapma, tapınma demektir. Dua yaradana yakarış, ibadet yaradana kulluk etmektir. Dua ağızdan değil, dil alışkanlığından değil, inançtan, yürekten gelir. Bir filozofun, “Hiç kimse karşılığını almadığı bir dua etmemiştir”sözü, sözlerin özüdür.

Duaya, duanın gücüne inanırım. Duanın yakıştığı insanlar vardır. Kimler diye sorarsanız, tarif edemem. Ama çevrenize iyi bakın, onları siz de tanırsınız. Onlar dua insanlarıdır, dua gibidirler. Ağzı süslü sözler söyleyenlerden değildir onlar; kalpleri duaya açıktır.

Babam, duaya yakışan insanlardandı. O gün otobüse binerken söylediği "İnşallah iyi bir işin olur" duası yolculuk boyunca bana eşlik etti. Okulu bitirmeye bitirecektim ama iyi bir iş nasıl olacaktı? İyi iş nasıl olmalıydı? Bu sorularıma yanıt bulamıyordum. Umut ettiğim, hayalini kurduğum işler vardı. Bunları düşünürken, bir anda kendimi çocuk yaşlarda buldum. Uyumamıştım. İçim de geçmemişti. Gördüğüm rüya değildi. Ama koltukta oturan benim çocukluğumdu.

Henüz ilkokul yıllarım. Erken uyandım, babam seccadesinde, avuçlarını açmış öylece oturuyor. Yataktan kalkıp yanına gittim, seccadenin kenarına iliştim. Babam uzun süre kıpırdamadan oturdu. Oturmaktan sıkıldım ama yerimden kalkmadım. Babam duasını bitirdi, avuçlarını yüzüne sürdü, sonra bir eliyle başımı okşadı. Başımdan vücuduma bugün bile tarif edemediğim bir akım yayıldı.

Avuçlarına, dua ettiği süre boyunca sanki sevgi, şefkat ve merhamet yağmıştı da, onlardan bana da aktarmıştı. Elini başımdan çekmedi. Yanındaki küçük bir çocuk değil, adeta bir yetişkinmiş gibi, “Kar çok, camiye gidemedim. Sabah namazımı kıldım” dedi.

Çok dua ettiğini, hiç kıpırdamadan avuçları açık beklediğini izlediğim için duasını sordum. "Nasıl dua ettin?" dedim. Söylediklerinden aklımda kalan, avuç açıklığının duanın edebi, herkesin duasının ise farklı olduğuydu. Evimizin dirlik ve düzeni, çocuklarının iyi insanlar olması, kötülük yapmaktan, kötülük görmekten sakınmak için dua ettiğini anlattı. Her daim ve her nimete şükredilen, yokluktan yakınılmayan kalabalık bir ailenin reisiydi. “Her namazdan sonra sizlerin düzgün ve ahlâklı insanlar olmanız için dua ediyorum” dedi.

Babam, duası gibi bir adamdı; sessizdi, çok konuşmazdı. Yetimdi, babası Çanakkale’de şehit olduğunda bir yaşındaydı. Annesinden başka bir de Allah'ı vardı. Bugün sekiz çocuğundan 25 torunu var ve dördü onun adını taşıyor.

Babam hep çalıştı. Sağlıklı bir ömür sürdü. İnançlıydı. İbadetlerinde titizdi. Çiftçiydi, her çiftçi gibi tevekkülü bilirdi. Toprağa bakan ve gözü havada olan insanlardandı. Lakabı Dağlı idi. Dağlılığı Karadağ'dan değil, Torosların eteğinden, cennetten bir köşe olan Çetmi'den Kılbasan'a gelin gelen annesinden mirastı.

Ölümden söz edildiğinde, 'elden ayaktan düşmeden, kimseye yük olmadan 75 yaşında, bir namazın ardından can vermeyi arzuladığını' söylerdi. Öyle  oldu, duası gibi can verdi. Vefat ettiğinde 76 yaşındaydı ve beni Ankara'ya uğurladığı günle aynı tarihti.

Bana göre, iyi bir işim oldu. Severek çalıştım, evimin geçimini sağladım. Yazıdan ve kitaplardan kopmadım. Babamın duası kabul gördü. Hürriyet gazetesinde muhabirdim. 1989'un 17 Eylül'üydü. Sabah işe gitmeden evimin telefonu çaldı. Babam, sabah namazından çıkmış, eve gelmiş, kalp krizi geçirip vefat etmiş. Öylece dona kaldım. Ankara’dan geldim. Çiçeklerle çevrili küçük bahçenin bir köşesinde imamla birlikte babamı yıkadık. İkindi sonrası toprağa verdik. Eylül'dü, hazan mevsimiydi ve hüzne gark olduk.

