Lafla Peynir Gemisi Yürüseydi…

“Kuru laf karın doyurmaz.” ( Türk atasözü)

Duymayanınız var mı? Bu atasözü ‘Boş sözlerle olumlu iş yapılamaz’ın şiirsel ifadesidir. Lafını edip gereğini yapmayanların dillerinin kesilmesine yönelik bir yasa olsaydı, koca dünyada konuşan insan sayısı birkaç bini geçmezdi. Gerisi lalüebkem…

İmam Gazali “Merak etmediği, dert etmeyeceği halde nasılsın diye sormak münafıklık alametidir” demiş. Nihayetinde Gazali’nin sözü, baştâcı yapmak da burun kıvırmak da özgür iradenize kalmış.

Ehl-i irfandan bir zat filancaya “Nasılsın?” diye sormuş. Filanca boş bulunmuş “Yirmi bin dirhem borcum var.” demiş. Cevaba mukabil zat, varını yoğunu satıp yirmi bin dirhemi karşılamış.

Bu bir kıssa, gerçekliği olmayabilir. Hele günümüzde aklın alacağı bir hal ve davranış değil.

Bugün ( 21 Haziran 2023 Çarşamba), Karamandan.com haber sitesinde iki haber okudum. Biri Karaman Valisi Tuncay Akkoyun, diğeri CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver’in, Karaman'ın il oluşunun 34'üncü yıl dönümü nedeniyle yaptıkları açıklamayla ilgili.

Lafla Peynir Gemisi Yürüseydi…

Vali Akkoyun’la daha geçen hafta görüştüm. Makamında güler yüzle karşıladı, ikramda bulundu. Bende bıraktığı izlenim donanımlı biri olduğu ve Karaman’a aşkla şevkle hizmet için çırpındığıdır.

Vali Tuncay Akkoyun, deprem günlerinde dirayetli, becerikli, vasıflı bir yönetici olduğunu kanıtladı. Kriz yönetimini alnının akıyla geçti. Koordinatörlük yeteneğini sergiledi. Depremzedelerin yaralarının sarılmasında öncülük eden bürokratlar listesine adını altın harflerle yazdırdı.

Vali Akkoyun, Karaman’ı yeni tanıyor. İnşallah görev süresi uzun olur. Bu dileğim Karaman içindir. Vali Akkoyun’un dileği belki farklıdır. Malum, her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.

Vali Akkoyun, yazılı açıklamasında, “Karaman’ımızda tarihî İmâret Câmii’nin kapısında yer alan ‘Kapımız açıktır girene, lokmamız helaldir yiyene’ kelâmı, aziz Karaman’ımızın ve tüm Karamanlı hemşehrilerimizin misafirperverliğini ve gönüllerinin genişliğini veciz bir dille ifade etmekte, bugünümüze önemli mesajlar vermektedir” demiş.

Hamaset yüklü her söze mesafeliyim. Hamasetten haz etmem. İnşallah Karaman Valiliği öyle güzel bir iş ortaya koysun ki, herkese “işte bu” dedirtsin. Hamaset ve genellemelerin her türü yanıltıcıdır. Bu konuya ilişkin değerlendirmelerimi başka bir gün paylaşacağım.

Lafla Peynir Gemisi Yürüseydi…

Gelelim CHP’li vekilimize, İsmail Atakan Ünver’e… TBMM’de konuşmuş. Meraklı okur konuşmanın içeriğine Karamandan.com haber sitesinden erişebilir. Ünver’in söylediklerinin tamamına katılıyorum. Ama içerik bir milletvekiline göre değil, lise öğrencilerinin hazırladığı ev ödevi gibi…

Ünver’in konuşmasından bir bölümü buraya not düşüyorum:

“Biz Karamanlılara göre bir kültür, tarih ve gıda üretim merkezi olan Türk dilinin başkenti Karaman'ın tarihî ve doğal güzelliklerini görmeyenin, Karaman'da calla, batırık, etli ekmek yemeyenin, arabaşı çorbasını hamuruyla birlikte içmeyenin, kütür kütür elmasını tatmayanın, Ermenek'te yine batırık, bulgurca ve pekmezli tahin helvası, Ayrancı'da dünyanın en iyi 5 peynirinden biri kabul edilen Divle obruk peyniri ve koyun yoğurdunu yemeyenin, ayranını içmeyenin, Sarıveliler'in balını ve kirazını, Başyayla'nın kirazını, Kazımkarabekir'in karpuzunu tatmayanın hayatında hep bir eksiklik vardır.”

Bu paragrafı okudum ve Ünver’e şu mesajı gönderdim:

Kıymetli vekilim,
“Karaman’da calla, batırık, etli ekmek yemeyenin hayatında hep bir eksik vardır.” demişsiniz. Çok da iyi etmişsiniz. Ama ben sizin bir bardak çayınızı bile içmedim. Söz, gücünü samimiyetten alır.
Yeniden seçildiğiniz için tebrik ederim. Gecikmeli tebrik için ayrıca özür dilerim.
İyi akşamlar.”

