Cumhurbaşkanı Erdoğan Karamanlı Olsaydı Halka Ne Dağıtırdı?

Çay Çağı - Çay Lav Yu

Ecevit Çay Tiryakisiydi, Çay Özal’ın Başını Çok Ağrıttı, En Çok Çay İçenler Milli Görüşçülerdi.

Bir önceki yazımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 18 yıl önce, Gürbulak Sınır Kapısı yakınlarında İpekyolu üzerinde bir tırı durdurup, şoföre kendi topladığı kır çiçeklerini verdiğini anlattım. Asla düzmece değil, abartısız ve olayın tanığı olarak hatırladıklarımı yazdım.

Kır çiçeklerinden, çay çağına ve çay davetlerine geçeceğim bu yazı birçok okuyucuya ilginç gelecektir.

Tom Standage; Oxford mezunu bir İngiliz, gazeteci, yazar ve editöryal yönetici. The Economic gazetesinde editör yardımcısı. Standage, Dünya Tarihini yazmış, hem de öyle farklı, öyle değişik bir bakış açısı ve akıcı üslûpla anlatmış ki, kitabını bir solukta okuyorsunuz. Tarihi taş, cilalı taş, demir, bronz diye devirlere göre bir sıralama içinde öğrenen ben, kitabı hayretler içinde ve heyecanla okudum.

Standage’in kitabının adı “Altı Bardakta Dünya Tarihi.” Kitap, bir bardakta sadece fırtına değil, isyanlar, ayaklanmalar ve savaşlar koptuğunu, dünya ekonomisinin belli ürünlere bağlı iniş ve çıkışlar izlediğini de anlatılıyor. Dünya Tarihine bir bardağın içindeki sıvıya eğilerek bakıyorsunuz.

Tom Standage, “Dünya Tarihini farklı içkilerin egemen olduğu dönemlere ayırmak da mümkün” diyerek yola koyulmuş ve bira çağı, şarap çağı, damıtık içkiler çağı, kahve çağı, çay çağı, kola çağı başlıklarıyla altı bardağın hem dolu hem boş tarafını göstermiş.

Kitabı okuyalı 10 yıldan fazla oldu ama yeniden hatırlamama vesile olan olay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, orman yangını devam ederken gittiği Marmaris’te otobüsten halka çay paketleri fırlatmasıdır. Çok tartışıldı, tartışılmaya devam edecek bir olayın içindeyiz.

Altı Bardakta Dünya Tarihi’nde, Çay Çağı’ndan tadımlık ve ilginç bir bölüm vereceğim. Kitapta çaya ayrılan bölüm çok fazla. Şu Çin atasözü, Altı Bardakta Dünya Tarihi’nin “Çay İmparatorlukları” başlıklı bölümünün girişinde kullanılmış:

“Üç gün yiyeceksiz kalmak bir gün çaysız kalmak­tan iyidir."

Çay tadında kısacık bir alıntı:

“Çay, Mars'tan da gele­bilirdi. Öyle de olsa, çay İngiliz kültürünün merkezi bir parça­sı haline geldi. Çin'in muazzam imparatorluğunun çarklarını yağlayıp düzgün çalıştıran çay, yeni topraklar fethedebilirdi: İngilizlerin gönlünü kazanan çay tüm dünyaya yayıldı ve dün­yada sudan sonra en fazla tüketilen içki oldu. Çayın öyküsü emperyalizmin, sanayileşmenin ve dünya egemenliğinin öy­küsüdür.”

Türkiye’nin ekonomik ve siyasal tarihinde çayın yadsınamaz ağırlığı vardır. Karadeniz Bölgesi için çay her şey değilse de çok şeydir. Türkiye’de ilk çay fidanları, Rusya’dan temin edilerek, 1924’de Rize’de dikilmiştir.

Türkiye’de çaycılığın tarihini en güzel anlatan kitap Asım Zihnioğlu’nun yazdığı “Bir Yeşilin Peşinde” adıyla TÜBİTAK Yayınları arasında çıkan kitaptır. Çay hakkı için okunması gereken kitaptır. Çay ve Karadeniz birlikteliğinin sebeplerini burada bulabilirsiniz. Rizeli Mataracı ailesinin çayla dansı da bu kitapta ironik bir şekilde anlatılır.

