Reklamı Kapat

İki Pencere İlki Sence Ne?

Beş duyu organından hangisi daha önemlidir diye soru soran birine, düşünerek ve sahip olduğumuz sağlığın da farkına vararak beşinin de birbirinden değerli ve vazgeçilmez olduğu cevabını verir ve hiçbirini ötekine değişmeyeceğimizi beyan ederiz.

Peki ya beş duyu organından hassaten ikisinin (görme ve işitme) Kur’an’da vurgulandığını söylese karşımızdaki şahıs, ne cevap veririz? Muhtemelen “Allah en iyisini bilir” diyerek işin içinden sıyrılmaya, bu çetrefilli sorudan kendimizi kurtarmaya çalışırız.

Kur’an’da, duyu organlarından özellikle ikisinin, işitme ve görme duyusunun dile getirilmesinin iki sebebi vardır:

1 ) İşitme ve görmenin, hissî idrak işlevindeki büyük önemine işaret edilmesi. Telmihte bulunulması. Beliğ bir ifade ile işitme ve görme duyusu üzerinden diğer üç duyunun da önemli ve değerli olduğu beyan edilmesidir. Bunu şu şekilde düşünebiliriz; Bir kimseye kolunun değeri ve işlevi anlatılır, kol uzvunun onun hayatındaki yeri ve önemine vurgu yapılırsa, bu kimse kolunun değerli oluşundan diğer uzuvlarının da değerli ve vazgeçilmez olduğunu çıkarmakta zorlanmayacaktır. Böylece her uzvunun kıymetli olduğu ortaya çıkmış olacaktır.

2 ) Görme ve işitme duyusunun düğer üç duyudan daha önemli ve hayatımızdaki yerinin daha gerekli olduğudur.

Biz ikinci maddenin üzerine eğilecek ve anlamaya çalışacak olursak şayet, işitmenin görmeden bir adım daha önde olduğunu görürüz. Bunun nedenlerini de şu şekilde sıralayabiliriz:

İşitme, öğrenme ve ilimleri elde etme işlevinde görmeden önce gelir. Bir insan görme yetisini kaybettiğinde dil veya ilim öğrenmesi mümkün olabilir. Ayrıca görme yetisinden mahrum bir şekilde dünyaya gelen birey, dil öğrenmede veya ilim elde etmede başarılı olurken; işitme yetisinden mahrum dünyaya gelen birey, ailesinin veya çevresindekilerin konuştuklarını hiçbir zaman duyamayacağı için konuşmayı da öğrenemeyecek ve daha ilk başta iletişimden dahi mahrum kalacaktır. Bu da onun hayatının ileriki safhalarında ilim elde etmesine mani olacaktır. Örnek vermek gerekirse görme yetisinden mahrum birey zamanla hafız olabilmekte ancak işitmeden mahrum şekilde doğan birey böyle bir imkana sahip olamamaktadır.

Kur’an-ı Kerim’in işitmeyi yalnız başına akıl ile kullanması, işitme ile akıl arasındaki bağın önemini göstermekte ve görme yetisinin bir adım önüne koymaktadır. Örnek vermek gerekirse : “Dediler ki: Eğer söz dinleseydik yahut düşünseydik, şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık” (Mülk/10)  “Rabbimiz, biz, ‘Rabbinize inanın’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık...” (Âli İmran/193). Bu ayetlerde de görüldüğü üzere imanı kabul etmede aklı kullanmayı emreden ve sahih bir aklın imanı kabul edeceğini bildiren Yüce Allah, peygamberin tebliğ ettiği şeyi kabul veya inkar etmede işitmenin yadsınamaz değerini vurgulamaktadır.

Yeni doğan bir bebek sağlıklı bir görme yetisine belli bir ay sonucunda kavuşurken, işitme yetisini daha henüz anne karnında kazandığı tıbbi verilerle kanıtlanmıştır. Yine bir bebek doğar doğmaz işitmeye muktedir olabilmektedir. Ancak net bir şekilde görmesi işitme kadar hızlı gerçekleşmemektedir.

Görme yetisi, insanın uyuduğu zaman dilimlerinde işlevini kaybederken, işitme yetisi insan uyurken dahi görevine devam etmektedir. Yani uyuyan bir insan etrafındaki nesneleri göremezken, hafif ya da biraz yüksek bir sesle hemen uyanabilmektedir. Bu da işitme yetisini görmenin önüne geçiren sebeplerden biridir.