Bunlar kıyak laflar. Rahmetli Sadri Alışık’tan emanet alarak soruyorum: Ya, öyle mi! Biz görmedik. Konuşmanın yapıldığı yer Türkiye Büyük Millet Meclisi. Milletvekili Ünver’in cümleleri bir hemşehri derneği gecesine göre. Hemşehri dergisi için yazılmış basmakalıp bir makaleden farksız.

Milletvekili Ünver’in konuşma metni bir ismi aklıma getirdi ama adını vermek istemiyorum. Okurların büyük bölümünün bildiği biri. O da her kalabalıkta benzer sözleri ezbere aktarır. Dağarcığı bu kadarına yettiği için arkasını getiremez, gaza boğulmuş araç gibi tıkanır kalır.

Ermenek’e kaç kez gittiğimi unuttum. Batırıkmış! Nerede yiyeceksin? Göster bir adres. Şerafettin Güç’ün kulakları çınlasın. Batırık lafı benden çok onu rahatsız eder. Vekile göre, hayatımız eksik kalacakmış. Eksikliği gidermek için ne yaptığınızı sorabilir miyim? Birilerine calla, etli ekmek ve batırık ikramınız oldu mu? Karaman’da bir tanıdığım var, telefonla ne zaman görüşsek otlu börek yaptırmaya gittiğini söyler. Belki doğru söylüyordur. Bana otlu böreği nasip olmadı. Çünkü ne zaman Karaman’a gitsem ortadan kaybolurdu. Bulana aşk olsun.

Hamaset ve kurusıkı beni rahatsız eder. Silifke’nin
“Kekliği düz ovada avlarım” türküsünün ritmini de sözünü de çok beğenirim:
“Buyrun arkadaşlar davetim var benim
Herkes kesesinden yesin içsin saltanatım var benim
Aslı yok yaylasında bin beş yüz koyunum var benim.”

Karaman’ın il oluşunun 34. yıldönümünde bunları mı konuşacağız? Vah bize, vahlar bize.

Yazıyı okuyup Karaman’da aç kaldığımı düşünmeyin. Dostlarla hoş vakitler geçirdim ve Ankara’ya kilo alarak döndüm. Bir sabah kahvaltısı yaptım ki, Vedat Milor’a nasip olmamıştır.

Lafla Peynir Gemisi Yürüseydi…

Karaman’ın baba lakaplı bir beyefendinin yaptırdığı domalanlı calla ve yarım asır sonra görüştüğüm bir arkadaşımın ikramı olan parmak kebabı ile Yollarbaşı’nda bir çiftlikte yediğim nar gibi kızarmış bıldırcınların tadı damağımda duruyor.

Bostanözü, Yeşildere, Akçeşme ve Sertavul’daki mangal kokusu hâlâ üzerimde. Nohutlu pilav ve etli şepit dürüm, ciğer sıkma, etli ekmek, kuzu kavurma, kokoreç, arabaşı çorba, KMÜ mutfağından balık, Nadir Otel’in böreklerinin tadı damağımda.

Çok daha fazlası var. Köyüm Kılbasan’dan bir kaşık koyun yoğurdu yiyemeden döndüysem de öyle lezzetler tattım ki, nasıl anlatırım bilemiyorum. Karadağ dönüşü Ali Algın’ın bahçesinde soluklandık. Peynir sıkması ve ardından kuymakları mideye yolladık.

Peynir hastasıyım. Bir altın külçeye benzettiğim kaşarla Karaman’da karşılaştım. Üstelik bu işin ticaretini yapan bir güzel ağabeyi tanıma şerefine eriştim. Ayrancı’dan ısrarla arayan güzel insanların davetlerine icabet edemedim. Bir de görmezden, duymazdan gelenler var. Onlar ki, “Seni takan kim” mesajı yolladıklarını düşünenler takımından. Kendilerine toz kondurmayanlardan. Eleştiri kültüründen bihaber olanlardan. Kim olduklarını söylememe gerek var mı?

Bir de siyasi partilerin il ve ilçe yöneticilerinin hiçbirini görmedim. Görsem de tanıyamam. Seçim yorgunluğunu atıyor olmalılar. Yakında yerel seçim için start verilecek. Belki o vakit isimlerini öğrenim.

Güldere’nin iğde kokusuyla başı dönen dostlar, ağzınızın suyunu akıtacak yazılarımı bekleyin.

Ahmet Tek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Karamandan.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Karamandan.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Karamandan.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Karamandan.com değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamanlılar yeni belediye başkanından hangi alanda çalışma bekliyor?