Birinin Lakabı Deli, Diğerinin Kürttü

ONLAR DÜKKÂN KOMŞULARIYDI, BİRBİRLERİNE ŞAKA YAPMAKTA YARIŞIRLARDI

KERVANSARAY ESNAFI KÜRT SEZAİ’NİN DAĞITTIĞI MEYVELERİ İŞTAHLA YEDİ

MEYVE YÜKLÜ KÜFENİN KOKUSU ERTESİ GÜN SABAH NAMAZIYLA ORTAYA ÇIKTI

Bu yazıda okuyacaklarınız bir Karaman öyküsü olmakla birlikte aslında Anadolu coğrafyasının bir büyük yangınından savrulan küllerinden doğmuş bir gerçekliği bir ucundan tutma çabasıdır. Niyetim, sözleri Şemsi Belli’ye ait Muzaffer İlkar’ın hicaz bestesindeki gibi “Bir yangının külünü yeniden yakıp geçmek” değildir.

Coğrafya bir belirlenimdir. Dolayısıyla coğrafyada kaderimizi belirleyecek çapta mutlak güç söz konusu değildir. İbn-i Haldun, Mukaddime adlı ünlü eserinde, “Coğrafya kaderdir” cümlesini kullanmış olamaz. Meramını, “Coğrafya da bir kaderdir” anlamına gelecek şekilde ifade etmiştir. Sözün doğrusu ‘Coğrafya kaderdir’ değil, ‘Coğrafya da bir kaderdir’ olmalıdır. Bu söz, dün olduğu gibi bugün de mazlumlar için “Coğrafya bir kederdir” şeklinde ifade edilebilir.

Anadolu tarihin her döneminde farklı kültürlere ev sahipliği yaptı. Anadolu tarihin her döneminde savaşların ve çatışmaların mekânı oldu. Anadolu tarihin her döneminde alev alev yandı. Bu savaş ve çatışmalarda binlerce can gitti, yangınlar kendisini yuva görenleri yakıp kül etti. Ateş sadece düştüğü yeri yakmadı, düşmediği yeri de yaktı. Kelebek etkisinin en çok gözlendiği olaylar Anadolu coğrafyasında yaşandı.

Karaman’ın kelimelerle çizimi yapılması gereken öncelikli portrelerinden biri Deli Sait’se diğeri Kürt Sezai’dir. Deli Sait’i anlatıp, Kürt Sezai’yi unutmak olur mu? Onlar dükkân komşusu iki güzel dosttu. Karaman’da herkesin imrendiği bir dostluktu onlarınki. Birinin lakabı deli, diğerinin kürttü. Biri ne kadar deli ise diğeri o kadar kürttü. Birbirlerine şaka yapmakta yarışırlar ve onların şakaları Karaman’da herkesin dilinde gezerdi. Onlar Karaman’da kardeşliğin ve hoş görünün ne olduğunu herkese kanıtlayan sembol isimlerdi.

Sezai Serçeşme (Selek olan soyadını Serçeşme olarak değiştirmiştir) Kürt lakaplı İbrahim Selek’in en büyük oğludur. İbrahim Selek, 1938 Dersim olaylarından sonra Hozat’tan (Elazığ) sürgün olarak önce Ermenek’e gelmiş, sonra çocuklarının eğitimi için Karaman’a naklini istemiştir. Aslen Elazığlıdır. Hozat 1935 yılında bir kanunla Tunceli’ye (o günkü adıyla Dersim) bağlanmıştır. 1938 Dersim olaylarının ardından isyanda suçlu bulunanlar idam edilmiş, çeşitli hapis cezalarına çarptırılmış, Dersim bölgesindeki halkın geri kalanı da çeşitli bölgelere sürgüne gönderilmişlerdir. İbrahim Selek, eşi Saniye ile birlikte Ermenek’e sürgün edilmiştir.

