Gâvur Köpeği

Türkiye, ekonomide seferberlik, adalet ve hukuk sisteminde reform için bir kez daha umutlandı.

Türkiye, ekonomide seferberlik, adalet ve hukuk sisteminde reform için bir kez daha umutlandı.

Bir kenti güzelleştiren, yaşanılır kılan özelliklerden biri, kucak açtığı, ev sahipliği yaptığı sanatçılardır. Her sanat dalının seçkin temsilcilerinden pek çoğu Ankara’da yaşar. Ankaralılar için bu durum büyük şanstır. Velev ki kültür ve sanatla bağı bile olmasın.

Yalçın Gökçebağ, günümüz ressamları arasında ilk akla gelenlerdendir. Hocaların hocası M. Zahit Büyükişliyen, Gökçebağ’ı “Anadolu Düşlerinin Ressamı” olarak tanımlamıştır.

Yalçın Gökçebağ’ın resmini ilk kez ne zaman ve nerede gördüğümü hatırlamıyorum. 40 yılı geçmiştir. Öyle farklı, etkileyici ve görsel hafızaya nakşeden renk ve çizgileri vardı ki, bugün bile binlerce resim arasından Gökçebağ’ın eserlerini seçebilmemi bu ayırt edici vasıflara borçluyum.

Pandemi yasakları öncesi son gezdiğim sergi, Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin Resim Sanat Galerisi’ndeydi. Hem de Yalçın Gökçebağ’ın çeşitli koleksiyonlardan seçilmiş resimleriydi.

Sergi salonunda gerçekten bozkır esintisi, bozkır kokusu, bozkır renkleri ve bozkır insanları vardı. Güneşin kızıllığı, hasat sonrasının sarı sıcağı, ağaçların yeşilliği, çeşmelerden akan soğuk sular, alın teri döken kadınlı erkekli çiftçiler, Anadolu’nun bu görüntülerine özlem duyan sanat düşkünlerine ‘merhaba’ diyorlardı.

Bir vakit kaldığım ve içimi huzurla dolduran salondan, elimde sergi kataloğu ile ayrıldım.

Birkaç gün önce, TRT 2’de, karşıma Yalçın Gökçebağ röportajı çıkmaz mı? Sonuna kadar izledim. Resim yolculuğuna ilişkin konuşulanları dinledim.

Sohbetin bir yerinde bir anısını anlattı. Gökçebağ, bir köyü tasvir eden resim yapmaktadır. Bir genç henüz bitmemiş olan resmi almak ister. Gökçebağ, “Tamamlayım, o zaman alın” der.

Resmi bitirir, müşteri olan genci arar, eseri alabileceğini söyler. Genç, şehir dışında olduğunu, resmi almaya babasının geleceğini belirtir.

Baba bir iş adamıdır. Resmi çok beğenir. “Tıpkı köyüme benzemiş” diyerek, Gökçebağ’a iltifatlarda bulunur.

Ama bir itirazı olur. Resimdeki köpeği gösterip “Bu köpek olmamış. Böyle köpek mi olur? Bu köpeği değiştir” der.

Ressam şaşırır, yeni bir köpek çizemeyeceğini söyler. İş adamı, resimdeki köpeğin “gâvur köpeği” olduğunu, Türkiye’de böyle köpek görmediğini söyler.

Yalçın Gökçebağ, Ankara’da yaşayan iş adamına memleketini sorar ve Sivas yanıtını alır. Elbette farkına varmıştır. Müşterinin köpek algısı Kangal ırkından başkası değildir.

Ressam resimdeki köpeği değiştirmez ve eserini bu kişiye satmaz. Oysa resimdeki köpek, Gökçebağ’ın Denizli’nin bir köyündeki evlerinde çocukluğunda kendi baktığı köpeğidir. Denizli bölgesindeki en yaygın köpek türüdür.

Bu olay, deyimlerimiz arasında yer alan “Kargadan başka kuş tanımam” ifadesinin somut halidir.

Etrafımızda ne çok “Kargadan başka kuş tanımayan” insan var. Daha acısı, kendinden farklı olanı tanımayanlarımızın sayısının giderek artıyor olması.

Oysa kargadan başka binlerce kuş türü vardır. Her kuş bir diğerinden farklıdır, ötüşü de öyledir. Köpekler çeşit çeşittir. Köpeklerin havlamaları bile aynı değildir. Hav diyeni, av diyeni, çav diyeni, ev diyeni vardır.

“Benim bildiğim doğrudur”, “Farklı olanı duymadım, duymak istemiyorum”, “Beni dar alandan çıkarmayın” söyleminin en güzel ifadesidir, “Kargadan başka kuş tanımam” sözü. Cehaletten çok, katılığa, donmuşluğa, yozluğa, yobazlığa, hödüklüğe işaret eder.

Reform müjdesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İnsan Hakları Eylem Planı” için hazırlıklar yapıldığını açıkladı. İçeriğine önümüzdeki günlerde vakıf olacağız.

Şimdiden not düşmek istedim. Biz, bireyler farklıyız. Aynı kefeye sığmayız. Umarım, farklılıklar dikkate alınır. Kargadan başka kuş tanımayanların direnişini, karşıtlıklarını unutmamak gerekir.

Sahici, samimi ve ciddi olmak, irade ortaya koymak, söylemden eyleme geçmek bu vaatlerin yeşereceği mümbit toprağın can suyudur.

Kargadan başka kuş, Kangal’dan başka köpek de vardır.

Son sözü Aşık Veysel’e bırakalım:
“Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi
Koyun kurt ile gezerdi
Fikir başka başkolmasa.”

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?