YILMAZ BABAOĞLU | BAŞARI HİKÂYESİ

‘’ Herkesin hikâyesindeki başarı; Kişinin hayatta ulaştığı yerle değil, başarmaya çalışırken üstesinden geldiğin engellerle ölçülür.’’ Yılmaz Babaoğlu.

Yılmaz Babaoğlu’nun en büyük özelliği çalışkanlığıdır. Çalışmayı üretmeyi sever. Tembelliği kendinde veya olanlarda kusur sayar. Aklı olan çalışır. Aklı olan akıl ile algılama gücü ile yaradılışının verdiği nimetlerden yararlanır. Lakin göz kulak ve beden kuvvetiyle çalışma hepimizde vardır. Fakat geleceği görebilme olayları bir çırpıda kavrayabilme gücü? İşletmecilik girişimciliği, müteşebbis ruh? Bazılarının da suçladığı sistem bir türlü düzene sokamadığımız, hayat dersleri ‘’Olmuyor işte ne yaptımsa olmuyor.’’ Hiç onda da işler ters gitmedi mi? Olaylar istediği istikamette ilerlemediğinde, başkalarını, piyasaları, suçlamak yerine, işine koyulur. Onu sebze kabzımallığından kurtaracak, patron yapacak işinde fikirler üretir, bilgilerini sistematik şekilde devreye sokar. Görüş ve düşüncelerini yeniler. Her şey bir akarsu gibi geride kalanlarla ilgilenmez her daim geleceğine bakar. Tenkit ve eleştirileri dikkate alır. Yılmaz Babaoğlu ’’Eleştiren tenkit eden insanları sevin. Onlar büyük iyilik yaparlar.’’ Der. Kendine belli hedef doğrultusunda ilerletir. İşini sürümcemede bırakmaz mutlak sonuca ulaşması için gayret eder. Uygulamalarla elde ettiği tecrübe ve deneyimleriyle hareket eder. Yaşadığı gördüğü öğrendiği bilgi ve tecrübeyi zekâ kıvraklığıyla üretime dönüştürür. Tüm bunlar cesaret ve özgüveninden kaynaklanır.

Okul okumadığının eksikliğini daha çok kendini geliştirerek kapatmaya çalışır. Araştırmacı ve yenilikçi olması onun olayları farklı görmesine ve farklı düşünmesine neden olur. Hayata boş gözlerle bakmaz her şeyi merak eder. Merak duygusu; evreni canlıları ağacı…. Merak eder sorar. Neden bu böyle? Neden? Diye düşünür. Üretim sistemlerini düşünür. Neler üretebilirim? Nasıl üretebilirim? Dayanıklı mal, dayanaksız mal nasıl olur? Bisküvi çıt kırıldım üretim zorluğu var. Neden kırılgan neden çatlıyor bisküviler? Kafasında oluşan her düşünce yitip gitmez mutlaka paylaşır toplantılar düzenler. Çünkü zaman durmaz yerinde akar gider. Bu zamanda geçmişin kara talihini de yenmek ister. Kendini fırınlarda pişirmek bisküvinin fırınlardan akıp geçip gittiği gibi akıp gitmek ve geride hoş bir seda bırakmak ister. Belli inanç amaç istek ve ideal doğrultusunda. Sürekli değişim, yenilik kendini yenileme ve işini geliştirme çabası içindedir.

