Kamil Uğurlu’dan ‘ARİF AĞA’NIN TUZ DEĞİRMENİ’

“…Bu kitap bir ailenin öyküsüdür…” diye başlıyor Kamil Uğurlu’nun, ‘ARİF AĞA’NIN TUZ DEĞİRMENİ’ kitabı…
Destansı bir roman okur gibi bir solukta okudum.

Kamil Uğurlu beyin kitabında belirttiği gibi Tuzcu Arif Ağa, namı diğer Arif Çavuş “hayatın hem dehşetini, hem ihtişamını yaşamıştı…
Dünya onun için bazen kasırga, deprem, tufan, yangın yeri, bazan da Göksu vadisinde, Meram’da ağaçlar ve güller içinde bir ‘saray’ olmuştu…”

“…Arif Çavuş benzeri az görülen bir kişilikti. Dünyaya ve hayata hep bakışı farklı oldu. Öyle olmaya özenmeden bir kahraman gibi yaşadı ve öylece göçtü. Geleceği görebilen yapıya sahipti, zamanı okuyabilen bir insandı…”

ARİF AĞA’NIN TUZ DEĞİRMENİ kitabı, yazarının da belirttiği gibi:
“…Aslında bir aile serüveninin ötesinde, bir milletin 1920’lerden 2000’li yıllara uzanan geçmişinin hikâyesidir. Yani Cumhuriyet döneminin son derece çalkantılı, zor ve ızdıraplı 80 yılının hikâyesidir.”

Fakat bu 80 yıllık aile ve Cumhuriyet dönemi hikâyesi, sadece kuru tarihi bilgilerle, anılarla, belge ve fotoğraflarla ibaret değil elbette. Eski Türk efsanelerinde veya Dede Korkut hikâyelerinde rastladığımız ve tat alarak okuduğumuz edebi lezzeti olan ama yalın, canlı ve çarpıcı anlatımların tadını veren metinlerle de beslenmiş.

Göksu vadisindeki Yağcılar Köyü’nü kitabının 32.sayfasında şöyle anlatır, Kamil Uğurlu Bey:
“…Bir akşam birlikte toy düzenlemeye ve barış sağlamaya karar verdiler. Bunun için Göksu vadisindeki Yağcılar Köyü yer olarak belirlendi.

Yağcılar, vadideki ilginç yerleşimlerden biridir. Aladağ’ın ileri gelenleri bu köyde ikamet ederler. Köyün tepesinde ihtişamlı ve ürkütücü bir kaya vardır. Zaman zaman bu bloktan kopan bir kaya parçası köyün tepesine düşer. Bir iki kişiyi ezer, birkaç evi yıkar ve birkaç hayvanı telef ettikten sonra köyün altındaki düzlükte sakinleşir. Ayrıca, bu kaya kütlesi yaz aylarında bir ayna gibi güneşin bütün hararetini köyün üzerine yansıtır. Bütün bunlara rağmen köyün ahalisi köylerini terk etmeyi düşünmezler.
Göksu vadisinin en güzel üzümleri Yağcılar’ın eteğinde yetişir. Şeftali, menengiç, armut ve kirazın hası buradadır…”

Yine aynı tadı aldığımız (sayfa: 34) şu anlatım da bizi eskilere götürür:
“… -Bre Dorlalı, ağan nerde? Onsuz sen ne gezersin buralarda? Ağanı n’ettin?
Doru at, söylenenleri anlar gibiydi.
Hareketleriyle huzursuzluğunu belli etti…”

(Sayfa 276) “… Karlıgöl eski bir mezarlıktı. Artık burası kullanılmıyordu, gömülme yoktu. Düz bir alandı. Adam boyundan daha yüksek eski mezartaşları, bir yerlere götürülmediğinden yerinde bırakılmıştı ve alaca karanlıkta, perişan bir ağızdaki çürük dişler gibi görünüyordular…”

