Türkiye’nin Yasaklanan Ödüllü Filmi: Susuz Yaz

  • İBRALA BARAJI’NIN MUTLAK KORUMA ALANLARINI KİM KORUYOR?
  • BARAJ HAVZASINDA TARIMSAL İLAÇ HALK SAĞLIĞI İÇİN TEHLİKE YARATMAZ MI?

Karaman’da “Kuraklık Dosyası”nın kapağını ilk açtığımız yer İbrala Barajı oldu. Bilmeyenler için; İbrala Barajı’nın bulunduğu köyün adı Yeşildere’dir. Köy suya ve yeşile hasretliğinden bu adı almış değil, gerçekten yeşili ve suyu boldur, ama bu isim “çakma”dır. Her şeyi, özellikle yerleşim yerlerinin isimlerini değiştirmeyi ülkeye kıymetli hizmet olarak gören bir zihniyet vardı ve onlar İbrala ve Kızıllar’ın da aralarında olduğu yerleşim yerlerine mühürlerini basıp geçtiler. İbrala Yeşildere, Kızıllar Taşkale oldu. Öteki köyleri hâlâ karıştırdığım için çakma isimlerini yazmıyorum.

Bu yıl kuraklık yüzünden Yeşildere’nin deresi kurudu, yeşili de kurumak üzere. Üstelik, uzun yılların hayali olan barajlarının 10 yıl önce yapılmasına rağmen. İbrala Barajı’nın yapılış öyküsünü önceki yazılarımda bölüm bölüm anlattım. Üç yıl önce Yeşildere Köyü’nü ziyaretimden sonra yazdığım bir makalede İbrala Barajı’ndan, barajın bölgeye hayat verdiğinden söz etmiş, su olan yerin güzelleştiğini ve sulu yerde yaşayanların refahlarının arttığını kaydetmiştim. İbrala Barajı’nda su tutulmaya başlandığına ilişkin ilk bilgiyi de Karaman’a duyuran ben olmuştum.

Hangi konuya öncelik vereceğimi şaşırmış durumdayım. Barajın yapımında göz ardı edilen konuları mı, barajın mutlak koruma alanının kontrolsüz bırakıldığını mı, köylülerin boş buldukları araziye günün moda deyimiyle “çöktüklerini” mi, Karaman’a su sağlayan arıtma tesisinin durumunu mu, TOKİ Tarımköy’ün susuzluğunu mu önce yazayım diye birkaç saatimi boşa harcadım. Bunları düşünürken çocukluğuma gittim. Annem boş durmayı sevmeyen biriydi. Akşamları elinden yün yumağı ve milleri eksik olmazdı. Yumakla oynamayı sadece kediler değil, çocuklar da sever. Ben de severdim. Yumağı bazen öyle karıştırırdım ki, düğüm düğüm olurdu. Bunları koparıp, yumağın içine koyardım. Bir yumakta sayısız ip ucunu gören annem, telaş etmez, hangi ucu bulmuşsa, örgüye oradan devam ederdi.

İbrala Barajı çocukluğumun yün yumağı gibi karşıma çıkıverince bunları hatırladım. İlk tuttuğum yerden başlamak gerekir kararına vardım. Çocukluğum bana yol göstermişti. İbrala Barajı 134 milyon metreküp su kapasitesine sahip. Bunun yüzde 36’sı içme suyu için Karaman Belediyesi’ne tahsis edildi. Geri kalan su, Yeşildere, Canhasan, Sazlıkaya, Ağılönü, Ekinözü, Sudurağı ve Kızık’ın tarımsal alanları için ayrıldı. Karaman Belediyesi, suyu arıtarak alıyor. Arıtma tesisini DSİ inşa ettirdi. (Bu konuya sonra değineceğim. İçinde tilki bile olacak. Çok çok önemli)

