İntihar Bu!

Gökten taş yağsa ve belalar her tarafımızı kuşatsa dahi bundan ibret almayacak ya da ibret almaya çalışmayacak bir yığın insanın olduğu ülkede, insanların mensubu olduğu dinin de çok önemi yoktur. Orada her birey köküne kadar Müslümandır(!). Ancak ülke siyasetinden ekonomisine, eğitiminden toplumsal yaşamına kadar İslam ile bağdaşmayan normlarla idare ediliyor, insanlar Müslüman oldukları kadar gavurlaşıyorsa; o ülkenin yaşama şansı kalmamış demektir.

Çok geriye gitmeye ya da uyuşukluktan çalışma azmini çoktan kaybetmiş değerli zihinlerimizi(!) yormamız da gerekmiyor. Şöyle kapağını kaldırıversek kitabın hemen gözümüze ilişiverir en bedihi örnekler. Zaten örneğin biri de biz değil miyiz? Sorsan, “Müslümanız Elhamdülillah”; baksan Müslümanlığa dair ne taşıyoruz hayatımızda? Sıkıntımız zaten hep bu oldu. Söylediklerimizi eyleme geçirmeme, dil ile kalp arasındaki köprüyü inşa etmeme, vicdanın kararmasına göz yumma ve de özden, hakikatten, doğrudan ve mu’tedil olandan olabildiğince uzaklaşma. İşte size binlerce yıllık tarihimizin, sosyolojik tahlili! Mu’tedil demenin aslına biraz sonra değineceğimizi belirterek, bir kıssanın ibret alınması hasebiyle kısa bir şekilde anlatılması yerinde olacaktır.

Henüz dünyanın insanı yeni yeni tanıdığı devirlerden bir devirde o günün hakikatini taşıyan dinin mensubu olan bireylerin yaşadığı bir ülkede zihinleri iğdiş eden ve geçmiş ile bağlarını koparmayı kendisine amaç edinen zalimane bir devrim hasıl olmuş. Bu devrim öyle şiddetli öyle şiddetliymiş ki başının üstünde saç var bahanesiyle dahi kelleleri almaktan çekinmemiş. O günün ibadetleri yasaklanmış, ibadethaneler kapatılmış, kitaplar yakılmış, bilginler asılmış ve amaç da muasır medeniyetler seviyesine varmakmış. Dedim ya bu olay olalı binlerce yıl oldu. Henüz insan dünyayı, dünya da insanı yeni tanıyordu. Neyse kıssamıza dönecek olursak; çok kısa bir süre içinde hakikatin taşıyıcı din bastırılmış ve sanki o ülkede o zamana kadar bu dine dair hiçbir şey yokmuş izlenimi insanlara yutturulmuş. Kitaplar, devrimin kaleminden çıkmış bir mahiyette imiş. Artık zulüm dahi öyle yerleşmiş ki ülkeye, zalimin adaletinden umut beklemek garipsenmez olmuş. Sormuş bilenler ya da bilmeye çalışan erenler: “Bütün bu devrimin sebebi neydi? Neden ibadethaneler kapatıldı da ibadetler engellendi? İnsanlar her istediğini yapmakta özgürken neden bu dinin mensuplarının ağzı kapatıldı, elleri bağlandı ve ayakları prangaya vuruldu?” Bu soruyu soranlar ne de iyi etmişler! Öyle ki soru halk arasında yayıldıkça yayılmış. Meğer ülkede ne de çok devrime karşı insan varmış! Devrimi yapan bir avuç insanmış! Ülkenin halkını korkutmuş ve itidalden uzaklaştırmış bir avuç insan. Homurtular arttıkça şikayetler had safhaya ulaşmış. Sonra bir şeyler olmuş, dağ yerinden oynamış, nehir mecrasını değiştirmiş, güneş geceye galebe çalmış. Aman Allah’ım yoksa yeniden sabah mı olmuş! Evet, kendi dinlerinin temsilcileri ülkelerinin başına gelmiş. Devrim bir devrimi mi devirmiş? “Oh ne güzel haber” diyenlerin sayısı miyonlarla ifade ediliyormuş. İlk zamanlar her şey güllük gülistanlık imiş. Ama sonra zaman geçtikçe ve insan değiştikçe iktidar sahiplerinin eylemleri ve söylemleri farklılaşmaya başlamış. Sanki iktidardakiler o ilk günkü samimiyette değiller. Ve işin garip tarafı zamanla eylemleri devrimi yapanların eylemlerine benziyor. Din adamları iktidarım temsilcisi, ilim adamları ise gücün hizmetçisi! Eee şimdi halk ne desin buna? Sonra yine zaman döne döne geliyor ilk güne. İbadethaneler kapalı ama dillerde tekbir nidaları(!). Velhasıl bu ülkeye ne mi olmuş? En büyük cinayet bu ülkenin meydanında işlenmiş ve iktidar kendi kalbini kendi eliyle hançerlemiş.

