Evet dünya bir leştir...

Bu yazı, Arşivcilik mezunu Yusuf Yıldırım’ın kendi adıyla yayınladığı içerikten alınmış ve dil-imla bakımından incelenmiştir. Kapı gibi kaynak verildiğine göre, başlayabiliriz.

Buyurunuz!

Kemal Arabacı Cumartesi günü Facebook’ta bir paylaşımda bulunup beni de etiketlemiş.

Gün adları özel bir tarih içinde yer almıyorlarsa küçük yazılırlar.

Anlık bir bakış atıp tam üzerinden geçecek iken paylaşımdaki bir fotoğrafa takıldım kaldım. Çünkü o fotoğraf ilk kez ortaya çıkıyor ve çok fazla kültürel ögeyi de üzerinde barındırıyordu.

Bakış kavramı doğası gereği anlık bir şeydir. “Anlık” kelimesinin cümlede ayrıca verilmesi gereksiz sözcük kullanımına dayalı anlatım bozukluğudur.

Ayrıca “Öge” değil “Öğe” şeklinde yazılması gerekir.

Sonrasında yaklaşık iki saat kadar Kemal abi ile bu fotoğraf üzerine konuştuk:

Yaklaşık ve kadar ifadeleri aynı anlama gelir ve birlikte kullanımları gereksiz sözcük kullanımına dayalı anlatım bozukluğudur. İsraftır.

-Kemal abi, bu fotoğraf nereden çıktı?
-Bana İsmet Keçeci gönderdi. Ona da Beyşehir’den Serhat Haktan adlı bir beyefendi göndermiş.
-Acaba Serhat Haktan nereden buldu. Ben fotoğrafın ilk çıkış yerini bulayım.

Çıkış yeri cümlede kaynak anlamında kullanılmıştır. Ve kaynaklar tabii olarak “ilktir” Burada kullanılan ilk çıkış yeri ifadesi gereksiz sözcük kullanımına dayalı anlatım bozukluğudur. İsraftır.

&*&*&*
Fazla zorlanmadan fotoğrafın ilk kaynağına ulaştım.

Bir önceki maddede açıkladığımız hata tekrarlanmış ve gereksiz sözcük kullanımına dayalı anlatım bozukluğu “ilk” sözcüğünde bir kez daha görülmüştür. İstaftır.

Phebus Müzayedenin “https://phebusmuzayede.com/912-karaman-osmanlica-tabelali-dukkan-meslek-hamal.html” linkinde yayınlanmış olduğunu tespit ettim. Kartpostal olduğu değerlendiriliyor. Şimdi bu fotoğrafı gönül rahatlığıyla ve ayrıntılıca yorumlayıp değerlendirebilirim.

Cümleyi bütünüyle incelediğimiz vakit yazarın (!) ayrıntılarıyla demeye çalıştığını görüyoruz. Zira güncel Türkçe sözlükte “Ayrıntılıca” diye bir garabet yoktur.

Fotoğraf Karaman’ın

1870’lerinden 1925’lerine kadar geçmiş 50 yılını tek başına açıklayacak

ögeler

taşıdığından yüksek tarihi değere sahip.

Türk Dil Kurumuna göre yüklemden uzak düşmüş özneler, virgül ile vurgulanır ve ayrılır. Cümlede “Fotoğraflar” kelimesi virgül ile ayrılmadığı için cümlemiz yorgun düşmüş.

Çünkü fotoğraf, geniş zamanda Karaman’ın ekonomik, kültürel ve sosyal hayatından bir kesit sunmakta.

Bu cümle, yüklemsiz bir tümce ve kurala göre üç nokta (…) ile bitmeli.

Bir bakışta Karaman’ın 20. yy öncesi ve başına ait sosyo-kültürel hayatı bu fotoğraftan anlaşılabiliyor.

İlk bakışta fotoğraf, yakın bir tarih izlenimi veriyor. Ancak farklılık ve özgünlük ayrıntılarda.

Bu cümle, yüklemsiz bir tümce ve kurala göre üç nokta (…) ile bitmeli.

Dikkatli incelendiğinde kadraja girmiş insanların Osmanlı giyimli oldukları görülmekte. Buradan bu fotoğrafın en geç 1930 tarihli olduğu ihtiyatlıca ve rahatlıkla söylenebiliyor. Ama ben mevcut birikimim ile bu fotoğrafın yılını tespit edebileceğimi biliyorum.

