Reklamı Kapat

Duru Meselesi Ve Kralın Soytarıları

Efendim herkesi saygıyla selamlıyorum.

Efendim herkesi saygıyla selamlıyorum.

Rekabet Kurulu’nun Duru Bulgur hakkında soruşturma açmasıyla ilgili geçtiğimiz haberin ardından özellikle sosyal mecralarda farklı kesim ve kişilerin haber sitemize karşı itibarsızlaştırma girişimlerine tanık olduk. Kraldan fazla kralcı olan o soytarılara gelmeden mevzuyla ilgili kişisel düşüncemi paylaşmak isterim.

Duru Bulgur firması hakkındaki düşüncelerimi firma yetkililerine de çoğu zaman bizzat ifade ettiğim gibi sizlere de aktarayım. Duru Bulgur Karaman’ın hatta Türkiye’nin ve hatta dünyanın en büyük bulgur üreticilerinden biri. Sahipleri ve yöneticileri de Karaman’ın saygın insanları. Çalışanları dâhil kimsenin şikâyetçi olmadığı, şehrin ekonomisine ve kültürüne ciddi katkıları olan bir şirket. Hâsılı her zaman saygı duyduğumuz Duru ailesinin, tüm şehir olarak gurur duyduğumuz markası; Duru. Fırsat buldukça ziyaret ettiğimiz, çaylarını içtiğimiz ve bizi kapıda karşılayıp kapıda uğurlayacak kadar mütevazı ve nazik patronları olan bir firma Duru.

Bu konuda hemen herkesle hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Fakat bizim de bir mesleğimiz var. 15 yıldır bilfiil evimizi geçindirdiğimiz mesleğimiz gazetecilik. Herkesin malumu bir gazetecinin görevi de halkı haberdar etmektir. Duru’ya kara çalmadık, yalan haber yapmadık. Gerçekleşen resmi bir soruşturmayı NTV, Cumhuriyet, Habertürk gibi birçok ulusal gazete ile beraber haber yaptık. Üstelik haberi bize devletin resmi ajansı AA ve ülkenin en büyük özel ajansı İHA geçti.

Haberi yayınlamamızdan sonra Duru Bulgur yöneticileri cevaben bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamayı da haberlerimizde yer vererek noktasına dokunmadan yayınladık. Yeri gelmişken açıklamada “Bazı bölümlere yer verilmeyerek firmamız ile alakalı olumsuz bir algının oluşmasına sebebiyet verilmektedir.” İfadesini üzerimize almıyoruz zira abone olduğumuz AA ve İHA ajanslarındaki bilgileri aynen kullandık.

Buraya kadar her şey normal aslında. Normal olmayan bazı kraldan fazla kralcı kesilen yalaka soytarıların kurumumuz hakkında kullandıkları ifadeler. Bunları ciddiye dahi almayıp bir kenara koyarak facebook entelektüellerine gelelim. Bir tanesi “bu haberi site okunsun diye yapmış” tespitinde bulunmuş. Resmen akıl küpü. Bu sırrı keşfettiği için kendisini kutluyorum. Bir diğeri Duru’nun logosunu koyarak “Hayırlı Cumalar” paylaşımı yapmış. Gülmeyin bu gerçek.

Bir de kendisini tarihçi sanan arşivcilik mezunu öğretmen Yusuf Yıldırım var. Sayın Yıldırım’la karşılaştığımızda nasıl hürmet ettiğimizi kendisi iyi bilir. Buna karşın kendisi bizi, başkalarının kötü durumundan faydalanmakla suçlamış ve bunu asil olmayan bir davranış olarak nitelendirmiş. Yani Duru kötü durumdaymış biz de bundan faydalanmışız.  Yusuf Yıldırım; “Duru’yu kötü durumda göstermek isteyerek haber yapmak gazetecilik değildir. Habercilik kitleleri yanıltmak değildir. Ortada hiç bir şey yokken olayı gündemde tutmak art niyetliliktir” demiş ve kendisini gazetecilik hakkında yeteri kadar konuşacak bilgi ve birikimimde olduğunu söyleyerek sözlerine son vermiş.

Sürekli olarak yazdığı şiirleri yollayıp ustadan değerlendirmesini isteyen şemsiye tamircisine Victor Hugo’nun, verdiği cevap geldi aklıma: Dostum sen şemsiye tamir et. Hep şemsiye tamir et. Daima şemsiye tamir et.