Çok uzaklaşmadan ve zihinlerimiz dağılmadan, -yukarıda anlatılan kıssayı da aklımızın bir köşesinde tutmak kaydıyla- Müslümanın mu’tedil olma meselesine kısaca değinecek olursak; Allah’ın vasat (orta) ümmet olarak vasıflandırdığı bu ümmetin ifrat ve tefritten kaçınması gerektiğinin ne kadar değerli olduğunu anlarız. Zamanında İslam’a yöneltilen her türlü saldırıyı mücahidçe bir tavırla püskürtenlerin evlatları, bugün İslamı din olarak değil, kültür ve örf olarak yaşar oldular. Dün namaz kılmak mirac yolculuğu için şevkle atılan bir adım iken bugün namaz kılmaktan mahrum bırakılmak sıradan bir olaydan öteye gidemez oldu. Dün kadının kendisi değerli ve önemli iken; bugün o kadınların kızları kendilerini değersizleştirerek değerli oldukları zannına kapıldılar. Dün oruç samanyolunda bir ziyafetti; bugün oruç açlıktan dolayı edilen şikayet kıvamına geldi. Dün dedelerimiz için din kutsal, vazgeçilmez ve hayatın onulmaz bir parçası iken; bugün o dedelerin torunları için din, medyanın emirleri ve de yasakları oldu. Dün neyi kazandıysak, bugün ondan fazlasını kaybediyoruz! Dün ne için çabaladıysak, bugün çabalarımızı berheva edilmesine göz yumuyoruz. Dün gücün karşısında İbrahimî tavır sergileyenlerin bugün Nemrut ile iş tutmaları ne acı! Oysa İbrahim putları, yeniden daha güzel tapılsın diye mi yıkmıştı? Nemrut bugünü görse ne derdi? Kazanmak zor ama kaybetmek o kadar kolay ki! Bugün ses dahi çıkaramamanın vermiş olduğu ızdırabı yüreğinde hisseden bir avuç Müslümanın hatrına taş yağmıyorsa başımıza, bela gelmeden uyanmak zorundayız. Gerçi belalar o kadar açık gelmeye başladı ki görsek dahi alışmış olmanın vermiş olduğu halet-i ruhiye ile ses çıkarmak bi yana, ses çıkaranların sesini dahi kesme yoluna gidenlere yardımcı olmaktan kendimizi alamaz; hatta bu durumdan da utanmaz olduk! Atalarımızı aşırıya kaçtılar diye suçlayanlar bugün başka yönden aşırıya kaçmanın farkına varamadılar. Çağdaşlaşmak uğruna çağın dışına atıldık. Mu’tedil olmak kolaydı ama biz mu’tedil olmakta dahi mu’tedil olamadık.

Zaman girift ve çağ kirli. Oysa biz bu çağı yorumlamalı ve imanımızın sabitelerine sahip çıkmalıydık. Şayet öyle yapsaydık küfre yaklaşsak dahi imanımızı artıracak bir şey bulur ve ona yapışırdık. Ne yazık ki bizden olanlar dahi bize sırt çevirmiş ve kukla olmaktan çekinmez olmuşlar. İntihar bu! Ferdin, toplumun, ailenin, dinin ve siyasetin intiharı!

Sözü İsmet Özel’e bırakmak yerinde olacak:

Gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin

Küfre yaklaştıkça inancım artıyor.

FATİH GİLİK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Gilik - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Mahmudiye Mahallesinde Ara kat 3+1 Satılık Daire

Karaman Mahmudiye Mahallesinde Ara kat 3+1 Satılık Daire Dairenin lokasyonu cumartesi pazarına yakın konumda, 4 katlı binanın 3. katında bulunmaktadır...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Ali Şahane Mahallesinde Satılık Daire

Karaman Ali Şahane Mahalellesinde Dubleks Satılık Daire Zemin + 3 katlı binanın son katında 212 m2 brüt 180 m2 net kullanım alanına sahip, 4 + 2 odalı...

EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

İş arıyorum

Tantuni ustasıyım iş arıyorum.

0(530) 543 73 62 FATİH

Karaman'da çift cepheli kiralık dükkan

Karaman merkez Tahsin Ünal Mahallesindeki 4 Nolu Aile Sağlık Merkezi ve İş Bankası yanında, Faik Kayserilioğlı Caddesi No: 72 A/B adresindeki dükkan v...

0534 723 9174

Canlı kaz ve hindi satışı yapılır.

Merhaba, Canlı, yeni mahsül, bakımlı ve organik kaz ve hindi satışı yapıyoruz. Fiyatlar için lütfen irtibat kurunuz. İrtibat tel: Mehmet Doğançay, 05...

MEHMET DOĞANÇAY

Yurtsan Petrol'e personel alımları yapılacaktır

Karaman'da akaryakıt sektörünün öncüsü Yurtsever Petrol'ün Karaman OSB girişindeki şubesi Yurtsan Petrol bay-bayan personel alacağını duyurdu. Alınac...

Toprakçılar Makina'ya Personel Aranıyor

Toprakçılar Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalışmak üzere torna ve kaynakçı personel aranmaktadır. İletişim:0532 564 0467 - Sinan Toprakçı

0532 564 0467 TOPRAKÇILAR MAKİNA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

Desi Panjur'a Personel Alınacak

Desi Panjur fabrikasında çalıştırılmak üzere personel alınacaktır. Başvurulan şahsen yapılması rica olunur. Adres: Organize Sanayi Bölgesi 6. Cadde...

0 338 224 12 40

Grafik Tasarım Uzmanı

Üniversitelerin Grafik Tasarım önlisans veya lisans bölümlerinden mezun. Grafik Tasarım konusunda tecrübeli, bu alanda en az 2 yıl çalışmış, Portfolio...

DİJİBİZ YAZILIM TEKNOLOJİLERİ A.Ş

Golda Gıda Personel İlanı

GOLDA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. Ülkemizdeki ve dünyadaki entegre projeler arasında, büyüklük açısından, en büyüğü olarak dikkat çeken Bera Holding Gıda...


Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Ülkemizdeki Mülteciler Sınır Dışı Edilmeli mi?