Delibaş İsyanı ve Karaman

Delibaş Mehmet ve adamları Konya’yı işgal ederek şehrin yönetimine el koyup, vilayetin idaresi için de bazı atamalar da yapmıştı. Konya’nın işgal edilmesi üzerine Karaman ve havalisinde bulunan 139. Alay’dan, Konya’ya asker takviyesi yapılmıştır. Asilerin 4 Ekim günü Alaaddin Tepesi’ne saldırması üzerine savunma yapan erlerden mücadele sırasında kaçanlar olmuştur. Tepe’de devam eden mücadele yaklaşık 30 kişilik Boşnak ile Arnavut büyük bir cesaretle Delibaş’a karşı, mevzilerini korudular. Bundan sonra milli kuvvetlere saldırma kararı alan Delibaş 6 Ekim 1920’de harekete geçmiştir. Horozluhan’da Binbaşı Derviş Bey, Ankara’dan Albay Refet Bey’in kendilerine yardım etmesine kadar asilere karşı kahramanca mücadele etmiştir.

Delibaş’ın 6 Ekim’de taarruz edeceği hesaplanmıştı. Bu bakımdan Albay Refet Bey bütün hızıyla Konya’ya doğru yürümüş ve zamanında mücadele alanına yetişmişti. Günlerden beri şehri etkisi altına alan Delibaş ve isyancıları, Süvari Alayı’nın da çarpışmalara katılmasıyla kısa bir süre içinde bozuldular, dağınık ve bozgun halinde kaçmaya başladılar. Onları kovalayan süvari birlikleri sıkı bir takip ile tekrar tutunmalarına engel oldular. İsyancılar ağır kayıplar vermeye başladılar. Albay Refet Bey şehre girdikten sonra Ankara’ya şu raporu göndermiştir:

“Meydan ile Konya arasında birkaç çarpışmadan sonra 6 Ekim’de Konya’ya girildi. Asiler dağınık olarak Konya’nın doğusuna çekilmişlerdir. Fakat, Ilgın, Beyşehir, Karaman, Sultaniye, Koçhisar bölgeleri genellikle isyan hareketleri içinde bulunmaktadır. Konya’nın civar ile muhaberesi kesilmiştir…”

Albay Refet, bir yandan şehirde hükümet otoritesini yeniden kurmaya çalışıyor, diğer yandan kesilen muhabere irtibatlarını sağlıyor ve tenkil için bölgeye gelmekte olan milli kuvvetlere bundan sonra yapılacak işler hakkında gerekli emir ve direktifleri veriyordu.
Aynı gün Genelkurmay’dan şu emri almıştır:

“Asilerin Karaman batısında Pınarbaşı köyü ile Bozkır ilçesinin Armasun yerinde ve demiryolu üzerinde Arıkören mevkilerinde ve Çumra ovasında bulundukları, kuvvetlerinin 500’ü aşkın olup, günden güne arttıkları, 41. Tümen’den gönderilen müfrezenin hepsinin Karaman’da toplanmasından sonra, Karaman civarında Pınarbaşı gibi tenkillere başlanması, ondan sonra yapılacak hareketler için sizden emir alınması yazılmıştır. [100]”

İsyan bütün Konya bölgesine yayıldığı için, Delibaş’ı Konya’dan çıkarmakla iş bitmemiştir. Albay Refet Bey, 7 Ekim akşamı Genelkurmay Başkanlığı’na bir telgrafla:

"Bu sabah Karaman ile birkaç telgraf muhaberesi yapılabildi. Onun isyancılar elinde olduğu anlaşılıyor. Bu halde bütün Konya ve Isparta Sancağı’nın Konya’ya yakın yerleri isyan halindedir. Kadınhan istasyon memuru 7 Ekim 1920 öğleden sonra Kadınhan’ın dahil asiler tarafından işgal edildiğini söyledi. Muhabere şimdi kesildi. Durumu önemli görüyorum. Bir kuvvet, Ilgın üzerinden Kadınhan istikametine hareket etmelidir. Eğirdir’den Şarkikaraağaç ve Beyşehir yönünden de Demirci Mehmet Efe’nin yollanmasını gerekli görüyorum. Karaman yönündeki hareketin Niğde çevresine bulaşmasından endişe ediyorum. Gerek Karaağaç, gerek Kadınhanı ve gerekse Karaman’a karşı önemli icraata geçilmesi gerekiyor. Çabuk ve etkili davranmazsak, isyan daha da büyüyecektir.[101]” diyordu.