Susuz Yaz, Necati Cumalı’nın gözlemlerine dayanarak yazdığı bir tiyatro eseridir. Susuzluk çeken köy halkının mücadelesi anlatılır. Necati Cumalı, Ankara Hukuk Fakültesi mezunudur ve Urla’da avukatlık yapmıştır. Susuz Yaz da bu dönemde yazılmıştır. Eser, Metin Erksan tarafından 1963’te sinemaya uyarlanmıştır. Filmin gösterimi, siyasi içerikleri nedeniyle uzun süre yasaklanır. Kadere bakın ki, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, yani yasakçılar arasında bulunan kurum, Türk sinemasının 100. Yılı dolayısıyla gerçekleştirilen “En İyi Yüz Türk Filmi” oylamasında birinci seçilmiştir. Başrollerinde Hülya Koçyiğit, Erol Taş ve Ulvi Doğan vardır. Hülya Koçyiğit henüz 16 yaşındadır ve Susuz Yaz ilk filmidir. Film, Türkiye’ye ilk uluslararası ödülü getirir. 1964’te Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanır. Sinema tarihinde susuzluk temalı birçok film vardır. Bu film en güzelidir.

Susuz Yaz filmi, İzmir’in Urla ilçesine bağlı Bademler köyünde çekildi. Yeşildere’de henüz konulu bir film çekilmiş değil. Bir film döndüğü söyleniyor ama senaryo ortada yok. Yazdıklarımı iyi bir gözlemci öyküleştirip senaryoya dönüştürebilir. İstenirse ne filmler çevrilir. Devam edelim.

Karaman’a içme suyu ve tarımsal alanlara sulama suyu temin eden İbrala Barajı’nın bakım için suları boşaltıldığından dolayı bu yıl rezervuar alanının büyük bölümü boş kaldı. Doğa boşluk kaldırmaz. Ünlü fizik kuralı bu iş için söylenmemiş olsa da öyle olur ve rezervuar alanları, tarımsal ürünlerle buluşur. Mutlak koruma alanında (DSİ uzmanları bu teknik terimi bilir) hububat, ayçiçeği, mısır gibi bitkiler boy atmıştır. Domates, biber, patlıcan da ekilmiş olabilir. Bu bitkilerin yetiştirilmesi aşamasında tarımsal ilaç kullanıldığı bir tarım şehri olan Karaman’da herkesin malumudur. Baraj havzasında tarımsal ilaç, halk sağlığını hiçe saymak demektir. Bir süre sonra baraj suyu yükseldiğinde toprağa karışan bu ilaçların oluşturacağı zararlar göz ardı edilmiştir.

Buradan elde edilecek ürünler, Karaman’daki pazarda organik veya doğal ürün olarak tezgahlarda yerini alacaktır. Ne yazık ki Karaman’da bağdan, bahçeden, tarladan gelen her ürünü organik veya doğal zanneden geniş bir kitle vardır. Tecrübeyle sabittir. Bu konuda birkaç kez makale yazdım. Tarım İl Müdürlüğü’nün dikkatini çektim, halkın uyarılmasını, organik ve doğal ürün kavramlarının ne olduğunu halka anlatmaları gerektiğini bildirdim. Sanayi ve Ticaret il müdürlüklerini de unutmadım. Karaman’da her kurum ne yapmışsa onlar da öyle yaptılar. Duymadılar, görmediler. Aynı sorun Karadağ gibi ortada duruyor. Karaman’da satılan her ürünü organik sanan tüketiciler, ilettikleri mesajlarla beni de bilgilendirme yoluna gittiler (!) Onlar hâlâ organik besleniyorlar. Beyinleri doğdukları gibi duruyor olmalı. Cehaletle kimse yarışamaz. İmam-ı Gazali’nin ünlü sözüdür: Cahillerle tartışmayın, ben hiç galip gelemedim.

