Reklamı Kapat

Freud'un beş dönemine Türkiye'den beş haber

Dünya üzerinde nefes alan her bireyin korunmaya mutlak bir şekilde muhtaç olduğu yegâne andır bebeklik.

Bir sistemle doğarsınız.

Hayvani sayılabilecek bir sistemle…

Zihin kavramınız yok denecek kadar azdır. Evet, bir beyne sahipsinizdir belki ancak işlevselliği henüz kazanılmamıştır.

Doğduğunuz an başlar o tuhaflık.

Aylardır bir sıvı içinde dönüp durduğunuz anne karnından çekip çıkarırlar sizi.

Bir nefes çekersiniz ciğerlerinize, boydan boya yakar sizi. Başlarsınız Feryat figan ağlamaya.

Hiçbir şey bilmeden, bembeyaz bir sayfa gibi gelirsiniz bu dünyaya. Yapabildiğiniz tek şey içgüdü diyebileceğimiz reflekslerden ibarettir.

Yutkunma, ağlama, göz kırpma, emme…

Sizi allayıp pullayıp bir yatağa yatırırlar. Etrafınızda olan biten herhangi bir şeye anlam verebilmek şöyle dursun yaşananları tam manası ile gördüğünüz bile söylenemez. Çünkü tıpkı zihniniz gibi gözleriniz de yeterince olgunlaşmış değildir.

Biraz düşününce korkunç geliyor değil mi?

İnsan, ellerinin ne işe yaradığını bilmez mi?

Bilmiyorsunuz işte.

Böyle bir andır bebeklik. Savunmasız, cahil ve korku içindedir yeni doğan ve bütün bu anlamsızlık içinde tutunacak bir dal aramaktadır.

İşte o an, sihirli bir dokunuş gerçekleşir dudaklarına.

Tanıdık bir koku duyar ve hemen ardından ağlamaktan başka bir şeye yaramadığına hükmettiği ağzından içeri bir meme ucu girer.

Bu, annesinin onu ilk besleyişidir.

Hayvani bir dürtü ile emer, emer, emer…

Bir müddet sonra dudaklarında beliren kasılma yavaşlamaya başlar, ardından da durur.

Doymuştur.

Ve bu dünyaya ait ilk izlenimini de böylelikle edinmiş olur. Doyma hissi -onun için- içinde bulunduğu dönemde edinilecek en muhteşem hazdır.

Bebek o an anlar ki bu dünyayı tanımanın yegâne yolu ağzından geçmektedir. Çok geçmeden annesinin kokusunu da öğrenir, sütün tadını da.

Ve böylelikle insan olmaya dair ilk izlenimi sergileyerek kendisine bu hazzı yaşatan kadına sonsuz bir şekilde güven duymaya başlar.

Evet, işte bu Oral Dönemdir.

Yaşamımızın ilk bir buçuk senesi aşağı yukarı böyle geçer.

Dünyanın ağzımız kadar olduğunu zannederiz ve bu yüzdendir ki her şeyi ağzımıza sokarız.

Hepsinden de önemlisi insanlara ilk kez koşulsuz güveni, işte tam da bu dönemde duyarız…

Haber 1. (CNN)
Tarih: 12.03.2020
“Avcılar, Merkez Mahallesi Talimhane Caddesi'ndeki çöp konteynerine dün saat 17.00 sıralarında gelen atık toplayıcısı karton ayakkabı kutusunun içerisinde bebek olduğunu fark etti. Bezlerle sarılı, bebeğin canlı olduğunu gören atık toplayıcısı polisi aradı. Birkaç saat önce dünyaya geldiği belirlenen kız bebek, özel hastanede genel kontrolden geçirilerek, doğumdan kalan izlerden arındırıldıktan sonra kuvöze konularak tekrar çağrılan özel donanımlı ambulansla Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.”

***********************************************

Artık günleriniz eskisi kadar sıkıcı geçmiyor.

Hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bu dünyaya adım atalı neredeyse üç yıl olacak.

Bu sürede neler yaptınız neler!

Mesela ellerinizin ne işe yaradığını biliyorsunuz. Bir şeyleri tutmak, fırlatmak hatta kırmak sizden soruluyor. Ha, bir de o sıkıcı yatakta pineklemeye paydos! Çünkü ilk adımlarınızı çoktan attınız. Başlarda denge problemi yaşamış olsanız da artık yürümek konusunda kaygılanacağınız bir şey yok.

Evin bücürü, yaramazı ve neşe kaynağısınız.