İlkokul mezunu, okumamış olması, okula gitmemesinden yakınması aslında onun kendi kendisine verdiği gizli bir güçtür. Bak ben ilkokul mezunuyum bunları başarabildim buralara kadar gelebildimse, neden sizler başaramayasınız? Neden yapamayasınız? Demek ister. Öyleyse her işin başı çok çalışmak önümüze kendimize engeller koymamak mazeretler üretip başkalarını suçlamamak. ‘’Param yok, ben okumadım, yapamam’’ dememek. Çünkü bunlar Yılmaz Babaoğlu’nda da yoktu. Piyasaların kötü olumsuz havası onun zamanında da oldu krizler darbeler fakat o yılmadı. İşine daha çok sıkı sıkıya sarıldı. Rekabetçi piyasa onun zamanında da vardı. ‘’Bisküvi işi tatlıdır rekabeti acıdır,’’ sözü ona söylendi, fakat o yine yılmadı. Daha çok çalıştı. Yılmazdı yılamazdı. O çalışkanlığı, iş bilir yöneticiliği, azmi, dürüstlüğü ve dik duruşu ile kazandı. Daha sonra ise kazandıklarının üzerine bağdaş kurup oturup yemeğe koyulmadı. Hayat yarışı onu daha fazla zorladı. Henüz hayat defteri kapatılmamışken deneyimlerini sermayesini yeni iş kollarına harcadı, yatırım yaptı. Aynı zamanda hayır işlerine kolları sıvadı. Böylece çalışanlarının Karaman halkının gönüllerini kazandı. Yani onun yaşamında her şey tekrar yenilenir yeni şeylere dönüşür. O da kendini taze yeni doğmuş bir canlı gibi motivasyonu güçlü ve moralli hisseder. Onun kendine bulduğu hayat felsefesi, sadece ona ait onun işverenliğine yakışan. Zaten insanoğlu da kendine yakışanı arayıp bulup almaz mı? Ay henüz ay demeden ertesi ay geliyor yıllarda öyle yeniden geçmişi aramak yapamadıklarına üzülmek yerine, ayda bu aydır günde bu gündür. Böylece ortaya zamanın biriktirdikleri çıkar.

Onun iş başarısının sırrı; Büyük risklerden kaçınır bu nedenle bisküvi pazarlama işinde önce doğuya sonra batıya yönelmiştir İstanbul’a gidişi hep ertelemiştir. Korkmuştur büyük pazarlardan. ‘’Ben bisküvi ürettim. Mahalli bisküviciydik. Büyük şehre git sat dağıt mümkün değil. Türkiye’nin ortasındaydık. Doğuya gittik doğuda güçlendik batıya geldik.’’ İstanbul’dan hep ürktüm. 1970 Yılında toptan kanallarla İstanbul’a geldik. 1980ler de ilk temsilciliğimizi açtık. ‘’Her şey sırayla serinkanlı bir şekilde yoluna girmesi iddiasız alelacele değil. O yine koyduğu hedefine doğru adım adım ilerlemektedir. Onun orta Anadolu’nun bozkırında yetişmiş işveren girişimci oluşuna da uygun düşen bir yol. Bu nedenle de Yılmaz Babaoğlu Anadolu kaplanıdır. İşini sever işinin her daim arkasındadır. Babasından ne öğrendiyse doğma büyüme ticaretin içindedir. ‘’Babam hal pazarında sebzecilik yapardı halkla iç içeydi. İlkokulu bitirdim 11 yaşında babamın dükkânında yetiştim. Babam bakkalın bütün sorumluluğu bana bıraktı. Kısa sürede tüm işlerin üstesinden geldim. Sabırsızdım yazıyla hesapla uğraşmadım, işi yönettim.’’ Hayatında örnek aldığı etkili insanların başında babası Osman Babaoğlu gelir. Dürüst tacir sağlam güvenilir. Ticarette her şeyden önce insan olmak, ‘’Para bulunur insan bulunmaz.’’ ‘’ Hayatta her şeyi para ile satın alabilirsin. Ama tanımadığın bir insanın içtenlikle gülümsemesini satın alamazsın’’ Bu da onun insana, aslında kendine verdiği değerdir.

Siyasi kriz dönemi; Asıl üretim tam gün, tüm hat ve fırınların çalıştığı üretimdir. Âtıl vaziyette açılmayan fırın ve makinalar var yazık. Üretim yarım kısıtlı işçilerle çalışıyor yazık. Kademeli olarak işçiler süresiz izinlere gönderiliyor yazık. Onun çabası çarkı tam devir döndürebilmektir. Tam gün tüm vardiya ekiple birlikte. Yaptığı bağlantılar iş görüşmeleri gelecek kaygısı işini bir düzene sokma, tıpkı iş fikrinin ilk çıkış noktasına geri dönmüş gibi. Aynı kaynaktan beslenen, yan yana duran iki süreç gibi, böyle bir durumda da geleceğini görür. Üretimi tam randımanlı hale getirme, makinaları çalıştırma, çalışmalarının hedef noktası da zaten budur. İşçilerini tam zamanlı çalıştırabilmek süresiz izinlere göndermemek. Nitekim onlarla birlikte bu yolcuğa çıkmıştır onları yarı yolda bırakmamalıdır. Hedefine ulaşabilmek çarkını döndürebilmek, o zamana kadar da gözüne uyku girmez sabahları yataktan mutlu kalkamaz. Yılmaz Babaoğlu, ‘’Mutlu kalkmak nerede? Sorumluluk sahibi insan mutlu kalkabilir mi? Rüyası tatlı olabilir mi?’ Ve sorun kriz dediğimiz şey sadece kendine ait bir sorun da değildir. Tüm piyasayı etkilemektedir. Benim diyen yiğit girişimciler ancak bu krizin altından sağ salim çıkabilmişlerdir. Bazıları da kepenk kapatmış iflas etmişlerdir.