Çünkü fotoğraf bize birçok ipucu da

sunmakta.

Bu cümle, yüklemsiz bir tümce ve kurala göre üç nokta (…) ile bitmeli.

Tabi fotoğraf 1930’lardan en az

10 yıl

önce çekilmiş.

Sayılar, karmaşık bir sayı (dört haneden fazla) veya tarih değilse “YAZIYLA YAZILIRLAR.”

Ama asıl sorun, 1897’de yapılan Taş Bina’dan ne kadar sonrasına ait.

Cümle, ciddi derecede anlamsız ancak sanırım soru soruluyor. O halde soru işareti (?) eksik.

Öncelikle fotoğrafta gözün ilk aradığı nesne, 1922 yılında hemen Taş Bina’nın önüne konulan “Gavur Kızlar Çeşmesi” oluyor.

İlk sözcüğü cümlede sıfat görevli kullanılmış ancak yanlış yerde yazılarak zarf görevine bürünmüştür.  Cümlenin doğrusu “gözün aradığı ilk nesne” olmalıdır. Aksi halde bu cümle: “Sözcüğün yanlış yerde kullanımından kaynaklı anlatım bozukluğu” örneğidir.

Aynı cümlenin devamında da aynı hata mevcuttur. Doğrusu “Taş Bina’nın hemen önüne” olmalıdır. Cümle bu haliyle çeşmenin koyulması esnasında “acele edildiği” anlamını vermektedir. “Sözcüğün yanlış yerde kullanımından kaynaklı anlatım bozukluğu” örneğidir.

Ben bu çeşme için “Dört Prensesli Çeşme” başlığıyla okuyucularca çok ilgi gören bir yazı yazmıştım. Yazı o kadar rağbet gördü ki, bazıları kendi yazmışçasına paylaşmıştı.

Cümleye “neyi” sorusunu sorduğumuz vakit herhangi bir cevap alamıyoruz. Zira cümlede (yazıyı) nesne eksikliğinden kaynaklı anlatım bozukluğu var.

Tekrar fotoğrafa dönülürse

Gavur Kızlar Çeşmesi henüz mekanına teşrif etmemiş.

“Sözcüğün yanlış yerde kullanımından kaynaklı anlatım bozukluğu” örneğidir. Doğrusu “Fotoğrafa tekrar dönülürse” şeklinde olmalıdır.

İkinci akla gelen seçenek; bunlar haral.

İnsanın sorası geliyor: Beyefendi, kaç tane aklınız var!

“Sözcüğün yanlış yerde kullanımından kaynaklı anlatım bozukluğu” örneğidir. Doğrusu “akla ikinci olarak gelen seçenek” olmalı. 

Sevgili Yusuf Bey,
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Karamandan.com bir ailedir. Biz ailemiz için kalem çekmekten de rezil etmekten de kaçınmayız. Evvela şunu belirtmem gerekir ki “bahsi geçen fotoğraf, sizin babanızın malı değildir” Onu tanıtma şerefine nail olduğunuzu sansanız da neticede başka bir kaynaktan alıntıdır. Takdir edersiniz ki bir şeyi sosyal medyada yayınlayan ilk kişi olmak, aynı şeyin sahibi olmak için yeterli bir koşul oluşturmaz. Siz de ilgili yazınızda (tıpkı Karamandan.com gibi) aynı kaynağı göstermiş ve aynı siteyi (Phebus) işaret etmişsiniz. Haberimizde, sitenin “Karaman ile alakalı” eski eşyaları satacağı bilgisi ve ilgili adres açık bir şekilde verilmesine rağmen, nasıl becermişseniz bunun sizden (ç)alıntı olduğu fikrine kapılmışsınız. Zannediyorum ki siz, fotoğrafın izini yanlış yönde sürdüğünüz ve neticesinde kaynağına gecikmeli olarak ulaşabildiğiniz için burada yürüttüğünüz faaliyetin bir araştırma olduğu izlenimine kapıldınız.  O halde sizin düşüncenize göre yorum yapmak gerekir ve bu hususta sizin de aynı yöntemle sitenin fotoğrafını kendinize mal ettiğiniz sonucuna ulaşırız. Bize yönettiğiniz tüm ithamların aynı mantıkla size de yöneltilebileceğini hiç düşünmediğinize bahse girebilirim! Zira birinin, hatalarla dolu yazınızı paylaşması (bana göre) büyük bir mucize iken bu durumdan dahi şikâyet edebilecek derecede muhteşem bir kibir örneğisiniz. Dua edin de Karaman, hep böyle içine kapanık bir yer olarak kalsın ve sizin gibi cüce devler asla rağbet kaybetmesin. Dua edin!

