Reklamı Kapat

Geçmişten Günümüze Yunus Emre’ye Uzanan Yol

Çin kaynakları Türklerden ilk olarak İÖ. 3. yüzyılda söz eder. Türkler Çin'in kuzey kesimlerinde Moğol oymaklarıyla birlikte yaşıyorlardı. Hunlular olarak adlandırılan bu topluluklar ordu biçiminde örgütlenmişlerdi. İÖ. 44 yılında Hun İmparatorluğu Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılarak Doğu Hunlular Moğolistan'a Batıllar da Aral'la Balkaş Gölleri çevresindeki bölümlere yerleştiler. Attila'nın dedeleri işte bu sonunculardır.(1) Bunların da kalıtları yerleşik düzene geçmiş Budizm'i onaylamış olan Gök-Türklerdir.

4. yüzyılda Gök-Türkler İran sınırlarından Mançurya'ya değin uzanan bölgelerde yaşıyorlardı. 4. Yüzyılda Gök-Türkler Bizanslılarla ilişki kurdular. 5. yüzyılda da artık sınıflı toplum oluşturularak Avrupa’yla beşeri ve ekonomik ilişkiler kurulmaya başlar.

Gök-Türklerin yerine kurulan Uygurlar yıkılır yıkılmaz, Türkmen Oymakları, Selçuklu Hükümdarı Alparslan 1071’de Bizans ordularını yenince, başlarında beyleri ve oymaklarıyla birlikte Anadolu’ya yerleşmeye başladılar. Cihannüma’da belirtildiği üzere Türklerin belli bir bölümü yerli kadınlarla evlendiler. Bu yerleşik düzenin coğrafyadaki adı Batılı Tarihçiler’ce Türkkia (Türkiya)  diye adlandırılmaya başlandı. Bu adlandırılmanın tarih olarak 12. yüzyılın ortaları olduğunu da belirtmiş olalım. 13. yüzyıl’da Selçuklularla gelen halıcılık, kilimcilik, tarımsal üretim ilişkilerinin varlığından da bahsetmek gerekir.

Selçuk beyleri kimi oymakları Anadolu coğrafyasına bölerek yerleştiriyordu. Bunu kendi otoritesi için yaptığından düzenli bir ordu ihtiyacı da doğmuş oluyordu. Ordunun giderleri için de halktan vergi alınmaya başlandı.

13. yüzyılın başlarında Selçuklu hükümdarı İzzettin Keykavus’un ölümüyle (1220) yerine geçen Alaattin Keykubat Anadolu’da birçok yerleri almış, Moğollar Sivas’a kadar gelmişti (1231-1232). Bu arada Moğol istilasından kaçan Harzemliler Amasya ve Larende'ye (Karaman) yerleştiler. Devlete ağır vergiler ödemek zorunda olan halk bir yandan Moğollar’dan canını kurtarmaya, bir taraftan da Harzemlileri doyurmaya çalışıyordu. Bu sıkıntılı süreçte Karamanoğlu Mehmet Bey Konya’yı alır (1277). Bundan sonraki süreçte özet olarak “her yerde Türkçe okutulmasına” buyruk verir. Bu buyrukta “Bundan böyle mecliste, meydanda, dergahta, bargahta, çarşıda, divanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır” der.

Bu süreçte Haçlı ordusunun bir bölümü de Kırşehir’e kadar gelmiştir.

Moğol yayılımı da Selçukluları derinden sarsıyordu. 1243 yılında Selçuklu’lar Kösedağ savaşında Moğollara yenilince egemenliklerini yitirdiler.  Erzincan, Sivas, Kayseri Moğolların eline geçti. Selçuklu Moğollara vergi vermek zorunda kalıyor. Bu süreçte Niğde, Luluva, Sivrihisar Selçuklu’ya başkaldırıyor (1299). Moğol yayılımı devam ederken bir taraftan da Anadolu’ya yeni Türkmen oymakları gelmeye devam ediyor. İşte Osman Gazi’nin soyu da bunlar arasındaydı.