Yürüyor, konuşuyor, keşfediyorsunuz…

Ancak her konuda mükemmel olduğunuz da söylenemez. Zira bütün bu olumlu gelişmelerin yanı sıra yolunda gitmeyen önemli bir konu oldukça canınızı sıkıyor.

Halen altınıza işiyorsunuz!

Aslında yaşadığınız sancı, Anal Dönemden başka bir şey değil. Bu dönemde sizi koruyup kollayan ebeveynlerinizi aşmanız ve yaşamız boyunca ilk kez bağımsız bir eylem gerçekleştirmeniz gerekiyor:

Tuvalete gitmek!

Yalnız, dikkat etmeniz gereken hayati bir durum var. Eğer anüs bölgenizdeki kaslar yeterince gelişmiş bir halde değilse tutma veya bırakma eylemlerini başaramayabilirsiniz.

Yaşamın ilk anlarında bir şeylerin ağzınızdan içeri sokulmasının büyük bir haz olduğunu söylemiştim.

Şimdi daha büyük bir hazzı yaşamak ve kendi iradenizle ilk kez bir şeyler başarmak üzeresiniz.

Haber 2. (Hürriyet)
Tarih: 13.09.2020
“Burdur’da 6 yaşındaki üvey oğlunu sopayla döven ve altına kaçırdığı için ceza olarak dışkısı ile idrarını çocuğun ağzına süren üvey babaya uzaklaştırma kararı verildi.”

***********************************************

Günler geçiyor ve siz her şeyi kusursuz bir ilerleme ile sürdürmeyi nasılsa başarıyorsunuz.

Vay canına! İlk nefesinizden bu yana neredeyse altı yıl geçmiş.

Yürümek, konuşmak hatta tuvalete gitmek falan iş değil artık.

Eskiden bunları yapabildiğiniz için hak ettiğinizi düşündüğünüz bütün o takdir cümleleri anlamını kaybetmiş gibi. Zira etrafınızda gördüğünüz hemen herkes bunları zaten yapabiliyor.

Hayal kırıklığı içinde olsanız da umursamıyorsunuz çünkü şimdi çok daha büyük bir probleminiz var!

Bir şekilde anne ve babanızın cinsel organlarında farklar olduğunu keşfettiniz. Bu durum, ruhunuzu büyük bir açmaza doğru sürüklüyor. İlk iş, bu konuyu anne ve babanıza bütün saflığınızla sormak oldu. Ne yazık ki aldığınız hiçbir cevap sizi tatmin etmeye yetmiyor ve çocuk aklınızla bir karar vermek zorunda olduğunuza hükmediyorsunuz. Bu durum cinsiyetlere göre tam manası ile şöyle gerçekleşiyor:

“Kız çocuk: Annem ne yazık ki eksik bir vücuda sahip ve bu eksikliğinin cezasını ben çekiyorum. Ondan nefret ediyorum ve eksikliğini babama bulaştırmasını istemiyorum! Babam, o kadından korunmalı ve onu ben koruyacağım!” (Elektra Karmaşası)

“Erkek çocuk: Annem ve babam aynı olmalıydı ancak annem neden eksik kalmış? Her şey babam olacak nursuzdan kaynaklanıyor olmalı. Çünkü o, anneme göre daha güçlü. Annemi kıskanmış ve onun işediği yeri (penis) koparmış olmalı. Annemi bu adamdan koruyacağım. Ona yaklaşmasına asla izin vermeyeceğim!” (Ödipal Karmaşa)

Tahmin edeceğiniz üzere cinsiyetiniz ne olursa olsun vardığınız bir hüküm var. Yanlış düşünüyor olsanız da bu konuda sizi kimse engelleyemez. Kız çocukları babaya, erkekler ise anneye düşkün olur derler. İşin aslı bu bir düşkünlük değildir. Esasında bu dönemde tek bir amacınız var; mağdur olanı korumak!

Şaşırmayın; Fallik Dönemde olmak tam olarak böyle bir şey…

Haber 3.  (Son Dakika Haber)
Tarih: 23.10. 2020
“Sakarya'nın Kocaali ilçesinde, yaklaşık 6 ay önce evde çıkan yangında hayatını kaybeden 9 yaşındaki çocuğun, annesini korumak isterken işkenceye uğradığı, daha sonra yangın çıkartılarak öldürüldüğü ortaya çıktı.”
 
***********************************************

Vay canına, ne muhteşem günlerdi ama!

Artık bir aileden çok daha fazlasını tanıyorsunuz çünkü resmi olarak bir öğrencisiniz.

