Reklamı Kapat

Kuzman

Bu değiştirilenlerin başında mukaddes kitaplarda yapılan tahrifatlardır.

Bu değiştirilenlerin başında mukaddes kitaplarda yapılan tahrifatlardır. Mesela Yahudilerin kendilerini üstün bir ırk addetmeleri diğer insanların kendilerine hizmet etmeleri gerektiği vb sapık anlayışları tamamen reddedilerek “Allah’ın katında en iyinin Allaha en yakın duranların” olduğu prensibi yer almıştır.

Nitekim Musa aleyhisselamın ümmetine hitaben Kur’an-ı kerimin bir çok yerinde “sizi alemlere üstün kıldım” ile başlayan ve biten ayetler vardır. O zaman Allah’a iman eden ve ondan korkan, ona yakın duran başka ümmet olmadığından “en üstünler” olarak tarif edilmişlerdir.

Ne var ki Yahudiler Tevrat’ta da geçen bu tabiri yanlışa çekerek Yahudi ırkının en üstün olması gibi bir insanlık belası düşünceye zahip olmuşlardır. Halbuki yüce kitabımızda üstünlüğün ancak takva ile olduğu vurgulandıktan sonra “iman ederseniz en üstün sizsiniz” (Al-i ımran/139) ayetiyle de bunu teyit etmiştir.

İslamiyet’ten önceki döneme cahiliyet dönemi denmesi bizzat Allah’ın bir tabiri olup İslamiyet’in insanlığı cehaletten çıkarıp aydınlığa eriştirmeye matuf olduğunun bir kanıtıdır.

“Hani inkâr edenler kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise, Peygamberine ve inananlara huzur ve güvenini indirmiş ve onların takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) sözünü tutmalarını sağlamıştı. Zaten onlar buna lâyık ve ehil idiler. Allah, her şeyi hakkıyla bilmektedir” (Fetih/26)

Burada söz konusu olan her şeyi Allah için yapmaktır. Ahiretteki her türlü sorgulamalarda asla milliyet, ırk ve etnik köken mevzu bahis olmayacaktır. Orada imandan, ibadetlerden ve her türlü haklardan sorguya alınacağız o halde burada kalacak şeyler için gösterdiğimiz çabanın bin katını ebedi sorumluluklarımız için de sarf etmemiz gerekir. Ama sadece Allah ve onun hak dininin yücelmesi için.

Peygamber Efendimiz (S.A.S) ve Ashab-ı Kiram R. A. müşriklerle cihat etmek üzere Uhud’a çıktıkları zaman, Kuzman isminde bir şahıs onlara katılmamış ve Medine’de kalmıştı. Bunun üzerine bazı kadınlar, “savaş kaçkını” diyerek onu alaya almış ve bazı sohbetlerin konusu olmuştu.  Kuzman bunu bir gurur meselesi haline getirmiş, hemen hazırlığını yaparak hışımla cepheye koşmuş ve ön saflarda yerini almıştı.

Kuzman, Uhud Savaşı’nda ilk oku atmış ve daha sonra da kılıcını çekerek herkesi hayran bırakan bir kahramanlık örneği sergilemeye başlamıştı. Bu durum birçok sahabenin dikkatini çekmiş ve bunlar tarafından da cesaret ve mücadelesini övülmeye başlanmıştı. Resul-ü Ekrem (A.S.V.) bu takdirler üzerine “O, ateş ehlindendir!” buyurmuş ve birçok kişi büyük bir şaşkınlığa uğramıştı.

Bu habere çok şaşıran sahabeler’den bazıları Kuzman’ı takip etmeye başlamışlar ve o’nun yiğitliği ve cesareti karşısında da iyice hayrete düşmüşlerdi. Çünkü Müslümanların muvakkaten dağılıp geri çekildikleri bir sırada bile Kuzman kılıcının kınını kırmış, “Kaçmaktansa ölmeyi tercih ederim!” diye bağırarak ileri atılmış ve cesurca savaşırken derin bir de yara almıştı.

Onun bu haline şahit olan Sahabeler, “Ya Resûlallah (A.S.V.), az önce ateş ehlinden olduğunu söylediğiniz adam, büyük bir metanetle savaştı ve kahramanca öldü!” diye haber vermişler ve Resul-ü Ekrem(A.S.V.) yine “O Cehennemliktir!”  diye buyurmuştu. Bu cevabı işiten Müslümanların bütün bütün hayrete kapıldığı bir sırada, o şahsın henüz ölmediği ancak ağır şekilde yaralandığı haberi getirilmişti.

Kuzman acılar içinde kıvranırken, Resul-ü Ekrem Efendimizin (S.A.V.) sözlerinden habersiz olan Katade bin Nu’man (R.A.)  Kuzman’ın yanına gitmiş ve “Şehitlik sana mübarek olsun!” diye tebrikte bulunmuştu. Bunun üzerine, Kuzman, “Vallahi ben din için savaş etmedim; kavmimin itibarı için savaştım!” diye mukabele etmiş ve daha sonra yarasının ıstırabına dayanamayarak kılıcının keskin tarafını göğsüne dayamış, üzerine yüklenmiş ve intihar etmişti.

Evet, bu hadisenin bir benzeri de Hayber Gazvesi’nde meydana gelmişti. Bunun üzerine Rehber-i Ekmel (A.S.V.) Efendimiz, halka şu hakikatin ilan edilmesini emir buyurmuştur: “Cennet’e ancak Allah’a gönülden teslim olmuş müminler girecektir. Şu kadar var ki, Allah İslam dinini Müslüman olmayan bir kişi ile de kuvvetlendirir.”

Yüce peygamberimizin “kim ırkçılık davasıyla ölür ya da öldürülürse cahiliyet yani küfür üzere ölmüştür” sözünü de bu olay üzerine söylediği bilinmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mükremin Kızılca - Mesaj Gönder --- Okunma

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamandan.com yeni tasarımını nasıl buldunuz?