Reklamı Kapat

SEVGİLİLER GÜNÜ’NDE ARABESK DUYGULAR

BİZİM YUNUS, MÜSLÜM BABA ve MUHTEREM NUR.

Şubat ayının 14’ü Sevgililer Günü olarak kabul edilmiş. Türkiye’de de bir kesim tarafından kabul gören Sevgililer Günü’nü, arkasındaki öyküden çok, vahşi kapitalizmin tüketiciye hazırladığı bir tuzak olarak görürüm.

Arabesk fırtınasının Türkiye’yi kasıp kavurduğu 80’li yılların genç kuşağındanım. Otobüs ve dolmuşların, kahvehane ve pastanelerin, çarşı ve pazarın, gecekondularla orta sınıfın yoğun olduğu mahallelerdeki ev ve iş yerlerinin bangır bangır arabesk çaldığı yıllar...

Seksenlerden itibaren Türkiye her alanda arabeskleşmeye başladı. Arabesk müziğin üç ismi ‘Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses’ bu furyada öne çıktı. Bu üç arabeskçi daha sonraki yıllarda “Baba” unvanıyla sahne, televizyon ve beyazperdedeki performanslarıyla fanlarını çoğalttılar. Türkiye’nin arabesk dönemi ve arabesk şarkıcılar akademik araştırmaların konusu oldu. Arabesk, göç, gecekondu, şehirleşme, sanayileşme, iş ve işsizlik kavramları aynı potada görülmeye başlandı.

Ben bir toplumbilimci değilim. Arabeskin sosyolojik boyutlarını anlatacak halim yok. Ama üç arabeskçiyle de yazmaya değer anılarım var. Bu yazımda Müslüm Gürses’i anlatacağım.

Arabeskten hoşlanmayan biriydim. Bununla birlikte adını ilk kez duyurmaya başladığı günlerden itibaren Müslüm Gürses’i dinlemeye başladım. Müslüm Gürses’in sesindeki tınıyı, yorumunu ve okuduğu şarkıları duyunca dikkat kesiliyordum. Sanki hüznü, acıyı, çaresizliği ve umudu haykıran “blues” havası vardı. Üstelik onun fanlarının büyük bölümü, konserlerde kendilerine zarar veren ve ‘jiletçi’ olarak adlandırılan kişilerdi.

Müslüm Gürses, 2000’li yıllara kadar, İstanbul’un yeni ses, yeni görüntü, yeni parti, yeni akım peşinde olan ve klan halinde yaşayan bazı kesimlerinin henüz keşfetmediği bir isimdi. Konserleri olaylı geçiyor, o “Baba” olma yolunda hızla ilerliyordu. Sonunda 2000’li yıllara gelindiğinde, Müslüm Gürses’in dinleyici kitlesine yeni katılımlar oldu. Bir gün Murathan Mungan’la yolları kesişti ve “Aşk Tesadüfleri Sever” adlı güzel bir çalışma ortaya çıktı.

Baba Sosyetik Mekanlarda

Müslüm Gürses konserlerinden gazetelere manşet olan, televizyonların ilk haberleri arasında kendine yer bulan kol ve gövdelerine jilet çeken kalabalıkların görüntüleri artık geride kalmış, sanatçı yeni mekânlara yelken açmıştı. Önce Arnavutköy’deki Eylülist’te performans sergilemeye başladı. Etiler’de bir gece hayal kırıklığına uğrasa da o artık elit gece kulüplerinde “baba şarkılar” söyleyen biriydi. Teoman’ın “Paramparça”sı Müslüm Baba’nın hit şarkısı oldu. İzzet Çapa’nın Al Jamal adlı kulübünde bu şarkıyı istek üzerine tekrar tekrar söylüyordu.

İzzet Çapa, dönemin popüler “anchorman”ı Reha Muhtar’ın programında “elit sosyete-Müslüm Baba buluşmasına” teşhisi koydu. Çapa, şöyle dedi:
“Bu program ile sosyete gerçeklerle yüzleşti.
İstanbul sosyetesi üç şekilde tepki verir. Önce küçümserler, sonra güler ve alkışlarlar, daha sonra da baş tacı ederler. Kısacası, ‘sosyete” denilen kesim, Müslüm Gürses gerçeğiyle yüzleşti.”

Altmış Yıllık Ömür

Müslüm Gürses, altmış yaşında hayatını kaybetti. 3 Mart’ta sekiz yıl olacak. Müslüm Gürses’in ölümünün ardından Hakan Günday ve Gürhan Özçiftçi’nin birlikte kaleme aldığı, Can Ulkay ile Hakan Kırkavaç’ın yönettiği “Müslüm” filmi çekildi. Müslüm Gürses rolündeki Timuçin Esen, bu filmle oyunculuğunu taçlandırdı. Müslüm Gürses’in hocası Limoncu Ali’yi oynayan Erkan Can ise her zamanki performansıyla göz doldurdu.