İbrahim-Saniye Selek çiftinin Sezai (Serçeşme), Sultan (Kartal), Saime (Tandoğan), Bahire (Çetiner), Hıdır Selek, Yaşar Selek, Doğan Selek, Hüseyin Selek ve Hasan Selek adında dokuz çocukları olmuştur. (İbrahim-Saniye Selek çiftinin çocuklarından hiçbiri hayatta değildir)

İbrahim Selek, 1940’ın başında af çıkmasına rağmen Hozat’a geri dönmemiştir. O Karaman’da yaşamayı tercih etmiştir. Selek, TDK sözlüğüne göre, halk ağzında eli açık, cömert kimse demektir. İbrahim Selek’in kürt lakabıyla anılması ise geçmişte Doğu illerinde yaşayan tüm halk için kürt denilmesindendir. İbrahim Selek, Alevi Bektaşi inancına sahip Türkmen Alevisidir. Derviş Cemal Ocağına mensup bir imamdır. Tanıdıkları ona “İmam İbrahim” diye hitap etmişlerdir.

Baba İbrahim Selek’ten çocuklarına sadece Selek soyadı değil kürt lakabı da miras kalmıştır. Selek ailesi Karaman’da Fenâri Mahallesi Reis Sokak’ta (İsmet Paşa Caddesi Ziraat Bankası’nın karşısındaki sokak) ikamet etmiş, Tekel bayi ve bakkallık yapmışlardır.

Sezai Selek, soyadını Serçeşme olarak değiştirdi. Eşinin adı Saliha idi. Misâlli Büyük Türkçe Sözlük’te “Serçeşme” kelimesinin anlamı şöyledir:

1.Çeşme başı, su başı, pınar, kaynak.

2.Yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra yeni askeri teşkilât kuruluncaya kadar eyâlet ve sancaklarda bulunan askerlerin kumandanı durumunda olan tüfenkçibaşıların başı durumundaki kimse.

3.Vilâyet sipâhîlerinin başı durumunda olan kimse, alay beyi.

4.Bir sanatta üstat olan veya bir tarîkatta ilâhî feyiz ve aşkın kaynağı durumunda bulunan pir.

Alevi Bektaşilik’te “serçeşme” bir unvandır. Hoca Ahmet Yesevi’nin, İmam Ali Rıza’nın kendisine emanet ettiği aba, hırka, taç, biat değneği ve sancak, daha sonra Türkistan Piri Hoca Ahmet Yesevi’den Hacı Bektaşi Veli’ye geçmiştir.

İbrahim Selek’in oğullarının en büyüğü olan Sezai Serçeşme, boylu poslu, kaslı, güçlü, yakışıklı biriydi. Bu hali, burma tabir edilen kara bıyıkları ve dönem dönem giydiği sekiz köşeli şapkası ile heybetli bir karaktere dönüşürdü. Görüntüsü ve daha çok tavrıyla bir Türkmen beyi asaleti sergilerdi. Sezai Serçeşme’nin Tekel bayiliği yaptığı dükkânı, Deli Sait’in Hayat Pastanesi’ne komşuydu. Sezai Serçeşme’nin dükkânının önünde sağ su akan “Merhum İbrahim Selek Hayratı Sebil Su” yazılı bir çeşme vardı. O yıllarda Karaman’da “Merhum İbrahim Selek Hayratı” bu sebilin suyunu içmemiş, bu sebilden elini yüzünü yıkamamış çok az insan vardır. Ermenek’ten gelip, Kervansaray’ın önünde duran otobüsten inen yolcular, ilk iş olarak sebilin önüne yürürdü. Burada el ve yüzler yıkandıktan sonra uzun yolculuğun işareti olan toz ve topraktan bir nebze arınılırdı.

Türkiye’nin hangi köşesinde görürseniz görün, bir sebil varsa orada bir de selek insanoğlu vardır.

Sezai Serçeşme’nin oğullarından Şinasi ve Sinan’ı tanıdım. Şinasi Serçeşme 23 Ocak 2017’de Ankara’da geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. 24 Ocak Salı günü kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Allah rahmet eylesin. Ankara eski Otogar’da (Şimdi yerinde Ankara Büyükşehir Belediye binası var) otel ve lokantayı yönettiği 1970-1980’li yıllarda onun çayını, kahvesini içmeyen, yemeğini yemeyen Karamanlı çok azdır. Şinasi Serçeşme, güler yüzlü, sakin yaradılışlı, her daim tebessüm eden biriydi. 1970’li yıllarda “Karaman’da en çok arkadaşa sahip kişi kimdir?” sorusu sorulsa veya bir anket yapılsa Şinasi Serçeşme açık ara birinci olurdu. Siyasi kamplaşmaların yoğunluk kazandığı, kardeşin kardeşe adeta düşman olduğu o dönemde Şinasi Serçeşme, her Karamanlıya eşit mesafede durdu. Çok kişinin taksi parasını ödedi, çok hastayı hastaneye ulaştırdı.