Burada güzide bir özlü söz “cuk” diye yerine oturur: “Dinime söven de Müslüman olsa.”

Hem aynı kaynaktan alıntı yapacaksınız hem de başkaları da bu alıntıyı yapınca sahip çıkarak hayıflanacaksınız.

Başka bir arzunuz var mı?

Ben Karamandan.com ailesinin naiflikten nasibini almamış tek yazarıyım. Ahmet Tek veya Mükremin Kızılca’ya denk gelseniz, belki de sizi incitmekten korkar ve farklı bir tarz kullanırlardı. Ancak şansınıza küsün piyangodan ben çıktım!

Ve şimdi, yukarıdaki izahtan sonrasını doğrudan şahsınıza yönelterek devam ettiriyorum ve açık açık soruyorum:

Fotoğraf size mi ait?

Değilse uzatmaya lüzum da yok. Başkasının para ile satmaya çalıştığı fotoğrafı sahiplenerek vesikalık fotoğrafınız gibi davranmayı kesin!

Ayrıca;

Siz, bizim bu küçük ve şirin ailemizi “Sorumsuz habercilikle suçlayarak” bir mesaj iletmiş ve şöyle demiştiniz: “

Gazetecilik hakkında yeteri kadar konuşacak bilgim de birikimim de var.”

Dedim ya benden naiflik beklemek, oruçludan su beklemekten farksızdır. Açık açık tekrar yazıyorum, iyi okuyun!

Yukarıdaki cümlelerinizi okuyan insanın gözleri kanar, ruhu bulanır!

Siz, bu halinizle birikimli gazeteci olmayı bir kenara bırakın;

Tarafımdan düzenlenen ortalama bir yazım - imla sınavında geçer not alamazsınız. (9. Sınıf öğrencileri geçer o sınavı)

Bunun düşünü bile kuramazsınız!

İşte yazınız işte hatalarınız. Öyle eğip bükmeye, etrafından dolanmaya lüzum da yok. Doğrudan söyleyebilirim:

“Siz Türkçe bilmiyorsunuz”

Şimdi asıl soru şu:

Ne oldu da Yusuf Yıldırım bizlere düşman kesildi?

Karaman'da bir fabrika devlet tarafından rutin bir incelemeye alındı ve bizim sitemiz bu meseleyi Anadolu Ajansı’ndan gelen haberlere göre yayına verdi. Yani mesele ne fabrika ile alakalı ne de bizim ilgili kuruma bir kasıt gözetmemiz söz konusu. Karaman Belediye takımının galibiyet haberi kadar doğal bir durumdu ki aynı haber ulusal medyada ve çeşitli mecralarda da aynı içerikle yayınlandı.

Peki, sonra ne oldu?

Sayın Yusuf Yıldırım bizleri ateş püskürerek eleştirdi ve kendince (!) yerin dibine soktu. Şimdi, benim anlam veremediğim nokta şudur ki Yusuf Yıldırım’a ne oluyor ki başkasının fabrikasını savunmak vazifesini üstleniyor? Kendisi avukat desem değil? İlgili kurumdan maaş da almadığını biliyoruz?

“Ee, ne alaka” “Adam, şehrinin markasını savunuyor” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak ben, bu konuyu sizin kadar masum bir pencereden görmeyenlerdenim. Şu sorular, sizi de en az benim kadar aydınlatabilir:

Soru: Yusuf Yıldırım, nasıl oluyor da bu denli “

Kıt”

bir Türkçe ile eser yazma ve yayınlama şerefine nail oluyor?

Cevap: İlgili fabrikanın kendisine tanıdığı sınırsız imkânlarla…

Soru: Yusuf Yıldırım’ın tek sponsoru neden bu fabrika?

Cevap: Kendisi, ulusal medyayı bir kenara bırakın yerel medyada dahi sağlam editörlere denk gelmesi halinde tek satırı yayınlanmayacak derecede kötü bir Türkçeye sahip.

Daha da derin soru: Yusuf Yıldırım yazar mıdır?

