Reklamı Kapat

Ünye Savcısına Açık Mektubumdur!

Aşağıdaki yazı, Ünye Cumhuriyet Savcısı’nın hikaye edilecek tutumuna karşı ‘’ağır eleştiri’’ kasdıyla  hazırlanmıştır.  Hakaret maksadı taşımaz. Yine de mesleki dayanışma içgüdüsüyle durumdan vazife çıkarma heveslileri varsa, 100 sayfadan az olmamak şartıyla bir savunma metni hazırlayacağımı, bunu kürsüye karşı okuyacağımı, savunmam esnasında salona basını davet edeceğimi,  en sonunda da savunmamı kitap halinde yayımlayıp ülkenin tüm kütüphanelerine birer nüsha hediye edeceğimi gururla ilan ederim. O halde buyrun cenaze namazına:

Gece yarısı uyku öncesinde karamandan.com’ da gözüme ilişen bir haber tansiyonumu yükseltti: Arabasını uygunsuz bir yere parkeden Ünye Savcısı, aracının sileceğine sıkıştırılan son derece nazik bir ikaz notu yüzünden, notu bırakan vatandaşı kolluk marifetiyle adliyeye götürttü. Vatandaş, Cumhuriyet Savcısı e.t.g ‘yi (şahsına saygı duymadığım için ismini küçük harflerle kodladığım kayıtlara geçsin lütfen)  tehdit ettiği gerekçesiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, vatandaşlık görevini yerine getiren ademoğlunu, ifadesini hemen alıvermek yerine geceyi nezarette geçirmesi maksadıyla bilerek ve isteyerek, yani kasıtlı ve bilinçli olarak, planlayıp tasarlayarak; kendilerinin anlayacağı hukuki dille ifade etmek gerekirse TEAMMÜDEN ifade alma işini sabaha erteledi. Nottaki vahim(!) içerikten bihaber okurları aydınlatalım: Savcının tehdit algılamasını harekete geçirip devletin asayişle görevli polisini meşgul ettiren ve notun sahibini bir gece nezarette yatıran cümle de tam olarak şu : ‘’Arabayı bıraktığınız alan yol girişidir bilginize’’. İtiraf edin ki içinizde en cesur olanlarınız bile böyle bir notla karşılaşacak olsa hissedeceği tehdit algılaması sonrası aşırı bir heyecana kapılır, ağzınız kurur, vücudunuzu bir ürperti kaplar, canınızdan endişe edersiniz. Kim bilir, gözü kararıp bayılanlarınız,  hayatı bir film şeridi gibi gözü önünden geçenleriniz, hatta helalleşmek için dargın olduğu eş-dostunu arayanlarınız bile olabilir. Belki sofu olanlarınız hemen oracıkta ‘’veda namazı’’na durabilir. Malum; tehlike zekaya kıvraklık katar. İlk şok sonrası nasıl olup da hala hayatta oluşuna şaşıran ve bir anda aklı başına gelen birisi, Genel Kurmay Başkanlığındaki dayısını arayıp derhal bölgeye swat ekibi çağırabilir. Ahalinin kabusu olan Fredy olsan ne yazar; sonuçta arabayın çamına, hem de silgece sıkıştırılarak: ‘’Arabayı bıraktığınız alan yol girişidir bilginize’’ pusulası bırakılmış. Böylesi bir tehdidi CIA-KGB-MI5-MOSSAD bir araya gelse bir insana yaşatabilir mi sizce? Dürüst olun lütfen, sonuçta korkmak insani bir duygudur.

Ey ahali! Bazı malumların ilama olan haceti asırlar geçse de asla bitmez.

Öncelikle bilinmelidir ki, kendilerine hakim-savcı denilen zevat, görevi halkın işini kolaylaştırmak  olan alelade memurdurlar. Ülkede bunlardan binlercesi bulunur. Bu itibarla öğretmen yahut vezneciden farkları yoktur. Atilla Yeşilada’nın aksine, FÖŞ (fevkalade önemli şahıs) değildirler kısacası… Düşünün ki FETÖ soruşturmaları kapsamında bunların binlerce meslektaşı görevden ihraç edildiği halde ülkemizde adalet mekanizması eski performansından hiçbir şey kaybetmemiştir. (Bu cümlede hakaret kasdı yahut adliyelere eski tas-eski hamam göndermesini ara ki bulasın) . Peki ne demektir memur? Devletin süreklilik arz eden işlerinde çalışan, atanmış maaşlı personel. Tanım bu kadar basit. Her birinin yasal görevleri, sorumlulukları ve yetkileri varken, hiçbirinin  işgal ettiği makamı–sadrazamın sol azası olmadığı varsayımı altında-  şahsi narinliklerine, heveslerine, zaaflarına bir köprü yaparak egolarını vatandaş üzerinde tatmin etmeye hakkı da yoktur hukuku da. O halde memur dediğin, halkın düpedüz hizmetçisidir. Temizlik işçisinden Cumhurbaşkanına kadar kim varsa…Çünkü maaşını halkın alın teriyle kazanıp emanet ettiği devletin hazinesi öder. Efendi halk olduğuna göre, paşasından bakanına, polisinden savcısına kadar her memur, hizmetçisi olduğu halkın bireylerine karşı son derece nazik, saygılı, mütevazi ve anlayışlı yaklaşmak zorundadır. Buna bilhassa eskilerin ‘’devletlü’’ dedikleri zümre ile kolluk görevini yerine getirenler ve onların amirleri riayet etmek zorundadır. Her memurun silsile halinde bir amiri vardır. Bu gerçekliği herkes astlarına öğretmelidir. Buna rağmen hala öğrenemeyen varsa da ülkenin yazarları, aydınları, talebeleri, işçileri, köylüleri, esnafları; hatta sokak köpekleri bu gerçeği şiirin diliyle, pankartın cesaretiyle, matkabın iniltisiyle, traktörün homurtusuyla, çekicin taklamasıyla, köpeğin havlamasıyla; yani elbirliği ile öğretmek boynumuzun borcudur. Asırlardır kanımızla, terimizle, dişimizle, tırnağımızla, etimizle kemiğimizle ödeye ödeye bitiremediğimiz bir borç… Kelimeler mi yalama olmuştur yoksa idrakler mi iğdiş; bilinmez. Meşrebimize uymadığı için kurusıkı atmakla olmaz; (desteksiz konuşmak manasına bir deyimdir sayın savcım, alınmayınız!) delil getirmek vaciptir.

