Savaş Öncesi Türkiye’de Siyasi Durum

Yukarıdan beri işaret ettiğimiz siyasi ve askeri gelişmeleri burada Türkiye ve Yunanistan ile İtilaf Devletleri bakımından ana hatları ile ortaya koymamızın Sakarya Meydan Muharebesi’nin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağı kanaatindeyiz. Önce Türkiye’nin, daha doğrusu Ankara Hükümeti’nin dış dünya ile ilişkilerine bakalım:

Bolşevik Rusya, 16 Mart 1921’de yapılan Moskova Antlaşması ile Türkiye ile ilişkilerini olumlu bir şekle sokmuş ve bu antlaşmadan sonra Ankara Hükümeti’ne siyasi, ekonomik ve askeri alanda destek olmaya devam etmiştir.

Fransa, Anadolu’daki savaşın uzayacağı ve Ankara üzerindeki Bolşevik (Rusya) baskısının Türkiye’deki Fransız menfaatlerine büyük zarar vereceği endişesini taşıyordu. Türkiye’de zarar gören her yer ve malvarlığı Düyun-u Umumiye’nin en büyük alacaklılarından olan Fransa’yı etkileyecekti. Fransa Hükümeti bu dönemde, Türk ordusunun Yunanlıların ileri harekâtını durdurup durduramayacağını görmek istiyor ve ihtiyatlı davranıyordu.

İngiltere Hükümeti’nin bu evredeki siyasi ilişkilerinde genel anlamda bir değişiklik olmamıştır. İngilizler hala Sevr Antlaşması’nın ve Doğu meselesinin kendi istek ve çıkarlarına göre çözümlenmesi için çaba harcıyordu. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nden sonra Ankara Hükümeti’ni zor duruma sokmak için Yunanlıların Anadolu’da ilerlemesini teşvik ederek, silah ve malzemece desteklemeye devam ediyorlardı.

İngiliz Emperyalizmi, Anadolu’nun istilasında Yunanistan’ı bir “maşa” gibi kullanmaktaydı. 16 Ağustos günü Başbakan Lloyd George İngiliz Parlamentosu kürsüsünde şunları söylüyordu: “Kemalist ayaklanmayı bastırmak için Anadolu içlerine dek İngiliz askeri gönderilemeyeceğine göre bir tek yol kalmıştır. Bu yol; iki tarafı sonuna kadar vuruşturmaktır.”

İtalya kamuoyu Yunanistan ordusunun Türklere karşı kesin bir başarı kazanamayacağı kanısında idi. İtalya, zaten Batı Anadolu ve İzmir ile ilgili beklentileri gerçekleşmemiş ve buradaki menfaatleri İngiltere ve Fransa tarafından Yunanistan’a bırakılmış bir ülke idi.

Türklerle dostluk kurulması ve bazı ekonomik yaraların Türklere sağlanması, İslam halkoyunun incitilmemesi ve İtalyan sömürgelerindeki Müslümanların kazanılması gibi bazı konular göz önüne alınarak, Ankara Hükümeti ile ilişkileri geliştirmek ve dostluk siyaseti yürütmek istiyorlardı.

İtalyanlar, bu arada 1 Haziran 1921’de Antalya’yı da boşalttılar.

Görüldüğü üzere, İtilaf Devletleri’nin kendi aralarında Türkiye siyaseti bakımından bir birlik kalmamıştı. Sakarya Savaşı öncesinde İngiltere dışındaki iki önemli Avrupa devleti Fransa ve İtalya, Ankara Hükümeti’ne yakınlaşmıştı. Tam antlaşma için Fransızlar Sakarya Savaşı sonrasını bekleyeceklerdi.

Bu sırada ülkenin iç güvenliği ve huzurunu bozmak için içerdeki ve dışardaki güçler büyük bir çaba harcıyorlardı. Bu nedenle ülkede ayaklanmalar başlatılmıştı. Mart 1921’de başlatılan Koçgiri Ayaklanması 17 Haziran 1921’de ancak bastırılabilmişti.