Cevap: Türkçe bilgisi ve dili katledişi göz önünde bulundurulursa kocaman bir “Hayır”.  Osmanlıca, Farsça hatta Sümerce bilse dahi bu durum değişmeyecektir. Bu mantıkla hareket edilse idi en sağlam yazarlar “Mütercim tercümanlar” olurdu. Yazarlık sadece çeviri değildir. Yazarlık ÖZGÜNLÜKTÜR. (Burada Tat’a selam çakılmıştır)

Unutmadan!
Yusuf Yıldırım son paylaşımında ne demişti?

“el-dunyâ cîfetun ve tâlibuhâ kilâbun"
Dünya bir leştir ve ona köpekler talip oldu.

Fabrikanın parasıyla eser basıp yazarım diye ortalıkta gezinen kendisi iken,

Bu eserlerin bir getirisi olarak eriştiği sahte kahramanlık sayesinde “Türkçe bilmemesine rağmen” yüzlerce yazı yazabilmişken,

Başkasına ait fotoğrafı linki ile paylaşarak haberleştirip bunu bir başkası yapınca da benden alıyorlaaar kafasına giren kendisi iken,

Amacı haber vermek olan bir platformu, Anadolu Ajansı’nın haberi üzerinden vurmaya ve kent sevdalısı maskesi altında “Şahsi çıkarını” kollarken,

“Dünya bir leştir ve ona köpekler talip oldu” yazarak -kendi çapında- bizlere taş attığını sanması...

Ne diyelim ki

Bize, diyecek bir şey bırakmamış doğrusu.

“el-dunyâ cîfetun ve tâlibuhâ kilâbun"
Dünya bir leştir ve ona köpekler talip oldu.

Aynen!

Sinan ÖRS

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sinan Örs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.


Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 3+1 Satılık Daire

Karamanoğlu Mehmet Bey Mahallesinde 165 m2 3+1 site içinde Satılık Daire Site içerisinde 3+1 odalı 165 m2 brüt 145 m2 net kullanım alanına sahip dair...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Nokta hatasız boyasız

2007 model 1.6 dizel CHİA PAKET (en fullll olanı) Değişen yok Boya yok. Hasar kaydı yok Nokta hatasız boyasız.... Vize yeni. Bakımları yeni.. İkinci...

GALERİ NOKTA

SATILIK ARSA

ESENTEPE MAHALLESİNDE 1150 M2 SATILIK ARSA,TAPUDAN DİREK DEVİR YAPILABİLİR

MERVE KARAPİNAR

Bifa Bisküvi'ye Personel Alınacak

Genel Nitelikler;  Üniversitelerin Makine Mühendisliği bölümünden mezun,  Isıtma, soğutma, buhar kazanları alanında bakım tecrübesi olan, MS Offi...

0 (338) 213 24 90 BİFA BİSKÜVİ VE GIDA SANAYİ A.Ş.

Karaman Zembilli Mahallesinde Ara kat Satılık Daire

Karaman Zembilli Mahallesinde 140 m2 3+1 Ara kat Satılık Daire Bina her katta 4 daire olacak şekilde 3 kat üzerine kurulmuş, projede toplam 12 daire...

0(338) 213 40 72 EMLAK REYONU GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI

Süper Fırsat ABC Matik 10 KG

İndirimi bool markette sadece bu haftaya özel Abc Matik 10 Çeşitleri sadece 49 TL

0(338) 214 23 70 BOOLMAR

NOKTA HATASİZ HYUNDAİ GETZ

2007 model 1.5 dizel 4 silindir en fulll vgt HYUNDAİ GETZ.. Henüz 105 binde... Bir değişen birkaç lokal boyalı Hep serviste bakımları yapılmış.. Hep...

GALERİ̇ NOKTA

SATILIK FİAT PANDA

HATASIZ MİNİ JİP 2005 model 1.2 benzinli FİAT PANDA DEĞİŞEN YOK HASAR KAYDI YOK Birkaç parça lokal çizik boyasi var Tüm bakımları yeni yapıldı Trigier...

GALERİ̇ NOKTA

Su tesisat ve elektrik personelleri alınacak

Antalya'nın Manavgat ilçesinde çalıştırılmak üzere; su tesisat ve elektrik ustaları ile kalfaları işe alınacaktır. Ustalar için aylık 3000TL + lojman...

0543 848 4880 FİKRET EĞİLMEZ / QUANTUM AYDINLATMA

Göçmen Makina'ya Personel Alınacak

Karaman Organize Sanayi Bölgesi'nde hizmet veren Göçmen Makina, personel alımı yapacağını duyurdu. Göçmen Makina şirketinden duyurulan personel ilan...

0338 224 14 00

Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?