Karaman’ın Anthony Quinn’i

HAYAT PASTANESİNİN USTASI

Anthony Quinn, sadece Hollwood’un değil dünya sinemasının en ünlü oyuncularındandır. Onlarca ödülü vardır, iki kez Oscar kazanmıştır. ABD ve Avrupa onu Zorba ve Viva Zapata filmlerindeki oyunculuğuyla tanımıştır. Ama o, İslam aleminde, özellikle Türkiye’de Çağrı filmiyle meşhur olmuştur. Libya lideri Muammer Kaddafi’nin parasal kaynak sağladığı, Bedir Savaşı sahnelerinde Libya ordusundan askerlerin rol aldığı Çağrı filmini izlemeyen kalmamıştır. Her Ramazan’da her kanal en az bir kez yayınlar. Film 1976 yılında, Mısırlı ünlü yönetmen Mustafa Akkad tarafından çekilmiştir.

Anthony Quinn, 45 yıl önce çekilen filmde Hazreti Hamza rolüyle gönülleri fethetmiş, binlerce Müslümanın “Allah hidayet nasip etsin” duasını almış bir büyük sanatçıydı. Anthony Quinn, 1980 yapımı Ömer Muhtar filmi ile bir kez daha Müslüman dünyasının duasını aldı. Libya’nın İtalyanlara karşı verdiği bağımsızlık mücadelesi ile adını duyuran, Şeyh’üş-Şüheda ve Çöl Aslanı lakaplı Ömer Muhtar rolüyle göz doldurdu.

Filmin bir mahkeme sahnesi vardır ki, bin kez seyretseniz yine ağlarsınız. Ömer Muhtar filmi sadece bu sahnesiyle bile hafızalarda yer almayı hak etmiştir. Sahne, bir Müslüman’ın Allah’tan gayrı kimseden korkmadığının, mertliğinin ve asla yalan söylemeyeceğinin dünyaya ilanıdır. Müslümanın erdemini, mertliğini ve karakterini ortaya koyan bu bölümü izlemenizi öneririm.

El ve ayakları zincirli, 73 yaşındaki Ömer Muhtar’ın, işgalci faşist İtalya’nın komutanına söylediği “Paranız da şanınız gibi ebedi değildir.” ve “Bana gelince cellatlarımdan uzun yaşayacağım” sözleri gök kubbede parlayan yıldızlar gibi ışıl ışıldır.   

Anthony Quinn, Meksika kökenlidir. Türkiye’ye gelmiş olsa, yüzünden ve tipinden yabancı olduğuna kimseyi inandıramazdı. O Torosların yörüklerine benzerdi. Her insanın bir benzeri vardır denir. Anthony Quinn’i ilk kez Viva Zapata filmiyle tanıdım. Film, Meksikalı devrimci Emiliano Zapata’nın öyküsüdür. Zapata toprakları ellerinden alınan köylülere yardım için dağa çıkar ve isyancı güçleri etrafında toplar. Bir halk kahramanıdır. Filmi 15 yaşlarımda izlemiş olmalıyım. Filmin yönetmeni Kayseri kökenli, İstanbul doğumlu Elia Kazan, senaristi John Steinbeck’tir. Steinbeck’in “Fareler ve İnsanları”nı henüz okuduğum günler…

Herkes onu Deli Sait olarak tanırdı

Evimiz Seki Hamamı’nın yanında idi. Kervansaray’a yakındı. Kervansaray’ın girişinde Hayat Pastanesi vardı. Pastanenin tabelasında Sait Doğan yazardı. Herkes onu Deli Sait olarak tanırdı. Toroslarda eşkıyalık yaptığı söylenir, abartılı anlatımlar dilden dile farklılaşırdı. Hayat Pastanesi benim için yanık dondurma ve supangle demekti. Torosların kök salepleri, keçi sütü ve çevrile çevrile karılan, kıvam kazanan dondurmasını Topçu Dayı’ya da Yahya Hıdır’a da değişmezdim. Dondurma almaya veya supangle yemeye arkadaşım rahmetli Ahmet Atıl ile giderdik.