1270 ten sonra Moğollar erki ellerine geçirip Türkmen oymaklarını batıya sürünce buralarda İzzettin ve Rüknettin devlet topraklarında Anadolu beyliklerinin kurulmasına sesini çıkarmıyorlar. 13. yüzyılda başlayıp 14. yüzyılın bitimine kadar Anadolu’da birçok beylik kuruluyor. Bunların en önemlileri Karaman, Osmanlı, Aydın, Germiyan, Saruhanoğluları. Bg.

Selçuklu Hükümdarı Alaattin, Moğollarla çarpışırken yardımını gördüğü Ertuğrul’a Söğüt’ü verdi. Ertuğrul ölünce kardeşi Dündar ve oğlu Osman vardı. Egemenlik simgeleri olan kılıç, davul ve tuğ Osman’a verilir. Osman’dan sonra gelen oğlu Orhan düzenli ordunun ilk kurucusudur. Orhan zamanında Bursa, İznik ve İzmit alınır. İlk Avrupa seferleri budur.

Kısa bir tarih anlatımından sonra Türk şiirinin eski çağlara değin uzanan kaynaklarına değinelim.

Çin kaynaklarında Türk şiirinin çevirileri görülmektedir. Bundan da anlaşılıyor ki İÖ. 2.yüzyıldan başlayan bir yazılı şiir geleneğimiz var. Yeni belge ve bulgularla daha eski çağlara da uzanılması belki mümkün olabilir. Ayrıca destanlarda, Göktürk, Uygur yapıtlarında, Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lügat-it Türk’ünde de Türk şiiri örneklerine rastlanmaktadır.

Bu şiirlerde Ozanlar çağlarının toplumsal yönlerini de yansıtıyorlardı.

İslamlıktan önce Türk şiirinin ilk örneklerine Uygurlarda rastlanır. Ozan’ı bilinen ilk Türk şiiri Aprın Çor Tigin'in “Bir Sevi Şiiri" dir.

Buradan da anlaşılıyor ki yüzyıllar öncesine dayanan bir şiir geleneğimiz var. Bu gelenek yeni örneklerle beslenerek günümüze kadar gelmiştir.

İşte bu geleneği sürdüren en önemli isimlerden birisi de kuşkusuz Yunus Emre’dir.

Anadolu’daki siyasi karışıklığa son verecek olan Osman 1. Osmanlı İmparatorluğu’nun temellerini atacaktır. Karahan’lılar İslamlığı onaylayan ilk Türk Devletidir. Türk Yazımının İslam uygarlığındaki ilk yapıtları 6.yüzyılda Karahanlılar da görülür.

İslamlığın onaylanmasından sonra da halk, sözlü halk yazın geleneklerini sürdürmüş, medreselerden yetişenler’de Arap, İran yazınlarını örnek alarak Divan yazınının oluşmasına önayak olmuştur. İslam Uygarlığındaki Türk yazını; Karahanlılar, Selçuklular, Cengizoğulları, Hindistan Türk Devletleri, Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri, Osmanlı İmparatorluğu dönemlerini kapsar.

Bu karmaşıklık döneminde Anadolu insanının beklentisi barış içinde ve kardeşçe yaşamaktı. 13. yüzyılla 16. Yüzyıl başları yağmalar, yakımlar, yıkımlarla geçmiştir. Şuraya buraya saldırmalar, baskınlar, adam kesmeler, asmalar, yokluklar, kuraklık, yarınlara güvensizlik halkı canından bezdiriyordu. Anadolu'nun Sakarya, Konya, Kırşehir bölgelerinde böyle bir kaos ve karışıklık döneminde yaşıyordu Yunus Emre. Oymak örgütünün çözülerek yerleşik düzene geçiş aşamalarında ortaya çıkan siyasal, toplumsal tedirginliği dile getiriyordu şiirlerinde.