Sezai-Saliha Serçeşme çiftinin mutlu ve mesut yaşadıkları, komşularıyla iyi ilişkiler kurdukları ve ikramlarda bulundukları Fenâri Mahallesi’ndeki iki katlı evleri artık yok. Maalesef hem Karaman’da hem Türkiye’nin her yerinde “doğduğu evi çocuğuna gösteremeyen kuşaklar dönemi” yaşandı. Bizler o kuşağın mensuplarıyız. Batı’da evler kuşaklar boyu ayakta kalırken, Türkiye’de “sahibinden uzun ömürlü yuva” göstermek neredeyse imkânsızdır.

Karaman’ın Kürtleri” akademik düzeyde araştırma konusu olacak kadar derindir, renklidir, karmaşıktır. Karaman’da kürt kökenli veya kürt lakaplı nüfus, tahmin edilenden çok fazladır. Karaman Cumhuriyet İlkokulu’nda en yakın arkadaşım bir kürttü; Mehmet. Sınıfta onun kürt olduğunu bilen yoktu. Varsa bile bu neyi değiştirirdi? Mehmet’in babası ve amcası şapkacıydı. Evlerine giderdim. Beni sevgiyle karşılayan, ikramlarda bulunan güler yüzlü bir annesi ve Kürtçe konuşan bir büyükannesi olduğunu hatırlarım. Mehmet öğretmen okulu sınavını kazanıp Karaman’dan ayrıldı. Tatillerde birkaç kez görüştük, sonra yollarımız bir daha kesişmedi. Şimdi nerede, ne yapıyor, bilmiyorum.

Karaman’da Kürt lakaplı ne çok kişi vardı. Kürt sözünden kimse gocunmazdı. Zaten bu söz kavmiyet veya yergi için kullanılmazdı. Gazozcu Kürt Ali ve Kürt Nihat, marangoz Cibril Usta, daha sonraları Kürt Yakup şehrin tanınan simalarıydı. Bir de her yıl okullar açılmadan önce diktireceğimiz elbise için kumaş aldığımız, Hamidiye Mahallesi’nde oturduklarını hatırladığım Şevket isimli bir manifaturacı vardı. Zarif bir insandı. Çocuk yaşıma rağmen bana bir büyük gibi davranır, raflardan top top kumaşları indirir, bir ucunu tezgâha yaydığı bu kumaşlara parmaklarımla dokundurur, renk ve desenlerini öyle kibar, öyle incelikli anlatırdı ki, böyle bir esnafı Karaman’da bir daha görmedim. Açık alınlı, seyrek saçlı ve çok zayıf biriydi. “Tertemiz Müslüman” ifadesini her duyuşumda manifaturacı Şevket aklıma gelirdi. Hâlâ öyle hatırlarım. Nur yüzlü bir insandı. Yüzünün aydınlığı, geniş alnından başlar çenesinin ucuna kadar inerdi.

Karaman’daki kürtler konusu özel bir konu ve yazılmayı hak ediyor. İnşallah bir gün bu konuda bir çalışma yapılır.

Karaman, “Deli ve Kürt” lakaplı iki hoş görülü insanın dostluğuna yıllarca imrendi. Onların birbirine yaptığı şakalar şehirde günlerce konuşuldu. Her esnaf şakası onlara mal edildi. Bu öykülerden bazılarını bu köşeden paylaşacağım. Selek ailesine ait bilgileri ve ilk kez kullanılacak tarihi iki fotoğrafı benimle paylaştığı için Sevgili Sinan Serçeşme’ye çok teşekkür ederim.

KÜRT SEZAİ’NİN KÜFE ŞAKASI

Pastacı Sait Doğan iki evlidir. İlk evliliğini Ermenek’te, 1925 yılında Cemile Hanım ile yapar. (Bu evlilikten Emine ve Sıddıka ile Abid dünyaya gelir.) İkinci evliliğini Karaman’da Emine Hanım ile yapar. Bu evlilikten çocuğu olmaz. Ancak Emine Hanım, genç yaşta vefat eden kız kardeşinin oğlu Hüseyin’i, henüz dokuz aylıkken yanına alır, sahiplenir, öz evladı gibi bakar. Hüseyin liseye kadar teyzesi Emine Hanım’ın yanında kalmış, Hayat Pastanesi’nde çalışmıştır. Hüseyin, 1975-1980 arasında ise ağabeyi Mehmet Karaman ile Ankara’da Hacettepe Tıp Fakültesi önünde ayran satarak, eğitimini tamamlamıştır. Teyzesinin kol kanat gerdiği Hüseyin, şimdi “Karaman Kardeşler”in Antalya’daki dev tesislerinin başında yöneticidir.