Bilinçli bir girişimci işveren sermayedar her giriştiği eylem neredeyse elinde altına dönüşür. Krizi fırsata çevirme kendini yenileme. Sektörde uzmanlaştıkça büyümeyi hızlandırır. İşinin ileriye doğru ilerlemesine yönelik adımlar atar. Yeni pazarlar artırdığı fırın sayısı satışları, yıllar içinde, Babaoğlu Tarım ve Hayvancılık ve İşletme, Sakız Üretimi. Kalıp çikolata hattı, Kazakistan’a Cezayir’e fabrika. Karamela nuğatlı bar tipi üretim. Otomatik paketleme yatırımları, yeni gofret binası hatları, Uğur Dershanesi şubesi, çikolata üretim binası yapımı, şeker otomatik gofret hattı, Cezayir’de fabrika Bifa Oluklu Mukavva Tesisi, 2000’li yıllarda üretimi 10 katına çıkartır. Kim başarabilir? Kendi kendini denetlemezse içten disipline etmezse böyle bir başarı yakalayabilir mi? Çoğu da ticari kariyeri ve işi için işi sevmekle kavrayabilmekle alakalı şeylerdir. Tüm bu başarıların ardında mesuliyet duygusu ile çalışan Yılmaz Babaoğlu, Necati Babaoğlu ve çalışanlarının emeği vardır. ‘’Sonsuz mesuliyet duygusu ile çalışmak insan huzur verir.’’

Yaşamı boyunca kendi yaşam hikâyesine dönüştürdüğü bisküvili yaşam, insanların yararına Karaman’ımızın yararına nasıl sen Karaman insanlarını seviyor düşünüyorsan onlarda seni seviyor düşünüyor. Madalyonun iki yüzü gibi, ‘’Sen bana bir adım gel ben sana iki adım,’’ Onun harcadığı çabalarının taçlandırılması, yıllar içinde pek çok başarı, onur ödülü alarak bunu kanıtlar. Fakat onun isteği ödül değil daha çok geleceğe miras adını yazdıracağı bir unvan başkalarının yararlanabileceği bol meyveli ağaç bırakmaktır. Hep başkalarının yararına işçilerinin yararına çalışmıştır. İnsanlığın yararına dokunmadığın sürece çocukların iyiliği gelecek nesiller için çalışmadığın sürece zengin olmuşsun, işveren patron bu işin kralı olmuşsun ne fayda? Yılmaz Babaoğlu, ‘’Ben pek çok çocuk gördüm küçük bebeler gördüm kışın okullara yalın ayak yürüyerek giden. Pazar yerinde çöpten yemeklik toplayan insanlar gördüm. Tüm bunlar beni ilgilendirmez diyemem. Sadece kendimi düşünemem. ‘’Kendi gözlemleriyle kendine taktığı gözlükle onları görür onların hayat hikâyelerini yönlerini olumlu yöne doğru çevirmek ister.

İşçilerin manevi babası, eğitimin destekçisi, doğduğu toprakların sevdalısı, bağış işlerinin hayırseveri, Karaman’ın öncü en büyük sanayicisi güzel insan; bir güneş gibi doğdun bu şehrin üzerine. Bize armağan ettiğin bisküvi işiyle, büyüdük geliştik bizlerde.

Yılmaz Babaoğlu Karaman’ a bıraktığı eserleriyle hizmetleriyle gönüllerimizde yaşamaya devam edecektir. Ruhu şad mekânı cennet olsun.

Nurten Kılıç

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurten Kılıç - Mesaj Gönder




Şehir Markaları

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 765 24 01
Reklam bilgi

Anket Karamanlılar yeni belediye başkanından hangi alanda çalışma bekliyor?