Reklamı Kapat

Aman Allahım Bu İşçiler Ne İster

Bisküvi fabrikalarındaki kurulu düzeni suçlamak niye? Tamam belli konularda her kesimin belli hataları vardır. Ama ilkeleri de vardır. Bazı konuşmalarda masalarda halledilir. Ki o kanunları maddeleri de koyanlar da o masa etrafında oturup konuşan fikir düşünce ve önerilerini sunanlardır. En güzel fikirler fikir tartışmalarından çıkar. Yine o masa etrafında konuşulanlarla . Öfkeyle şikâyetle arkadan konuşmalarla hiçbir zaman bir yere varılmaz. Her iki tarafta ihtiyatlı parmaklarınızı getirin ve o kanayan açık yaranın üstüne basın. Çünkü birbirinize lazımsınız. Sosyal adaletsizliğin düzeni eğer ki bir diken gibi teninizi acıtıyorsa ve o dikeni oradan söküp atmak için yaranızı hafifletmek istiyorsanız yine sorunun çözüm merkezi o masalardır. Hiçbir zaman birinin yokluğu diğer tarafa huzur sağlamaz. Öyleyse sorunları ve sebepleri yumuşatarak yok etmek veya sindirilebilir hale getirmek yine her iki tarafın görevidir.

‘’İşverenler para babaları açgözlü sömürücüler, güçlü olmak için ellerinden geleni yapan, bu arzu ve istekle de yanıp tutuşan insanlardır. Ve hep bu arzu ile yanıp tutuşurlar. Hiç bir zamanda tatmin olmazlar doymak bilmezler.  Hiçbir zaman da memnun olmazlar mutlu olmazlar. İşçileri küçümserler ve yine onların sırtında yükseğe çıkmak isterler. Her biri de geniş pazarlara sahip olmak işinin fatihi fethedeni olmak isterler. Ulaşmak istedikleri hedefte,’’ patron işveren olmak’’ bu değildir. Patron işveren demek kendini beğenmiş değil, alçakgönüllü ve her biri de işçisine önem veren onların karşılarına bir kurtarıcı gibi dikilendir. Saygılı, neşeli kibirden uzak, daha çok gurur kıvılcımıyla parlayandır. Babacan tavrıyla çalışanlarını değerlendiren onlara fırsatlar sunan fikirlerini hal ve hatırlarını sorandır.  Ekip çalışmasına büyük önem verdiği gibi kimlik arayışı içinde olan işçileri de göz ardı etmeyendir. Çünkü en son teknoloji ile fabrikasını kuruyor sonuçta onları kullanacak olan  yine işçileridir.

İşçilere hükmetmek işleri yönetmek ve o işlerinde üstesinden gelmek yükselmek gönül her ikisini de ister. Her iki taraf da kayar ama onu yükseltmiş olan ve geleceğin sonsuzluğuna doğru onu ilerletmiş olan yine işçileridir. Her daim de işçilere diklenen başkaldıranlar yerine her daim onlara karşı hoşgörülü ve sevecen davranan işverenler de kazanmışlardır.

Aman Allah’ım bu işçiler ne ister? Asgari ücretin üzerinde düzenli akar gelir. Hafta sonu tatil yıl sonu tatil, sevgi saygı, adalet. Hakaret ve küçük düşürmenin olmadığı bir yer,     Kendisi için hazırlanmış özel iş. Sorunsuz huzurlu bir ortam. Ev ve ailelerine ayırabilecekleri daha çok zaman. Küçük bir hobi sosyal faaliyet. Ve bir yudum mutluluk. Vasıfsız sıradan bir işçinin idealidir bu. Daha fazlası daha fazlası…Daha fazlasını da istememeli, çünkü işçiler de esasında düzeni değiştirmeye veya önlerindeki işi değiştirmeyi içlerinden hiçbir zaman istemezler. Çünkü onlar ne patronları gibi zengin olmayı ne de çok düşük gelire sahip olmayı da istemezler. Orta halli bir yaşam akar gelir, yolda bırakmayacak bir binek, çatılı ev, sağlık sıhhat bunlar.  Küçük bir esnafın yaşadığı hayat, küçük bir sanatkârın, orta derecede orta halli bir insan, işçinin yaşam ilkesi ana düşüncesi bu, bunlar da son derede akla mantığa uygun şeyler. Tehlikeden uzak rahat sıradan bir yaşam.

