Reklamı Kapat

Takvim Yapraklarında Karaman

Allahım! Senin en güzel, en cömert, en fedakar, en vefalı kulların sanatçılar olmalı.

Allahım! Senin en güzel, en cömert, en fedakar, en vefalı kulların sanatçılar olmalı. Yarattığın ne varsa, onların en güzel ve en derin halini onlar görüyor. Sanki eşyanın hikmetine erenler gibi, erik dalında üzüm yiyenler misali...

Onlardan bazıları yazıyor, çiziyor, söylüyor. Onların söyledikleri şiir oluyor, şarkı, türkü, ezgi oluyor, nağme nağme kulaklarda yer ediyor.

Resim oluyor, fotoğraf oluyor taşa, toprağa, kağıda, kumaşa nakış nakış işlenen güzellikler ortaya çıkıyor. Edebiyat oluyor, zihinlerde yer ediyor, edep oluyor, üslup oluyor, kitap oluyor.

Allahım! Kullarının çoğu kazancını kendi korunaklı alanlarında istiflerken, bir çöpü bir kuluna vermeye eli uzanmazken, sanatçı kulların ürettiklerini dağıtmanın peşindeler. Onlar yeryüzünün dağıtıcıları. Kim isterse ona ulaşmanın yollarını arayan kulların. Yağmur gibi, güneş ışığı gibi. Damlayacakları, aydınlatacakları ve ısıtacakları şeyler için asla tercihte bulunmuyorlar.

Allahım! Sanatçı kulların dünyayı çekilir hale getirmenin derdiyle dertlenen çilekeşler olmalı. Hepsi bir Mevlana, bir Yunus değil. Onlar renk renk, farklı farklı. Aynı anlayış etrafında bir araya geleni de var, başına buyruk takılanı da. Ayetteki gibiler ve birer ayetler. Onlar, senin sevdiğin insanların ayak izlerini takip etmeye çabalayan gönül erleri...

Biz sanatçılara çok şey borçluyuz. Ama onlar alacaklı olduklarından habersizler. Her biri arı misali, kovanları nerede yerleşikse oranın çiçeklerinden bal üretme peşindeler.  Bal nereye gider, farkında değiller.

Allahım! Karaman’ı bu sanatçı kullarından yana mahrum bırakmamışsın, şükürler olsun! Ne çok isim varmış. Kim bilir daha tanış olmadığımız ne sanatçılar, yazarlar, şairler var. Senfoni orkestrası misali, herkes farklı yazmış, herkes kendi tarzını ortaya koymuş. Maestro yetkin biri olmalı ki, sanatçıların Karaman adlı soliste eşlik etmesinden müthiş bir eser icra edilmiş.

Kargoyla Karaman’dan gelen ve elime alıp bırakamadığım bir çalışma, bu cümleleri yazmama vesiledir. “Takvim Yapraklarında Karaman” adıyla hazırlanmış takvim, bir Karaman klasiği olacak çalışmanın ilk nüvesidir.

Önce Karaman Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürü Burhan Yemiş’e koskocaman teşekkür. Çünkü projenin mimarı o. Sonra Larende Fotoğraf Derneği Yönetim Kurulu’na, Başkan Mustafa Doğan’a koskoca teşekkür. Bir teşekkür de projeyi destekleyen İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne. Projeye onay veren Karaman Valisi Mehmet Alpaslan Işık’a ayrıca teşekkürler.

İlk kez böyle bir takvim görüyorum. Yıl boyunca okunacak bir kitap gibi... Onlarca kişinin emeği var. Her kelimesi özenli, her cümlesi bir hedefe yönelik bir takvim hazırlamak cesaret işi olmalı. Cesaret etmişler ve başarılı olmuşlar.

Kapakta “KARAMAN bizim / şehrimi seviyorum” yazılı çok güzel bir logo dikkati çekiyor. Hemen altında sayfayı ortalayan “2021 TAKVİM YAPRAKLARINDA KARAMAN” yazısı yer almış. Altta ise “KARAMAN kapımız açıktır girene; lokmamız helaldir yiyene” selamı var.

Takvim yapraklarının ön yüzünde fotoğraf ve fotoğrafla uyumlu bir yazı, tarih, Karaman ve ilçelerinin namaz vakitleri çizelgesi, Karaman Ağzı’ndan seçilmiş bir kelime ve anlamı, bir atasözü ve Yunus Emre’den bir dörtlük yer alıyor. Fotoğrafla uyumlu metinler bir usta elinden çıkma. İmza kullanılmamış. Bilinçli bir tercih olmalı. Her yazı başlıbaşına bir edebi metin. Ne çok emek verilmiş. Yazı erbabı ve okurun hası fark edecektir.

Takvim yapraklarının arka yüzünde ise bir fotoğraf eşliğinde imzalı bir metin bulunuyor. Takvimin 365 sayfası da aynı içerikle hazırlanmış.

Her güne bir Yunus Emre dizesi konulması, Yunus Emre Yılı için adeta “cuk oturmuş.” 

Beni gönendiren en önemli nokta,  içerik seçimi oldu. Adını ilk kez duyduğum, okurken yazdıklarından haz aldığım isimler takvimin sürprizi olarak karşıma çıktı.