Yakın zamanda İbrala Barajı’nda balık ölümleri olmuştu. Halk uyarılmış mıdır, herhangi bir yerde bilgiye rastlamadım. Balık ölümlerinin tek sebebinin oksijen yetersizliği olup olmadığı incelemeye alınmalı ve göz yumulan bu usulsüzlüğün önüne geçilmelidir. Bir önceki makaleme “Yeşildere” rumuzuyla yorum yazan bir vatandaş nasıl bir hak görmüşse, aynen şunları yazmış:

Barajdan su verilmeyince insanlar susuzluk yüzünden baraj sahasına ekim yaptı ne yapsalardı üç beş kuruş para kazanacaklar onada engel olmayın”.

İmla hatalarına dokunmadım. Aman yarabbi, ne zamandan beri böyleyiz? Yoksa hep böyle miydik? Kul hakkını ne zaman unuttuk? Baraj rezervuar alanında ekip dikmeyi normal zannediyor. Ekilen, dikilen yerlerin mutlak koruma alanı olduğunu dikkate almıyor. Kendinden o kadar emin ki, “ona da engel olmayın” diyecek kadar cesaret buluyor. Bir nevi “çökme” girişimi. Türkiye’nin gündemine mafya jargonu olarak giren “çökme” eyleminden söz ediyorum. TDK Sözlüğü’ne baktım, çökmek kelimesi için on ayrı madde yazmış ama günümüzdeki anlamını henüz sözlüğe almamış. TDK, beklemeyi tercih ediyor. Bazı kelimeleri yıllar sonra sözlüğe dahil ediyor.

Marina Var da Çökmedik mi?

Maske, mesafe, hijyen. Salgının hayatımıza kazandırdığı üç kelime. Uyguluyor muyuz? Evelallah! Maske çenenin altından burnun üstüne kadar. Yanlış kullananlar için hatırlatırım. Gözler için değil. Maskeni takacaksın ama çevrede olup bitenlere gözlerini kapatmayacaksın. Mesafeden kastedilen, iki kişi arasındaki fiziki uzaklık. Gördüğünüz haksızlık karşısında oradan uzaklaşmak değil. Hijyen mi? İşte o biraz zor. Bunca çamura batmışlık varken hangi hijyen?

Karamandan.com’da geçenlerde “Böylesi ne görüldü ne duyuldu” başlıklı bir makalem yayınlandı. Karaman’ın bir yürekli adamını, bir baba yiğidini anlatmıştım. O koca yürekli adamın, insanlık tarihinde eşi benzeri olmayan bir soylu hareketini hatırlatmıştım. Belediye hoparlöründen günlerce anons yaptırmıştı ya:

Ben Sait Doğan, Deli Sait lakaplı Pastacı Sait Doğan. Eşkıyalık yaptım, çok kişinin hakkını yedim. Kimin bende hakkı varsa gelsin alsın”.

Hesap gününde Allah’ın huzuruna kul hakkıyla çıkmaktansa, bu dünyada kul karşısında mahcup olmayı göze alarak, çareyi belediye hoparlöründen halka seslenmekte bulan Deli Sait’i takdim etmiştim. Makalede, “Belediye hoparlöründen helâllik dileyen ilk cesur yürek Karaman’dan çıkmıştır. Karaman, bu örnek olayı geçmişinin en nadide anılarından biri olarak hatırlamalıdır. Belki görsellik çağının sembol ismi olarak kayıtlara geçer.” cümlesine de yer vermiştim. Yazıyı okuyanlar hatırlamıştır. Okumayanlar için yukarıdaki paragrafı tadımlık olarak aldım.

Yahu arkadaş, bu toprakların eşkıyası bile kul hakkından tir tir titremiş. Şimdi herkes sakinleştirici mi kullanıyor? Titreyen de yok, ürperen de… Bir eski bakanın daha geçenlerde kullandığı “Marinaya çökmek” deyimini yazın bir yere ve sık sık bakın. Hepimiz çökecek yer mi arıyoruz. Herkes marinayı nerde bulsun? Marinaya çökmekle baraja çökmek arasında fark olduğunu mu sanıyorsunuz? Çirkinlik ve hukuksuzlukları yarıştıramazsınız, boy ölçtürmeye kalkamazsınız. Çökmenin azı çoğu olmaz. Azı zarar olanın çoğu da zarardır.

