Hayal Gücü - 2

Abdullah Konuksever'in kaleme aldığı 3 bölümlük "Hayal Gücü" öyküsünün ikinci bölümü.

Abdullah Konuksever'in kaleme aldığı 3 bölümlük "Hayal Gücü" öyküsünün ikinci bölümü...

-Bülent! Sen bu tarafa ben de bu tarafa bakalım!
-Tamam Necati! Hemen!

Necati, Serpil’in pasta haneye gitmiş olabileceğini düşünüp pasta haneye doğru koştu. İlerideki yol kavşağında kalabalık gördü ama aldırış etmedi. Hızla pasta haneye gidip içeri girdi.

-Mehmet! Serpil buraya geldi mi?
-Hayır abi gelmedi, n’oldu? 
-Mehmet, Necati miydi az önceki?
-Evet usta, adamın içeri girmesiyle çıkması bir oldu. Kızını sorup çıktı, kötü bir şey olmamıştır inşallah.
-İnşallah, yoksa  Aslı hanım Necati’ye yapmadık eziyet bırakmaz!
-Haklısın usta, zaten adama bir şey olmamışken eziyet ediyor… Bir de kızına bir şey olursa, vay Necati abinin haline! 

Necati, hemen dışarı çıkıp sağına soluna bakındı. Az önceki kalabalık dikkatini çekti, ambulans son surat kalabalığa doğru geliyordu. Yoksa.. Yoksa… Necati düşünmek bile istemedi… Kızını yoldan geçerken araba mı çarpmıştı acaba? 

Koşarak kavşağa gitti ve kalabalığın içine daldı… 

-Serpil! Serpil! 
-Beyefendi, kızınız mı?

Necati bayılmamak için kendini zor tuttu. Serpile motosiklet çarpmış, Serpil kanlar içinde yerde yatıyordu.

-Yardım edin kızıma! Yardım edin! Allah’ım onu bana bağışla, ona yardım et! 
-Korkmayın beyefendi, kızınız yaşıyor. Hemen ilk yardıma yetiştireceğiz! Siz şöyle kenarda oturun, hemşire hanım hemen ilk yardımı yapsın. 
Necati, biraz olsun rahatlamıştı. “Ya Rabbi, sana şükürler olsun, kızım yaşıyor”

Ambulanstaki hemşire Serpile ilk yardımı yaptıktan sonra Necati’ye dönüp:

-Korkmayın beyefendi, kızınız iyi. Gördüğüm kadarıyla burnu kanamış ve yüzü yaralanmış. Biraz sonra muayene olur, inşallah başka bir şeyi yoktur.
-Peki kızım neden kıpırdamıyor?! 
-Kazanın şokundan beyefendi, biraz sonra kendine gelir. Lütfen telaşlanmayın.
-Hemşire hanım, korkmayın demesi kolay ama gel sen onu bana sor!
-Anlıyorum beyefendi… Bakın, hastahaneye geldik. Yardım edin lütfen!

Bir saat sonra Serpil kendine gelmişti. Burun kemiği çatlamış, yüzü de yaralanmıştı. Hastahaneden çıktılar ve taksiyle eve gittiler. İçeri girdiklerinde Aslı yine gözlü yaşlı halde bol ağıtlı, dertli bir programa bakıyordu. Serpilin yüzündeki yarayı fark etmedi bile.

Aslı’nın televizyondaki senaryo ürünü olan dertlere ağlarken kızının kaza geçirmiş ve yaralanmış olmasını fark etmemesi Necati’yi fena halde  sinirlendirdi. Televizyonu kapatıp: -Aslı! Televizyondaki uyduruk dertlere ağlayacağına kızına bir bak ! 

-Aman Allah’ım! Ne olmuş benim kızıma böyle?! Necatiiii! Ne yaptın sen kızıma? Canım kızım beniiim!
-Anne, korkma bir şeyim yok. Yoldan geçerken biri çarptı. Hastaneden geliyoruz, bir şeyim yokmuş. 
-Necati! Kızım çarpılırken sen neredeydin? Neden elini tutmadın! 
-Şey.. Aslıcığım… 
-Sus! Duymak istemiyorum! Bir daha kızımla dışarı çıkmayacaksın! 
-Ama Aslı, bir anda…
-Yeter! Serpilin yüzüne bak sana! Sen böyle mi bakarsın çocuğa! Bir daha, asla! 

Hülya sordu: 

-Nasıl beğendiniz mi?
-Evet, güzel anlattın. Şimdi kim anlatsın? Meral kızım sen anlatmak ister misin?
-Anne, Fadime teyze anlatsa? 
-Meral, nazlanma da anlat bakalım. Senin filmin nasılmış bakalım. Cereyan gelmezse, ben de anlatırım. Hadi seni dinliyoruz.

Meral’in anlatacağı senaryo da bayağı heyecanlıya benziyordu...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Konuksever - Mesaj Gönder --- Okunma

# Hayal, Gücü, -, 2

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?