Reklamı Kapat

Halimizin Özeti

Yakın geçmişi kısa bir hatırlama!.

20. yüzyılı savaşların, soykırımların, ihtilallerin ve diktatörlerin gölgesi altında bitirdikten sonra 21. yüzyılı da salgınlarla karşıladık. “Sars” virüsüyle başlayan bu süreç, “Kuş Gribi”, “Domuz Gribi (H1N1)”, “Mers” ve Covid-19 ile devam etti.

İnsanlara ölüm korkusu silahlar ve askerler aracılığıyla hissettirilmese de, tepemize balyozlar diktatörlerin eliyle indirilmese de; usul dışında değişen bir şey olmadı. İnsanlara tehdit laboratuvarlardan çıktı, korku bilim adamlarınca salındı, dünyevi etiketlerin itibarı farklı amaçlar için kullanıldı.

Ölüm her zaman vardı, zulmün de her zaman olduğu gibi. Ölüm de küreselleşti, fitnenin, tehdidin ve korkunun küreselleştiği gibi.

Çin’den dünyaya yayılan görüntülerle yaşadığımız sürecin temeli atılmaya başlandı. Her gün haberlerde Çin’den bahsedildi. Hayvan pazarı, yarasadan gelen virüs, sokak ortasında, çalıştığı ofiste aniden yere düşen insanlar… 

Mart ayının ortalarına geldiğimizde Milli Eğitim Bakanı ve Sağlık Bakanı birlikte televizyona çıkıp içine girdiğimiz sürecin haberini verdiler. Okullar tatile girdi, üniversite öğrencileri memleketine gitmek için otogarlara yığıldı, konferanslar iptal edildi, kamuya vardiyalı çalışma geldi, kronik hastalığı olanlar izinli sayıldı… Haber bültenlerinde TUİK’i bile geride bırakacak şekilde istatistik tabloları yayınlandı. Ölüm hakikati sayısallaştı. Yeşilin farklı tonlarının kullanıldığı ve ekrandan insanların içeriğini tam okuyamadığı listeler her yeri sardı. Dikenli küçük toplardan oluşan sevimli virüscükler karikatürlerin başkahramanı oldu.

Hastaneler başta olmak üzere kamusal hizmetler azaldı, parklardan banklar kaldırıldı, ibadethaneler kapatıldı, ihtiyarlara ve gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi, maske takmak zorunlu hale geldi.

Bazı malların fiyatı arttı, bazı hizmetlere duyulan ihtiyaç had safhaya çıktı.

Pandemiden önce belediyelerin temizlik görevlilerine aldığı ve maliyeti 1 kuruşu bile bulmayan maskeler aşırı derecede kıymetlendi. Kolonya, dezenfektan, eldiven gibi kullan at ürünlere aşırı talep yüzünden bir süre temininde zorluklar yaşandı. Elle temas etmemek için koldan basmalı, ayaktan basmalı dezenfektan sıkan teknoloji harikaları birkaç basit malzeme ve kaynak işlemi sayesinde üretildi.    

İnsanların eve hapsedildiği zamanda kargo hizmetleri aşırı pahalandı, kuryelerin sayısında artış oldu, motokurye alanında hizmet veren şirketler mantar gibi çoğaldı. Bu arada PTT kargo kitap gönderimini 5 lira ile sınırlı tutup güzel bir hizmet verdi. “Vefa” adı verilen sosyal destek hizmetinde gönüllü insanlar ihtiyarların market ihtiyacını karşıladı. Çikolatalı ve marşmelovlu bir sandviç markası ününe ün kattı. “Evde hayat var”, “Hayat eve sığar” gibi sloganlar türetildi. Evde ekmek yapımı başta olmak üzere kültürümüzün lezzetleri yeniden keşfedildi.

İnternetten alışverişin yaygınlaştığı bu zamanda bütün imkânlar insanların tüketici kimliğini koruması için hazırlandı. İnsanlar birbirinden uzaklaştı, uzaklaştırıldı. Herkes karşısındakini biyolojik silah olarak görmeye başladı. Değerler değişti, ziyaretler bitti, yalnızlık gönüllü bir tercih oldu. Sanki dünya tersine döndü, bu esnada yer çekimi ortadan kalktı ve sular ters yöne aktı.

Günler birbirine benzedi, bayramın gelişi hissedilemedi, yazdan kalma günlerin tadı çıkarılamadı… Bayram sofralarında büyükleriyle beraber oturmaya hasret kaldı insanlar, acı kahvenin yanına konulan lokumu özledi tabaklar. Uzaklık ve hasretti bu dönemin adı.