Ölülerimizi hayırla anmamız, onları öyle hatırlamamız istenmiş. Hayırla anılmayı en çok anne ve babalarımız hak ediyor. Hüzünlenmek ve özlemek de hayırla anmanın bir başka biçimidir. Nur içinde yatsınlar...

Yaş aldıkça babam aklıma daha sık düşer oldu. Dua eder, rahmet dilerim. Babam, güzel adamdı. Ahlâkı da güzel olanlardandı. Allah rahmet eylesin.

Babamın ölüm yıldönümündeki yazım "Ayçiçekleri de gitti ya, mevsim şimdi sonbahardır" başlığıyla yayımlandı. O yazıda yer alan şu satırları yazarkan, aklımda sadece babam ve babamın ölümü vardı:

"Ayçiçekleri büyürken de güzeldi, ölürken de. Ayçiçekleri gibi olabilsek. Güzel açsak, güzel olgunlaşsak, güzel gitsek; geride bir yeşil tül ve hoş koku bırakarak... Hasat edilebilsek ve orada kuşları ağırlayabilsek... Ayçiçekleri de gitti ya, mevsim şimdi sonbahardır."

Eylül hüzündür. Eylül hazandır. Şimdi Ankara'dayım. Babamı Karaman mezarlığında, kendi mezar taşına bir elini koymuş, beni bekliyor olarak gördüm. Yüzü, beni otobüsle Ankara'ya yolcu ederkenki haliydi. Ayrılığın hüznü ve bir evladını okutmuş olmanın kıvancıyla karışık bir yüz ifadesi... Bu yıl ölüm yıldönümünde mezarında olamadım. Bir sonraki aya öteledim. O beni Ankara'ya yolcu etmişti, ben onu ahirete...

Sade bir mezar istemişti. Sadece adının yazılı olduğu bir mezar taş başı olsundu. Öyle oldu. "Hüvel baki ve Ali Tek"

Babalar bekler ve özler. Onlar beklemekten yorulmazlar, özlemekten şikayet etmezler. Nereden mi biliyorum; beş çocuk babasıyım, dört torunum var. Allah hepsine uzun ömürler versin. Uzakta, belki çok uzakta, yanıbaşınızda göremediğiniz sevdiklerinizden "gölgesine sarılmaya razıyım" dediğiniz olmadı mı? Benim var ve onların başında babam gelir.

Mevlana Celaleddin Rumi, "Çocuk, babasının sırrıdır." demiş. Daha önceki bir makalemde, "Oğullar, babalarını yaşatır, oğullar babalarıyla yaşar. Meziyet ve kusurlarıyla..." yazmışım. Şimdi tekrarlamış oldum. Herkesin ağlamaya ihtiyacı vardır. Ben babam öldüğünde ağlayamadım. Şimdi ziyadesiyle telafisindeyim. Her insan gibi, ömür aldıkça anılarının ağır yükünü taşıyanlardanım. Sızlanmadan, şikayet etmeden...

Yaşam, her daim bir yükle ayakta durmaya çabaladığımız dar vakitlerden başka nedir ki? Mitolojideki "Sisifos ve Kayası" misali... Her gün bir büyük kayayı zirveye taşımak ve zirveden geri düşünce yeniden yeniden yeniden, hep yukarılara çıkarma uğraşı... Kayası olmayan Sisifos var mı dersiniz? Hepimizin iç yaşamı, sonu olmayan savaşlar gibidir. Ömrümüzü galibi olmayan iç savaşlarla tüketiriz.

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

12

Niyazi Duzenli - Ahmet arkadaşım babanıza ve bütün olmuslerimize Allah'a rahmet eylesin mekanları cennet olsun inşallah..Geride kalanlar Rabbim sabır ve metanet versin.saglik sihat ve hayırlı ömürler dilerim.Allah'a emanet olunuz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Eylül 21:45
11

Nebi Can - Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah Rabbim sizleri cennetinde buluştursun

Hepimize babalarımızı yeniden düşünme fırsatı veren yazı için teşekkür ederim selametle kal

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 22:52
10

Rasim - Sıcak ve samimi yazı için teşekkürler.

Yüce Mevla babanıza ve babalarımıza ve annelerimize rahmetiyle muamele buyursun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 06:55
09

Seçkin Üstbaş - Ahmetcim dün gibi hatırlarım ali amcanın sakin sakin yürüyüşünü,eve gelirken giderken,sessiz mütevazı oluşu sevilen bir kişilik...sizlere en büyük mirası bu olmalı, NUR içinde yatsın inşaallah...TÜM ölmüşlerimize allahtan rahmet diliyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 22:16
08

İbrahim Baykara - Allah bütün öbür aleme intikal edenlere rahmet eylesin mekanları cennet olsun inşallah.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 14:59
07

I.kocak - Saygıdeğer dostum Ahmet bey.Babaniza Allahım rahmetiyle muamele etsin.mekanini cennet eylesin. Sizin gibi bir evlât yetiştirdiği için inşallah iyi amel (sevap)defteri hiç kapanmaz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 13:45
06

Ali̇ Akyüz - Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşaallah ??

