Süt Banyosu

Makine gürültüsünün insanlığa ait tüm sesleri duyulmaz hale getirdiği, metalin soğuk yüzünün küresel ısınmayı hiçe saydığı, bacalardan ve egzozlardan çıkan sıcak dumanın insanların arasına girdikten sonra donup katılaştığı bir zamanın insanlarıyız.

İstatistik verilerine göre kelle sayısı olarak hesap edilen, ihtiyaçları açlık ve yoksulluk sınırlarına göre belirlenen, hayatının kısacık anlarında oy kaygısından dolayı hesaba alınan, korkuları üzerine yönetilen, gösterilen dünyevi hedefler doğrultusunda yönlendirilen, sonu gelmez heveslerin peşinden koşturulan, vakti işgal edilen, nefesi boş yere tüketilen bir zamanın insanlarıyız.

“Makine uygarlığı insan zalimliğini kışkırtıyor” dedi, Kemal SAYAR.

Yokluğun içinde herkes birbirine benzer kaderi yaşayıp mutlu olurken, şimdi varlığın içinde daha variyetli yaşamak adına, birbiriyle yarışmak adına, mutsuzluğa koşan bir zamanın insanlarıyız.

Müstakil evlerin olduğu mahallelerde, kapıların uzak, komşuluğun yakın olduğu, insanların birbirlerini gözlediği dönemden; apartmanların arttığı, kapıların, duvarların dip dibe olduğu bu dönemde, insanların birbirlerini gözetlediği zamanın insanlarıyız.

Köyden kente göçün artmasıyla birlikte yeni bir dünya düzeni kuruldu, insani değerler mevzi kaybetti, yabancılaşma had safhaya çıktı, akrabalık bağları koptu, bencillik aldı başını gitti. Gemisini kurtaranın kaptan olduğu dünyada; insanlar uçsuz bucaksız deryanın içinde kayboldu, bir avuç toprağa hasret kalarak.

Şehirlerin kalabalıklaşması sonrası insanların yabancılaşması olağan bir sonuç oldu! Mahalle baskısının bittiği, bir tanıdığını görme ihtimalinin azaldığı, utanma duygusunun kaybolduğu bu zamanda; hevesler boyumuzu aştı, ihtiyaçlara gücümüz, yaşayacaklarımıza da ömrümüz yetmez oldu.  

İnsanın insanın yanında yetiştiği, insanın insandan meslek ve iş ahlakı öğrendiği, insanın insana emanet olduğu zamanlar geride kaldı. Tezgâhının bir anahtarını yetiştirdiği gence bırakan, o genç bir kıza talip olduğunda da hakkında ilk bilgi tezgâhın sahibi ustasına sorulan dönem de geride kaldı.

Yeni dönem; kapıda güvenliklerin beklediği, insanların işe gelişi parmak iziyle, çalışması da bir rütbe üstü olan kişi tarafından denetlendiği, kanuni sorumluluklar dışında birbirlerine insani sorumluluklarının olmadığı, düdük sesiyle mesainin başlatılıp yine aynı düdük sesiyle yemek molasının verildiği bir dönemdir.

“Hiyerarşi ve baskının temel başarısı, insan yerine konmayanları, bunun doğal olduğuna inandırmalarıdır” dedi, Noam Chomsky.

Makine gibi işleyen iş düzeni içinde; meydana gelen duygusal kargaşanın, halden anlamamanın, yok olan merhametin, kaybolan ahlakın vahşi çağını yaşıyoruz. İletişimin bittiği, saygının kalmadığı, karşısındaki herkesin rakip olarak görüldüğü ortamda; kişisel hırslar vahşiliğimizi artırmakta, kendimizi unutturmakta, yönümüzü kaybettirmektedir.     