Geniş bir alanı kapsayan ayaklanmaların tenkili için planlı bir harekatla işe başlamak gerekiyordu. Alınacak ciddi tedbirlerle bu ayaklanmaların bir an önce söndürülmesi ve mevcut kuvvetlerin cephelere, düşman karşısına gönderilmesi gerekiyordu.

Albay Refet’in, 500 atlı, bir dağ topu, iki hafif makineli tüfek ile Binbaşı Derviş müfrezesi birleştikten sonra oldukça güçlü bir mücadele birliği olmuşlardı. Geniş ayaklanma bölgesi de üç bölüme ayrılmıştı.

Esas ayaklanma bölgesi olan Konya’nın güneyinde Karaman dahil olan yerlerin temizlenmesi görevini Albay Refet Bey almış ve Karaman’da bulunan 139. Alay da ayaklanmanın bastırılması için 12. Kolordu’nun emrine girmiştir[102]. Afyon’dan Ilgın’a kadar demiryolu çevresinde isyanın bastırılması 12. Kolordu, Eğirdir Gölü çevresinde ise Demirci Mehmet Efe görevlendirilmiştir.

8 Ekim 1920 sabahı süvari birlikleriyle Çumra yönünde Albay Refet Bey harekete geçti. O gün akşama kadar Konya’nın 40 kilometre güneydoğusu çizgisini tuttu ve bölgeyi temizledi. Çumra ve Alibeyhöyük isyancıları Bozkır yönünde kaçıyorlardı. Bu isyancılar kaçarken bile halka beyanname dağıtıyor, tekrar Konya’yı alacaklarını ve cephedeki askerlerle birleşerek padişah namına Ankara’ya yürüyeceklerini ve Milli Mücadelecileri yok edeceklerini yayıyorlardı.

Konya baskının ikinci günü asiler Karaman- Konya telgraf hattını kestiler. Delibaş Mehmed sadık adamlarından Hotamışlı Hacı Bekir yaylasında Topal Mevlüt’e yüzbaşı rütbesini vererek bir grup asi ile Karaman’a göndermiştir. Hükümet binasının düşmesinde ve Alaaddin Tepesi’ne yapılan hücumlarda rol oynayan bu şahıs Karaman’ın Pınarbaşı’na gelmiştir. 11 Ekim 1920’de bu durum şu şekilde bildirilmiştir:

“Delibaş, Pınarcıklı Asım ve avanesi, Akkilise, Pınarbaşı ve Başkışla civarında beş yüze yakın kuvvetle icra-yı faaliyet eyleyip, Başkışla’da darağacı kurarak eski Aladağ müdürünü ve takım kumandanını idam eyleyecekleri köylüler tarafından ihbar edilmiştir.[103]” Alınan bu ihbar üzerine Refet Bey aynı gün Pozantı’daki 41. Tümen Komutanlığı’na; Adana Müfrezesinin Pınarbaşı ve çevresini yola getirdiğini ve 13 Ekim 1920’de Başkışla yönünde hareket edeceğini bildirmiştir[104].

Asilerin Pınarbaşı’nda toplandıkları sırada Karaman Kaymakamı Hayri Bey, Niğde hattı üzerinde Dâhiliye Vekaleti’ne durumu bildirmiştir. Ayrıca Adana ve Silifke ile Zeyve Kasabalarına da telgraf göndererek yardım istedi. Bu arada Hayri Bey kazada mevcut inzibat kuvvetleri ile halktan meydana getirdiği gönüllüler ile şehrin hakim noktalarını tuttu. 5 Ekim 1920 günü Adana’dan Sarı Bey idaresinde bir top, bir mitralyözden ibaret 200 kişilik bir kuvvet Karaman’a geldi. Kaymakam halkın asilerle birleşmesini önlemek için Müftü Hadizade Mustafa Efendi’nin imzaladığı beyannameyi yayınladı. Şehirde yeteri kadar kuvvet olmasına rağmen, maalesef iyi bir müdafaa tedbiri alınamadı. Bu durum, Pınarbaşı Köyü’nde toplanan asilerin muhbiri vasıtası ile öğrenildi. Asiler aynı gün yani 5 Ekim’de saat 8.30’da Karaman yakınlarındaki Ağa Değirmeni’ne geldiler. Asilere Pınarbaşılı Asım kumanda ediyordu. Aynı saatte hücum eden asiler müdafilerin şiddetli karşı koymalarına rağmen şehre girmeye muvaffak oldular. Sarı Bey de istasyona sığınmak zorunda kaldı.