Hayat Pastanesi’nden içeriye girer girmez yoğun bir süt kokusu duyulurdu. Poğaça ve puf börekleri, yaş ve kuru pasta çeşitlerinin kokularını da unutmak olmaz. Sabahları hem süt hem çorba kaynardı. Pastasından, böreğinden yemedim, çorbasından da içmedim. Arabaşı çorbasını avcılardan satın aldığı yaban tavşanlarından yaptığı anlatılırdı. Hiç bana göre değildi. Ama yanık dondurmanın tadı damağımdadır. Yanık dondurmayı artık bilen de yok seven de… 25 yıl olmuştur; Dr. Ali Sezen, Silifke’deki yazlığına gittiğimde beni bir dondurmacıya götürdü. Yıllardır aradığım lezzeti bulmuştum ve rahmetli Sait Usta’yı hayırla yad etmiştik. Çocukluğumun yanık dondurma ile karşılaşmanın heyecanını unutamam. Daha sonra Antalya’da, Balıkesir’de ve Çanakkale’de yanık dondurma yeniden karşıma çıkacaktı.

Hayat Pastanesi’nin kolları sıvalı, bağıra bağıra konuşan, kahkahası uzaktan duyulan, telaşlı mı telaşlı, hep birilerine laf yetiştiren sahibi Deli Sait, Viva Zapata filminden sonra benim gözümde Anthony Quinn’di. ( Karaman’ın bir de Efkan Efekan’ı vardı. Kim olduğunu unuttum. ‘Efkan Efekan ölürse Yeşilçam’a onu götürecekler’ diye gösterirlerdi. Şık giyinirdi. Hakkında konuşulanları bilirdi. Galiba Efkan Efekan olmaktan rahatsızlık duymazdı. Gerçek Efkan Efekan 70 yaşına kadar yaşadı ve ölünceye kadar da yerini kimseye kaptırmadı.)

Karaman’ın unutulmaz isimleri arasında yer almayı hak eden Sait Doğan, 1903 yılında Ermenek’in Adiller köyünde dünyaya gelir. Sülale Arslanlar veya Arslan uşağı olarak tanınır. Baba Mehmet Efendi, köyün imamıdır. Babasından eski yazıyı öğrenir, dini terbiyeyi alır. KMÜ İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akgül hocanın “Sarıveliler’den Karaman’a İyiliğe Adanmış Bir Hayat: Ermenekli (Deli) Sait Doğan” adlı tebliğinde belirttiğine göre, baba çocuğuna Said adını verir. ‘Said’ ismi, hayatının sonunda kurtuluşa eren ve cennete girmeye hak kazanan anlamlarına gelir. ‘Şaki’ ise bunun tam tersini işaret eder. Din sosyoloğu olan Akgül hocanın ifadesiyle “Babasının ona verdiği isim nihayetinde onun hayat çizgisini belirlemiştir”.

Annesi aynı köyden Sıddıka Hanım’dır. Kardeşleri İsmail, Mustafa, Ziya, Ayşe ve Hatice’dir. Çocukluk ve gençlik yılları Adiller köyünde çobanlık ve çiftçilik yaparak geçmiştir. Herhangi bir okula devam edememiştir. Güçlü ve kuvvetli bir yapıya sahiptir. Çekinilen ve sözü geçen biridir. Yine Mehmet Akgül hocanın tespitiyle “Devlet olarak sadece nahiye müdürü, jandarma, ormancı ve köy muhtarı olarak hatırlayan bir neslin evladıdır.” O yüzden zorlu hayat mücadelesinin eşlik ettiği savrulmalar onu genç yaşında cezaevi ile tanıştırır. Emine Hanım ile 1925 yılında evlenir, iki kız ve bir erkek evladı sahibi olur. Bir olay neticesinde 30 yıla mahkûm olur ve 1929 yılında Karaman Cezaevi’ne getirilir. 11 yıl hapis yattıktan sonra 1940 yılında genel aftan yararlanır ve tahliye edilir.