KMÜ İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akgül’ün “Sarıveliler’den Karaman’a İyiliğe Adanmış Bir Hayat: Ermenekli (Deli) Sait Doğan” başlıklı makalesinde, bir deyimle ilk kez karşılaştım: “Çatal kazık yere geçmez”. Çatal kazık yere batmaz veya çakılmaz olarak da kullanılırmış. “Birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez” demekmiş. Akgül hoca iki evliliği buna benzetmiş.

Kürt Sezai’nin, Deli Sait’e yaptığı onlarca şakadan biri var ki, unutulacak şey değil. Deli Sait’in iki evliliğinden ilham alınan şaka şöyledir:

Karaman’da 1980’lere kadar Sebze Pazarı vardı. Alışverişin merkeziydi. Deli Sait’in Hayat Pastanesi ve Kürt Sezai’nin Tekel dükkânı Sebze Pazarı’na yakındı. Kürt Sezai, bir gün bir hamalı çağırdı, eline yüklüce bir para kıstırdı. Sırtındaki küfeyi gösterdi, “Bak aslanım, bu küfeyi sebze ve meyvelerle ağzına kadar dolduracaksın. En güzel, en taze, en iri meyveleri üste koyacaksın. Bu küfeyi önce Deli Sait’in filan adresteki evine götüreceksin. Kapı açıldığında, ‘Yenge, bunları Sait Amca gönderdi’ diyerek, küfeyi iyice göstereceksin. Küfeyi indirir gibi yaparken, ‘Yenge, sen küçük hanım mısın, büyük hanım mı?’ diye soracaksın. Büyük hanım cevabını alırsan, ‘Yenge kusura bakma. Ben yanlış eve geldim. Bu küfe küçük hanıma gidecekti’ diyerek, ayrılacaksın. Sonra Deli Sait’in filan adresteki diğer evine gideceksin. Burada da küfeyi indirmeden yine ‘Yenge, sen küçük hanım mısın, büyük hanım mı?’ diye soracaksın. Küçük hanım cevabını alırsan, ‘Yenge kusura bakma. Ben yanlış eve geldim. Bu küfe büyük hanıma gidecekti” diyeceksin. Sonra küfeyi benim dükkâna getireceksin” diye tembihledi.

Hamal, küfeyi bir güzel doldurdu, Kürt Sezai’nin dediği gibi, en güzel, en taze, en iri meyveleri üste koydu. Verilen ilk adrese vardı. Kapıyı çaldı, Deli Sait’in ilk eşi kapıyı açınca, “Yenge, bunları Sait Amca gönderdi” dedi. Küfeyi sırtından indirmeye çalışırken, bir anda aklına gelmiş gibi sordu: “Yenge, sen küçük hanım mısın, büyük hanım mı?” diye sordu. Ağzına kadar dolu küfeyi görüp sevinen kadın, “Ben büyük hanımıyım oğlum, büyük hanımıyım” cevabını verince, hamal, kendisine öğretildiği gibi “Yenge kusura bakma, ben yanlış eve geldim. Bu küfe küçük hanıma gidecekti” dedi. Daha sözlerini bitirmeden kapı sertçe yüzüne kapanıverdi.

Hamal buradan diğer adrese gitti. Aynı olay burada da yaşandı. Bu kez, dolu küfeyi görüp sevinen küçük hanımdı. Ama onun sevinci de yerini öfkeye bıraktı. Hamal, küfeyi indirmek isterken, aklına gelmiş gibi sordu: “Yenge, sen küçük hanım mısın, büyük hanım mı?” Cevap, “Ben küçük hanımıyım” oldu. Hamal bunun üzerine “Yenge kusura bakma, ben yanlış eve geldim. Bu küfe büyük hanıma gidecekti” der demez, sokak kapısı yüzüne bir kez daha ama bu kez bir öncekinden daha sert kapandı.