Şehre giren asiler önce hükümet konağını işgal ettiler. Buradaki Jandarmaların silahlarını alarak hapsettiler. Askerlik Şubesi’ni basarak cephaneyi yağmaladılar. Yağmalanan Karaman silah deposunda yalnız top ve mermi kalmıştır. Bunun yanı sıra Silifke’ye gönderilecek olan 200 tüfekten 30 kadarı alınmıştır[105]. Kendilerine katılan bir kısım halkla birlikte hapishaneyi boşalttılar. Mebus Arif Bey’in evi başta olmak üzere, Karaman Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Merkeziye Reisi Mehmet Bey’in evini yağmaladılar. Daha sonra istasyona çekilen Sarı Bey kuvvetleri ile bir saat çarpıştılar. Müsademe sonunda asilerle baş edemeyeceğini anlayan Sarı Bey kademeli olarak çekilmek zorunda kaldı. Böylece istasyon da asilerin eline geçti. Karaman’a tamamen sahip olan isyancılar derhal Konya’da olduğu gibi yeni bir hükümet kurdular. Eski Hürriyet ve İtilaf Fırkası Reisi Hadimli Mustafa Asım’ı kaymakam, tahsil memuru Çerkez Yakup’u Mal Müdürlüğü’ne, Bursa İstiklal Mahkemesi’nde hüküm giyen sonra affedilerek Karaman’a gelen Nuri Efendi’yi Jandarma Komutanlığı’na, kendisi gibi mahkûm iken affa uğrayan eski zabıt kâtibi olan kardeşi Refik Efendi’yi Umumi Savcılığa getirdiler. Bu tayinlerden sonra Zeynelabidin Efendi’nin yeğeni olan eşkiyanın yaptığı dua üzerine asiler yağma hareketlerine başladılar. Ancak bu hareketler uzun sürmedi çünkü Milli Kuvvetler’in Konya’ya geldiği haberleri asiler tarafından duyulmuştu.

7 Ekim 1920’de Pozantı’da bulunan 41. Fırka’dan 500 kişilik bir piyade taburu, iki makineli ve bir cebel toptan ibaret kuvvetin öncüleri kazanın önlerine geldi. Asiler başta Arzı’nın Abdullah olduğu halde Konya’da Delibaş’ı Mehmed’in yaptığı gibi halkı cepheye çağırdılar. Muallimlerden ve İhtiyat Zabiti Mehmet Rauf Efendi komutanlık yapıyor ve şehirdeki memurlar zorla cepheye sevk ediyordu. Asiler 41. Fırka’nın öncü kuvvetin tedbirsizliğinden istifade ederek müfrezeye ani bir saldırıda bulundular. Müfreze Sidrova (Sudurağı) İstasyonu’na 10 kişi kayıp vererek çekildi ve arkadan gelen esas kuvveti bekledi. Birleşen kuvvetler 7 Ekim’de Sedirler Ovası’na geldi. Müfreze komutanı İsmail Bey şehrin teslimini istedi. Asilerin karşı koyması üzerine taarruz emri verildi. Üç saat süren çarpışmadan sonra Karaman’a ilk olarak Ali Bey idaresindeki süvariler girdi. Milli kuvvetlerin şehre girmesiyle isyancıların elebaşları Mustafa Asım, Refet, Nuri, Zengilli Hüseyin ve Arzı’nın Abdullah kaçmayı başardılar, Kaçamayan asiler ise saklanmaya çalıştılarsa da yakalanarak hapsedildiler.

9 Ekim’de Karaman çevresini asilerden temizleyen Refet Bey, aynı gün Karaman’a girerek burada Mahalli Divan-ı Harp kurulmasını sağlamıştır.