Daha önce cevap bulamadığınız pek çok soruyu, dert etmek için artık bir sebebiniz yok. Zira ne annenizde ne de babanızda bir sorun yok! İnsan denilen şeyin iki cinsiyetten oluştuğunu ve bunun sıradan bir şey olduğunu nihayet biliyorsunuz.

Üstelik sadece bununla da bitmiyor.

Elleriniz kalem tutmayı, zihniniz ezber yapmayı çoktan çözmüş durumda. Şimdi her şeyden daha önemli olan tek bir şey var: Sizin gibi olan herkesten bir adım önde olmak. Latent Dönemdesiniz ve tek bir gayeniz var: Başarılı olmak ve herkesten deli gibi takdir görmek…

Cinsellik falan umurunuzda değil hatta karşı cinsten nefret ettiğinizi söylemek bile mümkün.

Bu dönemde sizi doyuracak yegâne şey; sosyallik.

Küçük bir “aferin” için, her şeyi yapabileceğiniz yıllar…

Haber 4. (Birgün)
Tarih:15.12.2020
“Sivas'ta 12 yaşındaki bir kız çocuğu, sınavdan düşük not alınca babası tarafından ders çalışmadığı için azarlandı. Çocuk aynı gün evde tek başına kaldığında yaşamına son verdi.”

***********************************************

Son günlerde yaşadığınız duyguların tarifi mümkün değil.

Her şey yüzünüzü istila eden iğrenç ötesi sivilceler ile başladı. Sonra birden boyunuz uzadı ve sesinizde hatırı sayılır bir kalınlaşma mevcut. Yetmez gibi vücudunuzu da tüyler istila etmiş durumda. Aynada gördüğünüzün siz olduğunuz konusunda ciddi şüpheleriniz var.

Birkaç yıl evveline kadar umurunuzda olmayan karşı cinse duyduğunuz ilgi ise hat safhaya ulaşmış durumda.

Artık bir yetişkin olduğunuzun bal gibi farkında olsanız da bu dönemde sizi son derece zorlayacak son soruya henüz bir cevap bulabilmiş değilsiniz.

Kimsin sen?

Kim olmak istiyorsun?

Kim olabilirsin?

Öylesine zor bir durumdasınız ki ne bu sorulara verebileceğiniz mantıklı bir cevabınız var ne de aynı cevabı bulabileceğinize dair en ufak bir umudunuz.

Etrafınızdaki herkes sizin “kocaman” adam/kadın olduğunuzu söylese de siz hala içeride bir yerlerde üzerinize yüklenmeye çalışılan bu muazzam sorumluluğun çok uzağındasınız. Derdiniz ne para kazanmak ne de kendinize muhteşem ötesi bir yol çizmek.

Zihninizi işgal eden her şeyin ötesinde muhteşem bir kimlik bunalımındasınız. Çünkü siz en büyük acıları bünyesinde barındıran iflah olmaz bir pesimistiniz.

Ve zirvesinde yaşadığınız o duygulardan da anlayabileceğiniz üzere; Ergenlik Dönemindesiniz.

Haber 5. (CNN)
Tarih: 24.07.2019
Lise öğrencisi Yiğit A.'dan haber alamayan yakınları, durumu polise bildirdi. Giriş kattaki eve gelen polis ekipleri, kapı zilini çaldığı anda içeriden silah sesi duyuldu. Bunun üzerine polisler, balkon camını kırarak, eve girdi.

Yiğit A. kanlar içinde yerde yatarken bulundu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Yiğit A.'nın yaşamını yitirdiğini belirledi. Evde yapılan incelemede, Yiğit A.'nın intiharından önce yazdığı not bulundu. Notun içeriği hakkında bilgi verilmezken, liselinin kısa süre önce kız arkadaşından ayrıldığı kaydedildi.

***********************************************

Avusturyalı Nörolog Sigmund Freud, ortaya attığı bu beş dönemde insanın kişiliğinin yerleştiğini ve ilgili evrelerin bireyin yaşamında geri dönülemez etkiler bıraktığını söyler. Yani bireyin psikolojik açıdan sağlıklı sayılabilmesi için bu dönemlerde ortaya çıkacak krizleri başarı ile atlatabilmesi şarttır. Aksi halde ön görülemez saplantılar son derece olasıdır. Örnek vermek gerekirse:

Oral dönemde eksik bırakılan birey, ileriki yaşlarda sigara içme, parmak emme, çok yeme (oburluk) gibi davranışlar sergileyerek ağzını bir şekilde doldurmaya çabalayabilir.(Emme Takıntısı/ Oral Fiksasyon)

Anal dönemde baskıya uğrayan birey, tuvaleti ile birlikte her şeyi tutabilir. Yobazlık, tutuculuk, kuralcılık, cimrilik, aşırı biriktirme birer saplantı belirtisidir.