Görme yetisi işlevini yerine getirebilmek için aydınlığa ihtiyaç duyarken, işitme zifiri karanlıkta dahi görevini sağlıklı bir şekilde yapabilmektedir. Gece ufak bir çıtırtıyı dahi duyabilen kulağımız, burnumuzun dibini görmek için ışığa ihtiyaç duyan gözümüzden değerlidir.

Görme yetisinde sağ veya sol gözümüzün birini kapattığımızda önümüzdeki nesnenin oynar gibi olduğunu hissederiz. Bu durum da  ister istemez insanları yanıltabilmektedir. Ancak işitmede (şayet iki kulakta sağlam ise) sesin duyulması her iki kulak için de eşittir. Aralarındaki fark hissedilemeyecek ve bilinemeyecek kadar küçüktür.

Böylece Allah’ın insana bahşetmiş olduğu bütün duyuların  birbirinden değerli ve vazgeçilmez olduğunu da kabul ederek, bu beş duyu arasından görme ve işitme duyularının bir adım öne çıktığını ve bu öne çıkışın en büyük sebebinin de Kur’an-ı Kerim’de geçiyor olmasından kaynaklandığını biliriz. Görme ve işitme arasındaki mukayeseye bakarak işitmenin yukarıda sayılmış olan sebeplerden ötürü görmeden önce geldiğini kabul ederiz. İnsanın fizyolojik yapısının ne kadar muhteşem ve kusursuz olduğunu anlamamız zor olmayacaktır. Böyle bir nizamın ancak sonsuz kudret sahibi olan bir yaratıcının eliyle gerçekleştiğini kabul etmemiz gerekmektedir. Şu an bu yazıyı okuyor olmanızdan dolayı görmeyi bize lutfettiği için Allah’a hamd etmemiz elzemdir.

Yine öğrendiklerimizi başkalarına anlatacak konuşma yetisine sahip olduğumuz içinde başımızı bir ömür secdeden kaldırmasak bile şükrümüzü eda edemeyeceğimizin idrakinde olmalı, bütün bu nimetleri aslına uygun kullanmamız ve hayra yönelik adımlar atmamızın en büyük vazifemiz olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekmektedir.

FATİH GİLİK 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Gilik - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


BİFA BİSKÜVİYE PERSONEL ALINACAK

GENEL NİTELİKLER VE İŞ TANIMI BİFA BİSKÜVİ VE GIDA SANAYİ A.Ş. Türkiye’nin ilk 200 büyük sanayi kuruluşu içinde yer alan Bifa A.Ş., 1962 yılından bu...

Fisandun Dereköy'de Satılık Hobi Bahçesi

Fisandun Dereköy'de 820 m2 Köy merkezine yakın konumda Dereye yakın mesafede. Yolu bulunan, araçla bahçe başına kadar ulaşım imkanı olan Yakın mesafed...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

SATILIK HOBİ BAHÇESİ

Pınarbaşı Köyünde Karaman Merkeze 15 Km. Pınarbaşı Köyüne 2 Km. Anayola 15 Metre Mesafede Dere İle Sınır 12 Ay Boyunca Su Problemi Olmayan 766 M2 ve 1...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 3+1 Satılık Daire

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 165 m2 3+1 site içinde Satılık Daire. Site içerisinde 3+1 odalı 165 m2 brüt 145 m2 net kullanım alanına sahip. D...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Güney Emlak'tan Turkuaz City'de Satılık Daire

Üniversite ve hastaneye yakın konumda Urgan Mahallesi Turkuaz City Konutlarındaki 2+1 daire satılık. 11 katlı binanın 8. katı, 2+1 odalı, brüt 120 me...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Çarşı Merkezde 30 M2 Satılık Dükkan

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Dükkan. Karaman Külhan Mahallesi Alparslan Türkeş parkı karşısı çarşı merkezde cadde üzeri 30 m2 doğu cephe. Dükk...

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Tabduk Emre Mahallesinde Satılık Apart

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Apart Daire. Karaman Tabduk Emre Mahallesi.Oba düğün salonu civarı. Üniversiteye yürüme mesafesinde garaj üzeri 1....

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Beyazkent'te Satılık Arsa

Karaman Karademir Emlak'tan Satılık Arsa. Karaman Beyazkent mahallesinde 306 m2 standart proje 2 kat 100 m2 civarı daire ve garaj yapılır. Arsanın k...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket 18 Gün tam kapanma kararını yerinde buluyor musunuz?