Çay bize Rusya’dan, Rusya’ya Çin’den gelmiştir. O nedenle telaffuzu değişik de olsa bu üç ülkede ve daha bir çok ülkede çay ortak kelimedir. Yani çaya çay denir.

İktidar, başta lideri olmak üzere uzun süredir çaya takık durumda. Bunun müsebbibi Cumhurbaşkanı Erdoğan mı, Ak Parti’nin içindeki güçlü bir lobi mi, Karadenizlilik ruhu mudur, çözebilmiş değilim.

Erdoğan Karamanlı olsaydı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Karamanlı olsaydı veya Ak Parti’nin beyin takımını Karamanlılar oluştursaydı herhalde çayın yerini mis kokulu elma alırdı. Her yere kasa kasa elma taşınırdı. Elma kütürdetirken muhabbet etmeye imkan olmazdı ama amaç birilerine bir şeyler ikram etmekse elmadan iyisi olur mu?

AK Parti’nin kuruluş dönemi kadrosu, ağır abileri, duayenleri, kurucu babaları silme çaycıydı. Hatta Ankara’nın Çukurambar semti Karaman ve Konya’daki söylenişiyle, kahve ve çay ocağı “kakılı” idi.

Nargile kafeler AK Parti iktidarıyla doğdu veya palazlandı. En azından popüler oldu, sayıları arttı. Kızılay ve Ankara Kalesi civarındaki çay ocaklarından en iyi çayın nerede içileceğini bilmek çok kolaydı: Eski Refahlıların ve AK Partililerin mekan olarak seçtiği çay ocaklarını bulmanız yeterliydi.

Ankara’da en güzel çayın içilebileceği yerleri ilk keşfedenler hep Milli Görüşçüler olmuştur. Ama AK Partililer burada da öne geçmeyi başardılar, bu saltanatı kendi tekellerine aldılar. İstanbul’da da aynısının yaşandığından şüphe etmem.

Çayın en iyisini Milli Görüşçüler bilir, en iyi çayı Milli Görüşçüler demler, en çok çayı Milli Görüşçüler ikram eder, en çok çayı Milli Görüşçüler içer. Ankara’daki mekanların müdavimleri arasında Abdullah Gül’den Ali Babacan’a, Beşir Atalay’dan İhsan Aslan’a kadar kimler yoktu ki. Ömer Çelik’i de unutmamak lazım. Sebebi hem malumdur hem meçhul.

Çay faslında rahmetli Bülent Ecevit’i anmadan geçmek olmaz. Ecevit, çay tiryakisiydi. Çaylı şiiri bile vardır. Bir zamanlar “'Ecevit usulü” olarak adlandırılan bir çay demleme yöntemi de moda olmuştu.

Çay, en çok ANAP’ın, dolayısıyla rahmetli Turgut Özal’ın başını ağrıtmıştı. Çernobil Nükleer Sanntralı kazasından sonra bilim adamları tarafından çayların radyasyondan etkilendiği belirtilmesine rağmen, ANAP Hükümetinin önemli bir bakanı kameralar önünde çay içerek gösteri yapmış, “Bakın, ben çayı içiyorum. Hani radyasyon nerde? Gördüğünüz gibi bana bir şey olmadı” demişti. Tam tamına öyle söylemediyse de aynı anlama gelen açıklamalarda bulunmuştu.

O dönemin ANAP’lıları, bilim adamlarına değil, doğal olarak bakanlara güveneceklerdi. Öyle oldu. Bizde bilim, siyasetin gerisinde yürür, öne geçmesine önce medya sonra seçmen izin vermez.

Ankara’da iyi çay demleyen mekanları erken keşfedenler arasında yer aldım. Ben de çaya takıklar ekolündenim. Çeşit çeşit demlikler, semaverler, dünyanın çeşitli yerlerinden temin ettiğim çay çeşitleri, çay örtüleri, kavanozları, kutuları, bardakları, seramik fincanları, çay üzerine yazılmış kitaplar evimin demirbaşlarındandır.