Şimdi Sayın Yıldırım, işinize bakın, müsaade ederseniz biz de işimizi yapalım. Bırakın bu boş işleri, devletin her ay banka hesabınıza yolladığı maaş karşılığında vermeniz gerekenlere kafa yorun. İşinizden başka her konuda “malumat” sahibi olduğunuzu yüzünüze söyleyemeyenler arkanızdan Tatçı’dan devşirilmiş kitaplarınız hakkında nasıl sahte kahramanlık yaptığınızı konuşuyor. Dilerseniz konuyu derinleştirebilirim. Sizin gazetecilik hakkında söz söyleyebildiğiniz kadar ben de edebiyattan anlarım az çok. Lakin Yunus Divanı meselesini başka bir yazıya konu olacak kadar geniş bulduğum için burada noktayı koyuyorum. Belki o yazıda sponsor faaliyetleri ve edebiyatçılık ile ilgili başkaca asil davranış örneklerine yer veririz.

Bir diğer şaşırtıcı paylaşım da Veli Bozkır’dan gelmiş. Bu beyefendinin Karamanlılar Derneği başkanı olduğuna inanasım gelmiyor. Son paylaşımı şaşkınlık yarattı. Büyük harflerle; Duru Bulgura yapılan saldırının Karaman’a yapılmış olduğunu söylemiş. Burada saldıran Devlet mi anlamadım. Sayın Bozkır devlet kimseye saldırmaz vatandaşın hakkını korumaya çalışır. Size izah edeyim.

Rekabet Kurulu, onlarca şirket, komisyoncu ve dernek hakkında perakende zincirlerine yönelik satışlarında yeniden satış fiyatı belirlediği gerekçesiyle rekabet soruşturması başlattığını duyurdu. Bu ne demek? Sizce devlet firmalara, derneklere mi saldırıyor. Hayır efendim, Rekabet Kurulu kartelleşmeyi ve tekelleşmeyi engellemek ve tüketici faydasını artırmak için kurulmuş bir kurum. “Bir olup vatandaşın cebini boşaltalım” zihniyetinde olanlara karşı “Arkadaş tarlada bir lira markette 10 lira” diyenleri koruyup piyasaları denetlemek için kuruldu. Siz bu kuruma saldırıyor diyemezsin. Yani rekabet olmazsa hıyarı pahalıya yersiniz. Bilinç altınızda geçmişe bir özlem duyuyor olabilirsiniz. Özal öncesi bazı ürünlerin üzerinde fiyat yazardı. Karaborsacılar vardı. Aynı malı üretenler kendi aralarında anlaşıp önce malı stoklar sonra fiyatları yükseltip piyasaya sürerlerdi. Bütün bunları Duru Bulgur’u tenzih ederek söylüyorum. Fakat Sayın başkanın ifadeleri hiç hoş olmamış. Saldırı nedir yahu… Bu arada Sayın Bozkır astsubay emeklisi sanıyorduk sizi profilinize general yazmışsınız. İspanyolca bilmeyenler yanılabilir.

Sözün Özü;

.

Bir firmayı, kurumu ya da kişiyi seviyor olmamız onu yasalar karşısında ayrıcalıklı kılmaz. Çok sevdiğim bir firmanın ürünlerinde at eti çıktığında da haber yapmıştık.

.

Birilerine yalakalık yapacağım diye birilerini gömmeye kalkışmak “asil bir davranış” değil.

.

Bir yayın organının gerçekleşen bir hadiseyi aktarması onu taraf ya da düşman yapmaz. Örneğin Yunanistan Türkiye’ye saldırsa bunu haber yapan gazeteciye Türkiye’yi kötülüyor mu dersiniz.

.

Ve lütfen başka hesaplarınıza, başka niyetlerinize Duru’yu alet etmeyi bırakın. Duru Bulgur bu süreci gayet profesyonelce yönetiyor bence size ihtiyacı yok.

Bana göre Duru şehrimizin adı gibi duru bir firması. Duru’nun geleneksel ürünlere yenilikçi yaklaşımlarını, şehre kattıklarını her zaman takdir etmişizdir. Amacımız bir firmaya zarar vermek değil sadece işimizi yapmaya çalışıyoruz. Eminim Duru Bulgur bu soruşturma neticesinde isnat edilen konularla ilgili aklanıp çıkacaktır. Gönüllerdeki yerini perçinleyecektir. Unutmadan, Duru Bulgur da vatandaşın anlayacağı şekilde tam olarak neden soruşturma geçirdiğini izah etmelidir ki konu sosyal medya köşelerinde tuhaf yorumlara malzeme olmasın.

Not: Buradaki eleştirilerim adrese teslimdir. Samimiyetle şehrinin firmasına sahip çıkanları saygıyla ve takdirle karşılıyorum.

Âdem Kocatürk

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Kocatürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?