Reklamı Kapat

Bir Kitap Bir Yorum

“Adım Müslüman” Prof. Dr. Vejdi Bilgin-Beyan Yayınları Kitaba rahmetli Erdem BEYAZIT’ın “Sürüp Giden Çağlardan” adlı şiirinin son bölümü isim olmuştur. Sabır savaş zafer. Adım: MÜSLÜMAN.

Cihan harbinden sonra imparatorluk yıkılıp cumhuriyet kurulunca, yeni devletin bazı değişiklikleri oldu. Eskiyi unutup yeniye yol almak adına yapılan köklü değişiklikler toplumun mazisiyle ilişkisini kesti. Ülkeye hâkim olan yeni sistem 1950’de demokratik sisteme geçince toplumun her kesimi biraz nefes almaya başladı. Bu nefes alanlar arasında İslami çevreler de vardı. 1950’lerin sonlarına doğru dini yayıncılık hareketine başlayanlar 60-70’li yıllarda ise İslam dünyasından pek çok tercüme eser kazandırdılar dillerine. Bu tercüme eserlerde Mısır bölgesinin hâkimiyeti daha fazlaydı. Hasan El-Benna, Seyyid Kutup başta olmak üzere Mevdudi, Abdulkadir Udeh, Abdullah Azzam… gibi kişilerin eserleri tercüme edildi.

Eserler konusunda belirli bir yol alan İslami çevre yerli yazarların eserlerinden faydalanarak sinema sektörüne de girmeye başladı. Şule Yüksel Şenler’in "Huzur Sokağı”ndan uyarlanan “Birleşen Yollar” filmi, Hekimoğlu İsmail’in “Minyeli Abdullah”, Necip Fazıl’ın “Reis Bey” adlı eserleri filme çevrildi. Daha sonra; İskilipli Atıf Hoca: Kelebekler Sonsuza Uçar, Bize Nasıl Kıydınız, Sürgün, Danimarkalı Gelin gibi filmler birbirini izledi.

Görsel basında yer almak isteyen İslami kesim; Tgrt, stv, kanal 7 gibi dini eğilimli kanallar kurdular.

İslami kesimin müzik ihtiyacını karşılamak için bazı kişi ve gruplar çıktı. Bunların seslendirdikleri eserlere önce marş, sonra ezgi dendi. Günümüzde ise ‘yeşil pop’ olarak adlandırılanları var.

Abdurrahim Karakoç’un “Hak Yol İslam Yazacağız” adlı şiirinin bestelenmesi İslami müziğe öncülük etmiştir bu dönemde. Ömer Karaoğlu, Eşref Ziya Terzi, Taner Yüncüoğlu, Adil Avaz, Abdulbaki Kömür o dönemin en meşhur isimleriydi. Özellikle Karaoğlu’un “Şehit Türküsü” ve Adil Avaz’ın “Koşun Çocuklar” adlı eserleri hâlâ kulaklarımızda çınlar. Müzik her ne kadar o dönemde bir tebliğ ve mücadele aracı olsa da bu işi yönetenlerin durumu ortada, bu işe bakış ortada. Ömer Karaoğlu anılarında iyi giyimli organizatörlerin neyzenlere ‘düdükçü arkadaş’ dediklerini anlatır. Ahmet Mercan da, ‘neyi mümin, gitarı gâvur sayıyorduk’ der.

Bu ezgiler, bu melodiler eşliğinde o dönemin İslamcı gençlerinde ölüm, şehadet, dağ, cihad, mücahid gibi kavramlar ön plandaydı.

Ülkemizde İslami çevrenin sanatsal dünyası bu şekilde gelişirken, bir de gençlerin mevcut durumu yorumlayışları vardı!
Bu dönemde yirmili yaşlardaki gençlere ne rehberlik edecek gelenekleri vardı, ne yol gösterecek bilgeleri vardı, ne de doğru yolu bulmalarına yardım edecek hatırlayabildikleri mazileri vardı.