Şöyle ki, yasalara saygılı ortalama bir vatandaş askere, polise, savcı ve hakime karşı sevgi ve saygı beslemekten çok onlardan korkar. Burhan isteyene cevaptan çok ne var ki? Basında sık sık nitelikli dolandırıcılık haberleri duyarız. Birçoğunda dolandırıcılar, kendilerinin mezkur mesleklerden olduklarını, isimlerinin teröristlerle anıldığını, kendilerini aklamak için talimatlara uymaları gerektiğini vs söyleyerek kurbanlarını korkutmakla işe başlar. Aklı korku tarafından rehin alınan birey ne yapacağını şaşırıp tuzağa düşer. Şimdi Ünye Savcısı e.t.g ‘ye bu durumu tahlil etmesini söylesek (tabi önce ses tonumuza dikkat edeceğiz ve sonrasında da ismimizi beyan edeceğiz ki mesai arkadaşlarına hakkımızda tehditten şikayetçi olmasın)  nasıl bir açıklama yapardı sizce? 

Deseydik ki mesela ‘’ e.t.g bey, sizin adınızı kullanan bir dolandırıcı,  Profesör filancayı kandırıp 250 bin lirasını çalmış. Sizin de üyesi olduğunuz yargı camiası ve kolluk, insanları masumiyet karinesini ve  suçun şahsiliğini hiçe sayarak suçsuz oldukları halde hapse mi koyuyor ki huzurunuzda kekelemek ihtimalindense tuzağa doğru yürüyorlar? İnsanlar bu ülkede kolluğun sistematik işkencesine, yargısız infazına, zorla ifade imzalatılmasına ve yakınlarıyla tehdit edilmelerine mi maruz kaldılar da gözaltına alınmaktan bu kadar korkmaktadırlar? Biz kolluğun yıllar boyu işkence seanslarında insanları haftalarca uyutmadan 24 saat amfiden Mustafa Yıldızdoğan dinlettiklerine,  hayalarından-tırnak uçlarından-meme başlarından-dudaklarından elektrik verdiklerine, filistin askısında adaleleri yırtılıp sakat kalana dek bekletildiklerine, erkek zanlının eşinin de gözaltına alınıp erkek polisler tarafından çırılçıplak soyulup tecavüzle tehdit edildiklerine, orman kuytuluklarında gözü bağlanmış zanlıların kafasında yalancıktan tetik düşürüldüğüne dair söylentilerle büyüdük. Lakin bunların terör örgütleri tarafından uydurulmuş yalanlar olduğunu elbette biliyoruz. Yine de dolandırıcıların ağzından asker, polis, hakim, savcı adını duyunca niye akli melekelerimiz dumura uğruyor olabilir? Eğer bu psikoloji toplumun geneline yayılmış bir durum ise sebebi sizce nedir? Yok eğer bu durum birkaç evhamlı insanla sınırlıysa, Emniyet Genel Müdürlüğü imzasıyla 82 milyon vatandaşın telefonuna niçin bu konuda uyarı mesajı gönderilir? Biz cahil insanlarız. Siz ise mektep medresede yoğruldunuz, devlet terbiyesiyle kutsandınız,  usul erkanla boyandınız; bizi bir aydınlatıverseniz…’’. Bu ve benzeri soruları nasıl cevaplardı Ünye’deki adı geçen memur e.t.g? 