Hamal, sırtında küfe, Kervansaray Meydanı’na geldi. Kürt Sezai, dükkânının önüne sandalyeyi koymuş, ayak ayak üstüne atmış keyifle sigarasını tüttürüyordu. Hamal küfeyi dükkânın önünde indirdi. Kürt Sezai, meyvelerden bir bölümünü küfeden alıp, çevredeki esnafa yolladı. Komşusu Deli Sait’i de unutmadı. Küfenin yarısı boşalmıştı. Hamala teşekkür etti, “Hadi oğlun bunlar da senin nasibin, kendi evine götür” dedi.

O gün Kervansaray esnafı, Kürt Sezai’nin ikramına bir anlam verememişti ama dananın kuyruğu ertesi gün, sabah ezanının ardından koptu. Deli Sait, o gün dükkânı kilitler, sıra hangi evde ise o eve gider. Kapıyı çalar ama hanımı açmaz, öfkeli öfkeli söylenir: “Küfe nereye gittiyse haydi oraya!” Diğer eve gider, kapıyı çalar, burada da kapı açılmaz, tepki farklı değildir. “Küfe nereye gittiyse haydi oraya!” Gidecek tek yer vardır: Hayat Pastanesi. O gece pastanede uyur. Zeki adamdır. Hoşgörü sahibidir. Küfe şakasını kimin yaptığını anlar. “Her şeyini tolere edebildiğiniz kişiye verilen isimdir, dost.”

Deli Sait bu şakanın altında kalmayacaktır. O cömert insandır, bir ikrama misliyle karşılık vermenin cömertlik olmayacağını bilen kişidir. Kürt Sezai’ye yapacağı şaka, onun şakasından daha güzel olmalıdır. Nitekim, böyle bir şakayı uygulamakta gecikmeyecektir.

(Kaynak kişi: İbrahim Ünal)

Fotoğraf Bilgileri:

1- Deli Sait (Doğan) ve Kürt Sezai (Serçeşme) Karaman Şehir Mezarlığı’nda da komşuluklarını sürdüren iki güzel dost.

2- Kürt Sezai, burma bıyıklarıyla, Deli Sait molla sakalıyla Kervansaray’ın iki yiğit esnafıdır.

3- Kürt İbrahim (İmam İbrahim), 1938’de Karaman’a Tunceli’den sürgün gelmiştir. Yanındaki torunu Şinasi Serçeşme (Kürt Sezai’nin oğlu)

4- Sinan Serçeşme (Kürt Sezai’nin küçük oğlu) Ankara’da yaşıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

10

Cihat Pinarci - Üstadım yazılarını su içer gibi üç yudumda okuyuveriyorum. Oturduğumuz yerden gittik geldik o zamanlara tanıştık bilmediğimiz insanlarla, giyaben dostta olduk hatta. Allah razı olsun, kaleminin mürekkebi bitmesin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 04:22
09

Sevim Arslan Mel - Benim dayım Karamanın meşhur sapkacisi Hasan Tekerdir öyle düzgün mükemmel doğru bir kişiydi herkes onu çok severdi mekanı cennet olsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Haziran 23:42
08

Sevim Arslan Mele - Şapkacı Hasan Teker dayimdir mukemmel dogru bir insandi

mekanları cennet olsun tüm olmuslerimizin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Haziran 23:36
07

Ersin Biçer - Sait amca pastahanesini babam Selim Biçer devretmişti ve babam onun evinde kiraci olarak oturmuştu.Arkadasim Hüseyin Karaman dükkan bize geçtikten sonra bir süre tulumba,dondurma gibi tatlı ve pasta imalatını gerçekleştirmiştir. Işıklar içinde uyusunlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Haziran 11:52
05

Mehmet Oltan / Karaman - Yazınızı kimi zaman hüzünlenerek kimi zaman gülerek ama büyük bir ilgiyle okudum .. çünkü yazınızda konu edilen iki güzel insanı yakından tanıdım , Sezai Amca Şinasi Agabey ve Sinan İsmet Paşa’da mahalle komşumuzdu … Ailecek görüşürdük , Sinan arkadaşımızdı .. Sait Amca’nın Hayat pastahanesinide çok iyi bilenlerdenim , çünkü yine yazınızda geçen o yanında büyüyen Hüseyin’le Meslek lisesi aynı sınıfta aynı “ kaderi “ paylaştık o çalkantılı dönemde ve baglantımız hiç kopmadan bu güne sürdü sürüyor ki bu yazınızı bana o gönderdi hüzünlenerek …yazınızı izninizle kurucusu oldugum Karaman Arşiv grubunda paylaşacagım ..