“Her şey “uzak” idi… Uzaktan eğitim, uzaktan çalışma, uzaktan sevgi. Elimiz bile yüzümüze ne kadar uzaksa o kadar iyiydi. İlk defa 2020’de yaşı kaç olursa olsun herkes “Nerede o eski bayramlar” cümlesini kurmaya hak kazandı. Bu cümle klişe bir tekrarı değil, korku dolu bir tespiti dile getiriyordu” dedi, Fatma BARBAROSOĞLU.  

Yaşadığımız süreç bize gösterdi ki, salgın insanları sadece sağlık yönünden etkilemiyor! Sosyal boyutu da olan salgın; insanların hayatını değiştirdi, mekân algısını farklı yönlere çekti, zamanın uzunluğunu hissettirdi. İnsanların özel hayatı ve iş hayatı kavramını ortadan kaldıran bu salgın süreci, insanları her an ulaşılabilir hale getirdi, hazır kıta asker gibi tetikte bekletti. İnsanlar kendilerini neyin beklediğini bildiler ama ne zaman beklediği konusunda tereddütte kaldılar. Çin’den başlayan bu süreçte modern Çin işkencesini hissetti insanlar.   

“Pandemi günlerinde evde çalışanlar için iş-boş zaman ayrımı ortadan kalktı sanki. Bir akademisyen durumunu: “Kesintisiz bir çalışma hâli. Tatil, hafta sonu, kahve ve öğle yemeği araları yok oldu” diye ifade ediyor. Her an ulaşılabilir olma, adeta yeni bir kölelik biçimi ortaya çıkarıyor. Büyük ve görkemli ofisler işlevini kaybetti, küçücük bir mutfak masası ofis haline geldi. Okul ve öğretmen bir dizüstü bilgisayarın ekranına taşındı. Mutfakta kaynayan tencerenin yanındaki ekran, annenin iş yeri oldu. İşler gibi evler de yeniden düzenlenecek, bunu görmüş olduk” dedi, Nazife ŞİŞMAN.

Dünya yeni bir düzene doğru gidiyor! İnsanların teknolojiye bağımlı edildiği zamanda askeri müdahale gibi masraflı ve riskli işler olmamakla birlikte, son model iletişim aletleri vasıtasıyla ve itibarını kendi belirledikleri makamlar sayesinde zihinler işgal edildi. Korkunun her yere yayıldığı yerde, amaçlar kendine gidecek güvenilir yollar buldu. İnsanlar arasındaki bağlar koparıldı. Ülkeler arasındaki sınır evler arasına getirildi. Her yenilik yeni bir ayrılığı getirirken, her ayrılık yeni uçurumlar meydana çıkarıyor. Okullarda 5’lik puan sisteminin olduğu zamanlarda seviyeler arasında fark azken, puan sistemi ne zaman 100 üzerinden hesaplanır oldu, işte o zaman daha büyük uçurumlar ortaya çıktı.

“Finans sektörünün borsa oyunları için kendisine uygun hikâyeyi bekleyip satın alması gibi “Dijital Devrim”in aktörleri devrimin bütün şartlarını hazırlamış, hasarsız bir devrim için uygun hikâyeyi bekliyordu diye düşünüyorum. “Kapitalizm ve korku” yeni bir birlikteliğe yelken açtı. Pandemi günlerinde dünyada binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca insan işsiz bir dünyaya gözünü açtı. Ama bilişim sektörü bazı markaları -mesela Zoom- çok kısa sürede sermayesini beş yüze katladı. E-Ticaret geometrik bir artış kaydetti. Dünya bir anlamda robotik devrime zihinsel olarak hazırlandı” dedi, Fatma BARBAROSOĞLU.

Yeni bir savaşın içindeyiz! İnsanları öldürmeyen ama öldürmekten beter eden bu savaşın en büyük silahı enformasyon bombasıdır. Bu bombanın patlamasıyla ortaya şarapnel parçası gibi yayılan malumatlar, çevrimiçi olanları bir tık mesafeden vurmakta; çevrimdışı olanları ise sabırla beklemekte. “Hepimiz aynı televizyon programlarıyla büyüdük. Sanki hepimize aynı suni hafıza takılmış… Hepimizin belli başlı hedefleri aynı. Hepimizin korkuları aynı. Gelecek parlak değil… Çok yakında aynı anda aynı şeyleri düşünmeye başlayacağız, mükemmel bir uyum içinde olacağız” dedi, Chuck PALAHNİUK. Tarihe yön veren silah teknolojisinin gelişmesi olduğu kadar, yönü tayin eden de tetikte bekleyen parmakların sahipleridir. Onların gösterdiği her şey görünür, onların kötülediği her şey yasak, onların beğendiği her şey kıymetli, onların yaptığı her şey mantıklı oluverir bu zamanda. Önceliklerimizi belirleyebilme yetimizi elimizden alan bu küresel baskı, hafızamızı da yok ederek tecrübesiz insanlar olmamıza sebep oluyor. Her gün yeniden doğuyoruz, her gün yeniden ölüyoruz! Başkalarının kulu olarak…