İnsanlığını kaybeden ve insanlığı kaybettirilen toplumlar içinde hatırlamamız gereken değerlerimiz var! Özümüzde bulunan lakin zamanla kaybettiğimiz erdemlerimizi bulmak isteyen merhametimiz var! Geçici hayatımız içinde güzel hatıralar bırakmak isteyecek kabir hayatımız var! Yaptığımız her şeyin hesabını en güzel şekilde vermek isteyecek bir ümidimiz var! Ölümsüzlüğe öleceğimizi gösteren dirilişi ufukta görüşümüz var!   

İnsan değer görmek isteyen bir varlık. İnsan adalet isteyen bir varlık. İnsan hakkını talep eden bir varlık. İnsan ciddiye alınmak isteyen bir varlık. İnsan kendisine ve ailesine maddi ve manevi olarak yetebilmek isteyen bir varlık.

Sermayenin belli ellerde toplandığı, iş hayatının para sahiplerinin rantını yükseltecek şekilde dizayn edildiği, kanunların sermayenin yönüne göre çıkarıldığı zamanda; emek değersiz bir hizmet olacaktır.

Tüm çabasına rağmen helal bir lokma için çalışan, buna karşılık en basit ihtiyaçlarını karşılamak için bile matematik profesörlerine taş çıkartacak hesaplar yapan çalışanlar; zamanla bağlılığını ve vefasını kaybedecek işyerine karşı. Yaşadığı haksızlıklar sonucu çalışanın iş yerine ve patronuna karşı duyduğu kin; onun edep sınırlarını aşmakta, verimini düşürmekte, üretilen mal veya hizmetin güvenirliliğini zedelemektedir.      

“Hakkın çiğnendiğine inanılan yerde ne ahlâk kalır ne de insanlık” dedi, Nurettin TOPÇU.

Neuman ve Baron iş yerinde intikamcı davranışların neler olduğunu incelemişler ve genellikle bireylerin ya sessizliğe büründüğünü ya da örgütü ve işleyişini aksatmak için her türlü çabayı sergilediklerini ortaya koymuşlardır.

General Motor (GM) firması, Fremont, Kaliforniya’da 1950’li yılların başında bir araba üretim fabrikası kurdu. Bu fabrikada Chevrolet Nova üretilmeye başlandı. 1982 yılına gelindiğinde bu fabrika çok düşük kapasite ile çalışmaya başladı ve 2000’li yılların başında fabrika kapatıldı. İki yıl sonra zararını kurtarmak için GM, Toyota ile bir anlaşma yaptı ve bu fabrikayı Toyota’ya devretti. Anlaşmada çalışanların hiç birinin işten çıkarılmayacağı maddesi de vardı. Toyota sadece kendi yöneticilerini getirebilecek ama çalışanlar eski çalışanlar olarak işe devam edecekti. Toyota Amerikan pazarına girme fırsatı olan bu anlaşmayı hemen kabul etti ve işe koyuldu. Toyota Corolla araçlarını burada üretmeye başladı. Toyota, şirketi devralmadan önce 5000 çalışan vardı, üç yıl içinde çalışan sayısını 2500’e düşürdü. İşe devamsızlığı % 20’den % 2’ye düşürdü. Yıllık çalışan şikâyet sayısı 5000 ve çözümlenen ise yılda sadece 2000 iken Toyota zamanında yıllık şikâyet sayısı 2 idi ve çözümlenemeyen şikâyet yoktu. Araba başına düşen maliyet GM zamanında Japonların maliyetinin % 30 fazlası idi. Üretim, GM üretiminin iki katı olmuştu ve müşteri memnuniyeti en üst düzeyde idi. GM firması bu değişimin nasıl olduğunu araştırdığında çok ilginç bir sonuçla karşılaştı. Çalışanlarından GM yönetimi ve Toyota yönetimini karşılaştırmasını istedi. Çalışanlardan birisi; GM zamanında işe gelirken her gün işleyişi bozmak, şirketi zarara uğratmak için neler yapacağını düşündüğünü söyledi. Daha da ileri giderek bir gün, evde hazırladığı hindi sandviçini kapı panelinin içine monte etmeyi düşündüğünü belirtti. Bu sayede arabayı alan yeni sahibi, pis kokular içinde arabayı kullanacak ve kokunun da nereden geldiğini bir türlü bulamayacaktı. Başka bir çalışan, şaşiye gevşek bir vida monte etmek istediğini ve bu sayede arabanın her yerinden ses geleceğini ve şoförün sesin nereden geleceğini bir türlü bulamayacağını hayal ettiğini söyledi. Toyota geldikten sonra ise ne olduğu sorulduğunda, Toyota yönetiminin şikâyetlerini dikkatle dinlediğini, çalışanlarına değer verdiğini, onların kendi unvanlarını kendilerinin belirlemesine olanak sağladığını belirttiler. Bir çalışan daha da ileri giderek, hafta sonları alışveriş merkezlerine gidip de “park yerinde bir Toyota Corolla gördüğümde sileceklerine kartvizitimi koyuyorum ve arkasına da not düşüyorum. Bu arabayı sizin memnuniyetiniz için ben yaptım. Eğer bir sıkıntı ve şikâyetiniz olursa beni 7 gün 24 saat bu numaradan arayabilirsiniz” demiştir (Cameron ve Quinn, 2011, ss.10-13)