En güzel çayları tatmama vesile olan kişi Ahmet Davutoğlu’dur. Uzun süreli bir Uzak Doğu gezisinde, Başdanışman olduğu dönemde, Sri Lanka’nın adını söylemenin ve yazmanın çok zor olduğu başkentinde, benim için çeşit çeşit çay seçen kişidir. Onun seçtiği çaylar kadar lezzetli, renkli ve kokulu çayı bir daha içmedim diyebilirim.

Pandemi öncesi Kızılay’a ve Ulus’a sık gider, birkaç bardak çay içmeden eve dönmezdim. Şimdi çok gerilerde kalmış gibi...

Çay’lı yazı Necip Fazıl’sız olur mu?

Çaycı getir ilaç kokulu çaydan,
Dakika düşelim senelik paydan...

(Devam Edecek)

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

08

Adil Can - BAKIŞ AÇISI

Çirkin olan çay atmak değil, bakış açısıdır. Nereden bilsin birilerinin; atılan çaya, köpek gözüyle bakıp da, kemik gibi göreceğini?

Benim de hiç aklıma gelmezdi,

iyi niyetle atılan çayın kemik gibi görüleceği.

İnanın şaşırıp, kaldım.

Tabii ki bu da algı operasyonunun ne demek olduğunu gösteriyor.

Çünkü adam yangının ateşi daha sönmeden yapılacak konutlar için talimat verdi.

TOKİ çalışmaları hemen başlattı.

Daha ilk dakikalardan itibaren 4 bakan olay yerinde görevlendirildi.

Anında yeme, içme, barınma giyim gibi ihtiyaçlar temin edildiği gibi her felâketzedeye nakit para ve kira yardımı yapılmaya başlandı.

Bunun ne kadar önemli olduğunu anlamanız için 1999 depreminde iktidarın, bir hafta sonra deprem bölgesine gittiğini, toplanan yardımları da deprem mağdurlarına harcamak yerine, memur-işçi ücreti ödemede kullandıklarını hatırlatayım.

Şimdi yapılan o kadar yardımın içinde atılan bir kemik, pardon çay, gözünüze batıyor.

Beni de kendinize benzettiniz, ne alâkası varsa ben de çayı kemik gibi görmeye başladım.

Algı operasyonu bu kadar adaletsiz demek ki.

Bunca hayırlı işin arasından atılan bir çay cımbızla çekilip alınıyor, hiç hak etmediği halde şamar oğlanı yapılmaya çalışılıyor.

Aslında hata onda değil, algı operasyonlarına beyinleri teslim edip, algılarının kirletilmesine izin verenlerde.

Be kardeşim, neden algı operasyonu ürünü çöpün, beyninize boşaltılmasına izin veriyorsunuz?

Biri, bir kova çöp getirip, salonunuzun ortasına boşaltsa, buna izin verir misiniz?

Elbette vermezsiniz.

Peki, algılarınızla oyun hamuru gibi oynayan; algı operasyonu ürünü kirli bilgiyi seve, seve beyninize neden boca ettiriyorsunuz?

Tamam da beyniniz çöplük mü ki korumakta özensiz davranıyorsunuz?

Bir şey daha ilave edeyim, beyninize bu çöpü boşaltanlarla, ormanlarımızı ve sizi yakanlar aynı mihraklardan besleniyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ağustos 15:55
07

Karamandan - bulurdu halkın kafasına kafasına atacak birşey..ve o halkta demezdiki sorgulamazdıkı 1.cisi neden kafamıza atıyor 2.cisi bizleri bu dağıttığı şeye muhtaç etmiş kapmak için birbirimizi eziyoruz diye sormazlardı..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Ağustos 00:36
06

Kadir Sarıbaş - Bence kaldırım taşı atardı malum kaldırım döşemek ve boyamak olmadı kasa kasa elma atardı kafamıza huloogggg

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Ağustos 21:25
04

Esun - karamanlı olsaydı kafamıza kafamıza elma atardı bizde çok cömert sağolsun çok yaşa deyip yerdik :)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Ağustos 18:24
03