İbrala Barajı’ndaki arıtma tesisi kimyasal arıtma değil, fiziksel arıtma yapılacak şekilde imal edilmiş. Bu nedenle baraj rezervuarındaki ve mutlak koruma alanındaki her tür atık, şehir içme suyuna karışacaktır. Tehlikenin farkında mısınız?

Besicilik yapıldığını görmüyor musunuz? Hayvanların pislikleri nereye gidiyor? Elma bahçelerinde yapılan ilaçlamanın zehirleri baraj suyuna karışmıyor mu? Motopomp atarak bahçesini veya ürününü sulayanlardan haberdar mısınız? Motopompların yağları buhar olup uçuyor mu, suya mı karışıyor?

Önce İbrala Barajı’nın çevresini tanıyın ki, sıra susuzluktan kuruyacak olan elma bahçelerine gelsin. Muhtarla köylülerin su kavgasını duydunuz mu? Muhtar, Yeşildere’de içme suyu sıkıntısı çektiklerinden yakınırken, bahçesini suluyordu. Komedi değil, gerçek. Yeşildere’den bir grup Muhtar Lütfü Bulut’u CİMER’e şikâyet etmiş. Muhtarın savunması bugün yarın alınır. Yeşildereliler, traktörlerle muhtarlığın önüne geliriz mi demişler? Vali Mehmet Alpaslan Işık, bu söz üzerine kimleri aramış? Kopan fırtına bir damla suda değil, koskoca İbrala Barajı’ndan. Birkaç günde dineceğe benzemez.

CHP yine bilindik yönteme başvurdu. Komisyon oluşturmuş, kuraklık araştırması yapacaklarmış. Rahmetli babam sağ olsaydı “Dikkat etsinler başlarına güneş geçmesin. Birileri onları uyarsın, tarlaya gitmeden önce birkaç diş sarımsak yesinler” derdi. Rahmetli Kılbasan’ın örnek çiftçisiydi. Çocuklarını toprağın bereketiyle okuttu. Ah Aziz Nesin, neredesin? “Bir sorunun çözümsüzlüğünü mü istiyorsunuz, kolayı var; Kurun bir komisyon, bekleyin bekleyebildiğiniz kadar” demişliği var. SBSGM başlıklı uzun bir öyküsünden hatırlıyorum. Halk arasında bir deyim vardır; Desinler, desinler. CHP’nin komisyonu da o hesap olmasın.

Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, Ak Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser’e dosya göndermiş. Dosyada, risk altında olan elma bahçeleriyle ilgili bilgiler varmış. Sayın Eser, iki ay önce gittiği DSİ Konya 4. Bölge Müdürlüğü’nden sonuç alamamıştı. İnşallah şimdi ilgili bakan gerekli talimatı verir de elma bahçeleri suya kavuşur. Yoksa dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlayacak. Benim tanıdığım kadarıyla Milletvekili Eser, tuttuğunu koparır. İnşallah sorun kısa sürede çözüme kavuşturulur.

Türkiye’nin en iyi ekonomi yazarı olarak gördüğüm Ege Cansen’in ifadesiyle: Kırık kol yen içinde kalırsa kangren olur. Bu nedenle siz, Susuz Yaz filmini izlerken, ben “Kuraklık Dosyası”nı yazmaya devam edeceğim.

NOT: İbrala Barajı ile ilgili kaynak araştırması yaparken “Vikipedi”de şu cümle ile karşılaştım: “Baraj 13.000 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermemektedir.” Mübarek, müneccim misin? Belli ki sehven yazılmış. Komplo teorileriyle başı hoş olanlara duyurulur.

Devam edecek... 

