Reklamı Kapat

Murakabe

“Hayat yalnızca zayıf varlıklar için beklenmedik şeylerden oluşur” dedi birileri.

“Hayat yalnızca zayıf varlıklar için beklenmedik şeylerden oluşur” dedi birileri. Hayatın her anında gözümüzün açık olmasını, zihnimizin teyakkuzda bulunmasını mı telkin etmişlerdi acaba? Yoksa duygudan soyutlanıp, karşılaştığımız her türlü olay karşısında aklımızla hareket etmemiz mi öğütlenmişti usulca kulağımıza?

Şehrin boğucu, can sıkıcı ve insanları evlerine hapsedici tavrından kaçmak isteyen her bir kimse kendisini dağlara, kırlara ya da göklere erişmek isteyen kibir abidesi yapıların olmadığı sakin bir noktaya atmak ister. Bu aynı zamanda yaratılışın mayasını bilme eylemidir. Köklerin kaybolmaması için, göklerin emrettiğini yapma eylemi olarak da yorumlayabileceğimiz bu amaç, kolay bir yaşamın, gerçekten nefes almanın ve yıldızlara dokunmanın tek yoludur. Böylece hayatın, beklenmedik olayları karşımıza çıkartması bizi korkutmayacaktır. Çünkü gerçek yaşamın meyvelerini yememiz, ceberrut dünyanın bizim önümüze koymuş olduğu şahane sofradan daha efdaldir.

Yazı yaz gibi kışı da kış gibi yaşıyor olma ihtimalinin gün geçtikçe kaybolması, bize sunulan kudret helvasına karşı göstermiş olduğumuz nankörlükte gizlidir. Bu konuda sadece yahudileri suçlamamız haksızlık olacaktır. Onlar zaten İsrailoğulları iken yahudileşerek gazaba uğramışlardır. Ancak yaratıcının bize indirmiş olduğu kudret helvasına karşı göstermiş olduğumuz nankörlüğün had safhaya varması ve bize sunulan nimetlerden hesaba çekilme inancının unutulmaya başlaması, Allah’ın da gazabını üzerimize çekmemize neden olmuş olmasın sakın! Yaz sıcaklığını andıran havanın güneş ile olan ortaklığı bize bu yorumu yapma imkanını tanıdı desek yanlış olmayacaktır inancındayız. Biz inancımız da mıyız? Ya da inancımızın emrettiği yolda mıyız? Henüz şehirden çıkmamış ve buhranın tam göbeğinde maskeleriniz altında nefes alıp verme gayretindeyseniz kafanızı kaldırıp çevrenize bakınız. Görün yaratıcısını unutan insanların hallerini ve görün köklerinden kopan mahlukatın akıbetini. Onların her biri artık çürümeye durmuştur. Hiç şikayetlenmeyin, “neden kar hala yağmadı” diye. Karı afet olarak görenlerin, sonunda kara hasret kalacakları belliydi zaten!

Hani hayat yalnızca zayıf varlıklar için beklenmedik şeylerden oluşurdu? Hani beklenmedik şeyler yalnızca zayıf iradelileri paramparça ederdi? Bütün bir insanlık mı zayıf iradeyle donatıldı yoksa?! Olur mu öyle şey?! Düzeni bu zayıf iradeliler mi belirliyor acaba?  Ey dağları yaratacağını sanan ancak işe gelince bir sineğin kanağını dahi yaratmaktan aciz kalan insanlık! Ey yaratıcısına meydan okuma gafletine düşüp hakikatin tohumlarını kaybeden Ademoğlu! Hani nerde Karunlarınız? Hani nerde göğe erişmek isteyen Bel’amlarınız? Hani nerde taptıklarınız? Hani nerde her mevsim önünde saygı duruşuna durduğunuz heykelleriniz? Kendisine varlık borcu olduğunu düşündüğünüz atalarınız nerde? Bilim ismiyle putlaştırdığınız, haddinden fazla değerle taptığınız tanrılarınız nerde? Aciz mi kaldınız? Beklenmedik olaylar karşısında yolu mu şaşırdınız? Yahudilikte, yahudileri geride bıraktınız! Hani sizin tanrınız?

Bütün anlattıklarımızı makul konuma indirmek pek mümkün görünmüyor. Bu iş yürüyen merdivenlerin ya da uzaya gönderilen uyduların da işi değil. Bu oldukça zor bir göç. “Soba bacasından çıkan dumanın atmosfere verdiği zararı, bir çocuğun üşümeme ihtimalini yerle bir ettiğini, kutlama törenlerinde marş bestesi olmasına oy çokluğuyla karar verilmeli” demiştik bir yazımızda. Ne kadar da haklıymışız meğer! Böyle bir dünyada ancak kutlama törenlerinde sunabiliriz kudret helvasını çünkü(!). Ah zayıf iradeliler, ah kendini dev gören pireler! Acıyorum halinize.

Son sözümüz yine önce söylediğimizden farklı olmayacaktır. Tekrarlıyoruz:  Neresinden öpsem, bir çiçeğin sancısını ayak bileklerimde hissediyorum. Mekanik güzelliğin dayatması ve çamur atma sporu ülkemizde millileşti. Başarıda zirveyi oynadılar, mağduriyetini yaşamak bize düştü.

Fatih Gilik

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Gilik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?