Bir diğer taraftan da etraflarındaki dünya renkli dünya, yalancı dünya onların ulaşmak istedikleri ideallerine sert bir şekilde şaplağını vurur. Esasında ona sorun olan da o sorunları yaratan da o dev güçtür. Kapitalist sistem. Öyleyse esas sorun esas kaos bu dünya düzenini kuranlar da ve o sorunu yaratanlardadır. Onlara karşı itici bir kuvvet öfke gibi insanlık üstü güç(?)  Avm’ler. Asıl o dünyaya karşı aç gözlerini. Farkında olmadan tükendiğin tüketildiğin dünya, bu dünya başka bir dünya, sana asgari geçimi unutturur. Kapitalist ekonomik sistem kalabalık koca bir işveren. Sen de ona sadık bir işçi rolünde hayatını sürdürüp gidiyorsun. Halinden memnun.  (Beş litre ayçiçek yağı  62 TL.)  Bir diğer taraftan da ‘’Bu dünya düzeni böyle gelmiş böyle gider.’’ diyorsun.

Sonuç olarak günlük hayatın içinde iki tarafta birbirlerine lazım. Önemli olan birbirinizin işlerini yokuşa sürmek zora sokmak yerine, griye dönmüş havanızı ışıklandırabilir, birbirinizi parlatabilir birbirinizin ışığında kendinizi görebilirsiniz. Sinir bozucu kasvetli bir hava içinde sorunlar yumağı içinde üretim yapmayı başaranlar sadece o anlığına kendilerini kurtarmış olurlar. Kendilerini uzun süren o alacakaranlıktan da kurtaramazlar. Esas iş her iki taraf içinde mutluluk sağlamalıdır. Günlük hayatın içinde hayatı ve işi mutlu hale getirmek. Küçük şeyler basit şeylermiş meğer isem çözümlenemez denilen şeyler.

Bisküvi bir iştir. Karaman’ımızın kaderini değiştiren, ismini ülkeye ülke dışına aksettiren. Karaman bisküvisinin ünü ülkeleri aşmışken ünlü bir bisküvinin üreticisi, işçisi olmak, en zenginlerin ve fakirlerin de sofrasında bulunmak da sevindiricidir. İşimiz sihirli bir güç gibi bizi birbirimize yakınlaştıran bize yol gösteren aşılmaz denilen sorunları aştıran. Şimdiye kadar görmediğimiz güzellikleri yaşatan yumuşak yataklar, koltuklar kanepeler cep telefonu, arabalar aldırtan.

Demek ki patronlar sadece hayatımızın maddi tarafında yer alan insanlar değillermiş. Sadece bize emirler veren emirleri altına almaya çalışan insanlar da değillermiş. Sana bu çalışma şevkini bu işi veren özlemini duyduğun şeyleri de almanı sağlayan girişimcilermiş.   Senin atıl emeğini satın alan emeğini değer biçen değerlendiren işverenlermiş.

Öyleyse, işçiler, işverenler alçakgönüllülük içinde sarılın birbirinize verin ellerinizi birbirinize. Ellerinizi uzatmaktan da çekinmeyin. Sevin birbirinizi birbirinize sevgilerinizi iletin ve kollarınızdaki gücü iletin birbirinize, o zaman görün evlerinizdeki bolluğu bereketi, üstelik birbirinize zarar da vermezseniz. Birbirinize iyi dileklerde bulunursanız üstelik minik minik dualarınızın içlerine birbirinizi de katarsanız. Her sabah samimi bir gülümseme ile ‘’Günaydın,’’der. Düşen bisküviyi de yerden kaldırırsanız.

Çünkü o işverenler de sizlerin arasından çıkmıştır gökten zembille de inmemişlerdir. Karaman’ın insanlarıdır. Eğer ki onlar da Karaman’a sizlere, kendi topraklarına bu kadar bağlı olmasalardı gelip de buraya yatırım yapmazlardı. Onlarında özlemleri vardı eski zamandan gelen o zamana ait küçük şeyler şimdi işçilerinin de istediği şeyler. O zamanlara ait, onu coşturun öyleyse hatırlatın onlara.  Hayat göz açıp kapanacak kadar kısadır. Onlarında şöyle bir göz atıp da geçtiği bir yığın acı dolu hatıraları vardır. Yıllar boyunca kendileriyle bile ilgilenemediklerinden de yakınırlar. Onların dünyaları da sizinkinde farklı değildir emin olun anların da bir yığın karmakarışık iç dünyaları işleri güçleri vardır. Tıpkı bir antikacı dükkânı gibi onlarda biriktirmişlerdir. Öyleyse onlara da geçmişini hatırlatmak o sihirli lambanın içindeki cini çıkarmak gerekir. Basit bir hamle, hor görülmüş bir işçi pekalâ bunu başarabilir. O unutulmuş insanca duyguyu çekip çıkarabilir. Böylece ondan çıkan sesle, senden çıkan ses tıpkı çarklardaki dişlerin birbirine geçmesi gibi birleşir. Bu kez de çıkardığınız sesleri birbirinizi anlayana dek birlikte dinlemeniz, sonra aynı sesi çıkarmanız. Çarkların sesi her birinizi bir araya getirmiş birbirinizi anlamış ve aynı sesi çıkarmışsınız. Birbirinizi anlamanız için küçük sesler, tıpkı duvar saatinin zaman içinde tik tak sesleri gibi.