Şimdi filme dönelim ve bir kareyi donduralım. Müslüm Gürses, trafik kazası geçirmiştir. Öldü sanılarak morga bırakılır. Birkaç saat sonra ölmediği fark edilir. Ameliyata alınır, parçalanan kafatasına plaka yerleştirilir.

Öldü zannedilen Müslüm hayattadır. Kendine geldiğinde ise doktoru kazadan sonra toplanan birkaç parça kişisel eşyasını Müslüm Gürses’e teslim edecektir. Doktor “Müslüm, bunu polis memuru arkadaşlar bıraktı” diyerek, kutuyu uzatır. Müslüm, kutudan sadece bir kitap alır.

Kanlı Kitap

Kitabın adı, Eskişehir Turizm ve Tanıtma Derneği’nin yayımladığı, saman kâğıda basılı “ Yunus Emre Risâlat al Nushiyye ve Divan”dır. Kitap trafik kazasında ağır yaralanan Müslüm Gürses’in kanıyla ıslanmıştır. Sanatçı kitabı sıkıca kavrar, sonra göğsünün üstünde tutar.

Şimdi de filmin başına dönelim. Müslüm Gürses’in Konya’da yatılı bölge okulunda okuyan kardeşi Ahmet, okulu terk eder. Ağabeyi Müslüm’ü Adana’da çalıştığı gazinoda bulur. İki kardeş, şırdan içmeye gider. Ahmet okul çantasından çıkardığı, gazete kâğıdı arasındaki bir kitabı ağabeyine Konya’dan getirdiği hediye olarak verir. Kitabın ilk sayfasında “Canım ağabeyime” kelimeleri ve bir dondurma külahı resmi vardır.

Kitap, Yunus Emre’nin Risâlat al Nushiyye ve Divanı’dır. Müslüm kitabı eline alır ve artık o kitap hep elinin altındadır.

Dil Söyler Kulak Dinler

Yine filmin bir sahnesinde bir mekanın duvarında, çerçeve içinde bir yazı vardır; “Dil söyler kulak dinler/ Kalp söyler kâinat dinler” İmza, Yunus Emre’dir. Müslüm Gürses, kardeşiyle sohbetinde ona “Dinle Ahmet Gürses” diye başlar ve Yunus Emre’nin “Ben gelmedim dava için Benim işim sevgi için” dizelerini okur. O, bu dizeleri ilk kez ustası Limoncu Ali’den dinlemiştir.

Filmde bu dizeler bir başka yerde yeniden tekrarlanır. Müslüm Gürses hastaneden taburcu edilir yine elinde, kendi kanıyla lekelenmiş Yunus Emre kitabı vardır.

Sol kulağı bir daha duymayacaktır, şarkı söyleyemeyecektir, sürekli baş ağrısı çekecektir. Ama o ölünceye kadar şarkılarını söyler. Onu güçlü kılan ustası Limoncu Ali’nin derviş öğütleridir. Filmi izlemeyenler vardır. Spoiler vermeyim.

Bu Beden Bizim Değil ki

Müslüm Baba Hürriyet gazetesinde 6 Mart 2004’te yayımlanan bir röportajda “Siz bir kez ölümden döndünüz, hatta ölümü yaşadınız. Ölümden korkuyor musunuz?” sorusuna, “Tabii ki insan ölümden korkar. Ama bence ölüm, dirilmek demektir. Neticede seni yaratanın yanına gideceksin. Bu beden bizim değil ki. Kiracıyız. Yalnızca kontratımızın ne zaman biteceğini bilmiyoruz. Ama her şeye rağmen yaşamak güzel şey” diyebilen bir derviştir.

Müslüm Gürses’in manevi sevgisi Yunus Emre’yedir. Bu dünyadaki aşkı ise Muhterem Nur olmuştur. Müslüm Baba, “içinde olduğu alemin, dışında kalmayı başaran” ender sanatçılardandır. Otuz bir yıl boyunca Müslüm Baba'nın ismi bir başka kadınla anılmadı. Müslüm Baba, sevgilisine bağlılığını şöyle ifade etmişti: “Teslimiyetçi olmak kötü mü? Sevdiğine teslim oluyorsun sonunda. Bu alçaltıcı bir şey olmasa gerek."

Muhterem Nur ise Müslüm Baba’nın mezarına bakıp şunları söyleyen sevgilidir: “O benim her şeyim; annem, babam, ağabeyim, çocuğum her şeyim... Orada yatan sadece Müslüm değil; benim kalbim yatıyor orada.”