Buna benzer çok güzel anlatımlar var kitapta. Ben bu güzel anlatımları sanki ıssız bir ormanda gezinirken eskiye ait bir bülbül sesi duymuş gibi merak ve sevinçle, dinlemek için durdum. Hem bir edebiyat tadı aldım okurken hem de, örneğin 44. sayfada Fadim Nine’nin gülümseyen eski fotoğrafına bakınca, başındaki papatya motifli taş basmalı yazmayı görünce çocukluğuma, eski Karaman’a gittim. O taş basmalı yazmalarının ve altı metrelik kuyruklu şalvarlarının içinde adetâ kaybolmuş, gülümseyen ninelerin “a guzummm” deyişlerini hatırladım ve bende gülümsedim.

Böyle tarih - anı, hayat – sanat, insan - toplum, köy – kasaba - şehir, gelmiş - geçmiş, örf - adet, eski – yeni, her şeyi ve onları bu güne getiren kitapları okumayı seviyorum. Kaybettiğimiz her şey var o kitaplarda.
Umudumuz, hayallerimiz, sevincimiz: Çocukluğumuz Gençliğimiz… Yaşlılığımız…
Böyle bir kitabı elime alıp okumaya başladığımda nasıl heyecanla sayfaları açtığımı ve o sayfada anlatılanların nasıl havai fişekler gibi parlayıp etrafa rengârenk saçıldıklarını anlatamam.

Böyle kitaplar sadece okunmaz, aynı zamanda yaşanır ve insana geçmişini hatırlatır. 123.sayfada Dülgerler Köyü’nün eski artık su akmayan çeşmesini gördüğümde… Çocukluğumda elimi yüzümü yıkadığım o eski çeşmeler geldi gözümün önüne ve Kamil Uğurlu’nun kitabındaki o çeşme fotoğrafı birden canlandı sanki ve ben de çocuk oldum çeşmenin oluğundan gürül gürül akan sularıyla elimi yüzümü yıkadım, serinledim.

Atatürk’ü istasyonda karşılayan Karamanlılar fotoğrafına bakarken ( sayfa 131) "babamın bana ismini koyduğu Hacı Hasan Baran dedem de vardır aralarında belki" diye düşünüp baktım durdum. Fakat ben dedemin suretini bilmediğim için üzgün üzgün dolaştı gözlerim sadece…

(Sayfa 145) Hicret arabası fotoğrafına baktığımda, acaba Hadim Balcılar kasabasından böyle bir arabayla mı hicret ettiler büyükbabam ile anneannem Karaman’a diye düşündüm. Şimdi içinde kimse kalmamış eski misafir olunan köy evlerini görünce içim burkuldu. Ne güzel ne yaşanası evlerdi o evler. Ve içindeki insanlar ne kadar temiz kalpli iyi insanlardı.

Gençliğimde sarı bir tahta bavulum vardı. İçine kitaplarımı ve yazdıklarımı koyardım. İçinde ders kitaplarımdan çok, edebiyat kitapları vardı. Sarı derisi yırtılmış, sonra üstüne yama yapıştırılmış dört köşe bir davula benzerdi o bavul. Bana göre o bavulun içi o kadar genişti ki dünyayı koysam içine sığardı. Kamil Uğurlu beyin kitabı işte o bavula benziyordu, kocamandı ve içine her şey sığıyordu.
Kamil Uğurlu’nun kitabı aynı zamanda çocukluğumuzu, gençliğimizi, unuttuğumuz çoğu şeyleri hatırlama kitabı gibiydi. Örneğin, 312. Sayfada ismini Halide Edip Adıvar’ın ünlü romanı Sinekli Bakkal’dan alan sokağın; ‘Sinekli Bakkal Sokağı’ levhası bölümünü okurken, aklıma çocukken romandan uyarlanan ve Türkan Şoray, Ediz Hun’un oynadıkları Sinekli Bakkal filmini izleyişim geldi. O filmde Sinekli bakkalı işleten bakkalcı rolünde Erol Günaydın vardı.