Sahilde Samsun’dan başlayarak Hopa’ya, iç kesimlerde Çorum, Amasya ve Tokat’a uzan geniş bir bölgede, Kuzeydoğu Karadeniz’de bir Rum-Yunan Devleti kurmaya çalışan Pontus çetelerinin başlattığı ayaklanmaya karşı da Merkez Ordusu’nun giriştiği harekât başarı ile devam ediyordu.

Ayaklanmalara karşı gösterilen bu başarılara rağmen Batı Cephesi Komutanlığı birliklerinin Kütahya, Eskişehir ve Afyon gibi önemli şehirlerimizle birlikte bu büyük arazi kesimini düşmana bırakması ve ordunun büyük fedakârlık göstererek Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesi, iç kamuoyunda büyük bir moral bozukluğu yaratmıştı. Elbette bu durum Meclis’te de çok sert tartışmalara yol açıyordu.

23 Temmuz-5 Ağustos 1921 tarihleri arasındaki bu sarsıntılı dönem, 5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutan sıfatıyla ordunun ve Meclisin yetkilerini eline almasıyla son bulmuştur.

Hemen sonra 7-8 Ağustos 1921’de Tekalif-i Milliye emirleri yayımlanarak, savaş için ülkenin bütün kaynaklarının kullanılması hedeflenmiştir.

Savaş Öncesi Yunanistan’da Siyasi Durum

Yunanlılar, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’ni kazanarak üstünlüklerini dünya kamuoyuna kanıtladıklarını düşünüyorlardı. Bir taraftan elde ettikleri bu başarı sayesinde müttefikleri olan ülkelerin “arabuluculuk” önerisinde bulunacakları beklentisine girmişlerdi. Oysa müttefiklerinde böyle bir çaba görünmüyordu. Bu durumda Kütahya Muharebesi öncesi kendilerine vadedilen “arabuluculuk” işinin hiçbir esasa dayanmadığı görülüyordu.

Diğer taraftan Yunanlılar, Ankara Hükümeti’nin askeri, siyasi varlığını felce uğratmak için bundan daha uygun bir zaman bulunamayacağı kanısında idiler. Ankara yolu onlara açılmıştı…

Yunanlılar, Fransız ve İtalyanların Türklere yardımcı oldukları iddiasında bulunuyorlar ve buna bir hayli de kızıyorlardı. Müttefiklerden sadece İngiltere, Başbakanı Lloyd George’un ağzıyla, “milli Türk kuvvetlerini yenmiş bulunan Yunanistan’ın Sevr Antlaşması esasları ile yetinmeyeceği” şeklinde ileri sürdüğü vaatlerle Yunanistan’ı barışa değil, taarruza teşvik ediyordu.

Bütün bu emperyalist ilişkilerin menfaatleri kapsamındaki teşviklere rağmen Yunanistan’ın iç kamuoyunda durum olumsuz bir görüntü ortaya çıkmıştı. Halk; savaşın bir an önce bitmesini ve ordunun terhis edilerek, üç yıldır evlerinden uzak kalan askerlerin evlerine dönmeleri isteğini yaygın ve güçlü bir şekilde dile getirmeye başlamıştı.

Halktaki bu beklentiye rağmen Yunanistan Savunma Bakanı Teotakis, Kütahya-Eskişehir Muharebelerinin kazanılmasından sonra Hükümete verdiği raporda, “harekâtın ancak birinci aşamasının bittiğini ve ileri harekâtın sürdürülmesi için ordunun talimat beklediğini” belirtiyordu.

Yunan Hükümeti bu raporu aldıktan sonra Başbakan Gunaris, Harbiye Bakanı Teotokis ve Genelkurmay Başkanı Viktor Dusmanis İzmir’e gelerek Ordu Komutanı ile 15-19 Nisan 1921’de bütün cepheleri dolaşmış ve Türk Ordusu’nun yok edilmesi amacıyla harekâta devamla Afyon, Kütahya ve Eskişehir’in işgaline karar vermiştir. Kral Konstantin de 12 Haziran 1921’de geldiği İzmir’de harekâtı desteklemiştir. Böylece Yunan Küçük Asya Ordusu, Anadolu’da hesapsız ve bilinmeyen bir maceraya doğru ilk adımı atmıştır.