O dönemin İslamcı gençleri takva, samimiyet adına yaşadıkları minik grupları içinde yüzme bilmeden ummana dalıyorlardı. Yaşadıkları toplumu inkâr edip kendilerine asr-ı saadet dönemi düzenini kurmaya çalışıyorlardı. Hepsi uykudaydı ve uyanmak istemiyorlardı.

İslami bilinç düzeyine eren o dönemin insanları çevresine bakışı değişiyordu, yaşadığı ortama yabancılaşıyordu, kendi içine çekilip cemaati olan küçücük çevresinden dışarı çıkmıyordu, namaz kılmayan anne babasına karşı sert tavırlar içine giriyordu. Bazı gençler İslami açıdan anlamı olmayan isimlerini değiştirip künye isim kullanıyordu. Bu künyelerin en meşhurlarından biri de: ‘Ebu Zer’ idi.

Kendilerini sosyal hayattan soyutlayan bu gençler akrabalarla ilişkilerini seyrekleştirdi, karşıt cinsten misafirlerle oturmamaya çalıştı, düğünlere gitmemeye başladı. Kendi düğünlerinde müzik, oyun veya halay istemedi. Hatta bazı dindar kızlar gelinlik giymemek için diretti. Daha uç noktada olanları düğünlerinde Türk bayrağı açmayı şirk görüp kırmızı zemin üzerine “Allahu Ekber” yeşil zemin üzerini de “La İlahe İllallah” yazılı flamaları açmayı büyük bir cihad saydı. Bu gençler arasında Arabistan’da Ramazan hilalinin görüldüğünü söyleyerek bir gün önce oruca başlıyor, arefe günü bayram yapıyorlardı.

Yazarın dediği gibi: “Düzenli ve tutarlı bilgi aktarımı olmayan grup veya çevrelerde yine yaygın bir kitap ve dergi okuma, konferans/panel benzeri toplantıları takip etme geleneği oluşmuştu. Ancak akademiye intisap edenleri veya bazı istisna şahsiyetleri hariç tutarsak, bu yoğun okuma faaliyetleri arzu edilen sonuçları vermedi. Bugün kırk yaş ve üstü pek çok dindar, yarım yamalak bir Arapça, tefsir ve fıkıh bilgisinden daha ötesine gidememenin hayal kırıklığı içindedir”.
90’lara gelince bazı hocalar tv’lerde boy göstermeye başladı; sabah kuşaklarından, açık oturumlara kadar. Kadınlarla erkeklerin aynı safta namaz kılınabileceğine dair yorumlar getirildi. Beş yıldızlı otellerde tesettür defileleri yapıldı. İslami sosyete diye bir kavram türedi.

“Bütün gerçeklikler, bütün doğrular, bütün yanlışlar, bütün hedefler değişti. Radikaller liberal oldu, demokrat oldu, partilerde görev aldılar, kara sakallarını kestiler. Yakasız gömleklerini belki özel günlerde giymek üzere, hanımlarına uzattılar. Her şey, ‘hey gidi günler’ oldu” dedi, Halime Toros.

Yazarın dediği gibi: İslamcılık, dini olduğu kadar sosyal ve siyasal bir projedir.

O dönemlerde kendi küçük gruplarına ağabeylik yapan radikaller; dünyanın menfaatleriyle, lezzetleriyle karşılaşınca fazlaca büyük kayıp olmayacak olan küçük grubuna öğrettiği tüm bilgilerin tersini yapmaktan imtina etmediler. Dünya malını kötüleyenlerin beşer onar evi olduğunu, Efendimiz’in (sav) cildine izi geçen hasırın üstünde yattığını söyleyenlerin süper lüks meskende oturup büyük hacimli motoru olan otomobillere bindiğini görenler duruma daha farklı bakmaya başladı. İslami uyanış, İslam’a karşı ihanete dönüştü.

Bu kitap; okuyanlardan belli yaşın üstündekilere “vay be neler yaşamışız”, belli yaşın altındakilere ise “vay be neler yaşamışlar” dedirtecek niteliktedir.