Bir öncelik tanımaksızın, “Takvim Yapraklarında Karaman” adlı eserde yazılarına yer verilen isimler şöyle:

“Dindar Dilbaz, Dr. Kâmil Uğurlu, Ahmet Tek, Yakup Özkaraalp, Abdurrahman Kurt, Yusuf Yıldırım, Talat Duru, Şeref Acar, Hüsnü Çolakoğlu, Erdal Demir, Ahmet Mısırlıoğlu, Mehmet Çalışkan, Veli Sarıkaya, Ümit İbrahim Öztürk, Ahmet Aydoğdu, Hasan Harman, Mustafa Doğan, Durmuş Sayaslan, Ahmet Murat, Yahya Tekin, İzzet Güler, Raşit Keskin, Vural Kaya, Ener Tahir, Salih Dursun, Mustafa Esen, Zeynep Ferda Ünal, Prof. Dr. İdris Nebi Uysal, Ahmet Tufan Şentürk, Abdullah Harmancı, Hüseyin Baylav, Hakan Taşpınar, Mehmet Ali Bayrak, Osman Nuri Koçak, Feyzullah Tunç, Rıza Duru, Ahmet Küçükcicibıyık, Remzi Tartan, Yakup Akyüz, Burhan Yemiş, Hacı Osman Ünüvar, Yunus Özdemir, Muhammet Acar, Yasemin Akkuş, Yakup Acar, Mustafa Habacı, Necdet Aydoğdu, Hatice Habacı, Ali Özkaraalp, Harun Çalışkan, Bülent Bera Acar, Abdurrahman Boyacı, Prof. Dr. Semavi Eyice, Akif Akkoca, Burhanettin Saygılı, Murat Zafer ve Muhammet Özpınar.”

Takvim yapraklarında 57 yazar. Adeta güldeste. Belki de deneme türünde ilk antoloji. Her yazı Karaman kokulu, Karaman motifli, Karaman ezgili. Karaman’ın Kültür Atlası’nın denemesi. Bal tadında, okuması keyifli yazılar.

Seneye daha güzellerini Karaman Belediyesi ve Karaman’ın köklü kuruluşları yapsa. Hangi takvimi seçeceğimize karar vermekte bizi zorlasalar, iyi olmaz mı?

Mustafa Koçak arşivi olmadan Karaman’la ilgili görsel çalışmalar eksik kalır. Sayın Koçak’ın fotoğraflarından da yararlanılmış. Siyah beyaz çizimler bir harika. Takvimin en hoş yanlarından biri, aylar arasına konulan geçişli sayfalar olmuş. Buradaki çalışmalar Şeyma Acar’ın. Ben çok beğendim.

Takvimi değerli kılan yanlarından biri de bine yakın Karaman fotoğrafıyla donatılması olmuş. İşte ne olduysa burada olmuş.

Matbaa seçimindeki hata, emek ürünü, göz nuru, yılların ve yolların bereketinden doğan Karaman’ın görsel arşivini çamura bulamış. “İşi ehline verin” buyruğu hükmünü bir daha icra etmiş. Bu nedenle fotoğraf sanatçılarının isimlerini kullanmadım. Her birinden özür dilerim. Çünkü hiçbir fotoğraf, onların çektiği fotoğraf olarak kalmamış. Baskı mezalimi nedir diyenlere, bunu örnek göstermek gerekir. Tüm fotoğrafçılar adına yüreğim “cız” etti.

Takvimi nasıl edineceğinize ait bilgim yok. Bununla birlikte bir müjdem var:

Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, takvimi mobil uygulama olarak yükleyecek. Bilgisayarınızdan, tabletinizden ve cep telefonlarınızdan ulaşma imkanınız olacak. Hem de fotoğraflar ve çizimler kalitesinden değer yitirmemiş şekilde önünüze gelecek.

“Takvim Yapraklarında Karaman” dosyası açmanızı ve takvim yapraklarını günü gününe okumanızı öneririm. Her sayfa, aile bireylerinin her birinin okuyabileceği özellikte. Okuduktan sonra arşivinize almayı ihmal etmeyin derim.

Takvim, bir dönemlerin Saatli Maarif’ini hatırlatıyor. Ama modern tarzla arz-ı endam edeni. Tasarımı daha şık, konular güncel, renkli ve nostaljik. Bir gün sizi İstasyon Caddesi’nde gezintiye çıkarıyor, bir gün Karadağ’da yılkı atlarının peşine takıyor. Yazı ve fotoğrafın büyüsü ile gâh çocukluğunuza dönüp mahallenizde eski evinizin önünde oynatıyor, gâh bir zanaat erbabının sohbet demlenen iş yerinde konuk ediyor. Ata yadigârı ulu camilerde huşu içinde ibadet etmenize eşlik ederken sonra bir konakta soluklandırıyor. Her öğün önünüze Karaman mutfağından bir lezzet sunuyor. Okulları, köyleri, bağları, dağları, bahçeleri gezdiriyor. Dört mevsimin güzelliklerini önünüze seriyor. Hele o insan yüzleri. Vatan coğrafyasının portre çeşitlemeleri Anadolu’nun insan yüzünü yanınıza getiriyor. Halil İbrahim Sofrası... Kuş sütü eksik diyeceğim, o da var.

Takvim projesinin mimarı ve uygulayıcısı Sevgili Burhan Yemiş Hocam’ın “Şehre Gönül Gözüyle Bakmak” başlıklı yazısında söylediği gibi; “Karaman’a sadece gözümüzle değil, gönlümüzle de bakarsak yokluklarını değil, varlığını da görürüz.”

Bakmak ve görmek arasındaki ince çizgiyi yakalayan fotoğraf sanatçılarının bu eserlerinin takvim yapraklarından prestij bir kitaba dönüşmesini umarım. Karaman’da kitap projesi düşünen kuruluşlara duyurmuş olayım.

Karaman’dan bir caddenin yukarıdan çekilmiş s/b bir fotoğraf karesiyle biten “Takvim Yapraklarında Karaman”ın veda yazısıyla nokta koyalım:

“Geçen gün ömürdendir ve gün akşamlıdır. Yeni yılın şehrimize ve insanlığa hayırlar getirmesi temennisiyle.”

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?