Başbakan Gounaris tekrar 26 Temmuz 1921’de durumu yerinde incelemek üzere Atina’dan Kütahya’ya geldi. Ordu Kurmay Başkanlığınca yapılan bilgilendirme toplantısında kendisine, “Türk ordusunun takiple yok edilebileceği ve Ankara’daki savaş gücünün tahrip edilebileceği” açıklandı. Bu görüşün Yunan Hükümeti tarafından da kabul ve resmen desteklenmesi üzerine Yunan ordusu Ankara doğrultusunda ileri harekâta başlayacaktır.

Dr. Ali Güler

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Güler - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Esentepe Mah.de Satılık Müstakil Ev

Karaman Esentepe Mahallesinde Satılık Müstakil Ev 970 m2 arsa üzerine brüt 280 m2 olarak inşaa edilmiş 3+1 satılık müstakil ev 'in kalorifer tesisatı...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Sümer Mahallesinde Satılık Dükkan

Sümer Mahallesinde Fırın Ruhsatlı Satılık Dükkan Sümer Mahallesinde 250 m2 zemin + 250 m2 bodrumlu toplamda 500 m2 dir. Fırın ruhsatlı, yüksek getiril...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

İbrahim Öktem Caddesi Üzerinde Satılık Daire

İbrahim Öktem Caddesi, İmam Hatip Orta Okulu karşısı ana cadde üzerinde Satılık Daire. Bina, her katta 2 daire olacak şekilde zemin + 3 kat olarak inş...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Külhan Mahallesinde Satılık Daire

Karaman Külhan Mahallesinde Satılık Daire Bina 328 m2 üzerine her katta tek daire olacak şekilde bitişik nizam 180m2 oturumlu, zemin+ 3 kat olarak inş...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karamanda Sanayi imarlı Satılık Arsa 2400 m2

Karamanda Sanayi imarlı Satılık Arsa 2400 m2 Satılık Arsa Sanayi imarlı, Depo, Sanayi dükkanı, vb inşaat alanları için uygundur. B-1 (bitişik nizam te...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Külhan Mahallesinde Satılık Dükkan

Külhan Mahallesinde Satılık Dükkan Karaman Külhan Mahallesinde 60 m2 Satılık Dükkan, Mutfak, Wc, ve 2 bölüm den oluşan çarşı merkezinde uygun fiyatlı...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Mahmudiye Mahallesinde Ara kat 3+1 Satılık Daire

Karaman Mahmudiye Mahallesinde Ara kat 3+1 Satılık Daire Dairenin lokasyonu cumartesi pazarına yakın konumda, 4 katlı binanın 3. katında bulunmaktadır...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Ali Şahane Mahallesinde Satılık Daire

Karaman Ali Şahane Mahalellesinde Dubleks Satılık Daire Zemin + 3 katlı binanın son katında 212 m2 brüt 180 m2 net kullanım alanına sahip, 4 + 2 odalı...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman'da çift cepheli kiralık dükkan

Karaman merkez Tahsin Ünal Mahallesindeki 4 Nolu Aile Sağlık Merkezi ve İş Bankası yanında, Faik Kayserilioğlı Caddesi No: 72 A/B adresindeki dükkan v...

0534 723 9174

Canlı kaz ve hindi satışı yapılır.

Merhaba, Canlı, yeni mahsül, bakımlı ve organik kaz ve hindi satışı yapıyoruz. Fiyatlar için lütfen irtibat kurunuz. İrtibat tel: Mehmet Doğançay, 05...

MEHMET DOĞANÇAY

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Ülkemizdeki Mülteciler Sınır Dışı Edilmeli mi?