Garamanlı - Her fabrikadan bir gutu biskevit alıp dağıtırdı :-)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Ağustos 18:17
02

Esin - Bu ne şimdi? Açık açık memleket yanarken milletin kafasına çay firlatmak olmadı desenize.cay guzellemeleri yapmaya çalışıyorsunuz.olmuyor ama

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Ağustos 17:27
01

Alperen - Çay konusu kesinlikle araştırılması gereken bir konu, çayı bela olarak gören bir tiryakiyim, evet bu belayı başımıza kim sardı bilmiyorum ama gecesinde çay içmediğim zaman gündüzünde orucu çok zor tutuyorum. Hele bir de şekerli içiyorsanız vay halinize verdiği zararı anlamak için bir gün boyunca çaya attığınız şekeri bir tasa atın günün sonunda tablonun vahametini görün. Ülkemize çayı kim getirdi, nasıl buna müptela edildik gerçekten araştırılmalı...

Siyasetin -sözde- bilimden önde olması konusunda da şunu söylemek isterim, keşke kovid meselesinde de aynı duruş sergilenebilseydi, testler, varsayımlar, korku filmleri ülkemizde bu kadar yayılmasa, aşı konusunda küresel güçlere teslim olunmasaydı...

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 06 Ağustos 14:55

Karaman'da çift cepheli kiralık dükkan

Karaman merkez Tahsin Ünal Mahallesindeki 4 Nolu Aile Sağlık Merkezi ve İş Bankası yanında, Faik Kayserilioğlı Caddesi No: 72 A/B adresindeki dükkan v...

0534 723 9174

Canlı kaz ve hindi satışı yapılır.

Merhaba, Canlı, yeni mahsül, bakımlı ve organik kaz ve hindi satışı yapıyoruz. Fiyatlar için lütfen irtibat kurunuz. İrtibat tel: Mehmet Doğançay, 05...

MEHMET DOĞANÇAY

Yurtsan Petrol'e personel alımları yapılacaktır

Karaman'da akaryakıt sektörünün öncüsü Yurtsever Petrol'ün Karaman OSB girişindeki şubesi Yurtsan Petrol bay-bayan personel alacağını duyurdu. Alınac...

Toprakçılar Makina'ya Personel Aranıyor

Toprakçılar Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalışmak üzere torna ve kaynakçı personel aranmaktadır. İletişim:0532 564 0467 - Sinan Toprakçı

0532 564 0467 TOPRAKÇILAR MAKİNA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

Desi Panjur'a Personel Alınacak

Desi Panjur fabrikasında çalıştırılmak üzere personel alınacaktır. Başvurulan şahsen yapılması rica olunur. Adres: Organize Sanayi Bölgesi 6. Cadde...

0 338 224 12 40

Grafik Tasarım Uzmanı

Üniversitelerin Grafik Tasarım önlisans veya lisans bölümlerinden mezun. Grafik Tasarım konusunda tecrübeli, bu alanda en az 2 yıl çalışmış, Portfolio...

DİJİBİZ YAZILIM TEKNOLOJİLERİ A.Ş

Golda Gıda Personel İlanı

GOLDA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. Ülkemizdeki ve dünyadaki entegre projeler arasında, büyüklük açısından, en büyüğü olarak dikkat çeken Bera Holding Gıda...

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak Yurtpet Petrolde çalıştırılmak üzere bay ve bayan Mareket Elemanı, Pompa Elemanı ve Pazarlama Elemanı Alınacaktır....

Yetkili Servise Personel Alınacak

Bosch, Siemens, Profilo Yetkili Servisinde çalışacak vasıflı vasıfsız bay eleman alınacaktır. Müracatların şahsen perşembe pazarı sonu fidancının yan...

0 338 212 32 72

Karaman Kazımkarabekir'de satılık tarla

Emlak Tipi: Satılık Arsa - İmar Durumu: Tarlam²: 3.072m²: Fiyatı: 10Ada No: 949 - Parsel No: 76Tapu Durumu: Müstakil Parsel / Takas olur

05327652401

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Ülkemizdeki Mülteciler Sınır Dışı Edilmeli mi?