İnsan; anlayan, hisseden ve fark eden bir varlık. İnsan maddi ihtiyaçları gibi manevi ihtiyaçları da olan bir varlık. İnsan kıymet bilen bir varlık.

İnsanların içinde kaybettiğimiz insanlığımızı bulabilmemiz için merhamet devrimine ihtiyacımız var. Bu devrimde merhameti şöyle tanımlıyor Kemal SAYAR: “Merhamet, insana ve kâinata nezaketle davranmak ve varlığın birbirine bağımlılığını fark etmektir. Merhamet, başka insanları nasıl takdir edebileceğimizi öğrenmek ve başka insanların yeteneklerinden zevk almayı bilmektir. Merhamet, kalpsiz bir dünyada son sığınaktır. Merhamet, gönlün zekâsıdır. Merhamet, ahlâk ve sadakattir. Merhamet sevmek ve anlamaktır. Merhamet, beni öldürmeye gelenin, bende dirilmesidir. Merhamet, egomuzun sesini kısmaktır. Merhamet, gezegenimizi ve Allah’ın ayetlerini korumaktır. Merhamet, ruhun müziğidir. Merhamet, hayatlarımızın birbirine yapışık olduğunu ve içinde yaşadığımız dünyayı birlikte yaptığımızı fark edebilmektir. Merhamet, sosyal mesafeleri aşmak ve yabancıların gözünün içine bakarak onlarla dertleşmektir. Merhamet, ötekinin benden farklı da olsa saygınlığını ve biricikliğini kabul edebilmektir. Merhamet, acıya saplanıp kalmamak, ona yol vermeyi bilmektir. Merhamet, kendi ruhumuza tuttuğumuzda, eşsiz bir fenerdir. Merhamet, insanın kendi duygularını da dinlemeyi bilmesidir. Merhamet, bazen de susmayı, susabilmeyi bilmektir. Merhamet, ötekinin acısını algılayabilmek ve o acıyı dindirmek için eyleme geçme eğilimidir. Merhamet, acıyı hissetmek ve ona göre cevap vermektir. Merhamet, aynı göz ve yürek hizasından konuşmaktır. Merhamet, anlamaktır. Merhamet, sabır, kabulleniş, farkındalık ve dürüstlüktür. Merhamet, annenin rahminde büyüttüğü çocuğa karşı hissettiği gibi, bir başkasının hayatını hissedebilmektir. Merhamet, affedişten de öncedir. Merhamet, ötekinin hikâyesine değer vermektir. Merhamet, kalp davasıdır. Merhamet, hem başkasına zarar vermekten kaçınma hem de başkasına ilişmiş olan zararı telafi etme çabasıdır. Merhamet, komşuluktur. Merhamet, kalbin en güzel mevsimidir”.  