Hoşgörü ile küçük şeyler anlaşılabilir hale gelir. Sevgi ile birbirinize dokunduğunuz el verdiğiniz sürece o küçük şeyler anlaşılabilir. Birbirinize karşı sıkılmış dişleriniz diliniz kalbiniz yumuşayabilir. İnsanca şeyler. İnsanca sesler. Dini bayramlarda bile selamlaşma bayramlaşma nice gönülleri fethetmiştir. Basit bir yaklaşımla işinizin üzerinizdeki ağırlığını hissetmemenize yardımcı olmuştur. Zaten iş vardır işveren vardır işçi vardır. Kendilerine lazım olan şey sadece değer verilmek en değerli olan insanca dokunuşlarla değerli olduklarını hissettirtmek. Bir yuva sıcaklığında yuvalarına sıçrayan ateşleri de söndürerek. Bir masanın etrafında kendi ateşlerinin közünde de çaylarını pişirerek tatlı sesler tatlı melodilerle. O arkadan fokurdamanın da son bulduğu, hayatlarının şiddet akımlarını fırtınalarını, dünyanın vahşi alacaklılarından da korumak için kapandıkları kendilerine ait işyerlerinde, kendi işlerinde.

Son söz her iki taraf ta terazinin iki kefesi. Her iki tarafı da ikiye ayırırken her iki tarafın yararına hazırlanan işin de ortada olması. Bisküvinin devamlılığı bitmeyen iş olması. Bedenleri kokutan halkın gönlünde taht kuran, şehre saygınlık özellik kazandıran gözle görülmeyen bir şehri bayrak gibi dalgalandıran bisküvinin olması. İki seçeneğimiz var. Orada olmak veya olmamak. Orada oluyorsak mutlu olmak ve bu işi sürdürmek zorundayız.

Nurten Kılıç

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurten Kılıç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


BİFA BİSKÜVİYE PERSONEL ALINACAK

GENEL NİTELİKLER VE İŞ TANIMI BİFA BİSKÜVİ VE GIDA SANAYİ A.Ş. Türkiye’nin ilk 200 büyük sanayi kuruluşu içinde yer alan Bifa A.Ş., 1962 yılından bu...

Fisandun Dereköy'de Satılık Hobi Bahçesi

Fisandun Dereköy'de 820 m2 Köy merkezine yakın konumda Dereye yakın mesafede. Yolu bulunan, araçla bahçe başına kadar ulaşım imkanı olan Yakın mesafed...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

SATILIK HOBİ BAHÇESİ

Pınarbaşı Köyünde Karaman Merkeze 15 Km. Pınarbaşı Köyüne 2 Km. Anayola 15 Metre Mesafede Dere İle Sınır 12 Ay Boyunca Su Problemi Olmayan 766 M2 ve 1...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 3+1 Satılık Daire

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 165 m2 3+1 site içinde Satılık Daire. Site içerisinde 3+1 odalı 165 m2 brüt 145 m2 net kullanım alanına sahip. D...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Güney Emlak'tan Turkuaz City'de Satılık Daire

Üniversite ve hastaneye yakın konumda Urgan Mahallesi Turkuaz City Konutlarındaki 2+1 daire satılık. 11 katlı binanın 8. katı, 2+1 odalı, brüt 120 me...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Çarşı Merkezde 30 M2 Satılık Dükkan

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Dükkan. Karaman Külhan Mahallesi Alparslan Türkeş parkı karşısı çarşı merkezde cadde üzeri 30 m2 doğu cephe. Dükk...

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Tabduk Emre Mahallesinde Satılık Apart

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Apart Daire. Karaman Tabduk Emre Mahallesi.Oba düğün salonu civarı. Üniversiteye yürüme mesafesinde garaj üzeri 1....

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Beyazkent'te Satılık Arsa

Karaman Karademir Emlak'tan Satılık Arsa. Karaman Beyazkent mahallesinde 306 m2 standart proje 2 kat 100 m2 civarı daire ve garaj yapılır. Arsanın k...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket 18 Gün tam kapanma kararını yerinde buluyor musunuz?