Yaşadığı çağla Yunus Emre adeta birbirini bütünler. Yaşantısı üzerine pek ayrıntılı bilgimiz olmayan Yunus Emre 13. yüzyılda yaşananlara adeta Işık tutar:

Uzattı bu halk işi
Gerek erkek eğer dişi
Müslüman olan kişi
İsyan yoluna girmez

Çağının bunalımları bütün içeriğiyle şiirlerine yansır:

Danışman okur tutmaz
Derviş yolunu gözetmez
Bu halk öğüt işitmez
Ne sarp zaman olmuştur

Bütün bu yaşananlar Yunus Emre’yi Tanrı ve insan sevgisine yöneltmiştir. Bir yandan Anadolu’daki karışıklıklar, siyasal olaylar, Diğer yandan İslam gizemciliğinin etkileri Yunus Emre’nin yolunu belirler.

İçinde yaşadığımız Evrenin gizemi ne? Nerden geldik? Yeryüzü ne? Biz neyiz? Yaşamımızın anlamı ne? Nereye gidiyoruz? Başlangıç ve son nedir? Bütün bunlar insanlığı ilgilendiren sorunlar.

Yunus’a göre Evren kısaca Tanrının bir yansımasıdır.

Yunus Emre İslam gizemciliğini şiirlerinde insanın gönlünde, özünde, özgün bir biçimde dile getiriyordu. Ona göre Allah’ı önce aramak gerekirse gönülde aranmalıydı.

Yunus Emre’den önce İslam gizemciliği akımı 13.  yüzyıl başlarında Mevlana’nın kimi Türkçe beyitlerinde, oğlu Sultan Veled'in Türkçe şiirlerinde, az da olsa Ahmet Fakih’te, Şeyyad Hamza’nın şiirlerinde yer almıştır. Bu akımı Türkçe söyleyiş ve düşünüş içinde, yaşama, insana bağlı kalarak en iyi işleyen Yunus oldu. Birkaç sözcük ve dizeyle sonsuz bir düşün evreni açıp sergiledi gözlerimiz önüne.

Allah sevgisini, İslam gizemciliği öğretisini, birlikte yaşadığı, acılarını paylaştığı halkın uğuruna kullandı. Tekke şiiri öğretisinin sınırlarını aşarak insana açıldı. Allah sevgisinde bile insanı buldu. Varlık birliği düşünüşüne açıklık getirerek insan, Tanrı, ölüm, varlık, yokluk kavramlarını derin bir sezgi ve oranlamayla işledi. Düşün evrenimizi genişletip aydınlattı.

Uzun yıllar Tapduk Emre’ye kapılanan ozan, onun derslerinde aydınlandı. Konya, Şam, Azerbaycan'ı dolaştı. Mevlana’yla görüştü, Risalet-ün Nushiyye aldı. Mesnevisini 1307 de yazdı. 1325 yılına değin yaşadığı düşünülüyor. Porsuk Çayı’nın Sakarya Nehri'ne döküldüğü yerde Sarıköy’de dünyaya geldi. Mihalıççık’ta demiryolu kıyısında bir Anıt mezarda Meftun bulunmaktadır.

Yunus Emre’nin Horasan’dan gelerek Karaman’a yerleşen “İsmail Cemaati”’nden olduğunu söyleyenler de vardır.

Yunus Emre’nin Selçuklu Medreselerinde eğitim gördüğü rivayet edilmektedir.

Yunus bir şiirinde, Tanrı sevisinde bile insanı bulur. Birbirleriyle tanış olmaya, birbirini tanımaya; kısaca bütün insanları sevgiye ve iyiliğe çağırır.

Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz

Cümle yaratılmışa
Bir göz ile bakmayan
Halka müderris olsa
Hakikatte asidir

Burada Yunus insanı dil, din, ırk gibi ayrımlar içinde görenlere seslenir.

Yunus bir dizesinde İlim ve bilim okumanın önemine değinir.

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır

Ve son söz: Yunus’ tan
Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun

Yunus Emre, İnsan, doğa sevgisi, kardeşlik ve barış kavramlarının çağına göre düşünülecek olursa en duru Türkçeyle işlendiği şiirlerinde ırk, dil, din ayrımı gözetmeksizin, tüm insanlığa mesajlarını günümüze kadar olduğu gibi gelecekte de ulaştıracak olan büyük bir deha ve güçlü bir hümanisttir. Bütün bunların yanında bugüne kadar sırrına ulaşılamayan önemli bir tasavvuf şairi ve âlimdir.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Resmi Gazetede yayınlanan genelgeyle 2021 yılının “Yunus Emre ve Türkçe Yılı" olarak ilan edilmesi dolayısıyla Birleşmiş Milletler Eğitim,  Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Yunus Emre’nin ölümünün 700. yılına denk gelen anma ve kutlama yıldönümleri arasına da alınmış bulunuyor.