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

02

Ceylan - Önceki yazılarınızda da bahsetmiştiniz; Dünyada tarım ihracatında ilk iki de yer ülkelerden biri ABD,diğeri Konya ovasından küçük yüz ölçümüne sahip olan Hollanda. ABD’yi anlarsınız yüz ölçümü bakımından bu birincilikte şaşmazsınız fakat Hollanda’nın başarısı boyundan büyük işlerdir. Atalarımız boşa dememiş “Su akar,Türk bakar diye” . Üzülerek söylüyorum hala bakmaya devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye’de kuraklıkla mücadale açıklamalarına rağmen yapılanlar akıl almıyor. Yıllarca Fisandın barajından yapılan çağ dışı sulama şekline hala devam ediliyor. En kıymetli kaynağımız har vurulup harman ediliyor.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 21 Mayıs 22:10
01

Murat - Ahmet bey,

Yazdıklarınıza ben hiç şaşırmadım. Sorumsuzluk, haksızlık, hukuksuzluk değil doğruluk, dürüstlük artık şaşırtıyor maalesef. örnek davranış haber sebebi artık, hem manşet haber.

Osmanlı zamanından beri: batı! batı! diye batılı olamıyoruz ama şekildeki gibi batıyoruz. Batılı olamayız efendim, biz Orta-Asyalıyız. Batılılaşmak genlerimize ters bi kere!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 21 Mayıs 19:27

Dora Ambalaj Tecrübeli veya Tecrübesiz Personeller Arıyor

Karaman’da rotogravür baskı selefon ambalaj sektöründe faaliyet gösteren fabrikamız bünyesine aşağıda belirtilen iş konuları için tecrübeli veya taraf...

0 (338) 224 13 13

Karaman Cumartesi Pazarın'da 4.Kat 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire.Karaman Hamidiye Mahallesi Cumartesi pazarında. Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire bulunmakta....

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Eğitim Danışmanı Aranıyor

Americanlife Dil Okulları Karaman Şubesinde Eğitim Danışmanı pozisyonunda çalıştırılmak üzere; İletişim Kurma Becerisi olan, Üniversite Mezunu, T...

(0338) 212 22 70 AMERİCANLİFE DİL OKULLARI KARAMAN ŞUBESİ

Yetkili Servise Personel Alınacak

Bosch, Siemens, Profilo Yetkili Servisinde çalışacak vasıflı vasıfsız bay eleman alınacaktır. Müracatların şahsen perşembe pazarı sonu fidancının yan...

0 338 212 32 72

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol Pirireis Şubesi'nde görevlendirilmek üzere, erkek market ve akaryakıt personeli alınacak. Müracaatlar şahsen yapılacaktır.

İletişim: 0338 212 4333

Karaman Kazımkarabekir'de satılık tarla

Emlak Tipi: Satılık Arsa - İmar Durumu: Tarlam²: 3.072m²: Fiyatı: 10Ada No: 949 - Parsel No: 76Tapu Durumu: Müstakil Parsel / Takas olur

05327652401

Yenişehir Mahallesinde Satılık Dükkan

KARAMAN Yeni Şehir Mahallesinde koleksiyon konutları altında 750 m2 yatırımlık dükkan Gayrimenkulü ziyaret için lütfen randevu alınız.

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan

KARAMAN Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan ve Depo Valide Sultan Mahallesi Abdulkerim Kılıç Caddesinde Özdoğan Camisi karşısı sokak içinde satı...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

İsmetpaşa Caddesi'nde Kiralık İşyeri

Mülkiyeti Akın Yapı A.Ş.'ye ait olan İsmetpaşa Caddesi üzerinde kiralık işyeri. LCW mağazası yanında bulunan ve altında Türk Telekom mağazası bulunan...

0542 426 76 15

Valide Sultan Mah.de Satılık Dükkan

KARAMAN Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan ve Depo. Valide Sultan Mahallesi Abdulkerim Kılıç Caddesinde Özdoğan Camisi karşısı sokak içinde sa...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Covid-19 Aşısına Nasıl Bakıyorsunuz?