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 13:24
05

Davut Atasoy Emekli - Can arkadasim Babana Allah'ım rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Bir yâsini şerif okuyup ruhuna hediye edeceğim. Sizlere sabırlar niyaz ediyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 12:47
04

Umran Çetinkaya - Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah arkadaşım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 12:19
03

Ramazan Ünal - Allah bilcümle geçmişlerimize rahmet eylesin. “Yedi güzel adam” olur da Tek ve Güzel olmaz mı. Yazarsan olur elbet. Kişi ektiğini biçer, ahiretteki zevk-ü Safa süreceği Gül bahçelerini de içinde madenin küflerinden arınarak saflaşması gibi hesap vereceğimiz gerekli dereceki ısı ocağını da buradan biz bagajımızda götürüyoruz. Rabbin arkamızdan dua eden evlad-I ıyal ile dua ve şehadetleriyle rahmet dileyen dost ve arkadaşların yokluğunu göstermesin. Ağlamak ne güzel bir Haslet ağlamaktan mahrum etme bizi Allahım AMİN Amin Amin….

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 11:36
02

Nurten Kılıç - Ahmet Bey Allah babanıza rahmet etsin inşallah. Ölüm bir tül gibi gelip üzerimizi örtmeden ölümü bize hatırlattınız. Teşekkür ederim.

Duygu dolu yazınız eminin çocuklarını üniversiteye şehir dışına gönderecek tüm anne babaların içini yakmıştır. Nasıl dayanacağız ki?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 09:39
01

Samet - Ahmet Bey kaleminizi sağlık. O kadar derinden tesir etti ki yazınız benliğime, sustum okudum, okudum sustum. Hüznü bu yazıda bir kez daha tattim, yaşamın iksirini bir kez daha içtim. Saygıyla...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Eylül 09:30

Kaynak Ustaları - Torna Ustaları aranıyor.

Firmamız bünyesinde çalıştırılmak üzere kaynak ve torna ustaları aranıyor.

FATİH YILDIRIM - TALARANZA TARIM MAKİNALARI VE EKİPMANLARI

Danış Kitabevi bayan personel arıyor

Karaman Danış Kitabevinde çalıştırılmak üzere, en az lise mezunu bayan personeller alınacak. Başvuruların şahsen yapılması gerekmektedir.

03382127653 DANIŞ KİTABEVİ

KARAMAN Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan

Valide Sultan Mahallesi Abdülkerim Kılıç Caddesinde Özdoğan Camisi karşısı sokak içinde satılık 60 m2 Satılık Dükkan Detaylı bilgi ve gayrimenkulü ziy...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Zembilli mahallesinde Satılık Dükkan

Karaman Zembilli Ali Efendi Mahallesinde 120 m2 Sağlık ocağı yanıda bulunan bodrumlu dükkan Eczane, Market, manav vb işler için uygun yüksek kira geti...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Mahmudiye Mahallesinde Ara kat 3+1 Satılık Daire

Dairenin lokasyonu cumartesi pazarına yakın konumda, 4 katlı binanın 3. katında bulunmaktadır. Bina 2007 yılında yapılmış 14 yaşındadır. Satılık Daire...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Ziya Gökalp Mahallesinde Satılık Lüks Daire

Dairemizin lokasyonu Karaman Valilik karşısındadır. Bina 3 katlı olarak toplamda 5 daire şeklinde inşa edilmiş, Ana cadde ile bina arasında yeşil alan...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Kazım Karabekir Mahallesinde Satılık Daire

Kazım Karabekir mahallesinde 145 m2 3+1 yüksek giriş zemin kat satılık daire. Dairenin bulunduğu bina tek daire üzerine 4 kat olarak inşa edilmiş, bin...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Külhan Mahallesinde Ultra Lüks 3+1 Satılık Daire

Bina her katta tek daire üzerine 4 kat olarak kurulmuş, daire 4 ncü katta bulunmaktadır. 165 m2 3+1 odalı dairenin giriş kapısı çelik, oda kapılar ise...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman 3. Toki Konutlarında Satılık Daire

Başakşehir Mahallesinde Satılık 2+1 Açık konsept Mutfak ve oturma odası mevcut. Satılık dairenin giriş kapısı çelik oda kapıları amerikan panel kapıdı...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Zembilli Mahallesinde Satılık Daire

955 m2 arsa üzerine 400 m2 (brüt) alana sahip her katta 2 daire olacak şekilde, asansörlü olarak inşa edilmiş, binada toplam 2 adet dükkan 6 adet dair...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Ülkemizdeki Mülteciler Sınır Dışı Edilmeli mi?