GÜÇ VE GÜVEN

Geçmişte trafik kurallarına uymanın önemine binaen yapılan bir kamu spotunda; Tarih Profesörü olan bir Hoca talebelerine ders anlatırken ‘tarih affetmez ama trafik hiç affetmez’ diyerek ülkemizde trafik kazalarının çok yaşandığı yıllarda insanlarda bilinç oluşturmaya çalışıyordu.

Bir konuda bilinç oluşturmak, bilgili ve bilinçli bir şekilde bir işi yapmak ve yaptırmak gerçekten gelecekte olabilecek bir çok tehlikenin önlenmesine sebep olabiliyor.

Bir yıl öncesinde asrın felaketi olarak anılan 6 Şubat 2023 depreminde bunun ne kadar önemli olduğunu ellibinin üzerinde can kaybı ve 11 şehrin nerdeyse yok oluşu ile acı bir şekilde tecrübe ettik.

Başa gelen kötülükler ders almak ve yanlıştan dönmek için en mühim araçlardır. Bazen ağır bedelleri olsa da. Ama daha önemlisi ve ağırı; insanlarımızın özellikle sorumlu, yetkili kişiler ile hassaten yöneticilerin yaptıklarının veya aldıkları kararların yanlış olduğu ve ileriye dönük ağır sonuçlarının olacağı hususunda uyarılmalarına rağmen ısrarcı ve çok bilmiş tavırları ile yanlışta devam etmeleri.

Vakti zamanında bir konuda karar mercii olan bir komisyon toplantısında bir Vali Yardımcısı ile konu uzmanı memur arasında geçen bir tartışmayı anlatmıştı bir kişi ve gerçekten çok şaşırmıştım.

Aradan çok zaman geçti detaylarına girmeyeceğim. Sayın Vali Yardımcısı

Bu konuda farklı düşüncesi olan var mı? diye soruyor.

Konu uzmanı olarak toplantıya katılan memur;

Efendim ben görüşünüze katılmıyorum diyor.

Vali yardımcısının söyledikleri ise çok ilginç;

Sen kaç yıllık memursun, en az 15 yıllık memursun. Devleti benden daha mı iyi düşüneceksin? Diyerek konuyu kapatıyor.

Niye katılmıyorsun, senin konu hakkında görüşün nedir? Gerekçen nedir vs. sormuyor. Çünkü koskoca Vali Yardımcısı, öteki ise kıytırık bir memur ne önemi var ki onun görüşünün. Devleti bu koskoca adamlar varken sevmek bir memura mı düşecek! O mu doğru olanı bilecek?...

Trafik kuralı ile başladınız, deprem ve sonra bu hikaye ne alaka diyeceksiniz muhtemelen.

Geçtiğimiz günlerde yazdığım ‘emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ başlıklı makalede yöneticiler ve yönetim ile ilgili siyasi sünnet üzerinden bazı hususlara dikkat çekmiştim. Konunun devamı niteliğinde bir yöneticide bulunması gereken iki önemli hususa daha dikkat çekmek istiyorum. Bunlar Güçlülük ve Güvenilirlik.

Bu iki özelliğin ikisinin aynı anda bir kişide bulunması genelde pek mümkün olmuyor. Çok az bir ihtimal. Öyleyse ne yapacak yöneticiler. (Yöneticiden kastım en küçük bir Stk’dan Devlet Reisine kadar her kademedeki yönetici)

Yönetici; kendinde var olanı bilecek, eksik tarafını ise kimde bu vasıf var ise onunla birleştirerek tamamlamış olacak. Örneğin Hz. Ömer güçlü bir karakter. Hem irade noktasında hem kararlılık ve kılıcı hususunda. Onun bu keskinliğini yumuşatacak bir komutana ihtiyacı var ve bu işi o Halid Bin Velid’in yerine Ubeyde Bin Cerrah’ı atayarak sağlıyor.

Bu özellik yöneticinin hata yapma olasılığını azalttığı gibi isabetli karar verme ihtimalini artırarak toplumsal düzenin korunmasına ve adaletle hükmetmeye de imkan sağlıyor.

Alınan kararlar bir toplum içerisinde bireylerin menfaatlerini koruyor yada bireylere çıkar sağlıyorsa bu karar kesinlikle adil değildir ve yapılan zulümdür. Yok alınan kararlar toplumsal menfaatleri ön plana çıkarıyor ve genelin istifadesine yönelik ise doğrudur ve adildir.

Günümüz de bu işlerin yapılması gerçekten çok zor. Çünkü bir yerlerde yönetici olmak için liyakat sahibi, dürüst ve becerikli olmak önem arzetmiyor. Makam, para ve yönetme hırsı içerisinde olan herkes birilerinin sırtına basarak, ayağını kaydırarak, el pençe durup, ağam paşam diyerek ve akıl almaz ayak oyunları ile bir yerlere geliyor veya getiriliyor.

Makama gelinceye kadar yapılan işler bir tarafa birde yönetici olduktan sonra, makamın gücünün kötüye kullanılması var ki bunu genellikle kendinde bir marifet olmayan, yönetmeyi emri altındakilere hakaret ve zulüm etmek olarak algılayan zavallı tipler yapıyor.

Aslında esas sorun bu kişilerin hizmet için mi yoksa makam üzerinden kendilerine değer katma derdi ile mi yönetici oldukları.

Hizmet için yönetici olanlar, istişare ve eleştiriye kendilerini açık hale getirmeliler ki hata yaptıklarında en kısa sürede onu anlasınlar ve telafi etsinler. Sonuçta herkes insan ve yanlış yapma, hatalı davranma ihtimali her zaman var.

Makamın kendisine değer katacağına inanan insanlar ise en kısa sürede bu özellikleri fark edilir edilmez bulundukları makamdan uzaklaştırılmalıdır. Bu tür insanların bu makamlarda geçirdikleri her an zarardır.

Bizler Müslümanlar olarak şunu biliyoruz ki; mücadelemiz hep haklıdan ve mazlumdan yana, zalimin ve haksızlığın karşısında. Tarihte bunun en acı ve kanlı örneği Hz. Hüseyin ve Kerbela olayıdır. Bu bize mirastır. Zalim bizden biri olsa da ve zulüm bizden biri tarafından yapılsa da karşısında durmak ve doğruları söylemek zorundayız.

Şu ayeti kerime ile son verelim. ‘Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.’ Nisa Suresi 135. Ayet.

MUHAMMET ÇAĞLIYAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammed Çağlıyan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamanlılar yeni belediye başkanından hangi alanda çalışma bekliyor?
Tüm anketler