Bir Kelâm-ı Kibar Öyküsü

Doğru bildiğinizin yanlış olduğunu söyleyen dostlarınızın varlığından onur duymalısınız. Onlar sizin koruyucu meleklerinizdendir.

Yeni yılın ilk hediyesini dostum ve okurum olan kıymetli ağabeyim Mahmut Toptaş’tan aldım. Mahmut Hocam, “Neyzen Tevfik’in Hiç’i, Cüneyt Arkın’ın Nayır’ı” başlıklı yazımla ilgili bir yanlışımı düzeltme nezaketini gösterdi.

Belki kırk yıldır ayet-i kerime olarak bildiğim “Lâ Galibe İllâllah - Galibiyet Allah’ındır” sözünün ayet veya hadis olmadığını bildirdi.

Mahmut Hoca, “Manası ayete uygundur ama kelime kelime olarak ayet değil. Hadis de olmayınca ‘kelam-ı kibar’ diyelim. Muvahhidler devletinin bayrağında Kelime-i Tevhid’ten sonra bu cümle yazılıdır” notunu gönderdi.

Dedim ya yeni yıl hediyemi aldım. Ne güzel bir hediye. Ben de “Bu kelam-ı kibarla ilgili bir düzeltme yapmak ve bir makale yazmak vacip oldu” karşılığını verdim.

“Galibiyet Allah’ındır” anlamındaki “Lâ Galibe İllâllah” sözü kişisel tarihimde önemli yer tutmuştur. 2000’li yılların başında Bursa’da bir antikacıda güzel bir İznik çinisi gördüm. Üzerinde “Lâ Galibe İllâllah” yazısı vardı. Paket yaptırırken antikacı, “Güzel bir parça aldınız. Maneviyatı var” dedi.

Çini tabağı salonumuzun en görünür yerine astım. Bir süre sonra İspanya’ya gittim. Rehberim, Oğuz Atay’ın “Bir Bilim Adamının Romanı” adlı biyografik eserinde anlattığı Prof. Dr. Mustafa İnan’ın gelini çıkmasın mı? Türkçe söyleyişle Meryem adlı rehberim, utangaç bir tavırla adeta fısıldayıp “Prof. Mustafa İnan’ı tanır mısınız?” diye sordu.

Ben de yüksek sesle “Elbette. Onun yaşam öyküsü ülkemizin yakın tarihidir. O bizim gururumuzdur” dedim. Yüzünde kelebekler uçuştu. Gözleri ışıldadı. “Ben onun geliniyim” dedi.

Bazı insanların iyilik hali ölümlerinden sonra da devam edermiş. Mustafa İnan, benim için bunlardan biri oldu. Meryem, artık rehberim değil, aileden biri gelmiş gibi beni sahiplendi.

Joan Miro, Salvador Dali, Pablo Picasso, Antoni Gaudi ve Goya’nın eserlerini, meydanları, parkları, boğa güreşlerinin yapıldığı arenayı, La Soprada Familia’yı, Don Kişot heykelleriyle süslü cadde ve sokakları gösterdi, tapas başta İspanyol yemeklerinin en lezizlerini tattırdı, flamenko dinletti, dansçıları izletti, hediyeler seçmeme yardımcı oldu.

İyi bir rehber ülkesini en iyi tanıtan kişidir. Talihli biriyim ki, nereye gitsem iyi rehberlere tesadüf ettim. İspanya en çok fotoğraf çektiğim, en çok etkilendiğim ülkelerden biri oldu. Üstelik hiç ummadığım bir anda Zaragoza kentinde Mevlevi ayinine bile katıldım.

İspanya’nın bir ucu Granada’dır. Nar kelimesinden türemiştir. Endülüs Uygarlığı’nın günümüze kadar gelen mirası Elhamra Sarayı (Kızıl Saray) buradadır.

Benim salonumun duvarında asılı İznik çinisindeki “Lâ Galibe İllâllah” yazısı burada her yerdedir. Taş oymacılığının şaheseri olan ve 250 yılda tamamlanan Elhamra’nın sütunlarının, kemerlerinin, revakların ve duvarların üzerinde nakış nakış işlenmiş “Lâ Galibe İllâllah” yazıları vardır.

Rivayet odur ki, Muvahhid devleti halifelerinden Muhammed bin Nasr bir savaştan zaferle dönüşünde halk tarafından “el galip, el galip” sloganlarıyla karşılanır. Bu iltifattan hicap duyar. Yapımı devam eden Elhamra’nın her yerine “Lâ Galibe İllâllah” sözünü işletir.

“Lâ Galibe İllâllah” sözü, bir kez daha karşıma çıktı. Bütün Dünya dergisinin 2005 yılı Ekim ayı sayısında Yücel Aksoy imzalı bir yazı okudum. Yazıda, ünlü müzisyen Johann Sebastian Bach’ın yaşamı boyunca, bitirdiği her notanın altına “Soli Deo Gloria -Zafer Yalnızca Tanrı’nındır” ifadesinin kısaltması olan “SDG”’yi imza olarak attığı belirtiliyordu. Yazıda ayrıca, Bach’ın “müzikteki tek amaç Tanrı’yı hoşnut etmek olmalıdır” tezini savunduğu vurgulanıyordu. (Yani Galibiyet Allah’ındır sözünün bir başka ifade biçimi.)

Bitmedi. Ukrayna’nın Lviv şehrinde 13. Yüzyıl’da yapılmış Dominican Katedrali’nin girişinde de latince “Soli Deo Honor Et Gloria” yazısının bulunduğunu öğrendim.

Asıl sürpriz şimdi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın külliyedeki makam odasında hangi hat var, biliyor musunuz? “Lâ Galibe İllâllah” Beşiktaşlı Hacı Nuri Efendi’nin istifle yazdığı bu hat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en sevdiği hat sanatı örneklerinden biridir.

Sayın Erdoğan bu sözü de çok sevmektedir ve benim gibi ayet-i kerime olduğunu sanmaktadır. Bundan tam üç yıl önce 11 Ocak 2018 tarihinde yapılan 43. Muhtarlar Toplantısında bu söze atıfta bulunarak, “Elhamra Sarayı’nın içinde kubbede bir ayet yazar. O da ne biliyor musunuz? ‘Lâ Galibe İllâllah’ ‘Allah’tan başka galip yoktur.’ dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında muhtarların buralara götürülmesi gerektiğini de söyledi. Daha sonra İçişleri Bakanlığı bu talimat doğrultusunda bin muhtarı Endülüs’e götürdü.

Demek ki zihinlerimize böyle yerleşmiş. Bir kelâm-ı kibar’ın kısa öyküsünü paylaşmak istedim. Bu yazının yazılmasına vesile olan Mahmut Toptaş Hocama teşekkür ederim.

Mahmut Toptaş Hocam’ın son notu şöyle:

“Bu sözün ayette geçen şekli ‘Vallahü Ğalibün ala emrih/Allah işinde galiptir’ (Yusuf Suresi, 21. Ayet)”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yukarıdaki konuşmasını Diyanet camiasından kimse dinlememiş olmalı. Yoksa "Lâ Galibe İllâllah" sözünün ayet değil, kelâm-ı kibar olduğunu hatırlatırlardı. Benim gibi birçok kişi doğrusunu bilmediği için yanlışı sürdürmek zorunda kalmazdı.

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Karaman Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?