Refet Bey 11 Ekim günü Adana’dan Delibaş İsyanı’nı bastırmak için gelen Adana Müfrezesi’nin bir kısmını Karaman’da bırakarak, isyancılar tarafından basılan Silifke’ye doğru hareket etmiştir[106]. Refet Bey’in Karaman’ı 41. Tümen’e teslim etmesinden sonra Topal Osman başkanlığında Karaman’dan kaçan asilerle bazı asker kaçakları birleşerek köyleri yağmalamaları üzerine, yaklaşık beş yüz kişilik eşkıya grubu ile yapılan müsademe sonrasında 20 Ekim’de Karaman ve çevresinde sükunet tam olarak tesis dilmiştir.

Karaman’da isyanın bastırılıp sükunetin sağlanmasında, Karaman Kaymakamlığı’nın emri üzerine ahaliden otuz kadar kişinin Refet Bey’e yardımları olmuş ve asiler Karaman’dan def edilmiştir[107].

Albay Refet Bey 13 Ekim 1920’de 12. Kolordu Komutanlığı’nı yaptığı faaliyetlerden haberdar etmek için şu raporu göndermiştir:

“12 Ekim 1920’de Bıyıklı Sarıoğlan adlı tepede toplanan 500 kadar Bozkır, Hadim, Aladağ asileri ile çarpışılarak adı geçen hat ele geçirildi. Asiler perişan bir durumda kaçtı. Önemli elebaşlarından Hadimli Topal Ahmet ölenler arasındadır.

Pozantı Müfrezesi Karaman’ın Pınarbaşı, Gündere, İlüstre ( İlisira) Kasaba bölgesini yola getirerek 13 Ekim 1920’de Koçaş’ta büyük kısma katıldı.

14 Ekim 1920’de duruma göre, Hadim veyahut Bozkır üzerine yürüyeceğim.[108]”

Karaman’da kurulan Mahalli Divan-ı Harp’te yakalanan asilere çeşitli cezalar verildi. Asilerden yakalanabilen iki kişi idam edilmiş, 16 kişi müebbet kürek cezasına mahkûm edilmiş ve 8 kişiye da geçici kürek cezası verilmiştir.

Müebbet Kürek Cezası alanlardan bazılarının isimleri şunlardır:

1. Burhan Köyü’nden Ali Oğlu Mehmet Çavuş
2. Burhan Köyü’nden Mustafa oğlu İbrahim
3. Burhan Köyü’nden Mehmet oğlu İbrahim
4. Baş Köyü’nden Mustafa oğlu İbrahim
5. Baş Köyü’nden Musa oğlu Mehmet
6. Baş Köyü’nden Mustafa oğlu Hasan
7. Güce Köyü’nden Hüseyin oğlu Kerim
8. Kale Köyü’nden Veli oğlu Mehmet
9. Bostanözü Köyü’nden Cansız Kerim oğlu Mehmet
10. Karaman Tahsil Memuru Çerkez Yakup Efendi
11. Kirişçi Mahallesi’nden Hatip Nuri Efendi
12. İbralı Nahiyesi’nin Üç Baş Köyü’nden Sadık oğlu Mustafa
13. Karaman’da oturan Ispartalı Hekim oğlu İbrahim
14. Karaman’daki Rumeli muhaciri Mustafa oğlu Ömer

Bunların dışında şu kişilere de geçici kürek cezası verilmiştir:

1. Burhan Köyü’nden İsmail oğlu Mehmet
2. Baş Köyü’nden Mustafa oğlu Recep
3. Güce Köyü’nden Hüseyin oğlu Ahmet
4. Karaman’dan Hüseyin Beyzade Kemal Efendi
5. Karaman’dan Arzuhalci Necip Efendi[109].

Bunların Diyarbakır’a gönderilmesi kararlaştırıldığı gibi, Mahalli Divan-ı Harp Mahkemesi otuz kişiyi Doğu Cephesi’ne gönderilmesine, on dört kişiye de müebbet kürek cezası vererek Erzurum ve Diyarbakır’a gönderilmesine karar verilmiştir.

