Sen Yanmazsan, Ben Yanmazsam, Biz Yanmazsak, Nasıl Çıkar Karanlıklar Aydınlığa?

“Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” demiş yıllar önce şair. Yanmayı göze alamayanların karanlıktan şikayet etmeye haklarının da olmadığını vurgulamış bir nevi. Zira sorundan şikayet etmek o sorunu ortadan kaldırmaya yeterli değildir; eyleme geçip adım atmak sorunun izalesi için gerekli en önemli vazifedir.

İsrail'in Washington Büyükelçiliği önünde Gazze'deki "soykırıma ortak olmayacağını" söyleyerek kendini yakan ABD Hava Kuvvetleri askeri Aaron Bushnell’in eylemi, karanlığa karşı gösterilen bir aksülamel olarak tarihte şimdiden yer edindi. İntihar, dinimizce yasaklanmış ve büyük günahlardan biri olarak kabul edilmiştir. Burada gerçekleştirilen eylemi övme tutumunda olmayacağım ancak Aaron Bushnell’in vicdanı ile “Zulüm bizdense ben bizden değilim” diyerek 16 Mart 2003 günü Filistinlilerin evlerini yıkmaya gelen İsrail buldozerlerine karşı bedenini siper edip buldozerlerin ezip geçtiği Rachel Corrie’nin vicdanının tek bir noktada birleştiğini belirtmek isterim: Merhamet.

Bozulmayan vicdanın kaynağı dinden ziyade insandır. İnsanoğlu fıtratını muhafaza ettiği müddetçe mahlukata karşı vicdanını da kaybetmeyecek ve kendisi dışındaki eşyaya daima merhamet nazarıyla bakacaktır. Merhamet duygusu da onu, haksızlık karşısında durmaya itecek ve zulmü sona erdirmek adına yanlış da olsa bir eyleme imza atacaktır. (Bu noktada din devreye girer ve merhamet sahibi vicdanı doğru eylem atmaya yönlendirir. Misal intiharı engeller ve daha sahih tepkiyi şahsa sunar.)

Aaron Bushnell, vicdanını kaybetmemiş bir asker idi. Rachel Corrie gibi o da karanlığın hakim olduğu gökyüzünü aydınlatmak adına tepkisini ortaya koydu. Yaşamak için yaşayanlardan olan bedbahtlardan olmadığını haykırırcasına yaşatmak adına yaşamak felsefesinin malik olduğu vicdanını, müşahade zemininde hayatına son vererek gözler önüne serdi ve “Filistine özgürlük” diyerek Batı’nın ve dahi Müslümanların sadrına hançeri sapladı.

Şimdi dönüp kendimize bakmamız gerekir. Hristiyan bir şahsın, özellikle de devletinin açıktan açığa terör devleti israil’i destekleyen bir şahsın, bozulmamış vicdanı ile aydınlık adına attığı adım, bugün yalnızca Batı’nın birer eyalet valileri oldukları bedahet derecesinde zuhur eden Ortadoğu devletlerine ve Starbucks içmedikçe sosyalleşemeyen(!), Cocacolayı mideye indirmedikçe ferahlayamayan(!), şunu yapmadıkça rahatlayamayan(!), bunu yapmadıkça uyanamayan(!) kendi insanımıza ne kadar da çok şey söylüyor. Sözde Müslüman geçinenlerin kaybolan vicdanlarını sızlatıyor mu, bu adım? Keyfinden ödün vermeyen mahlûkatın yüzüne hakikati çarpıyor mu, bu adım? Hangimiz daha insanız sorusu zihinleri tırmalıyor? Yoksa hala Filistini, Doğu Türkistanı unutup yeme-içme ve gezme üzerine bir hayatı muhafaza etme adına vicdanların çürümesine göz mü yumuyoruz? Konfor denen beladan vazgeçmemek için karanlığın önünde ufak bir mum olmak isteyene de engel mi oluyoruz? Şayet böyleyse o halde Allah “Kahhar” ismiyle israil’i ya da ABD’yi değil vallahi de bizi kahreder billahi de bizi kahreder. Zaten biraz düsünsek merhametten yoksun olmakla, mazluma kulak tıkamakla kahrolmuş olmuyor muyuz!!!!

Velhasıl Nazım Hikmet’i sevenler dahî karanlıkla aşk yaşıyorlar. Zulüm her geçen gün derinleşip insanlığın namusuna göz dikerken, insan geçinenler esfeli safilîn zümresine ilhak oluyorlar. Filistin katledilirken, Doğu Türkistana zulmedilirken ne sözde milliyetçi geçinenler ne de Cuma namazlarını kaçırmayan müminler(!) kendilerini yakıyorlar. Başkalarını yakmaya da cesaret edemiyorlar. Yaşayalımda başkası yaşamasa da olur diyen zihniyetin yarın zalimin kendisine doğrultulan zulmüne ses çıkarmaya hakkı da olmayacaktır. Nitekim zulmü zamanında yaşama sevdasında olan zümre büyütmüş olacaktır. Yazımızı şöyle bitirirsek ne kadar manidar olur: Sen konforundan vazgeçmezsen, ben zevkimden ödün vermezsem, biz insan olmazsak nasıl merhametle dolu bir vicdan hakim olacak dünyaya?

FATİH GİLİK- 27 ŞUBAT 2024/17 ŞABAN 1445

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Gilik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamanlılar yeni belediye başkanından hangi alanda çalışma bekliyor?
Tüm anketler