Karaman'da Hayvancılık (2)

Klimaks vejetasyon bize; bir bölge veya ortam için yem bitkileri yetiştiriciliği hususunda ve doğal yem kaynakları yani çayır ve meralar konusunda çok önemli ipuçları vermektedir.

Eğer ki, doğal ortamlarda bu bitkiler zaman içerisinde yok olmuş ise bunları yeniden tespit edip hem doğal hem de tarla şartlarında bu bitkilerin yetiştirilmesi ve çoğaltılması konusunda çalışmalar yürütmek gerekmektedir.

Bu neden önemlidir? Biz yıllar öncesinde; hani batılılar ve yerli batı hayranı stokholm sendromuna tutulan bir kısım güruhumuz tarafından medenileştirilmeye(!) çalışılmıştık ya. Hani tarihte biz hiç medeni olmamıştık, devlet kurmamıştık, ilim ve irfan üretmemiştik, çağ açıp, çağ kapatmamıştık ya! O nedenle geri kalmış bir toplumduk!?. İşte bu adamlar böyle bir terane ile bizim tüm değerlerimizi alt üst edip elimizden almışlar veya almaya ramak kala bir takım insanımız çıkıp buna engel olmayı başarabilmiş. Başarabilmiş ama geriye kalanlar posanın posası gibi olmuş ve tekrar işlevsel hale getirmek için olağanüstü gayret sarf etmek gerekmiş/gerekmektedir.

Bir anda konunun siyasete geçtiğini düşünebilirsiniz ama aslında öyle değil. Siyasi ve sözel bilimler üzerindeki etkisi çok olmasına rağmen bu değişim her türlü alanda olmuştur. Bir anlamda ülke maddi, manevi, kültürel, ahlaki ve eğitim alanlarında tamamen bir sömürüye düçar olmuştur.

Bizim yerli tohumlarımız, yerli ırklarımız hepsi verimsiz diye hemen kötülenmiş ve gözden çıkarılması sağlanmış. Yerli Kara sığır ırkımız yok edildi mesela son 40 yıllık zaman diliminde. Şimdilerde işin önemi anlaşıldı ve geriye dönüş için çalışmalar başlatıldı , projeler yapıldı ama kaybedilen yılları geri getirmeyecek bu yapılanlar. Yine de güzel ve ümit verici.

Değişim gerekli olan bir şeydir, bu kaçınılmaz ama değişimin yönü ve amacı önemlidir. Bir bakıma gündemi belirleme yetkisi önemlidir ve sizin elinizde olmalıdır. Yani siz değişim süreci içerisinde özne olmalısınız ve değişimin yönünü bizzat siz belirlemelisiniz. Obje olursanız sizi istedikleri gibi evirir çevirir ve top oynarlar.

Buradan tekrar konumuza dönersek, hayvancılık alanında yapılan değişim kısa vadede bizim menfaatimize gibi görünse de uzun vadede zararımıza olmuştur. Yani yüksek verimli ırklar olarak tabir edilen Avrupa ve Amerika hayvan ırkları bizim ırklarımız yerine ikame edilmeye başlayınca biz kendi öz değerlerimizi, yıllardır bu bölgenin şartlarına alışmış olan hayvanlarımızı hor ve hakir görmeye başlamışız ve zaman içerisinde bu ırklardan kurtulmak istemişiz.

Olaya şu pencereden bakınca bu yaklaşım doğru geliyor. Nasıl? Yerli Kara üzerinden gidelim yine. Günlük ortalama süt verimi 5 kg ama diğer ırkların süt verimi 15-20 kg. Elde edilen süte bakıldığında çok karlı bir iş görünüyor. 3-4 sığır yerine bir sığır, ammaaaaa! Bu işin amma kısmı önemli işte.