Delibaş Mehmet’in Mersin’de ne kadar kaldığını bilinmemekle birlikte Fransızlar’ın ona iyi davranıp maaş bağlamışlardır. Her türlü ihtiyacı karşılanan Delibaş Aralık 1920’de Fransız vapuru ile İstanbul’a gönderilmiştir. Delibaşı ve maiyetinde bulunan kardeşi Ömer, Topal Osman, Arzı’nın Abdullah, Kör Nuri, Çerkez Murad, Pınarbaşılı Asım, Güzel Usta ve Ali Hoca’nın bindiği Fransız vapuru Antalya limanına geldiğinde şehrin zabıtası gemiyi aramışsa da Delibaş Fransız zabitan tarafından saklandığı için yakalanamamıştır. Antalya limanından ayrılıp İstanbul’a ulaşmış ve 28 Mart’ta İstanbul’dan ayrılarak 12 Nisan 1921’de İzmir’de olmuştur. Delibaş Mehmet burada Yunanlı Papulos ile görüşmüş ve Yunanlılar hesabına casusluk yaptığı bin kişilik bir çete oluşturarak isyan çıkartma amacıyla bir kez daha Konya ve havalisine gönderilmiştir[110].

Delibaş’ın Yunanlılarla işbirliği yapması Konya halkı arasında nefretle karşılanmıştır. Bu yüzden kuvveti gittikçe azalmış ve maiyetinde yaklaşık 30 kişi kalmıştır. Önce Sille yolundaki Takkeli Dağı’na gelen Delibaş Mehmet burada tutunamayacağını anlayınca Karaman’ın Dinek Köyü tarafına geldi. Delibaş’ın hareketlerinden bıkan Çerkez Murat ve Arzı’nın Abdullah onu öldürüp başını hükümete teslim etmeyi kararlaştırdı. Bunun için planı hazırladılar. Buna göre; akşama doğru içlerinden birini kasıtlı olarak kaçırttılar. Hadise Delibaşı’ya bildirilince atına atlayarak takibe başladı. Yapılan plan gereğince Çerkez Murad ile Arzı’nın Abdullah da onu takip ettiler. Konakladıkları yerden birkaç kilometre uzaklaştıktan sonra Arzı’nın Abdullah mavzerini çekerek Delibaş Mehmed’i vurdu. Çerkez Murad ise attan düşen ve son nefesini vermek üzere olan Delibaş’ın kafasını kasatura ile keserek Karaman’a geldiler.

Silah seslerinin konak yerinden duyulması üzerine bunu merak eden Delibaş’ın kardeşi Ömer kesik başı teşhis etti. Bu olay üzerine asiler arasında fikir ayrılığı belirdi. Bir kısım asiler “Herkes başının çaresine baksın” diyerek dağılmayı teklif ederken, Ali Hoca “Delibaşı ölmekle dağılmamız lazım gelmez, Ömer baş olsun.” Asiler Ali Hoca’nın teklifini kabul etmeyerek dağıldılar.

Asiler başsız cesedi defnetmeden uzaklaşmışlardır. Ertesi gün olay mahalline tesadüfen gelen bir köylü başsız cesetle karşılanınca Dinek’e gelerek Nahiye Müdürü Tahir Bey’e durumu anlattı. Tahir Bey derhal Delibaş’ı tanıyan eşraftan bir heyet kurarak cesedin bulunduğu yere geldi. Heyette bulunanlar cesedi parmağındaki yüzükten tanıdıklarını söylediler. Delibaş’ın üzerinde bin Yunan Drahmisi ile iki vesika adına düzenlenmiş pasaport çıkmıştır.

Ekim 1920’de başlayıp, geniş bir alana yayılan isyan kasım ayının ortalarına kadar devam edip yaklaşık bir buçuk ay sürdü. Ayaklanma, Konya, Isparta illeri ile Karaman, Akşehir, Ilgın, Eğirdir, Beyşehir, Manavgat, Akseki, Bozkır’ı da içine alan geniş bir alanda etkili oldu. Eldeki resmi kayıtlara göre bu ayaklanmada iki yüz elli kadar asi idam edildi. Bu sayı mahkeme yolu ile idam edilenlerin olup, çarpışmalardaki kayıplar ile bu olaylar sırasında ölenlerin sayısı dâhil değildir[111].