Siz en iyisi Müslüm filmini izleyin. Limoncu Ali’nin genç Müslüm’e öğüdünü, kana bulanmış Yunus Emre kitabını, bir hayata bunca keder nasıl sığmış diyeceğiniz bir yolculuğu izleyin. Hem de güzel şarkılar eşliğinde...Sevgililer Günü için uygun bir film mi derseniz, kararı kendiniz verin derim.

“Aslında biz yıllarca ezildik. Ezgin insanız biliyor musunuz? Bizimkisi eziklikten gelen bir ses. Ama bilimsel açıklamasını isterseniz, sesim bariton denilen renkte” diyen Müslüm Gürses’ten bir Bülent Ortaçgil eseri olan “Sensiz Olmaz” ve Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı “Aşk Tesadüfleri Sever” şarkıları Sevgililer Günü anısına eşime ve tüm sevenlere gelsin.

Notlar:
1-Bu yazı bir film değerlendirmesi değildir. “Bizim Yunus” yılı kapsamında, Sevgililer Günü ve Müslüm Gürses’in ölüm yıldönümü için yazılmıştır.
2-Filmde, Yunus Emre’ye ait olduğu belirtilen “Dil söyler kulak dinler/ Kalp söyler kâinat dinler” dizelerinin kaynağına ulaşamadım. Bu dizeleri Yunus Emre şiirine benzetemedim.
3-Müslüm Gürses ve arabeskçilerin insanları karamsarlığa ve umutsuzluğa sevk ettikleri öne sürülmüştür. Bu yazıda, Müslüm Baba’yı, Yunus Emre’den ilham alan, kimse için kötülük düşünmeyen hatta kendisine yapılan kötülükleri affetmiş bir insan olarak tanıtmak istedim.
4-Yunus Emre’nin öğüdüne uyan ve sesini sadece şarkı söylerken yükselten, bende hep kefen çağrışımı yapan beyaz takım elbiseli, yüreği sevgi dolu Müslüm Baba’ya, talihin bir oyunu olsa gerek, Yunus Emre’den eser okumak nasip olmamış. Allah ona ve kaybettiğimiz tüm sevdiklerimize rahmet eylesin.

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

01

Ceylan - Her zamanki gibi mükemmel bir yazı. Aklınıza ve kaleminize sağlık. Sizin gibi insanlara ihtiyacı var bu toplumun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 22:58

BİFA BİSKÜVİYE PERSONEL ALINACAK

GENEL NİTELİKLER VE İŞ TANIMI BİFA BİSKÜVİ VE GIDA SANAYİ A.Ş. Türkiye’nin ilk 200 büyük sanayi kuruluşu içinde yer alan Bifa A.Ş., 1962 yılından bu...

Fisandun Dereköy'de Satılık Hobi Bahçesi

Fisandun Dereköy'de 820 m2 Köy merkezine yakın konumda Dereye yakın mesafede. Yolu bulunan, araçla bahçe başına kadar ulaşım imkanı olan Yakın mesafed...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

SATILIK HOBİ BAHÇESİ

Pınarbaşı Köyünde Karaman Merkeze 15 Km. Pınarbaşı Köyüne 2 Km. Anayola 15 Metre Mesafede Dere İle Sınır 12 Ay Boyunca Su Problemi Olmayan 766 M2 ve 1...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 3+1 Satılık Daire

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 165 m2 3+1 site içinde Satılık Daire. Site içerisinde 3+1 odalı 165 m2 brüt 145 m2 net kullanım alanına sahip. D...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Güney Emlak'tan Turkuaz City'de Satılık Daire

Üniversite ve hastaneye yakın konumda Urgan Mahallesi Turkuaz City Konutlarındaki 2+1 daire satılık. 11 katlı binanın 8. katı, 2+1 odalı, brüt 120 me...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Çarşı Merkezde 30 M2 Satılık Dükkan

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Dükkan. Karaman Külhan Mahallesi Alparslan Türkeş parkı karşısı çarşı merkezde cadde üzeri 30 m2 doğu cephe. Dükk...

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Tabduk Emre Mahallesinde Satılık Apart

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Apart Daire. Karaman Tabduk Emre Mahallesi.Oba düğün salonu civarı. Üniversiteye yürüme mesafesinde garaj üzeri 1....

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Beyazkent'te Satılık Arsa

Karaman Karademir Emlak'tan Satılık Arsa. Karaman Beyazkent mahallesinde 306 m2 standart proje 2 kat 100 m2 civarı daire ve garaj yapılır. Arsanın k...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket 18 Gün tam kapanma kararını yerinde buluyor musunuz?