Step bölgesinde ve ikliminde doğal şartlar belli. Yetişen yem, susuzluk, bitki boyu ve sıklığı ile tür ve çeşitlilik ortada. Buna müdahale etmek zor. Edilemez mi? Edilebilir. Ancak dışardan yapılacak her müdahale sonuçta bir maliyet ve her maliyet ise karlılığın azalması demek. Bu nedenle ilimiz şartlarında yapılan her türlü mera ıslahı çalışmaları rantabıl değildir. Karlı bir çalışma değildir. Kaldı ki, otlatmaya açılınca her alan eskisinden daha kötü olabiliyor.

Verimli yem üretiminin en önemli ayağını sulama oluşturmaktadır. Bitkinin yaşam kaynağı ışık ve sudur. İkinci planda beslenme gelir. Toprak su ve besin alımı için bir ham madde veya katalizör olarak düşünülebilir.

Suyu şu günlerde 200 m ve altından çekmekte olan Karaman ovasında, bu iş için harcanan para ve geleceğe dair doğal hayata yapılan ve sonuçlarının ne kadar yıkıcı olabileceği tahmin edilemeyen müdahale hesap edildiğinde hiçte karlı bir iş olmadığını görmek içten bile değil.

Bu arada Dünya’da 70 mm yağış alan bölgelerde başarılı mera ıslahı çalışmaları yapıldığı da bir gerçektir. Bu başarılı çalışmalar klimaks vejetasyon bitkileri ve kuralına uygun kullanım ile sağlanmaktadır.

Bu durumda da karşımıza çıkan şey, bir işi yaparken bilinçli olmanın ne kadar önemli olduğudur. Anadolu da hayvancılığın temeli meraya dayalı hayvancılık idi. Bu hayvancılık modelinden bizi daha az yem daha çok verim teziyle entansif yani ahıra dayalı kapalı hayvancılık modeline teşvik ettiler. Doğru bir düşünce idi doğrusal bakınca. Kıt besin maddesi ve yem değeri düşük yem materyali ile idare eden Yerli Kara yerine gelen melez veya kültür ırkı aynı ali cenaplığı maalesef göstermedi.

Bozkırda gerek ova olan yerlerde gerekse kısmen dağlık alanlardaki merada yetişen bitkiler ile hem kendini doyuran, hem yavrusunu doyuran hem de 4-5 kg süt veren Yerli Kara gidince yerine ikame etmeye çalıştığımız ırklar kesinlikle bu toleransa sahip değiller. Yeterli beslenemediği zaman; süt vermediği gibi , bir müddet sonra zayıflamakta ve hatta ölümle sonuçlanan durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Bu nedenle en büyük zenginliğimiz olan ‘’Yenilenebilir Doğal Kaynaklarımızı’’ iyi kullanmak zorundayız. Çok süt veren hayvanların beslenmesi ve yetiştiriciliği, dolayısıyla yenilenebilir doğal kaynak kullanımına hasar vermektedir. Maliyetli sulama, maliyetli yem üretimi beraberinde düşük kar ve rekabet edemeyen bir üretim olarak karşımıza çıkmaktadır.

Karaman’da hayvancılığın geçmişi veya ülkemiz hayvancılığının geçmişi ile ilgili bilgilere pek girmeden yakın zaman, bu gün ve yarın üzerinde durmak daha önemlidir diye düşünüyorum. Karamanda tarımın geçmişi ile ilgili Remzi TARTAN’ın kgrthaber.com’da bir makalesini okumuştum, tavsiye ederim.

Geçmiş ile ilgili değinmemiz gereken bir husus varsa oda yukarıda da değindiğimiz gibi, yerli gen kaynaklarının batı medeniyeti karşısında küçümsenmesi ve zaman içerisinde bunların yok edilecek seviyede azaltılması ve yok edilmesi için özellikle bazı aydınlarımız! tarafından uğraş verilmesidir.

Orta Anadolu stepleri için söylenen şu söz kulaklarımızda küpe olmalıdır. ‘’Buğday ile koyun gerisi oyun’’. Orta Anadolu bozkırları için en önemli hayvancılık kolunun koyun yetiştiriciliği olduğunu bir kez daha söylemekte yarar var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammed Çağlıyan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamanlılar yeni belediye başkanından hangi alanda çalışma bekliyor?
Tüm anketler