Reklamı Kapat

Neyzen Tevfik’in “Hiç”i Cüneyt Arkın’ın “Nayır”ı

Hat eserlerine bakarken kaligrafik karmaşaya rağmen, geometrik ölçüler içinde her bir çizginin, noktanın, kıvrımın ve harfin samanyolundaki yıldızlar gibi bütünleştiklerini fark ederim.

Hat eserlerine bakarken kaligrafik karmaşaya rağmen, geometrik ölçüler içinde her bir çizginin, noktanın, kıvrımın ve harfin samanyolundaki yıldızlar gibi bütünleştiklerini fark ederim. Yazının içeriği ile harflerin ve harekelerin uyumundan doğan güzellikten haz alırım.

DSP Mersin Milletvekili İstemihan Talay’ın Kültür ve Turizm Bakanlığı döneminde imza attığı onlarca güzel iş arasında tıpkı basımını yaptırdığı Ahmed Karahisari’nin mushafı kitaplığımın en değerli parçasıdır. Hat sanatının şaheserlerinin yer aldığı bu mushafı arada bir açar, sayfaları arasında kaybolurum.

En sevdiğim hat içeriği ise “HİÇ” yazısıdır. Yıllar önce Hattat Hüseyin Öksüz’den “HİÇ” yazısı sipariş ettim. Gelmedi. Dedim ki, “Bunda bir mesaj var. HİÇ istedim olmadı. Peki ne kaybım oldu: HİÇ”. 

Hat eserlerim arasında hala “Hiç” yok. Demek ki nasibimde evime “Hiç” hattı asmak yokmuş.

Hiç’i merak edenlere Neyzen Tevfik’in “Hiç” kitabını ve hiçlik makamına ilişkin anekdotu okumalarını öneririm.

Hat eserlerim arasında yer alan ve salonumun baş köşesinde asılı, “La Galibe İllallah” ayetini her gün onlarca kez okurum. Bu ayeti her okuyuşta “HİÇ”i hatırlarım.

Bir süredir Karamandancom’a yazıyorum. Bir ücret almıyorum. Bunu ifade etmek bile ayıbıma gidiyor. Fanatikler, sosyal medya sinekleri ve yüz karaları ile okumadan yazılarım hakkında hüküm verenler, menfaat temin ettiğimi düşündükleri için bunları dile getiriyorum.

Bildiğim yegane iş okumak, gezmek ve yazmak. Sait Faik demiş ya “Yazmasam deli olacaktım.” Benimki o kadar değil. “Yazmasam daha çok okuyacaktım. Yazmasam daha çok gezecektim.”

Türkçe özürlüler mi yazsın? Herkese mavi boncuk dağıtmaktan utanmayanlar mı yazsın? Duyduğunu, gördüğünü ve okuduğunu anlamayanlar mı yazsın? 

Onlar zaten yazıyorlar. Kendilerine uygun bataklık bölgeler bulmakta sıkıntı çekmiyorlar. Yeter ki cennet çayırları gibi verimli bölgelerden uzak dursunlar.

Bazı insanlar çiçekçidir, bazı insanlar kasap, bazıları politikacı...Ben gazeteciyim, yazarım. Bırakın herkes işini yapsın.  

Yazı işi emektir, yazı emek ürünüdür. Bilgi, birikim, ilgi, vicdan, zaman ve sevgi ister. Daha çok şey ister. Yazı işçileri, emek tarihinin en dertli ve çileli insanlarıdır. Hiçbir yazı anonim değildir.

Cüneyt Arkın’a filmlerinizde neden “Nayır, Nolamaz”lı konuşuyorsunuz diye sormuşlar. O da “Nalışkanlık” diye yanıt vermiş. 
Benimki de “Nalışkanlık”

Karaman’dancom yazarı Sinan Örs kardeşimin “Ey Ahmet Tek sen kimsin ya!” başlıklı, severek okuduğum yazısına da buradan yanıt veriyorum: “HİÇ”

Ölü Ozanlar Derneği’nden bir alıntı:
“Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.”
Gönlüm ve yazılarım iyiye, güzele ve hayra dönük. Devam inşallah.

Bu yazının bonusu Ölü Ozanlar Derneği filmi ve filmin müziklerinden Carpe Diem (Anı Yaşa) olsun.

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?