“Almanya! AB ülkeleri arasında koronavirüs mücadelesini en başarılı şekilde yürütmüş olan Almanya, kritik aklın beşiği, rasyonel düşüncenin başkenti Almanya, 66 gün aradan sonra dünyada ilk defa futbol ligini açan ülke oldu. Neyin önemli olduğuna finans kapitalizmi karar veriyor. Futbol ve turizm. Güney Kore’de yaşandı. Stadyuma cansız manken koyma projesi, şişme kadınların stadyum koltuklarına yerleştirilmesine dönüşünce, ortaya çıkan uygunsuz durumdan dolayı yetkililer özür dilemek zorunda kaldı. 12-14 Haziran tarihlerinde de Türkiye’deki futbol maçlarında seyirciler koltuk ücreti karşılığında kendi resimlerinin olduğu karton maketler göndermişti tribünlere. Tuhaf olan şu: Oyun ille de oynanıyor ve oyunun seyircisiz kalmaması için akıllar, fikirler yorulmaya devam ediliyor ama cenazeler insansız kalkıyor, cenaze sahipleri tek bir insani dokunuştan, teselliden mahrum, kederinin içine kilitli kalıyor, ne ki bunlar hiç dile gelmiyor. Dile gelen ne? Alman futbol liginde oynanan ilk maçta topların kaç defa dezenfekte edildiği. Gelecek nesiller hepimizi ahmak sanacak. “Ahmak değildik ancak hakiki olanın haber değeri taşımadığı bir zamana mahkûmduk” diye geleceğe mektup bırakıyorum…” dedi, Fatma BARBARASOĞLU.

Bir de şöyle düşünün! Başında beklenilen su neden kaynamaz?

“Ha sudan çıkmış balık” dedi, meczup ve şöyle devam etti sözüne: “Ha pandemiden çıkmış insan”.

Bir Fotoğraf Bir Hikâye

Kınalı çocuk…

Ellerine yakılan kınanın son izleri tırnaklarının ucunda. Büyüdükçe izler kayboluyor hayatta, büyüdükçe eski tatlar kalmıyor damakta.

Bir elinde arasında peynir olan yöresel ekmek, diğer elinde bir dilim karpuz.

Aynı lezzetleri biz de tadıyoruz! Lakin ne eskisi gibi tat alıyoruz, ne de karpuzun suyu çenemize doğru süzülerek akıyor.

Büyüyoruz, yavaş yavaş…

Kayboluyoruz, hasret içinde…

Fotoğraf: @anadoluburada

Şadan Sezgin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şadan Sezgin - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Güney Emlak'tan Turkuaz City'de Satılık Daire

Üniversite ve hastaneye yakın konumda Urgan Mahallesi Turkuaz City Konutlarındaki 2+1 daire satılık. 11 katlı binanın 8. katı, 2+1 odalı, brüt 120 me...

0(338) 213 13 33 GÜNEY EMLAK İNŞAAT

Çarşı Merkezde 30 M2 Satılık Dükkan

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Dükkan. Karaman Külhan Mahallesi Alparslan Türkeş parkı karşısı çarşı merkezde cadde üzeri 30 m2 doğu cephe. Dükk...

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Tabduk Emre Mahallesinde Satılık Apart

Karaman Karademir Emlaktan Satılık Apart Daire. Karaman Tabduk Emre Mahallesi.Oba düğün salonu civarı. Üniversiteye yürüme mesafesinde garaj üzeri 1....

NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

Karaman Beyazkent'te Satılık Arsa

Karaman Karademir Emlak'tan Satılık Arsa. Karaman Beyazkent mahallesinde 306 m2 standart proje 2 kat 100 m2 civarı daire ve garaj yapılır. Arsanın k...

0(338) 212 71 73 NAZMİ KARADEMİR/KARADEMİR EMLAK

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Su tesisat ve elektrik personelleri alınacak

Antalya'nın Manavgat ilçesinde çalıştırılmak üzere; su tesisat ve elektrik ustaları ile kalfaları işe alınacaktır. Ustalar için aylık 3000TL + lojman...

0543 848 4880 FİKRET EĞİLMEZ / QUANTUM AYDINLATMA

Yurtpet Petrole Personel alınacak

Karaman Yurtpet Petrol'de istihdam edilmek üzere personel alınacak. İstasyonumuzda çalıştırılmak üzere akaryakıt satış elemanları ve market elemanl...

YURTPET PETROL

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karaman kurumlarının Covid-19 mücadelesini başarılı buluyor musunuz?