Bu âlemde vuku bulan her hadise tedricen gerçekleşir. Bugünlere gelişimizdeki bazı safhalar da böyledir.

“Hayvan Çiftliği”ni yazmak George Orwell’e nasip oldu, “İslamcı Çiftliği”ni yazmak kime nasip olacak!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Misafir Kalem - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

01

Eski Timsahlardaniz - "AH" KI NE "AH"...

Her cumlesi ayri bir kitap ve tez konusu olan makalenizi buyuk bir hatira, huzun, duygu ve bir nefis muhasebesi yogunlugu icerisinde buyuk bir heyecanla okudum...

Keske "Misafir" olarak degil de "Mukim" olarak daha sik yazsaniz ve eski/yeni kitaplari daha fazla bizlere tanitsaniz...

Yazilarinizdan gec haberdar olduk, insaallah erken kaybetmeyiz...

Tebrikler, tesekkurler.

Ali Yagci

"Müslümanların kendi ütopyasına hayat vermek için daima bir şansları var ve bu imkân, kıyametin seherine kadar seddedilmiş değildir. Biz, kendi kavramlarımızı ancak Kur’ân’dan öğrenebiliriz ve farklı bir nokta-i nazardan ifade etmek caiz görülürse Kur’ân’a ‘islami kavram’ların lügati olarak müracaat ederek kendi ütopyamızın temellerini inşâ edebiliriz; bu temeller üzerine ‘bilgi toplumu’ cinsinden zulüm barakaları kurmaya kalkışmanın ne derece abesle iştigal olacağı, işte bu zihni başlangıç noktasında bütün sarahatiyle tecelli edecektir. Biz, kalkınmakla, çağın önüne geçmekle, ehl-i küfr’e kendi usulleriyle galebe etmekle muvazzaf değiliz; bizim vazifemiz Kur’ân’da tarif edilen kavramlara hayat vermekten ibarettir. O zaman ‘kalkınmış’ değil ‘muazzez’, ‘ilerlemiş’ değil ‘münevver’, güç ve iktidar sahibi değil ‘mukbîl’ oluruz.""

(Yatagina Kirgin Irmaklar`dan)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Nisan 14:20

Güney Emlak'tan Turkuaz City'de Satılık Daire

Üniversite ve hastaneye yakın konumda Urgan Mahallesi Turkuaz City Konutlarındaki 2+1 daire satılık. 11 katlı binanın 8. katı, 2+1 odalı, brüt 120 me...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Çarşı Merkezde 30 M2 Satılık Dükkan

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Dükkan. Karaman Külhan Mahallesi Alparslan Türkeş parkı karşısı çarşı merkezde cadde üzeri 30 m2 doğu cephe. Dükk...

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Tabduk Emre Mahallesinde Satılık Apart

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Apart Daire. Karaman Tabduk Emre Mahallesi.Oba düğün salonu civarı. Üniversiteye yürüme mesafesinde garaj üzeri 1....

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Beyazkent'te Satılık Arsa

Karaman Karademir Emlak'tan Satılık Arsa. Karaman Beyazkent mahallesinde 306 m2 standart proje 2 kat 100 m2 civarı daire ve garaj yapılır. Arsanın k...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Su tesisat ve elektrik personelleri alınacak

Antalya'nın Manavgat ilçesinde çalıştırılmak üzere; su tesisat ve elektrik ustaları ile kalfaları işe alınacaktır. Ustalar için aylık 3000TL + lojman...

0543 848 4880 FİKRET EĞİLMEZ / QUANTUM AYDINLATMA

Yurtpet Petrole Personel alınacak

Karaman Yurtpet Petrol'de istihdam edilmek üzere personel alınacak. İstasyonumuzda çalıştırılmak üzere akaryakıt satış elemanları ve market elemanl...

YURTPET PETROL

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karaman kurumlarının Covid-19 mücadelesini başarılı buluyor musunuz?