Karaman ve civarında sükûnetin sağlandığı Genelkurmay Başkanlığı’na Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Bey tarafından 15 Ekim 1920’de şu şekilde bildirilmiştir:

“Refet Beyefendi şimdi Bozkır havalisinde tedibatla meşguldür. Esnayı hareketinde icap eder ise kendisinin Konya vasıtasıyla malumat vereceğini ve namına gelecek telgrafların Konya’da alıkonulmasını söylemiş olduğunu Konya’dan bildirmiştir. Beyşehir ve Seydişehir’deki usatın dağıldıkları, mahalinden bildirildiğine nazaran Bozkır’daki tedibata muvaffakiyetle ilerlediği anlaşılmaktadır. Konya, Akşehir, Ilgın, Karaman, Koçhisar, Karaağaç mıntıkasında sükunet avdet etmektedir.[112]”

Konya İstiklal Mahkemesi’nden yetkililer 4 Ekim 1921’de Karaman’a gelerek, isyan sırasında halkı isyana teşvik edenleri idam kararı aldı. Bu karar üzerine, Mehmet oğlu Mustafa, Hacı Ahmet oğlu Mevlüt ve Yukarı Kızılca nahiyesinden Abdullah oğlu Osman Çavuş idam edilmiştir[113].

Sonuç olarak söylemek gerekirse; hem konumuz olan Delibaş İsyanı, hem de Anadolu’nun diğer bölgelerinde değişik isimler altında çıkan bütün isyanlar Türk milletinin zararına olmuştur. İmkânsızlıklar içerisinde işgallere karşı koymaya çalışan milli birliklerimiz uzun müddet bu isyanları bastırmak için uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu durum ise İtilaf Devletleri’nin her zaman istediği bir husus olmuştur. Çünkü onlar, Birinci Dünya Savaşı’nın yorgunluğunun arkasından Anadolu’ya büyük miktarda askeri birlik gönderecek durumda değillerdi. Onların istediği, Türk Milleti’nin kendi arasında çıkarılacak huzursuzluklarla bölünmesi idi.

Kaynak: Anı Bisküvi 738. Türk Dil Bayramı Armağanı olan eserden alınmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuba Gültekin Elmas - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


EMA Plast'a vasıflı ve vasıfsız personeller alınacak

Şirketimiz bünyesin çalıştırılmak üzere elemanlar alınacaktır. İş tanımı: Satış ve pazarlama elamanı Yurtiçi seyahat engeli olmayan B sınıfı ehli...

(0338) 202 01 70 EMA PLASTİK ÜRÜNLERİ İNŞAAT PETROL GIDA SAN.TİC.LTD.ŞTİ.

Sümer Mahallesinde 2.kat 95 M2 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire. Karaman Sümer Mahallesi Belediye Fen İşleri deposu civarı.Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak Yurtpet Petrolde çalıştırılmak üzere bay ve bayan Mareket Elemanı, Pompa Elemanı ve Pazarlama Elemanı Alınacaktır....

Dora Ambalaj Tecrübeli veya Tecrübesiz Personeller Arıyor

Karaman’da rotogravür baskı selefon ambalaj sektöründe faaliyet gösteren fabrikamız bünyesine aşağıda belirtilen iş konuları için tecrübeli veya taraf...

0 (338) 224 13 13

Karaman Cumartesi Pazarın'da 4.Kat 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire.Karaman Hamidiye Mahallesi Cumartesi pazarında. Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire bulunmakta....

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Eğitim Danışmanı Aranıyor

Americanlife Dil Okulları Karaman Şubesinde Eğitim Danışmanı pozisyonunda çalıştırılmak üzere; İletişim Kurma Becerisi olan, Üniversite Mezunu, T...

(0338) 212 22 70 AMERİCANLİFE DİL OKULLARI KARAMAN ŞUBESİ

Yetkili Servise Personel Alınacak

Bosch, Siemens, Profilo Yetkili Servisinde çalışacak vasıflı vasıfsız bay eleman alınacaktır. Müracatların şahsen perşembe pazarı sonu fidancının yan...

0 338 212 32 72

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol Pirireis Şubesi'nde görevlendirilmek üzere, erkek market ve akaryakıt personeli alınacak. Müracaatlar şahsen yapılacaktır.

İletişim: 0338 212 4333

Karaman Kazımkarabekir'de satılık tarla

Emlak Tipi: Satılık Arsa - İmar Durumu: Tarlam²: 3.072m²: Fiyatı: 10Ada No: 949 - Parsel No: 76Tapu Durumu: Müstakil Parsel / Takas olur

05327652401

Yenişehir Mahallesinde Satılık Dükkan

KARAMAN Yeni Şehir Mahallesinde koleksiyon konutları altında 750 m2 yatırımlık dükkan Gayrimenkulü ziyaret için lütfen randevu alınız.

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Covid-19 Aşısına Nasıl Bakıyorsunuz?