Okudukça çok şeyi hatırladım. Bildiğim, ama unuttuğum şeyleri yeniden gözlerimin önünden geçirdim. Bilmediğim şeyleri öğrendim. Yalnızca Hadim’in, Karaman’ın geçmişini, hayatlarını, insanlarını değil, Konya’nın tarihini, Nalçacı Caddesi’nin nasıl yapıldığını bile öğrendim. İnsana yaşadığı memleketi tarihiyle, kültürüyle, hayatıyla, insanıyla gelmişiyle geçmişiyle gösteren, öğreten; insanı kendi toprağına, köklerine götüren bir kitap Kamil Uğurlu beyin kitabı…

517.sayfa da şu bölümü okuyunca o güzel halk dili anlatımına bayıldım: Topal muhtar ne güzel konuşmuştu:
“Bakın hele komşular, bu var ya, bu şu adam var ya, ben bunun babasını da bilirim, dedesini de bilirim. Bunlar Karaman’ın has adamlarıdır ve bunlar asil adamdırlar, ağadırlar, annadın mı? Bunlar senden benden daha yerli. Duzcu Arif Ağa’yı bilmen mi yahu? Semerciler Sokağı’nda duz değirmenleri vardı, duz satarlardı…”

Bu kitabı okuyup bitirdikten sonra eski bir şiir geldi aklıma
“Ömür nereye gitti?
Dün çocuktum, bugün ihtiyar. Zaman nereye gitti?”

Hasan Baran

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Baran - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Sümer Mahallesinde 2.kat 95 M2 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire. Karaman Sümer Mahallesi Belediye Fen İşleri deposu civarı.Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak Yurtpet Petrolde çalıştırılmak üzere bay ve bayan Mareket Elemanı, Pompa Elemanı ve Pazarlama Elemanı Alınacaktır....

Dora Ambalaj Tecrübeli veya Tecrübesiz Personeller Arıyor

Karaman’da rotogravür baskı selefon ambalaj sektöründe faaliyet gösteren fabrikamız bünyesine aşağıda belirtilen iş konuları için tecrübeli veya taraf...

0 (338) 224 13 13

Karaman Cumartesi Pazarın'da 4.Kat 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire.Karaman Hamidiye Mahallesi Cumartesi pazarında. Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire bulunmakta....

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Eğitim Danışmanı Aranıyor

Americanlife Dil Okulları Karaman Şubesinde Eğitim Danışmanı pozisyonunda çalıştırılmak üzere; İletişim Kurma Becerisi olan, Üniversite Mezunu, T...

(0338) 212 22 70 AMERİCANLİFE DİL OKULLARI KARAMAN ŞUBESİ

Yetkili Servise Personel Alınacak

Bosch, Siemens, Profilo Yetkili Servisinde çalışacak vasıflı vasıfsız bay eleman alınacaktır. Müracatların şahsen perşembe pazarı sonu fidancının yan...

0 338 212 32 72

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol Pirireis Şubesi'nde görevlendirilmek üzere, erkek market ve akaryakıt personeli alınacak. Müracaatlar şahsen yapılacaktır.

İletişim: 0338 212 4333

Karaman Kazımkarabekir'de satılık tarla

Emlak Tipi: Satılık Arsa - İmar Durumu: Tarlam²: 3.072m²: Fiyatı: 10Ada No: 949 - Parsel No: 76Tapu Durumu: Müstakil Parsel / Takas olur

05327652401

Yenişehir Mahallesinde Satılık Dükkan

KARAMAN Yeni Şehir Mahallesinde koleksiyon konutları altında 750 m2 yatırımlık dükkan Gayrimenkulü ziyaret için lütfen randevu alınız.

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan

KARAMAN Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan ve Depo Valide Sultan Mahallesi Abdulkerim Kılıç Caddesinde Özdoğan Camisi karşısı sokak içinde satı...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Covid-19 Aşısına Nasıl Bakıyorsunuz?