Sorsak sahiden, mübarek yüzleri kızarmadan cevaplayabilirler miydi, kendi adıma bilmiyorum. Yüz kızarması deyince hecaletlenmeniz manasızdır efendim. Çünkü utanma duygusu haya ifadesidir. İslam inancına göre de ‘’el haya-ü minel iman.’’…Bu İzahatı lüzumlu görüşüme kızmasın okuyucu.  Çünkü  Sayın e.t.g‘nin sarfettiğimiz kelimelerden kaygıya kapılıp, yahut kelamın geliş gidişinden sahte mana türetip kendisine hakaret ettiğimiz algısına kapılmasını istemeyiz... Biliriz elbet, İlahi İbda’da tekrara yer yoktur. Bu sebeple, Allah her kulunu farklı yaratmıştır: Narin olanı var, alıngan olanı var… Ağanın pokunun üzerine pok olur mu diyeni de var, Allah’ın arzı üzerinde küçük dağları ben yarattım edasıyla dolaşanı da… Kolluk bendeyse kıllık da bendedir diyeni, çamur at izi kalsın diyeni… Güçlü karşısında haklıyken bile susanı, başkasının hukukunu korumak gayesiyle kellesini ipe uzatanı… Uğradığı zulmü Allah’a havale edeni, zalimin gözünün içine bakarak meydan okuyanı…İnsanlar türlü türlüdür yani dostlar. Hemşehrimiz Yunus öğretmiştir; sövene dilsiz-vurana elsiz olmalı… Gelgelelim savcı e.t.g ‘yi memnun edeceğiz diye de Köroğlu’nu yahut Pir Sultanı lügatten sildiğimiz zannedilmesin. Çünkü kadim düsturumuzdur: Fikirse fikir, kavgaysa kavga. Takınılacak tavrı muhatabımızın çapı belirlemeli.

SONSÖZ: Her fert çocuğunu, eşini dostunu, hısmını akrabasını temel vatandaşlık bilgisi konularında aydınlatmalıdır. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Meclis ve Yargının kimliğini, fonksiyonunu, işleyiş mekaniğini… Mümkünse tarihini öğrenmelidir. Şikayet, ihbar, dilekçe, itiraz, fezleke, suç duyurusu, iddianame, mütalaa, müdafaa… Hakim, savcı, kolluk, avukat… Herbirinin görev ve sorumlulukları… En nihayetinde de vatandaş olmanın her Ademoğluna ( ve elbette Ademkızına) tanıdığı hak ve mükellefiyetler konusunda bilinçlenmelidir. Ve ‘’ilim insanın cehlini alır, ahmaklığını değil’’ hakikatini de destur edinmeli. Savcı da olsan zanlı da fark etmediğini bilerek.

Duruma kayıtsız kalan Ankara’ya selamlarımı,  Ünye’ye de hürmetlerimi sunarım!

Gökhan Altunsoy

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökhan Altunsoy - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.

01

Emekli̇ - Şimdi de Osmaniye den çıktı bir tanesi.Bu konuda HSK ne karar verdi.Büyük ihtimalle bir sonuç çıkmayacak.İnsan onurunu zedeleyen nasil bir durum.Yazık güzel ülkemin güzel insanlarına.Nur içerisinde uyu Yılmaz Güney.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Nisan 14:26

BİFA BİSKÜVİYE PERSONEL ALINACAK

GENEL NİTELİKLER VE İŞ TANIMI BİFA BİSKÜVİ VE GIDA SANAYİ A.Ş. Türkiye’nin ilk 200 büyük sanayi kuruluşu içinde yer alan Bifa A.Ş., 1962 yılından bu...

Fisandun Dereköy'de Satılık Hobi Bahçesi

Fisandun Dereköy'de 820 m2 Köy merkezine yakın konumda Dereye yakın mesafede. Yolu bulunan, araçla bahçe başına kadar ulaşım imkanı olan Yakın mesafed...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

SATILIK HOBİ BAHÇESİ

Pınarbaşı Köyünde Karaman Merkeze 15 Km. Pınarbaşı Köyüne 2 Km. Anayola 15 Metre Mesafede Dere İle Sınır 12 Ay Boyunca Su Problemi Olmayan 766 M2 ve 1...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 3+1 Satılık Daire

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 165 m2 3+1 site içinde Satılık Daire. Site içerisinde 3+1 odalı 165 m2 brüt 145 m2 net kullanım alanına sahip. D...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Güney Emlak'tan Turkuaz City'de Satılık Daire

Üniversite ve hastaneye yakın konumda Urgan Mahallesi Turkuaz City Konutlarındaki 2+1 daire satılık. 11 katlı binanın 8. katı, 2+1 odalı, brüt 120 me...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Çarşı Merkezde 30 M2 Satılık Dükkan

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Dükkan. Karaman Külhan Mahallesi Alparslan Türkeş parkı karşısı çarşı merkezde cadde üzeri 30 m2 doğu cephe. Dükk...

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Tabduk Emre Mahallesinde Satılık Apart

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Apart Daire. Karaman Tabduk Emre Mahallesi.Oba düğün salonu civarı. Üniversiteye yürüme mesafesinde garaj üzeri 1....

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Beyazkent'te Satılık Arsa

Karaman Karademir Emlak'tan Satılık Arsa. Karaman Beyazkent mahallesinde 306 m2 standart proje 2 kat 100 m2 civarı daire ve garaj yapılır. Arsanın k...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket 18 Gün tam kapanma kararını yerinde buluyor musunuz?