Kaleminize saglık Ahmet Tek

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Haziran 11:36
06

Ahmet Tek - @Mehmet Oltan / Karaman 05 nolu yoruma cevabı: Grubunuzu bilmiyorum ama paylaşmanızda sakınca yok. Deli Sait ve Kürt Sezai ile ilgili anekdotları yazmaya devam ediyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Haziran 12:55
03

Ramazan Ünal - Hey gidi günler!!! Hayali Cihan değer. Sonradan Karamanlı olmama rağmen yazı boyunca 5 yılımı yeniden yaşadım. Teşekkürler, selamlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 15:05
02

Davut Atasoy Emekli - Sayın yazar çok güzel bir dostluğu hikaye etmişsin, benim bizzat bildiğim şakadan biride " pastacı Sait Doğan vefat etmiştir" diye belediye den ilân edilmesidir ve Rahmetli Sait Doğanın da çarşı sokaklarında gezerek sağ olduğunu insanlara duyurmasıdır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 12:54
01

Ibrahim Ceylan - Güne böyle bir yazı ile başlamak kadar daha güzel birşey olamazdı benim için. Çok güzel. Romanlara konu olacak bir anlatım. Merak uyandırıcı, sürükleyici ve etkileyici. Şimdiden Deli Sait’in şakasını merakla bekliyorum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 11:18

Karaman Mahmudiye Mahallesi 3.Kat 3+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire. Karaman Mahmudiye mahallesi Medine Cami ve Yaparlar market civarı. Bina tek daire üzerine kurulu 4 katlının...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Yurtsever Group'un 6 Şubesine Personel Alınacak

Akaryakıt sektöründe 6 şubesi ile faaliyet gösteren Yurtsever Petrol Şirketler Grubunda çalıştırılmak üzere bay - bayan akaryakıt satışı ve markette g...

Sahibinden Satılık Nissan Micra

2004 model 1.2 Benzinli Nissan MİCRA. ... 151 bin km,de ... DEĞİŞENSİZ, KAYİTSİZ yanlarda birkaç parça lokal çizik boyalı en fulll PAKEDİ...Yağmur sen...

05065328132 HASAN İMRAN GALERİ NOKTA

Full Stack Developer

Şirketimiz bünyesinde görevlendirilmek üzere Karaman'da ikamet eden ya da edebilecek (Freelance veya Remote değil), Front-and ve back-and olarak NodeJ...

DİJİBİZ YAZILIM TEKNOLOJİLERİ A.Ş

Golda Gıda Personel İlanı

GOLDA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. Ülkemizdeki ve dünyadaki entegre projeler arasında, büyüklük açısından, en büyüğü olarak dikkat çeken Bera Holding Gıda...

EMA Plast'a vasıflı ve vasıfsız personeller alınacak

Şirketimiz bünyesin çalıştırılmak üzere elemanlar alınacaktır. İş tanımı: Satış ve pazarlama elamanı Yurtiçi seyahat engeli olmayan B sınıfı ehli...

(0338) 202 01 70 EMA PLASTİK ÜRÜNLERİ İNŞAAT PETROL GIDA SAN.TİC.LTD.ŞTİ.

Sümer Mahallesinde 2.kat 95 M2 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire. Karaman Sümer Mahallesi Belediye Fen İşleri deposu civarı.Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak Yurtpet Petrolde çalıştırılmak üzere bay ve bayan Mareket Elemanı, Pompa Elemanı ve Pazarlama Elemanı Alınacaktır....

Karaman Cumartesi Pazarın'da 4.Kat 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire.Karaman Hamidiye Mahallesi Cumartesi pazarında. Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire bulunmakta....

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Eğitim Danışmanı Aranıyor

Americanlife Dil Okulları Karaman Şubesinde Eğitim Danışmanı pozisyonunda çalıştırılmak üzere; İletişim Kurma Becerisi olan, Üniversite Mezunu, T...

(0338) 212 22 70 AMERİCANLİFE DİL OKULLARI KARAMAN ŞUBESİ

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Covid-19 Aşısına Nasıl Bakıyorsunuz?