Güreşçi, Deli, Eşkıya, Mahkûm, Fotoğrafçı…

Sait ismine ‘deli’ sıfatının eklenmesi gençlik yıllarında olur. Cezaevine girmeden önce kaçaktır, dağlarda gezer, eşkıyalığı bundandır. Bünyesi güçlüdür, güreş tutar ve sırtını kimse yere getiremez. Cezaevinde adı ‘Pehlivan’a çıkar. Yardımseverliği, haklının yanında yer alması, zayıfları himaye etmesi ona çevresinde korku ile karışık bir saygınlık kazandırır.

Cezaevi hayatı pek çetin geçer. O yıllarda devlet cezaevinde hükümlü ve tutuklulara sadece tayın verir. Bu bir kuru ekmektir. Herkes yemeğini kendisi temin edip, kendisi pişirmek zorundadır. Cezaevinde çorap örer. İdare örülen çorapları satarak parasını mahkumlara verir. Tüfek tutan, el ense çeken pençe gibi eller çorap örmek zorunda kalmıştır. Yumuşacık yünler, millerle örülürken, kalpler de yumuşar. Bir nevi terapidir, uygulanan yöntem. Koşullar kişiyi dönüştürür. Deli Sait de değişip dönüşmeye başlamıştır. Sonra Karaman’ın ilk fotoğraf ustalarından Foto Rifat’la tanışır ve ondan mesleği öğrenir. Cezaevinin fotoğrafçısıdır. Bir süre hayatını böyle kazanır. Bitmeyen, tükenmeyen günler. Dile kolay, demir parmaklıklar ardında 11 yıl geçirir. 25 yaşında girdiği cezaevinden çıktığında 36 yaşındadır.

1940’da askere gider. Dünyanın kan gölüne döneceği günler yakındır. İkinci Dünya Savaşı başlamak üzeredir. Kıtlık yıllarıdır, yokluk yıllarıdır ve Anadolu’nun zor yıllarıdır. 1943 yılında vatani görevini bitirip köyü Adiller’e döner. 1950’ye kadar köyünde kalır. Türkiye’nin değişim dönemi başlamıştır. Çok partili döneme geçilmiştir. Sait Doğan, Karaman’a göç eder ve Güdümen’e (şimdiki adıyla Sazlıyaka) yerleşir.

O yıllarda köyün yakınlarında geniş bir havzaya sahip Çavuş Gölü vardır. Deli Sait’in yeni işi kamış biçmektir. Çavuş Gölü’nün bataklığı camızcılığa yani mandacılığa çok uygundur. Karaman’dan camızlar alır. Evladı gibi sahiplendiği Onbaşı lakaplı Veli Kulak’la birlikte camız sürülerini güderler, camız yetiştiriciliği yaparlar. Deli Sait camız sütünü bisikletle Karaman’a taşır, bir dondurmacının yanına girer, dondurma yapmayı öğrenmek ister.

O yıllarda Karaman’da soğuk hava deposu yoktur, bu nedenle buz üretilmemektedir. Dondurma yapımında kar kullanılmaktadır. Karaman’ın dondurmacılarının şehir mezarlığında, Kızlar Türbesi civarında mağaraları veya kuyuları vardır. Kışın bu mağara ve kuyulara kar doldurulur ve ağızları samanla kapatılır. Dondurma sezonu başlayınca burada muhafaza edilen karlar, dondurma yapımında kullanılır.

Deli Sait, 1960’a kadar bu meşakkatli hayatı sürdürür. Mustafa Koçak’a göre, bir süre Ermenek’in çeşitli köylerinden topladığı büyük baş hayvanların alım satımını yapar. Daha sonra Karaman’da bir kahvehane açar. Hayvan alım satım işinin kendisini çok yorduğunu görünce bu işi bırakır. Nihayet, 1960’da Ferit Çelebi’nin Oteli’nin altında, Kervansaray’ın girişinde dondurma ve pastacı dükkânını açar. İş yerinin tabelasına “Hayat Pastahanesi Sait Doğan” yazdırır.