“Yunus Emre ve Türkçe Yılı” nın kutlamalarının 2021 yılında “Bizim Yunus” olarak adlandırılarak, Yunus Emre’nin mirası olan Türkçenin öneminin vurgulanması ve medeniyet dili kimliğiyle bilinçli ve doğru olarak kullanımının sağlanması amacıyla ayrıca “Dünya Dili Türkçe” adıyla yurt içinde ve yurt dışında kampanya ve etkinliklerin düzenlenmesine karar verilmesi de Türkçeye verilen önemin göstergesidir. Bu etkinliklerin Türk Dünyası ve Türk’lerin yaygın bir şekilde yaşadığı Avrupa ülkelerinde bundan sonraki yıllarda da devam ettirilmesi büyük bir önem arz etmektedir.

Bu etkinliklerin yürütülmesinde yurt içinde ve dışında faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ve mesleki örgütlerden de yardım ve destek alma imkânı bulunmaktadır. 2021 yılı etkinliklerinin Cumhurbaşkanlığı' nın himayesinde yapılıyor olması ayrıca sevindiricidir.

Ayhan Nasuhbeyoğlu
Emekli Vali

KAYNAKÇA:
Prof. Dr Laszlo RASONYİ
Tarihte Türkler, Ankara, 1971

Abdullah R. GÜVEN
Yunus Emre, Berfin Yayınları

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Misafir Kalem - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


BİFA BİSKÜVİYE PERSONEL ALINACAK

GENEL NİTELİKLER VE İŞ TANIMI BİFA BİSKÜVİ VE GIDA SANAYİ A.Ş. Türkiye’nin ilk 200 büyük sanayi kuruluşu içinde yer alan Bifa A.Ş., 1962 yılından bu...

Fisandun Dereköy'de Satılık Hobi Bahçesi

Fisandun Dereköy'de 820 m2 Köy merkezine yakın konumda Dereye yakın mesafede. Yolu bulunan, araçla bahçe başına kadar ulaşım imkanı olan Yakın mesafed...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

SATILIK HOBİ BAHÇESİ

Pınarbaşı Köyünde Karaman Merkeze 15 Km. Pınarbaşı Köyüne 2 Km. Anayola 15 Metre Mesafede Dere İle Sınır 12 Ay Boyunca Su Problemi Olmayan 766 M2 ve 1...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 3+1 Satılık Daire

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 165 m2 3+1 site içinde Satılık Daire. Site içerisinde 3+1 odalı 165 m2 brüt 145 m2 net kullanım alanına sahip. D...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Güney Emlak'tan Turkuaz City'de Satılık Daire

Üniversite ve hastaneye yakın konumda Urgan Mahallesi Turkuaz City Konutlarındaki 2+1 daire satılık. 11 katlı binanın 8. katı, 2+1 odalı, brüt 120 me...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Çarşı Merkezde 30 M2 Satılık Dükkan

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Dükkan. Karaman Külhan Mahallesi Alparslan Türkeş parkı karşısı çarşı merkezde cadde üzeri 30 m2 doğu cephe. Dükk...

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Tabduk Emre Mahallesinde Satılık Apart

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Apart Daire. Karaman Tabduk Emre Mahallesi.Oba düğün salonu civarı. Üniversiteye yürüme mesafesinde garaj üzeri 1....

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Beyazkent'te Satılık Arsa

Karaman Karademir Emlak'tan Satılık Arsa. Karaman Beyazkent mahallesinde 306 m2 standart proje 2 kat 100 m2 civarı daire ve garaj yapılır. Arsanın k...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket 18 Gün tam kapanma kararını yerinde buluyor musunuz?