Merhametin en büyük düşmanı bencilliktir. Merhametin yok olması hayatımızın her safhasında bencilliğin yeni bir mevzi kazandığını gösteriyor. Sosyal medyamız bile bencilleşmeye başladı! Eskiden facebook’tan birisiyle arkadaş olduğunuzda birbirinizi otomatikman takip ediyordunuz. Şimdi instagram diye bir şey çıktı! Senin takip ettiğin kişi canı isterse seni takip ediyor.

Kin, bencillerin ihtiraslarına kurban olanların hissettiği en derin duygudur. Bencillerin çirkinleştirdiği dünyada kindarların tavrı tatmin olmaz kötülüklerin habercisidir.

Bir de şöyle düşünün! “Tanrının Eli” adı verilen golü atan Diego Armando Maradona’ya "İngiltere'ye bir de sağ elimle gol atmanın hayalini kuruyorum” dedirten neydi? 

“İnsan, insana muhtaç” dedi, meczup ve şöyle devam etti sözüne: “Sahip olduğu maddi imkânlarla böbürlenirken bile”.

Şadan Sezgin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şadan Sezgin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Kaynak Operatörü / Kaynakçı Aranıyor

Argon (TIG) kaynağında deneyimli Paslanmaz kaynağında bilgi ve yetkinliğe sahip Tercihen teknik resim okuyabilen Sorumluluk sahibi ve iş disiplin...

0338 202 70 70 TEKNOLAND MAKİNE SAN. LTD. ŞTİ

My Vip Kitabevine Personel Aranıyor

My Vip Kitabevi (Eski Sanat Kitabevi) çalışma arkadaşları arıyor. Müracaatların şahsen yapılması gerekmektedir.

Karaman Mahmudiye Mahallesi 3.Kat 3+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire. Karaman Mahmudiye mahallesi Medine Cami ve Yaparlar market civarı. Bina tek daire üzerine kurulu 4 katlının...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Yurtsever Group'un 6 Şubesine Personel Alınacak

Akaryakıt sektöründe 6 şubesi ile faaliyet gösteren Yurtsever Petrol Şirketler Grubunda çalıştırılmak üzere bay - bayan akaryakıt satışı ve markette g...

Sahibinden Satılık Nissan Micra

2004 model 1.2 Benzinli Nissan MİCRA. ... 151 bin km,de ... DEĞİŞENSİZ, KAYİTSİZ yanlarda birkaç parça lokal çizik boyalı en fulll PAKEDİ...Yağmur sen...

05065328132 HASAN İMRAN GALERİ NOKTA

Golda Gıda Personel İlanı

GOLDA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. Ülkemizdeki ve dünyadaki entegre projeler arasında, büyüklük açısından, en büyüğü olarak dikkat çeken Bera Holding Gıda...

Sümer Mahallesinde 2.kat 95 M2 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire. Karaman Sümer Mahallesi Belediye Fen İşleri deposu civarı.Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak

Yurtpet Petrol'e Personel Alınacak Yurtpet Petrolde çalıştırılmak üzere bay ve bayan Mareket Elemanı, Pompa Elemanı ve Pazarlama Elemanı Alınacaktır....

Karaman Cumartesi Pazarın'da 4.Kat 2+1 Satılık Daire

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Daire.Karaman Hamidiye Mahallesi Cumartesi pazarında. Bina çift daire üzerine kurulu her katta 2 daire bulunmakta....

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Yetkili Servise Personel Alınacak

Bosch, Siemens, Profilo Yetkili Servisinde çalışacak vasıflı vasıfsız bay eleman alınacaktır. Müracatların şahsen perşembe pazarı sonu fidancının yan...

0 338 212 32 72

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Covid-19 Aşısına Nasıl Bakıyorsunuz?