Anthony Quinn’in, ülkesinin bağımsızlığı için işgalcilere karşı kefeni andıran giysisiyle savaşan Ömer Muhtar’ı oynadığı filme dönelim. Filmin sonunda bir küçük çocuk, gözleri pırıl pırıl, korkusuz ve geleceğin lideri olacağının işaretlerini taşıyan bir küçük çocuk vardır. Ömer Muhtar’ın şehadetinden önce göz göze geldiği, fani dünyada gördüğü son kişidir bu çocuk. Ömer Muhtar’ın tel çerçeveli gözlüğünü dar ağacının altından alan bu çocuk, daha sonra Libya’nın lideri olacaktır. Filmde adı Ali’dir ama gerçekte Muammer Kaddafi’dir. Ne yazık ki sonu kötü olacaktır.

Dünyanın çirkin yüzü, dünyayı çirkinleştirmek için elinden geleni yapmaktan çekinmeyen, kan ve gözyaşından beslenen zorba devlet ABD, faşist İtalya’nın Libya’ya yaptığından bin kat fazlasını yapmıştır. Ömer Muhtar filminin sponsoru olan Muammer Kaddafi’nin ölümü sonrası dünya medyasına servis edilen fotoğrafları Müslümanların gözünü korkutmanın bir yöntemi olarak kullanılmıştır.

Cesur Müslümanlar hep vardır, hep var olacaktır. Kötüler ve kötülükler de devam edecektir. Bu dünya iyilerle kötülerin mücadelesinden ibaret değil midir?

Kadir Gecemiz mübarek olsun

AHMET TEK

(Devam Edecek)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Dora Ambalaj Tecrübeli veya Tecrübesiz Personeller Arıyor

Karaman’da rotogravür baskı selefon ambalaj sektöründe faaliyet gösteren fabrikamız bünyesine aşağıda belirtilen iş konuları için tecrübeli veya taraf...

0 (338) 224 13 13

Karaman Cumartesi Pazarın'da 4.Kat 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire.Karaman Hamidiye Mahallesi Cumartesi pazarında. Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire bulunmakta....

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Eğitim Danışmanı Aranıyor

Americanlife Dil Okulları Karaman Şubesinde Eğitim Danışmanı pozisyonunda çalıştırılmak üzere; İletişim Kurma Becerisi olan, Üniversite Mezunu, T...

(0338) 212 22 70 AMERİCANLİFE DİL OKULLARI KARAMAN ŞUBESİ

Yetkili Servise Personel Alınacak

Bosch, Siemens, Profilo Yetkili Servisinde çalışacak vasıflı vasıfsız bay eleman alınacaktır. Müracatların şahsen perşembe pazarı sonu fidancının yan...

0 338 212 32 72

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol Pirireis Şubesi'nde görevlendirilmek üzere, erkek market ve akaryakıt personeli alınacak. Müracaatlar şahsen yapılacaktır.

İletişim: 0338 212 4333

Karaman Kazımkarabekir'de satılık tarla

Emlak Tipi: Satılık Arsa - İmar Durumu: Tarlam²: 3.072m²: Fiyatı: 10Ada No: 949 - Parsel No: 76Tapu Durumu: Müstakil Parsel / Takas olur

05327652401

Yenişehir Mahallesinde Satılık Dükkan

KARAMAN Yeni Şehir Mahallesinde koleksiyon konutları altında 750 m2 yatırımlık dükkan Gayrimenkulü ziyaret için lütfen randevu alınız.

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan

KARAMAN Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan ve Depo Valide Sultan Mahallesi Abdulkerim Kılıç Caddesinde Özdoğan Camisi karşısı sokak içinde satı...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

İsmetpaşa Caddesi'nde Kiralık İşyeri

Mülkiyeti Akın Yapı A.Ş.'ye ait olan İsmetpaşa Caddesi üzerinde kiralık işyeri. LCW mağazası yanında bulunan ve altında Türk Telekom mağazası bulunan...

0542 426 76 15

Valide Sultan Mah.de Satılık Dükkan

KARAMAN Valide Sultan Mahallesinde Satılık Dükkan ve Depo. Valide Sultan Mahallesi Abdulkerim Kılıç Caddesinde Özdoğan Camisi karşısı sokak içinde sa...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Covid-19 Aşısına Nasıl Bakıyorsunuz?