Fallik dönemde engellenirse, yaşamı boyunca annesi veya babası gibi insanları arayıp durur. Babası yaşında adamlara âşık olduğunu zannederek esasında saplantılarla dolu yüreğini sakinleştirmeye çalışabilir.

Ergenlik döneminde yerine karar verilir ve yeterince saygı bulamaz ise tüm yaşamı boyunca bir kimliğe veya duruşa sahip olamayabilir.

Şimdi soruyorum size:

Annesine muhtaç olduğu en nadide anlarda çöpe atılan bebeklerin olduğu bir ülke,

Yaşamı boyunca ilk kez utanç duygusunu yaşadığı anda tuvaletini altına kaçırdı diye kıçına ütü basılan çocukların olduğu bir ülke,

Babasının penisini koparmasından ölesiye korkan çocukların, tam da bu duyguyu zirvede yaşadıkları dönemde sünnet edildiği bir ülke,

Sadece göğüsleri büyüdü diye kadın ilan edilen ve on iki yaşında -henüz kendi kimliğini bile çözememişken- evlilik çağı geldi denilerek kocaya verilen çocukların anne olduğu bir ülke,

Sağlıklı bir nesil yetiştirebilir mi?

Bitirmeden Avusturyalı Nörolog Sigmund Freud’un ilgili dönemlere getirdiği kesin yorumu da vermek isterim:

“Bu dönemler başarı ile atlatılamaz ise oluşacak hasarın ileride telafisi mümkün olmayacaktır. Çünkü bunlar kişiliğin oluşumunda birer kritik dönemdir

Yerlere tüküren, denize işeyen, tartışmayı kavga zenneden, eleştiriye kapalı olan, işini sevmeyen, ahlak duygusundan yoksun olan, empati yapamayan, çalan, susan, korkan ve sayamayacağımız kadar çok örnek verilebilecek her türlü noksanlığı yaşayan her bireyin vebali omuzlarımızdadır…

Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı kendi ellerimizle neye dönüştürdüğümüze bir dakika bakın…

Çok geç olmadan, bir dakika bakın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sinan Örs - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


BİFA BİSKÜVİYE PERSONEL ALINACAK

GENEL NİTELİKLER VE İŞ TANIMI BİFA BİSKÜVİ VE GIDA SANAYİ A.Ş. Türkiye’nin ilk 200 büyük sanayi kuruluşu içinde yer alan Bifa A.Ş., 1962 yılından bu...

Fisandun Dereköy'de Satılık Hobi Bahçesi

Fisandun Dereköy'de 820 m2 Köy merkezine yakın konumda Dereye yakın mesafede. Yolu bulunan, araçla bahçe başına kadar ulaşım imkanı olan Yakın mesafed...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

SATILIK HOBİ BAHÇESİ

Pınarbaşı Köyünde Karaman Merkeze 15 Km. Pınarbaşı Köyüne 2 Km. Anayola 15 Metre Mesafede Dere İle Sınır 12 Ay Boyunca Su Problemi Olmayan 766 M2 ve 1...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 3+1 Satılık Daire

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 165 m2 3+1 site içinde Satılık Daire. Site içerisinde 3+1 odalı 165 m2 brüt 145 m2 net kullanım alanına sahip. D...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Güney Emlak'tan Turkuaz City'de Satılık Daire

Üniversite ve hastaneye yakın konumda Urgan Mahallesi Turkuaz City Konutlarındaki 2+1 daire satılık. 11 katlı binanın 8. katı, 2+1 odalı, brüt 120 me...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Çarşı Merkezde 30 M2 Satılık Dükkan

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Dükkan. Karaman Külhan Mahallesi Alparslan Türkeş parkı karşısı çarşı merkezde cadde üzeri 30 m2 doğu cephe. Dükk...

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Tabduk Emre Mahallesinde Satılık Apart

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Apart Daire. Karaman Tabduk Emre Mahallesi.Oba düğün salonu civarı. Üniversiteye yürüme mesafesinde garaj üzeri 1....

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Beyazkent'te Satılık Arsa

Karaman Karademir Emlak'tan Satılık Arsa. Karaman Beyazkent mahallesinde 306 m2 standart proje 2 kat 100 m2 civarı daire ve garaj yapılır. Arsanın k...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket 18 Gün tam kapanma kararını yerinde buluyor musunuz?