Cici Görünme Çabası

Amacı değişmeyen değişimler yaşıyoruz! Değişimin kutsandığı dünyada; yenilenen yolların, söylemlerin, vaatlerin insanların şartlandırılmasına göre ilk duyulduğunda mantıklı ve doğru gibi hissedilmesi, önceden çok ciddi hazırlıkların olduğunun ipuçlarıdır. Zihinlere, kalplere ve ruhlara hükmetmeye çalışan bir çalışmanın hazırlığı… Toplumu midesi büyük, beyni küçük bir dev haline getirmenin çabası… Söylenen her söze tâbi olmayı bekleyen inanmışlar kitlesini oluşturmanın gayreti…

Her şeyin değiştiği gibi ikna şekilleri, inandırma çabaları, dayatma biçimleri de yeni gibi görünen bu sistemden payını aldı. İknanın yerini özendirme, inandırmanın yerini başarı hikayeleri alınca insanlara bir şey dayatmaya gerek kalmadı, insanlar kendi kendine yemin bırakıldığı yere dayandı. Yemin bırakıldığı kapıların önünde akılsız şekilde bekleyişle ziyan olan insanlara mermer eşikler şahit olduğu gibi böyle giderse ziyan olacak ömürlere de mermer kabir taşları şahitlik yapacaktır.

İnsanlar inandığı için değil inandırıldığı için yaptığı her hareket, her eylem inancına veya nefsine değil inandırıldığına ve inandırana hizmettir. Akıldan uzak, kalpten ayrı düşürülen insanlar düşmeye alıştığı için çukura inerken de düşüyor, tepeye çıkarken de düşüyor.

Aklı alınmış beden haline gelmiş toplum, hayatta kalması için iç güdüleriyle hareket edeceğinden sadece vücuduna gelecek zararlara karşı kendini savunabilir. O da şimdilik… Aklı alındığından ruhunun darmadağın edilmiş olması umurunda değil, farkında da değil! Farkında olsa belki umurunda olacak… Fark ettirmemek de bu zamanda bir dayatma şeklidir. Modern dayatma şekli…

“Bugün, toplumlarımızda, çıkarcı kayıtsızlıklar, çıkarcı tercihler/bağlılıklar, çıkarcı sessizlik ve suskunluklar toplumsallaştığı için çıkarcı varoluşlar da toplumsallaşıyor” dedi, Üstad Atasoy MÜFTÜOĞLU.

Çıkarcılığın insanlardan aldığı en mühim özelliklerden birisi aldığı tavırdır. İnsanlar artık tavır almıyor, çizgiler arasında gidip geliyor. Gel git sonucu aşınan kırmızı çizgiler inceldikçe kayboluyor, kayboldukça rengin netliği ortadan kalkıyor. Kimin doğru kimin yanlış olduğu bilinemediği gibi neyin doğru neyin yanlış olduğu da bilinemez hale geliyor.

Doğruyu güçlüler, yanlışı zayıflar yaptığı zaman; doğruya doğru, yanlışa yanlış demek dünyanın en kolay işi oluyor. Risk yok, tehdit sıfır, itiraz cılız… Zorun olmadığı yerde doğruyu söylemek sahneyi aydınlatan ışık kaynaklarından bir tanesiyse, zorun olduğu yerde doğruyu söylemek ışıkların aydınlattığı sahnedir. Karanlıkta kalan koltuklardan ne kadar nazarın baktığı bilinemeyecek bir sahne…

Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyememenin vermiş olduğu cefâyı çekmeye mahkûmuz. Başa gelen musibetlere şahsi günahlar, şahsi yanlışlar sebep olduğu gibi umumi günahlar, umumi yanlışlar da insanlığın başına gelen belaların asıl sebebidir. Başına bomba yağan mazlumların feryadı, alçakların silahlarından çıkan mermilerin acısının düştüğü duvarı sıvasız evler, annelerin görüp de kimselere anlatamadığı rüyalar… Ufacık bir hakkı gasp eden insandan, geniş coğrafyaları yok eden zulümleri icra eden güce kadar zulmün geldiği tarafa baktığımızda tekrar hatırlıyoruz “küfür tek millettir” diyen Efendimizin (sav) şerefli sözünü.

Gönül rahatlatma seansı haline gelen eylemlerimiz vicdanımızı susturuyor, belli bölgeyi uyuşturmamız, yaraya neşter vurmayışımız acımızı bir süreliğine dindiriyor. Net şekilde tavır koyamayışımız ve gelip geçici tedaviler yaralarımızın derinleşmesine mâni olamıyor.

“İnsan gerçeğin fazlasını kaldıramaz. Onu görmezden gelmenin, tahrif etmenin, kılıfına uydurmanın bir yolunu mutlaka bulur” dedi, Kemal SAYAR.

Bir de şöyle düşünün! Dönüşü olmayan yolun kenarında dikilen dönel kavşak levhası ne hisseder?

“İnsan değişir” dedi, meczup ve şöyle devam etti sözüne: “Doğru ve yanlış değişmez”.

Şadan Sezgin

Bir Kelime, Bir Mânâ, Bir İktibas

tövbe

işlenen günah ve suçtan pişmanlık duyup aynı hatayı tekrar yapmama kararı

Günahını meşru görmeye başlayan kimse için tövbe kapısı da kendiliğinden kapanmış hâle gelir.

Rasim Özdenören

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şadan Sezgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamanlılar yeni belediye başkanından hangi alanda çalışma bekliyor?