Belediye Başkanına Mektup

Sayın Başkanım,

Karaman için tek yürek olup, bu kadim kenti geliştirmek, güzelleştirmek ve iyileştirmek için, bütün yetkililerimizin el birliğiyle çaba serf ettiğine şahit oldukça seviniyoruz.

Yine Karaman’ın çevre düzenlenmesi ve alt yapı desteği konusundaki hassasiyetiniz mutluluk verici çabalar. Karamanlılar olarak teşekkür ederiz.

Malumunuz 5 Haziran dünya çevre gününde amaç farkındalık oluşturmaktı, kuşkusuz pek çok proje ile bu farkındalığa destek olundu.

Biz de bu bağlam içindeyken gerek sıfır atık, gerek geri dönüşüm, gerekse de “zenginin atığı fakirin ganimetidir” diyerek bazı noktaları size arz etmek istedik.

Bunlardan ilki, Belediye uhdesinde bir gıda bankaları zinciri oluşturulabilmesi...

Şöyle olabilir mi acaba?...

belki de siz deneyim ve yetkinizle bu kıvılcımı daha etkin kılabilirsiniz, daha da büyütebilir ve geliştirebilirsiniz...

Kentimizdeki büyük alışveriş marketleriyle koordineli bir teşebbüs olabilir bu...

Elbette onlara bir iş gücü düşeceği için, su fatuları gibi belediye hizmetlerinden bir düşüş sağlanabilir ki, onları motive edici kılmalıyız...kuşkusuz en iyi motivasyon iyilik yapabilme ilkesi olacaktır...Belki de “iyilik iyileştirir” gibi bir sloganla bunu perçinleyebiliriz.

Gelelim asıl mevzuya...

Alış veriş merkezlerinden alınan son kullanım tarihi aşan veya elden çıkarılmak istenen ürünler toplanabilir...bu bir projeye dünüştürüleceği için, son bir iki günde toplanma sağlanabilir belki de.. Et ve süt ürünleri, büyük derin dondurucularda şoklanabilir...zira gıda kontrol uzmanlarının da onayıyla en son daha ne zamana kadar tüketilebileceği öğrenilebilir...

Örneğin derin dondurucuya atıldıktan sonra sağlıklı toplanıp, muhafaza edilen etler en az daha 6 ay ömrü uzatılabilir...

Ambalajlardaki son tarih konusundaki en son sınır gibi önemli konuları uzmanlardan öğrenmek zor değil, zira bu tarihler tedbiri tarihler olmalı, esnek zaman mutlaka vardır...

Sonra belediyenin belirli noktalarda gıda bankaları olsa, bu ürünleri isteyenlere arz edebilmek için... tıpkı bir marketler gibi...buralarda et ürünleri, süt, sebze ve meyve dahası ıtriyat tasnif edilse...kuşkusuz orada çalışanların giderleri, bu çarktan çıkarıbilir...Sosyal hizmetlerden veya belediyeden maaş alanlar için bir kısmı buradan verilecek/satılacak ürünlere sayılabilir...herkese de açık olabilir isteyen %50 gibi indirimlerle alışveriş yapılabilir...bu döngü, dar gelirlinin o kadar yüzünü güldürür ki... hem büyük marketler bir gecede pahalı ve markalı ürünleri çöpe atmaz, hem de dar gelirli uygun fiyata şaşırarak lüks ürün olarak gördükleri markaları da tanırlar...esasında büyük firmalar da bunu destekler, zira bu aynı zamanda, alt ve orta sınıf için bir tanıtım mekanizmasıdır...

Bu projeye kazan kazan (win/win) projesi diyebiliriz...Marketten, belediyeye, belediyede çalısandan dar gelirliye...o kadar ki sosyal sigortalar ve sağlık müdürlüğünden bile destek alınabilir...

Çünkü bak sizin hedef kitlenizin iyi beslenmesi için bir çark kurduk, daha az hastalanırlar, direnci güçlendireceğiz...sigorta giderleriniz azalacak baaak...ama nasıl denebilir?

Sonra ve sonra...aynı mantıkla...giysi bankaları...ya da bu envanter zengileştirilebilir...arz ve talebe göre...şehrin ihtiyaçları ölçüsünde...

Yine giysi bankaları da, tıpkı gıda bankalarında olduğu gibi çalışabilir...Bit pazarı evrim gecirerek, mağaza mantığına dönüştürülebilir...

Hatta hiç kullanılmamış çocuk giysileri için belediye bir reyon da düşünebilir...çünkü, çocuk giysileri hem pahalıdır, hem de geliri yüksek olanlar düşünmeden bol çeşit dahası marka ürünler alırlar ve pek çoğu kullanılmaz bile, dahası hediye olarak gelip, burun kıvrılan köşede bekleyenler...bunları ucuza satın alıp, piyasın çok altında fiyata satınca, bu reyona yetişemeyebilirsiniz bile...Hollanda’da bu uygulamalar çok talep görmekte zira....bunları belediye değerlendirerek, hem ürünlerin el değiştirmesine katkı verir, hem ucuz ürünler için stand imkanı doğar, hem de gelir elde edilir...

Dahası büyük alış veriş merkezleri, eğitim ve kongre merkezlerine kumbaralar yerleştirilebilir ve hayr yapmak isteyenlerin, iyilikleri bu bankalara yansıyabilir... gelir yükseldikçe gıda bankası için mesela günlük süt alınabilir veya mandıralarla kazan kazan iletişimine geçilebilir...

Karaman buna oldukça uygun bir Kent...Ekmek ve bulgur fabrikalarından, bisküvi ve leblebi sektörüne dahası elmacılığa kadar pek çok yeni oluşumlar düşlenebilir...

O kadar ki, plastik, metal, cam ve kağıt atık toplayanları belediye sistematik bir şekilde organize edebilir...Yunus Emre atık konteynırlarından daha zengin, daha işlevsel ve daha karlı oluşumlar yapılabilir... böylece sıfır atık mantığı da yerleşir kentte. Zira sıfır atık demek, KMÜ rektörü sayın Prof. Dr. Namık Ak’ın haklı vurgusuyla, kullanılmayacak olduklarımızın tasnif edilmesi ve bu şekilde geri dönüşüme katkı sağlanmasıdır... cam, metal, kağıt ve plastiği ayrıştırarak, geri dönüşüme iade etmeye sıfır atık diyebiliriz...

Değerli başkanım,

Karaman halkının memnuniyetini hedeflediğiniz kıymetli projelerinizde, belki yer vermeyi düşünürsünüz diye bu kısa mektubu yazmak istedim.

Sürç-ü lisan etti isem affola,

Saygıyla...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aliye Çınar - Mesaj Gönder --- Okunma



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Covid-19 Aşısına Nasıl Bakıyorsunuz?