Reklamı Kapat

Hayal Gücü - 3

-Bülent sen karşıya bak, ben de bu tarafa! -Necati, ben gidiyorum… Sana kolay gelsin.

-Bülent sen karşıya bak, ben de bu tarafa!
-Necati, ben gidiyorum… Sana kolay gelsin.
-Ne, gidiyor musun?! Defol, ulan! 

Necati, Serpil’in pastahaneye gitmiş olabileceğini düşünüp pastahaneye doğru koşmaya başladı. Hızla pasta haneye içeri girip:

-Mehmet! Serpil buraya geldi mi?
-Hayır abi gelmedi, n’oldu? Hoppala! Adama bak ya !? Sanki arkasından atlılar geliyor!
-Mehmet! Bırak mırıldanmayı, işine bak!
-Tamam usta! 

Necati koşarak ilerideki parka baktı ama Serpil burada da yoktu. Belki kızını görenler olmuştur diye Bülent ile konuştuğu yere geri geldi. Az ileride bir simitçi duruyordu.

-Kardeş, az önce buralarda 6 yaşlarında bir kız gördün mü? Sarı saçlı..
-Elbisesi pembe miydi? 
-Evet, evet!
-Abi, az önce şu ileride duran yaşlı bir dilenciyle konuşuyordu… Aa, nereye gitmiş dilenci!?
-Kardeş, nasıl biriydi, tanıyor muydun dilenciyi?! Eyvaah! Kızımı kaçırdılar! Hemen polisi aramalıyım. İmdaat! Kızım kaçırıldı! Polisi arayın! Polisi arayııın!
-Telaşlanma beyim, dilenci adam niye kızını kaçırsın ki?
-Nerde peki kızım?! Hani nerde?!
-Abi, bana niye bağırıyorsun ya! Çekil başımdan, işim gücüm var benim!
-Dur bakim seeen, polise dilenciyi tarif edeceksin! Seni bırakmam!
-Bırak beni ya! Benim polisle işim olmaz! Simitleri satmam lazım, yoksa çocuklarım yine aç kalırlar!
-Bütün simitlerini alıyorum! Hem de iki katına! Al para! Lütfen yardım et, kızımı kurtaralım!
-Abi, ben senin paranı falan istemiyorum! Bırak beni yeter! 
-Beyefendi, sorun nedir? Tilki yoksa bir şeyini mi çaldı? 
-Polis bey, ne tilkisi? Ciddi olun biraz! Benim kızım kaçırıldı! Bu simitçi kızımı kaçıranları görmüş!
-Tamam, hemen karakola gidelim. Tilki, bizimle gel! 
-Amirim, valla benim haberim yok! Lütfen bırakın işime bakayım!
-Tilki, derdini karakolda anlatırsın!

Necati ve simitçi az sonra karakola geldiler

-Beyefendi, siz önce beni yanlış anladınız. Simitçiyi iyi tanırız, lakabı Tilki’dir onun.
-Anladım!
-Bay Tilki, kızı kim kaçırdı, çabuk anlat!

-Amirim, caddenin köşesinde bir dilenci vardı. Bayağı yaşlı biri, daha önce hiç görmemiştim. Aslında alışılmış dilencilerden değildi. Simit satarken ara sıra dilenciyi gözetliyordum. Sarı saçlı bir kız dilenciyle konuşmaya başladı. Tam o sırada bir kaç turist yanıma geldi, simitlere bakıp bana bir şeyler söylediler. Kendilerine tadımlık birer parça simit verdim. Turistler simiti beğendiler ve benden simit istediler. Yanlarında sadece döviz olduğundan beni biraz uğraştırdılar. Ben bu arada dilenciyi unuttum.

-Peki, kimin adamı sence bu dilenci? Karayılanın mı? 
-Zannetmem. Karayılan çocuk kaçırma işiyle ilgilenmez! Çocuk kaçırma işine Fıçı bakar ama Fıçı Karayılandan fena halde korkar. Karayılanın mahallesinde bırakın çocuk kaçırmak, yanından bile geçemez. Geçen yıl Karayılan Fıçı’yı devirip bol taşlı, kayalı uçurumdan aşağı yuvarlamış. Fıçı’nın kırılmadık kemiği kalmamış…

-Başka kim çocuk kaçırır acaba? 
-Amirim, şimdi aklıma geldi…. Geçen Çekirge anlatmıştı… Tamam, şimdi oldu!
-Hadi ulan çabuk! Ne duydun?
-Kızma amirim, Fıçı ile Barut barışıp beraber çalışmaya karar vermişler. Çekirge ile güldük; Barut fıçısı adında bir holding kurmuşlardır diye…
-Tabi ya! Fıçı, Barut’tan güç alıyorsa bırak Karayılanın mahallesine gezmeye, deliğine bile girer! Tilki, bizimle gel! Arkadaşlar, hemen Barut fıçısına baskına gidiyoruz! 
-Ben de geliyorum!
-Hayır beyefendi, kızının selameti için burada beklemelisiniz!

Necati, kızının kaybolduğu kadar da duyduğu isimlerden korktu: Tilki, Karayılan, Fıçı, Barut, Çekirge, Barut fıçısı…. Adamların lakaplarından ne kadar korkunç ve karanlık kişiler olduğu belliydi. Kızı şimdi karanlık adamların elindeydi… Beklerken hep dua etti… İki saat sonra polisler Serpil’i karakolda babasına teslim ettiler. Necati, polislere ve simitçiye defalarca teşekkür etti. Eve giderken:

-Serpil, kızım ne olur annene bir şey anlatma olur mu? Yoksa annen beni Barut fıçısının içine atar.
-Efendim baba?
-Annen olanları duyarsa, beni polis amcalara verir. Onlar da beni hapse gönderirler yani beni bir daha göremezsin.
-Tamam baba, söylemem!

Eve girdiklerinde Serpil koşarak annesini kucakladı ve ağlamaya başladı.

-Serpil, neden ağlıyorsun?
-Anne, beni kötü amcalar kaçırdııı! Çok korktuuum!
-Nee?! Necatiiii!! Serpil ne diyooor?!

Hanımı Necati’nin yakasından tutmaya geldiğinde Necati çoktan bayılmıştı….

-Şak! Şak! Şak! 
-Bravo! Sen neymişsin be Meral?! Sanki yılların senaryocususun, helal olsun! 
-Estağfirullah! O kadar da değil! Çok kitap okuduğumdan olacak galiba! 
-Bırak mütevazılığı, çoğu filmden daha kaliteli bir senaryoydu. Senaryo deyince aklıma geldi; liseden sonra ne okusam diyordun ya? Al sana bir teklif; film akademisinde okumaya ne dersin? Kabiliyetini gördük, inkâr etme! 
-Aslında hiç de fena bir fikir değil, neden olmasın? Anne, sen ne dersin?
-Kızım, güzel de senaryolarınız biraz karamsar. Hemen kötü şeyler getirmeyin aklınıza, unutmayın dünyada iyiliklerde var! 
-Fadime, kızların anlattıklarını pek beğenmedin galiba. Şimdi sen anlat bakalım.

Fadime pek anlatmak istemedi ama kızların ve komşusu Pakize’nin ısrarına dayanamadı…

Abdullah Konuksever

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Konuksever - Mesaj Gönder

# Hayal, Gücü, -, 3

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?